Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1657 E. 2026/1121 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1657
- Karar No
- 2026/1121
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/1657 Esas
KARAR NO:2026/1121
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/06/2025
NUMARASI:2023/522 Esas, 2025/511 Karar
DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ:03/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine 20/09/2019 tarihli 1.420.000 ABD Doları bedelli senet dayanak gösterilerek işbu senedin 220.000 USD'lik kısmı için kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, takip konusu senedin müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin senet imzalama rızası dışında Av. ... ile aralarında vekalet ilişkisi nedeniyle avukatının talebi üzerine güven duygusuyla boşa imza attığı kağıdın üzerinde yapılan tahrifat ve oynama neticesinde söz konusu kağıdın senet haline çevrilmesi sonucunda ilgili senedin düzenlendiğini, müvekkilinin eski avukatı Av. ... ile davalının kız kardeşinin evli olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu durumun dahi dava konusu senedin müvekkilinin elinden çıkmadığının açık bir göstergesi olduğunu, davacının boş kağıda imza attığı hususunun davalının ceza soruşturması kapsamında verdiği 05.03.2020 tarihli ifadesindeki müdafii beyanı ile de sabit olduğunu, davacının hiç tanımadığı ... isimli kişinin İst. Anadolu 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibine başladığını, ...'in dava dışı avukat ...'ın akrabası olduğunu, alacaklının vekili ...'nun da avukat ...'la aynı adreste faaliyet gösterdiğini tespit ettiklerini, avukat ...'ın bu tür başka vakıaları da olduğunu, bu nedenle avukat ... hakkındaki disiplin ve soruşturma dosyalarının celbini istediklerini, davaya konu senet üzerinde hazırlanan uzman mütalaasına göre imzanın boş kağıda atıldığının sabit olduğunu, davalının savcılık soruşturmasında "davacıya toplam 8.600.000 TL verdiğini" beyan ettiğini, ancak davalının hiçbir aktif veya pasif taşınmazının bulunmadığını, davacının borçlu olduğunun ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davalı ile avukat ... hakkındaki soruşturmanın İst. Anadolu CBS'nin 2019/212444 Sor. ve 2020/27814 Sor. sayılı dosyalarında görüldüğünü, davalı ... hakkında KYOK verildiğini, avukat ... hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, davacı hakkında haciz işlemi uygulandığını, sonuç olarak davacının davalı ...'e herhangi bir borcu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca önce İst. Anadolu 13. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 220.000 ABD Doları için, sonra İst. Anadolu 16. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile 1.200.000 ABD Doları için takip yapıldığını, davacının sadece 220.000 ABD Doları yönünden menfi tespit davası açtığını, davacının daha sonra İst. Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine karşı İst. Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/305 esas sayılı dosyasında takibin iptali davası açtığını, mahkemenin 05.11.2020 tarihli kararla bu davanın reddine karar verdiğini, yine davacının şikayetiyle başlatılan İst. Anadolu CBS'nin 2019/212444 sor. Sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, kanaatlerine göre davacının Av. ...'la anlaşarak haksız menfaat temin etmeye çalıştıklarını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine 20.08.2019 tarihli ve 600.000,00 USD bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası nezdinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine geçildiği, ne var ki, takip konusu senedin müvekkilininin senet imzalama rızası dışında, aralarında vekalet ilişkisi bulunan eski avukatının talebi üzerine güven duygusuyla boşa imza attığı kağıdın üzerinde yapılan tahrifat ve oynama neticesinde söz konusu kağıdın senet haline çevrilmesi ve ayrıca davalı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin boşa imza attığı kağıt üzerinde sonradan tahrifat yapılarak dava konusu senedin oluşturulduğunu, müvekkilinin avukatı AV ...'