Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/556 E. 2026/1018 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/556
Karar No
2026/1018
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/556 Esas

KARAR NO:2026/1018 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/11/2024

NUMARASI:2023/421 E. - 2024/829 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:19/06/2026

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nden verilen 21/11/2024 tarihli kararına karşı davacı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize intikal etmekle, incelendi.İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin ...’te kiraladığı tatil köyünde yaşarken markette servis işlerinde çalışan davalı ile tanıştığını, zaman içerisinde davalının müvekkilinin evinde sürekli kalmaya başladığını ve evlenme teklifinde bulunduğunu, müvekkilinin davalıya güvenerek kendisine para yardımında bulunduğunu ve her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya başladığını, müvekkilinin yurt dışından gelecek parası olduğunu, bir gün banka müşteri temsilcisi sıfatıyla ... adında birisinin müvekkilini arayarak yurt dışından gelecek para için 4 adet zarf gönderdiğini, büyük bir zarfın içinde 4 adet zarf ve kalem olduğunu, bu kalem ile zarfları açmadan zarfların üzerinde belirtilen boş ve beyaz yerlere adını soyadını yazarak iki imza atmasını, zarfları yine hiç açmadan whatsapp üzerinden resimlerini çekerek göndermesini ve İstanbul'a gelirken de bu zarfları da getirmesinin söylenmesi üzerine müvekkilinin kapıya bırakılan bu zarfları alarak davalıya olayı anlattığını, davalının haberi yokmuş gibi davranarak belirtilen yerleri imzalattığını ve bizzat resmini çekerek birilerine gönderdiğini, zarflar içerisinde saklanmış 4 adet bononun müvekkiline hile ile imzalatıldığını, bonoların daha sonra aynı kalem kullanılarak başka kişilerce doldurulduğunu, senet üzerindeki isim ve imza dışındaki yazıların müvekkiline ait olmadığını, 14/06/2019 tarihinde davalı ile denize gittiklerinde davalının tuvalete gitme bahanesiyle yanından ayrıldığını ve bir daha kendisinden haber alamadığını, eve döndüğünde bankadan gönderildiğini sandığı ve açmadan imzaladığı zarfın olmadığını görmesi üzerine Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, davalı tarafından müvekkilinin İstanbul'daki adresine keşide tarihi 01/04/2019, vade tarihi 01/05/2019 olan 150.000,00-TL bedelli ve yine keşide tarihi 01/04/2019 vade tarihi 01/06/2019 olan 350.000,00-TL bedelli iki adet bonoya istinaden Elazığ 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığına dair tebligat yapıldığını, takibe karşı yetki itirazında bulunmaları üzerine Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/361 E., 2019/365 K. sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verildiğini, bunun üzerine davalı tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafından davacının İstanbul'daki adresine ilk icra takibine yetkisizlik itirazlarının kabul edilmesi üzerine keşide yeri Elazığ yazılarak 400.000,00-TL bedelli bir adet bononun Elazığ 1.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığına dair tebligat yapıldığını, bu icra dosyası kapsamında yapmış oldukları şikâyet üzerine Elazığ 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/384 E. sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verildiğini, ilk iki bonoda yazılmayan keşide yeri "..." yazısının üçüncü bonoda yazılarak icra takibi yapılmasının bonoların sahte olduğunu, sonradan düzenlendiğini gösterdiğini, davacıya imzalatılan dördüncü bononun akıbeti hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, icra takibi yapılan her üç bonoda alacak dayanağı olarak "nakden" ibaresinin konulduğunu, davacının davalıya bono vermesini gerektirir bir ilişki bulunmadığını belirterek, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasındaki lehdarı ... olan 01/04/2019 keşide - 01/05/2019 vade tarihli 150.000,00-TL ve 01/04/2019 keşide - 01/06/2019 vade tarihli 350.000,00-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL bedelli bonolar ile Elazığ 1.İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasındaki 01/04/2019 keşide tarihli, 01/07/2019 vadeli, 450.