Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1351 E. 2026/1485 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1351
- Karar No
- 2026/1485
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1351
KARAR NO: 2026/1485
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 03/06/2026
NUMARASI: 2026/36 Esas (Derdest)
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbire itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; Davacı yanın talebi üzerine ara karar kurularak İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel de zemin kat .... Bağımsız bölüm nolu taşınmaza tedbir konulmasına karar verilmiş olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ... ve ... arasında davacının iddia ettiği akrabalık ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple bu ilişkiye dayalı hiçbir iş ve işlem de yapılmadığını, müvekkilinin iyiniyetli malik olduğunu, maliki olduğu taşınmaza ihtiyati tedbir konulması hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin TMK m.1023 kapsamında iyi niyetli malik olması sebebiyle korunması gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel de zemin kat ... Bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin konulması kararına itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizin 09/04/2026 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin ihtiyati Tedbir talebinin kabulü ile; İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel de zemin kat .. bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydı üzerine üçüncü kişilere satışının ve devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, Davacı vekili tarafından 300.000,00 TL'nin nakit yada kesin ve süresiz teminat mektubunun teminat olarak mahkememiz veznesine yatırılmasına veya teminat mektubunun ibrazına," kararının verildiği, İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili 20/04/2026 tarihli dilekçesi ile mahkememizce verilen 09/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz ederek tedbirin kaldırılmasını talep ettiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının değerlendirilmesi için mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek mürafaa duruşma günü verildiği görülmüştür. İtirazın yasal süre içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22/04/2026 tarihli tensip zaptı ile itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verildiği, tarafların duruşmaya katıldığı ve beyanlarının alındığı görülmüştür.
Dosya kapsamına göre; aşama itibariyle HMK'nın 389. maddesi gereğince ve mevcut deliller kapsamında tedbir istemine yönelik olarak yaklaşık ispat şartının yerine getirildiği, mahkememiz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK M. 389 uyarınca "yaklaşık ispat" kuralının açıkça ihlal edildiğini, müvekkilinin TMK m. 1023 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, tapu siciline güven ilkesinin zedelendiğini, devletin resmi kurumu aracılığıyla yapılan tasarrufun muvazaa iddiasıyla yok sayılamayacağını, emlak vergilerini ödeyen, çevre temizlik vergisi yükümlülüklerini taşıyan, mülkün kira semerelerini doğrudan kendi hesabında toplayan bir şahsın, muvazaalı bir malik olduğunun iddia edilmesinin hayatın olağan akışına, ticari teamüllere ve mantık kurallarına bütünüyle aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin, bu kadar somut, yazılı ve resmi banka dekontlarıyla desteklenen "gerçek mülkiyet tasarrufunu" değerlendirmeden, haksız yere ihtiyati tedbir kararı verdiğini ve büyük bir ticari mağduriyete yol açtığını, teminat miktarının orantısız ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, dosyada yaklaşık ispat şartının bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel zemin kat .... nolu bağımsız bölüm üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, aksi kanaatte durumunda ise (Kabul anlamına gelmemek kaydıyla), ileride doğacak muhtemel yüksek ticari zararlarımızı karşılayabilmesi adına 300.000 TL'lik son derece yetersiz teminat bedelinin, taşınmazın güncel rayiç bedeli (3.250.000 TL ve üzeri) dikkate alınarak makul ve hakkaniyetli bir seviyeye artırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Talep; derdest tapu iptali ve tescil davasında ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilerek uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerine satış ve devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalılar vekilleri tarafından söz konusu karara itiraz edilmiş, itirazın reddi yönündeki 03/06/2026 tarihli ara karara karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İhtiyati tedbir HMK'nın 389. Maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusus hakkında ihtiati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 390. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür
HMK'nın 392. Maddesinde ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermekle zorunlu olduğu belirtilmiş olup, gösterilecek teminat tutarı ve türü HMK 87 maddesine göre hakim tarafından serbestce tayin edilecektir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. Fıkrasına göre ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilecektir. İhtiyati tedbire itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bu sebepler dışında bır nedenle ihtiyati tedbire itiraz edilemeyecektir.
Somut olayda; davacının iddiası, davalılardan ... ile ... şirketinde %50 ortak oldukları, Davalı ...'in ... ltd.şti.'ndeki yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanarak şirkete ait taşınmazı akrabası olan diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devrettiği gerekçesi ile tapunun iptali ile şirket adına tescili talep edilmektedir. Dosyaya sunulan evraklardan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, mahkemece yeterli teminatın alındığı görülmekle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve davalıların itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.. 14/07/2026