ın hak kaybı yaşatmayacak bir tarihe tahliye taahhüdü oluşturulması için boş kağıda imza atmasını istediğini, ayrıca bir kısım ödemeler talep ettiğini, müvekkilinin boş kağıda imza atarak ödemeleri yaptığını, grafoloji uzmanı ... tarafından sunulan raporda senedin müvekkilinin el yazısı ve imzasından faydalanılmak sureti ile sonradan oluşturulduğunu belirttiğini, öncelikle haksız ve hukuka aykırı icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına; müvekkiline ait hacizli malvarlıkları kayıtlarına işbu davanın şerh edilmesini, davanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/522 (2020/246 Eski Esas) Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, nihai olarak müvekkilinin davalı alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinin iptaline karar verilmesini, %20’den aşağı olmamak kaydıyla davalı taraf aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların tamamen hilafı hakikat olup borcu ödememek ve geciktirerek kendisine haksız menfaat temin etmek arzusundan kaynaklandığını, İcra Hukuk mahkemesindeki davaların reddolunduğunu, bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2020/246 Esas, 2021/437 Karar sayılı, 23/06/2021 tarihli kararında; "Davacı, bonunun boşa atılan imzanın üzeri doldurularak sonradan oluşturulduğunun tespitini talep etmiştir. Ancak yüksek Yargıtay HGK 'nin 18.10.2018 tarih, 2017/13-665 esas, 2018/1465 karar sayılı ilâmında ifade ettiği gibi mürekkep yaş tayini ülkemiz koşullarında mümkün olmadığından, davacı vekilinin açığa atılan imzanın davacıya ait olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddine karar verilmiştir. Yine, davacı vekili mürekkep yaş tayini talebinin reddi halinde taraflar arasında olduğu iddia edilen ticari ilişkinin davalı tarafça ispatı gerektiğini iddia etmiş ise de, ispat yükü davacıda olup, davacı, HMK'nin 201.maddesi kapsamında davaya konu senedin hüküm ve gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte yazılı belge sunamadığından ve ayrıca yemin deliline de dayanmadığından, asıl alacak yönünden davasını ispatlayamadığı ve bonoda yazılı borç yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Sonuç olarak yukarıdaki gerekçelerle, 220.000 USD asıl alacak ve 915,56 USD işlemiş faiz yönünden davanın reddine, 3.284,44 USD işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 12/07/2023 tarihli, 2021/2006 Esas, 2023/1057 karar sayılı ilamı ile; "... Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalı olmasına rağmen, mahkemece bononun sahteliği ile ilgili hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın soruşturma dosyasında alınan ve iddiaları karşılayamayan rapora dayalı olarak karar verilmesi hatalı olmuştur.Mahkemece "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte bir bilirkişi incelemesi yaptırılması;
Ayrıca bonoyu düzenlediği iddia edilen Av. ... yönünden devam ettiği belirtilen soruşturma dosyasının celbedilerek, dosyadaki beyan ve delillerin değerlendirilmesi zorunlu olduğundan, eksik inceleme ile anılan şekilde karar verilmesi usule aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile gerekli yargısal işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarih ve 2020/246 Esas - 2021/437 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA " şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2023/522, 2025/511 Karar sayılı, 18/06/2025 tarihli kararında;".... Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalı olması göz önünde bulundurularak bononun sahteliği ile ilgili inceleme yaptırılmasına karar verildiği ve bu kapsamda "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, asıl dava için alınan 01/11/2024 ve birleşen dava için alınan 23/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporlarında inceleme konusu bonolar üzerinde yer alan isim soy isim yazısı ile imzayı oluşturan kalem hatlarının içerisinde toner partiküllerinin olmaması, aynı kalem hatlarının derinliklerinin standart yazım derinliğinin içerisinde yer almayıp oldukça düşük olması ve fulajlarında yassılaşma görülmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacı ...'ın isim soy isim yazısı ve imzasının boş belge üzerine atıldığı, bono metninin lazer yazıcıda sonradan yazdırılması sureti ile bononun mevcut halinin oluşturulduğunun kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşılmakla bonoların açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulduğu sonucuna varıldığından davacı tarafın boş belgeye atılı bir imzanın haksız sonradan bono haline getirilmesinden kaynaklı asıl ve birleşen menfi tespit davasının kabulüne, davacı / borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin bonoların sahte olması sebebiyle haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5 maddesi uyarınca borçlunun dava sebebi ile uğradığı zarara karşılık asıl ve birleşen dava için takip konusu alacağın yüzde yirmisi oranında tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş;
-Asıl davanın KABULÜ ile,
1-a)Davacı/borçlu ...'ın İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından dolayı davalı/alacaklı ...'e BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b)Takip konusu 1.291.392,00 TL alacağın %20'si olan 258.278,40 TL'nin davalı/alacaklı ...'den alınarak davacı/borçlu ...'a VERİLMESİNE,
Birleşen davanın KABULÜ ile,