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GÖREVSİZLİK KARARI:İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesince 18/02/2020 tarihli, 2020/64 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, dosya İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, yargılamaya burada devam edilmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının senetlerin kendisine hile ile imzalatıldığı ve nitelikli dolandırıcılık sebebiyle suç duyurusunda bulunduğunu beyan ettiğini, taraflar arasında herhangi bir zorlama yahut hile olmadığı için Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/348 esas sayılı dosyasında hem borca, hem de imzaya itiraz ettiğini, ancak dosyaya herhangi bir yazılı belge sunamadığını, söz konusu belgenin aslının dosyaya ibraz edilmeden fotokopisi üzerinden değerlendirme yapılamayacağını, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, davacı tarafından Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/384 esas sayılı dosyasında yapılan yetki itirazı üzerine verilen kararın istinaf başvurusu neticesinde kaldırıldığını ve Yargıtay tarafından istinaf mahkemesince verilen kararın onandığını, davalı tarafın yapmış olduğu şikayet ve itirazlar ile icra işlemini sürüncemede bırakmak istediğini belirterek,davanın reddine, müvekkili lehine %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMENİN İLK KARARI:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 24/06/2021 tarihli 2020/322E. -2021/494 K. sayılı kararı ile; "... davalı alacaklı tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ve Elazığ 1. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile dava konusu yapılan bonolara istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından da söz konusu kambiyo senetlerinin kendisinden hile ve dolandırıcılık yoluyla alındığı ve taraflar arasında bu bonoların düzenlenmesi gerektirecek nitelikte bir ilişki bulunmadığı, davalı alacaklının sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında bu miktarlarda bonolar nedeniyle alacaklı olduğunu kabul etmenin mümkün bulunmadığı, bonoların imza dışındaki kısımlarının davalı alacaklı tarafından doldurulduğu, bonoların bedelsiz olduğu belirtilerek, söz konusu bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı dikkate alındığında davacının, bonolar üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği sabittir. Yani davacının imzaya itirazı bulunmamaktadır. Menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü bulanmaktadır. Ancak takibe konu bonolar kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olup bu durumda bonolardan dolayı borçlu bulunmadığını ispat yükü davacı taraftadır. Davacı borçlu bulunmadığını İİK 169/a ve HMK 200-201. maddeleri gereğince usulüne uygun yazılı delille ispat edebilecektir. Bu itibarla; takibe konu bonoların TTK'nun aradığı şartları taşıyan, usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo senedi niteliğinde oldukları, davacı tarafça her ne kadar senet üzerine sadece imza attığı, diğer kısımların ise doldurulmadığı iddia edilmiş ise de davacının sunmuş olduğu delilleri ile bu iddiasını ispatlayamadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle bu senetlerdeki alacağın aksinin aynı kuvvet ve mahiyetteki delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmediği, söz konusu bonoların suç teşkil eden eylemlerle alındığı yönündeki iddia üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/2923 Soruşturma, 2020/3452 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle dava konusu bonoların hile veya dolandırıcılık suretiyle davacıdan alınmadığının tespit edilmiş olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan ve delil olarak dayanılan WhatsApp yazışmalarının senede karşı aynı kuvvet ve mahiyette yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bu yazışmalarda dava konusu yapılan bonolara ilgili herhangi bir ibarenin de geçmediği, yine davacı tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığı hususları gözönüne alındığında davacı tarafından, açılan davanın ispat edilemediği sonucuna varılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dava dosyası kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması, bu anlamda dosya kapsamında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunmaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 07/06/2023 tarihli 2021/1678 E. - 2023/853 K.sayılı kararıyla; ''...Menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Davacı, senede karşı iddiada bulunduğuna göre kural olarak iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekir. Ancak, davacı hile iddiasına dayanmıştır. Davacının hile iddiasının tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün olmasına rağmen; mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı ispat zorunluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usule aykırı olmuştur. Mahkemece olayla ilgili başlatıldığı belirtilen soruşturma dosyasının (Dosyada mevcut soruşturma dosyasının davanın taraflarıyla ve dava konusuyla ilgili olmadığı anlaşıldığından) celbi ile, anılan ceza soruşturması dosyasına yansıyan delil ve beyanların da değerlendirilerek; işbu menfi tespit davasına sunulan WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları, banka hesap kayıtları, davalı hesabına yapılan havale ekstreleri gibi tüm deliller gözetilerek gerektiğinde tarafların isticvapları yoluna gidilerek ve tarafların gösterdiği tanıkların dinlenmesi sonucunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve ispat vasıtaları konusunda yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına "karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 21/11/2024 tarihli 2023/421E.- 2024/829K. Sayılı kararı ile; "...Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davalı alacaklı tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ve Elazığ 1. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile dava konusu yapılan bonolara istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından da söz konusu kambiyo senetlerinin kendisinden hile ve dolandırıcılık yoluyla alındığı, taraflar arasında bu bonoların düzenlenmesi gerektirecek nitelikte bir ilişki bulunmadığı, davalı alacaklının sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında bu miktarlarda bonolar nedeniyle alacaklı olduğunu kabul etmenin mümkün bulunmadığı, bonoların imza dışındaki kısımlarının davalı alacaklı tarafından doldurulduğu, bonoların bedelsiz olduğu belirtilerek, söz konusu bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı dikkate alındığında davacı borçlunun, bonolar üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği sabittir. Yani davacının imzaya itirazı bulunmamaktadır. Menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü bulanmaktadır. Ancak takibe konu bonolar kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olup bu durumda bonolardan dolayı borçlu bulunmadığını ispat yükü davacı taraftadır. Davacı borçlu bulunmadığını İİK 169/a ve HMK 200-201. maddeleri gereğince usulüne uygun yazılı delille ispat edebilecektir. Bu itibarla; takibe konu bonoların 6102 sayılı TTK'nun aradığı şartları taşıyan, usulüne uygun düzenlenmiş kambiyo senedi niteliğinde oldukları, davacı tarafça her ne kadar senet üzerine sadece imza attığı, diğer kısımların ise doldurulmadığı iddia edilmiş ise de davacının sunmuş olduğu delilleri ile bu iddiasını ispatlayamadığı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle bu senetlerdeki alacağın aksinin aynı kuvvet ve mahiyetteki delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafça hile iddiasına da dayanılmıştır. Davacı, hile iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilecektir. Bu kapsamda söz konusu bonoların suç teşkil eden eylemlerle alındığı yönündeki iddia üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın farklı(mükerrer) soruşturma dosyaları ile davalı hakkında soruşturma başlatıldığı, ancak yapılan tüm soruşturmalar sonucunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça tanık deliline başvurulmuş olup, Mahkememizce ismi bildirilen tanık ...'in beyanı alınmıştır. Ancak, tanığın beyanından, taraflar arasındaki olaydan doğrudan haberdar olmadığı, daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadelerine benzer beyanlarda bulunduğu, hile iddiasını ispat edecek nitelikte bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve delil olarak dayanılan WhatsApp yazışmalarının senede karşı aynı kuvvet ve mahiyette yazılı delil olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki bu yazışmalarda dava konusu yapılan bonolara ilgili herhangi bir ibarenin de geçmediği, takibin bonoya dayalı olması nedeniyle tarafların sosyo-ekonomik durumlarının eldeki davada doğrudan bir delil olarak dikkate alınamayacağı, yine davacı tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığı hususları gözönüne alındığında, davacı tarafından, açılan davanın, gerek yazılı gerekse diğer deliller kapsamında ispat edilemediği sonucuna varılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dava dosyası kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması, bu anlamda dosya kapsamında verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının bulunmaması nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davalı ile davacı arasındaki yaş farkı dikkate alındığında, davalının müvekkili ile gönül ilişkisi kurmak