2-a)Davacı/borçlu ...'ın İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından dolayı davalı/alacaklı ...'e BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b)Takip konusu 10.764.780,00 TL alacağın %20'si olan 2.152.956,00 TL'nin davalı/alacaklı ...'den alınarak davacı/borçlu ...'a VERİLMESİNE, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili Av ... 29/08/2025 Tarihli ve 05/09/2025 Tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada mevcut bononun, açığa imzalı boş kâğıda sonradan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulmuş bir belge niteliğinde olduğunu, Bu hususun hem Adli Tıp Kurumu hem de Jandarma Kriminal raporlarına konu edildiğini, ancak raporlarda; imza ile yazı arasındaki öncelik sırası, mürekkep farklılıkları ve belge bütünlüğü açısından kesin teknik bir tespit yapılamadığını, Açığa imzalı senetlerde doldurma yetkisinin davacıya ait olup olmadığı, davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, ispat yükünü tersine çevirerek davalıya yüklemenin usule ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, Mahkemenin açığa imzalı senedin usulüne uygun doldurulup doldurulmadığını araştırmaksızın, yalnızca davacının iddialarına dayanarak hüküm kurduğunu,Davacı tarafın dayandığı belgelerin düzenlenmesinde adı geçen Av. ... hakkında geçmişte çeşitli soruşturmalar yapılmış, ancak bu soruşturmalar takipsizlikle sonuçlanmış ve kesinleşmiş olduğunu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 2022/1999 E., 2022/3457 K. sayılı kararı ile de bu husus netleştiğini, Davacı tarafın, kendi beyanlarının çeliştiğini, önce imzasını inkâr ettiğini, belgelerin kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, ancak 04.03.2022 tarihli belge ve eklerinde imzasını kabul ettiğini, ayrıca 20.09.2019 tarihli 1.420.000 USD ve 20.08.2019 tarihli 600.000 USD bedelli senetleri bizzat düzenlediğini ve nakit karşılığında davalıya verdiğini belirttiğini, ikrarına rağmen aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu,İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/828 Esas sayılı dosyası, eldeki dava ile birleştirilmişse de, bu dosya farklı icra takipleri ve farklı alacak miktarlarına ilişkin olmasına rağmen, mahkeme her iki dosyayı aynıymış gibi değerlendirildiğini, birleştirmenin gerekçesinin somut ve ayrıntılı olarak ortaya konmadığını, usulsüz birleştirmenin davalı aleyhine hak kaybı yarattığını,ATK ve Jandarma Kriminal raporlarında kesin kanaate varılamadığını, buna rağmen 3 kişilik rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, çelişkili raporlar olduğunu, İmza ve yazı incelemesi yapılırken mahkemece tıbbi biyoloji alanında bilirkişilerden rapor alınmasının hatalı olduğunu, uzman olmayan bilirkişi heyetinin raporuna da itibar edilemeyeceğini, Çelişkinin giderilerek yeni rapor talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili Av. ... 03/09/2025 tarihli istinaf isteminde özetle; Kabul anlamına gelmemek ile birlikte bir an için açığa imza atıldığı varsayılsa dahi, TTK 680 md gereğince açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğunu, açığa imzanın HMK 209 md kapsamında sahtelik iddiası niteliğinde olmadığını, iddianın ispatı için yazılı delil sunulması gerektiğini, Yargıtay'ın kararlarının bu yönde olduğunu, açığa imza atanın bu nedenle doğacak riski kabul etmiş sayılacağını, olayda yazılı delil de sunulmadığını,Müvekkili aleyhine başlatılan soruşturmada İstanbul Anadolu CBS 2019/212444 sor sayılı dosyada KYOK verildiğini, hukuk hakimini bağlayıcı bir ceza mahkemesi kararı olmadığını, Müvekkili ile akrabalık ilişkisi olduğu belirtilen Av ... yönünden kovuşturma izni verilmediğini, Davacının önce imzayı kabul etmediğini, iddianın gerçek olmadığının tespiti ile birlikte imzanın açığa atıldığını beyan ettiğini, senedi davacının düzenleyip imzaladığını,Mahkeme dosyasına sunulan ve davacı imzasını taşıyan belgenin; "22.05.2019 tanzim tarihli 1.420.000 usd miktarlı 20.09.2019 vadeli senet ile gene 22.05.2019 tanzim tarihli 20.08.2019 ödeme tarihli 600.00 amerikan doları miktarlı senetler tarafımdan düzenlenerek almış olduğum nakit paraların karşılığı olarak ...'e verilmiştir. Bu senetlerden 1.420.000 Amerikan doları miktarlı senetle ilgili İstanbul Anadolu 13. icra müdürlüğünün ... ve Anadolu 16. icra müd. ... sayılı dosyalardan yapılan takiplere karşı kayıtsız şartsız bir itirazım yoktur. bu dosyalarla ilgili avukatları aracılığı ile yapmış olduğum tüm itirazlarımdan da feragat ederim. Bakırköy 9. icra hukuk mahkemesinin 2022/30 esas sayılı ihale feshi davasından da kayıtsız şartsız feragat ederim. işbu belge tarafımdan düzenlenmiştir. 