suretiyle hileli davranışlarda bulunduğunu, site yöneticisi olan tanığın beyanlarının dikkate alınması gerektiğini,Mahkemece davalının kullandığı telefon hattının davalıya ait olup olmadığının ve HTS kayıtlarının incelenmediğini,Davacı tarafından davalıya ait ... IBAN numaralı banka hesabına zamana zaman para gönderildiğini, Mahkemece bu hesap hareketlerinin incelenmediğini,... ... Bankası Şubesi'nde çalışan ve müvekkilinin olaydan sonra görüştüğü ...'nın da tanık olarak dinlenmesi gerekirken, dinlenmediğini,Davalının hiçbir gelirinin bulunmadığını, bu kadar paranın elden verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun müvekkilinin dolandırıldığının kanıtı olduğunu, bonoların hile sonucu düzenlendiğini ispatladığını belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/11/2024 tarihli, 2023/421 Esas, 2024/829 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, müvekkilinin dava konusu bonolardan kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:İstanbul 4. İcra Dairesinin ...sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 500.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 508.559,59 TL alacak için 10/09/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağının 150.000,00 TL ve 350.000,00 TL bedelli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örnekleri incelendiğinde; 01/04/2019 düzenleme, 01/06/2019 ödeme tarihli, keşidecisi ..., lehtarının ... olduğu, 350.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu, 01/04/2019 düzenleme, 01/05/2019 ödeme tarihli, keşidecisi ..., lehtarının ... olduğu, 150.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir.Elazığ 1.İcra Dairesinin ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 450.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 451.830,82 TL alacak için 03/07/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağının 01/04/2019 düzenleme tarihli, 01/07/2019 vade tarihli, 450.000,00 TL bedelli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 01/04/2019 düzenleme, 90 gün tarihli, keşidecisi ..., lehtarının ... olduğu, 450.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir.Talimatla dinlenen davacı tanığı ... beyanında; ... ...ile aynı sitede yaşadığını, ...'ın dışarıdan gelerek sitede marketçinin yanında oturan birisi olduğunu, market çalışanı dolmadığını, ...'in 2 tane yaşlı köpeği olduğunu, köpeklerini gezdirmek için ...'ın belli bir ücret karşılığında yardım etmesini istediğini, kendisi de sitenin yöneticisi olduğu için girip çıkandan haberdar olduğunu, ...'a siteye neden gelip gittiğini sorduğunu, ...'in kendisine köpeklerini gezdirmek için ...'a para verdiğini söylediğini, ... ile ...'in arasında bir süre sonra yakınlık olduğunu farkettiğini, ...'ın ilerleyen zamanlarda ...'in evine girip çıktığını, kendisine sitenin gazinosunda nişan yapacaklarını söylediklerini, bunun uygun olmadığını ...'e söylediğini, daha sonra ...'ın ailesinin nişan yapacaklarını söyleyerek ...'in evine geldiklerini, ...'in kiracı olduğunu, o sebeple nişan için kendisinden izin istediklerini, sitede nişan yapılmasının yakışık almayacağını daha iyi bir yerde yapmalarını söylediğini, şüphelendiği için ...'e ...'ın kendisinden para alıp almadığını sorduğunu, ...'in de kendisine ...'ın ailesinin bir ev aldıklarını, taksitini kendisinin ödeyeceğini, kendisini çok etkilemeyeceğini, bir de nişan yapacağını söylediğini, bir süre sonra bir gün ...'in telaş içinde ...'ın kendisini dolandırdığını söylediğini, ...'ın işbirliği içerisinde Almanya'dan gelen parasını almak için bir banka adını kullanarak 3 tane evrak imzalattığını söylediğini, fakat imzaladığı evrakların senet olmadığını, imzaladığı evrakların senet olduğunu imzalarken farketmediğini söylediğini, ...'ın sonra ortadan kaybolduğunu, ...'ın parası olmadığını, zaten getir götür işleri yapıp, bahşiş alarak geçindiğini, düzenli bir işi olmadığını, market çalışanı da olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2923 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; kapsamında müşteki ... tarafından şüpheli ... hakkında dolandırıcılık suçun nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturma başlatıldığı, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2019 tarih ve 2019/7324 soruşturma, 2019/5189 karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz üzerine Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 02/03/2020 tarih ve 2020/4557 değişik iş sayılı kararı ile, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kaldırıldığı, yine müşteki tarafından şüpheli ... hakkında yapılan suç duyurusu üzerine Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda 30/10/2019 tarih ve 2019/11049 soruşturma, 2019/8905 karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 08/05/2020 tarih ve 2020/739 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırıldığı, her iki soruşturma dosyasının birleştirildiği ve soruşturmaya Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/2923 soruşturma sayılı dosyası üzerinden devam edildiği, bu dosya kapsamında da 02/07/2020 tarih ve 2020/2923 soruşturma, 2020/3452 karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.