4.03.2022" şeklinde olduğunu, davacının belgeye karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, açık ikrar ve itirazdan feragat beyanı olduğunu, mahkemenin bu belgeyi hiç değerlendirmediğini,Resmi bir kurum tarafından düzenlenmediği için denetleme imkanı olmayan rapora itibar edilemeyeceğini, kuvvetle ihtimal de olsa ihtimale göre karar verilemeyeceğini, özel bir bilirkişi raporu olan son raporu kabul etmediklerini, nasıl bir teknoloji kullanıldığı, diğer kurumların tespit edemedikleri hususları ne şekilde tespit ettiklerinin tartışmaya açık olduğunu, neticeten raporun kesin bir kanaat de içermediğini, Cerrahpaşa Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü'nün gönderdiği yazıda açıkça bu konuda halen adli tıp konusunda kabul görmüş ve kabul edilebilir net bir tespit yönteminin olmadığı ancak çalışmaların devam ettiği ve araştırma ekibine dosyanın tevdi edilmesi halinde o da bazı kısımlar için olmak üzere araştırma kapsamında cevap verilebileceğinin belirtildiğini, raporda mahkemece istenen yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı ve sair hususlar tespit edilememiş sadece varsayıma dayalı kesin olmayan bir kanaat bildirildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de böyle bir rapora göre karar verilemeyeceğini,Esasen dosyadaki raporların da çeliştiğini, Davacının iddiasını ispatlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararda asıl ve birleşen dosya yönünden davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili, birleştirme kararının yerinde olmadığını ileri sürmüş olmakla öncelikle usule ilişkin istinaf isteminin incelenmesi gerekmektedir. Her iki davanın taraflarının aynı olduğu, davacının her iki dosyadaki iddiasında da sahtelik iddiasına dayandığı HMK 166/1.maddesi gereğince dosyaların birleştirilerek görülmesinde usule aykırılık olmadığı dikkate alındığında bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili, dosyaya sunulan 04.03.2022 Tarihli davacıya ait isim ve imza bulunan belgenin incelenmediğini ileri sürmüştür. Dosyada mevcut belgenin sureti incelendiğinde; "22.05.2019 tanzim tarihli 1.420.000 USD miktarlı 20.09.2019 vadeli senet ile gene 22.05.2019 tanzim tarihli 20.08.2019 ödeme tarihli 600.00 Amerikan Doları miktarlı senetler tarafımdan düzenlenerek almış olduğum nakit paraların karşılığı olarak ...'e verilmiştir. Bu senetlerden 1.420.000 Amerikan doları miktarlı senetle ilgili İstanbul Anadolu 13. icra müdürlüğünün ... ve Anadolu 16. icra müd. ... sayılı dosyalardan yapılan takiplere karşı kayıtsız şartsız bir itirazım yoktur. Bu dosyalarla ilgili Avukatları aracılığı ile yapmış olduğum tüm itirazlarımdan da feragat ederim. Bakırköy 9. icra hukuk mahkemesinin 2022/30 esas sayılı ihale feshi davasından da kayıtsız şartsız feragat ederim. işbu belge tarafımdan düzenlenmiştir. 4.03.2022" şeklinde olduğu, altında ...'a atfen isim ve imza olduğu görülmektedir.Mahkemenin 18/12/2024 Tarihli duruşma tutanağına göre davalı tarafça ıslak imzalı belgenin sunulduğu, mahkemenin 26/02/2025 Tarihli duruşmasında "belgeyle ilgili imza incelemesi ve davacı vekilince müvekkilinin isticvap taleplerinin şu aşamada reddine" şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalının savunmasına konu 4.03.2022 Tarihli belgede hangi sebeplerle inceleme/değerlendirme yapılmadığına ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmeden esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden eksik inceleme nedeni ile kaldırılması gerekmiştir Bu aşamada davacı vekilinin istinafa cevabının da değerlendirilmesi gereklidir. Davacı vekili, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/529 E. Sayılı davasında 600.000USD'lik senede ilişkin şikayetleri yönünden kovuşturma dosyanın derdest olduğunu, ilgili dosyanın İstanbul 13.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/614 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna istinaden başlatıldığını ve Av. ... hakkındaki soruşturmanın da halen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'nda 2022/13672 B.M numarası ile derdest olduğunu beyan etmiş olmakla bu yöndeki iddialar üzerinde de durularak soruşturma/kovuşturma dosyalarının akıbetinin dosyaya denetime elverişli şekilde yansıtılarak dosyaya etkili olup olmayacağının tartışılması ve davacıya atfen isim ve imza yer alan 4.03.2022 Tarihli belgenin incelenerek tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sureti ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kaldırma kararının gerekçesi itibarı ile davalının diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2025 tarih, 2023/522 Esas, 2025/511 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
- Kaldırma sebebi yapılmayan hususlardaki istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.366,20TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 992,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.358,70TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 67,50TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/07/2026