İşbu hazırlık soruşturmasında şüpheli olarak savunması alınan davalı ...’in ifadesi incelendiğinde; "Ben halen yukarıdaki adreste ikamet ederim. ... Teknisyeni olarak çalışmaktayım. Ben 2018 yılının şubat ayında Bodrum ilçesi... mahallesine gittim. buraya hem tatil hem de çeşitli emlak ve gayrımenkul alışverişi için gitmiştim. 2018 yılı eylül ayında yine Bodrum ili ... Mahallesine gittim. ... mahallesindeki işlerim bitmişti. Orada arkadaşımın marketi vardı. Bir iki defa benden şikayetçi olan hanımefendi beni orada görmüştür. 2018 yılının aralık ayında Elazığ'a geri döndüm. Benim numaramı orada marketi olan arkadaşımdan alarak. Benimle iletişime geçti benim herhangi bir mim olmadı. Kendisinin orada bir gayrımenkulunun olduğunu ve devrinin yurtdışında Almanya da olan bir akrabalarında olduğunu belirtti. Ve değerinin 950.000 TL olduğunu söyledi Telefonda belirli bir süre konuştuktan sonra beni orada kendi evinde ağırlayabileceğini ve bunu kendisi ile ilgili herhangi bir rahatsızlığını olmadığını belirtti. Bahsi geçen gayrimenkule ilgili sözlü olarak anlaştık. Ve kendi tarafından alınan uçak bileti ile bodruma yanına gittim. 2019 yılı mart ayı sonunda ... ile bir yazılı anlaşma yaparak parayı bana verme şartıyla 3 ayrı senet imzalayacağını söyledi. Gayrimenkulun devri için akrabasının sağlık durumunun iyi olmadığı bahanesiyle devir işlemlerini Haziran ayına kadar sürekli erteledi. Bu sürede ... hanımın evinde kalmaya devam ettim. Bu süre zarfında tehditlerinden tedirgin olduğum için 14 haziran 2019 günü Elazığ'a döndüm. Gelirken de kendisi evdeydi Ve kesinlikle kendisine ve hiçbir eşyasına zarar vermeden ayrıldım. Kendisinin çalışmış olduğu bankalarla ve hesap hareketleriyle hiçbir alakam yoktur. ve kesinlikle bir bilgi sahibi değilim. Bu suçlamada adı geçen ... hanımı hiçbir şekilde tanımam ve herhangi bir iletişimim yoktur. ...'nin numarasını ve bilgi hiçbir şekilde başka bir kimseye vermedim. Kendisinin bana olan duygusal yakınlaşmasından karşılık bulamadığı için bu suçlamaya maruz kaldığımı düşünüyorum. Ve bu olaylar gerçekleşirken de kendisiyle sürekli ve aynı ortamlarda vakit geçirdik. Dilekçede adı geçen zarfları hiçbir şekilde görmedim hangi kargo şirketi ya da kuryeyle geldiğini bilmiyorum. Herhangi bir bilgim yoktur. Beraber kaldığımız ... otelin 7/24 kayıtta bulunan kamerası ve canlı güvenliği bulunmaktadır. Araştırılıp teyit edilmesini istiyorum. Hakkımda olan suçlamayı kabul etmiyorum..." Şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/141854 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; müşteki ... tarafından, şüpheliler ... ve ...hakkında 07/10/2020 tarihinde dolandırıcılık, tehdit, küfür ve hakaret suçlarına istinaden şikayette bulunulduğu, UYAP üzerinden yapılan inceleme ile, 04/07/2024 tarihli, 2024/89736 Karar sayılı kararla, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair delil bulunmadığı, şüpheli ... hakkında Bodrum C. Başsavcılığı tarafından aynı suçtan yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan şikayetçi itirazının İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/09/2025 tarihli, 2025/3556 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verilmekle, kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/16126 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; müşteki ... tarafından, şüpheli ... hakkında hile ve dolandırıcılık suçlarına istinaden 27/11/2020 tarihinde şikayette bulunulduğu, başsavcılığın 28/12/2020 tarihli kararı ile; "Yapılan soruşturma işlemleri neticesinde; müştekinin müracaatına konu olay ile ilgili olarak aynı iddialara ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2019/7324, 2019/11049 ve 2020/2923 soruşturma sayılı dosyalarında soruşturmaların yürütüldüğü ve 2019/7324 soruşturma sayılı dosya neticesinde 25/06/2019 tarihli ve 2019/5189 karar sayılı, 2019/11049 soruşturma sayılı dosya neticesinde 30/10/2019 tarihli ve 2019/8905 karar sayılı, 2020/2923 soruşturma sayılı dosya neticesinde 25/06/2019 tarihli ve 2020/3452 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,aynı fiil ve faile ilişkin mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği..."gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği tespit edilmiştir. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/15307 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; müşteki ... tarafından, şüpheli ... hakkında 07/10/2021 tarihinde nitelikli dolandırıcılık suçuna istinaden şikayette bulunulduğu, başsavcılığın 21/10/2021 tarihli kararı ile; "Yapılan soruşturma işlemleri neticesinde; müştekinin müracaatına konu olay ile ilgili olarak aynı iddialara ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2019/7324, 2019/11049 ve 2020/2923 soruşturma sayılı dosyalarında soruşturmaların yürütüldüğü ve 2019/7324 soruşturma sayılı dosya neticesinde 25/06/2019 tarihli ve 2019/5189 karar sayılı, 2019/11049 soruşturma sayılı dosya neticesinde 30/10/2019 tarihli ve 2019/8905 karar sayılı, 2020/2923 soruşturma sayılı dosya neticesinde 25/06/2019 tarihli ve 2020/3452 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı fiil ve faile ilişkin mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan ve hileye dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalının Bodrum C. Başsavcılığının 2020/2923 Sor. sayılı hazırlık soruşturması sırasında şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, davacıya ait bir taşınmazının satışıyla ilgili anlaştıklarını, taşınmazın davacının bir yakını adına tescilli olduğunu, bu kişinin hasta olması nedeniyle devrinin hemen yapılamayacağını söylemesi üzerine kendisine üç ayrı senet imzalayarak verdiğini, taşınmazın devri konusunda Haziran ayına kadar kendisini sürekli oyaladığını ve davacının yanından ayrılarak Elazığ’a döndüğünü beyan ettiği tespit edilmiştir.Davacının kolluk önünde verdiği ifadesi kendisini bağlayacağından, bu durumda davaya konu bonoların davacıya ait taşınmazın davalıya devri için davacı tarafça teminat olarak verildiğini açıklamakla, bonolar karşılığında kendisine devredilemeyen taşınmaz için davacıya taşınmaz bedeli olarak 950.000,00 TL ödediğini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği kabul edilmelidir. Davalı tarafça dosyaya bu konuda bir delil sunulmadığı gibi, yemin deliline de dayanmadığı, bono bedellerine göre savunmasını tanıkla da ispat edemeyeceğinden, Mahkemece davalının kollukta verdiği ifade dikkate alınmaksızın ispat yükünün davacıda olduğu ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasındaki lehtarı ... olan 01/04/2019 keşide - 01/05/2019 vade tarihli 150.000,00-TL ve 01/04/2019 keşide - 01/06/2019 vade tarihli 350.000,00-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL bedelli bonolar ile Elazığ 1.İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasındaki 01/04/2019 keşide tarihli, 01/07/2019 vadeli, 450.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takiplerini kötüniyetle başlattığı kesin olarak ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/11/2024 tarihli, 2023/421 E. - 2024/829 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Davanın KABULÜNE,İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasındaki lehtarı ... olan 01/04/2019 keşide - 01/05/2019 vade tarihli 150.000,00-TL ve 01/04/2019 keşide - 01/06/2019 vade tarihli 350.000,00-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL bedelli bonolar ile Elazığ 1.İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasındaki 01/04/2019 keşide tarihli, 01/07/2019 vadeli, 450.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

3-İlk derece yargılaması yönünden;

-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 64.894,50-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 16.223,63-TL'den mahsubu ile eksik yatırılan 48.670,87‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 16.223,63 TL nispi harç ve 1.123,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 17.401,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 148.500,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4-İstinaf yargılaması yönünden;

-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,

-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 825,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.508,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/556, K. 2026/1018, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-556-e-2026-1018-k-5f8374528828