İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1362 E. 2026/95 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1362
Karar No
2026/95
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1362 Esas KARAR NO : 2026/95

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20.05.2026 KARAR TARİHİ : 24.09.2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, 01.06.2025 tanzim ve 10.06.2025 vade tarihli 5.300.000,00-TL bedelli senet dayanak gösterilerek 1.996.280,00-TL asıl alacak ve 527.687,90-TL faiz olmak üzere toplam 2.523.967,90-TL talep edildiğini, söz konusu senedin gerçek bir borç ilişkisini yansıtmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki, mal alışverişi veya hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının davalıya hiçbir borcunun olmadığını, kambiyo senetlerinin soyutluğu ilkesinin sınırsız olmadığını ve temel ilişkinin yokluğunda senet metnine dayanılarak borç iddiasında bulunulamayacağını, davalının mevcut olmayan bir borç ilişkisini varmış gibi göstererek hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullandığını, senet üzerinde nakden verildiği belirtilen bedelin müvekkile ödenmediğini, davacının haksız icra tehdidi altında bırakıldığını, davalının kötü niyetli olarak baskı kurmayı amaçladığını, hukukun temel ilkeleri gereği mevcut olmayan bir borçtan dolayı sorumluluk doğmayacağını, tüm bu nedenlerle; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalının yüzde yirmi oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili aleyhine açılan menfi tespit davasının tamamen soyut, haksız ve borcu ödemeyi geciktirmeye yönelik kötü niyetli iddialardan ibaret olduğunu, kambiyo senetlerinin Türk Ticaret Kanunu uyarınca soyut borç ikrarı niteliğinde bulunduğunu, bononun temel ilişkiden bağımsız bir borç doğurduğunu, davacının ticari ilişki bulunmadığına dair iddialarının geçerli bir bonodan kaynaklanan borçluluk statüsünü ortadan kaldırmadığını, müvekkilin senedin düzenlenmesine dayanak oluşturan temel ilişkiyi kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu 01.06.2025 tanzim, 10.06.2025 vade tarihli ve 5.300.000,00-TL bedelli senet üzerinde yer alan nakden ibaresinin borçlunun müvekkilden nakit para teslim aldığını beyan ve ikrar ettiği anlamına geldiğini, senetteki nakden kaydının aksini ispat yükünün davacı borçlu üzerinde olduğunu, davacının bu durumu senede karşı senetle ispat kuralı uyarınca yazılı bir delille kanıtlaması gerektiğini, müvekkilin elindeki Yasal ve usulüne uygun düzenlenmiş senetle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davacıların senetteki imzaya açıkça itiraz etmediğini, takip kesinleştikten sonra soyut iddialarla dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların tanık, yemin, isticvap ve keşif gibi delillerine karşı senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, davacıların borçlu olmadıklarını gösteren Yasal ve yazılı bir delil sunamadıklarını, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, müvekkil aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddini, davacıların yüzde yirmi oranından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi sebebiyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacılardan ...'nin keşideci, davalının lehdar olduğu, diğer davacıların senedin ön yüzünü imzaladıkları, 01.06.2025 tanzim, 10.06.2025 vade tarihli, 5.300.000,00 TL bedelli senede dayanılarak davalı tarafından davacılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra dosyasında 1.996.280,00 TL asıl alacak ve 527.687,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.523.967,90 TL üzerinden icra takibine geçildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür. Davacı tarafça dava dilekçesinde, taraflar arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığı ve herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının iddia edilerek menfi tespit talebinde bulunulduğu; davalı tarafça cevap dilekçesinde, senedin soyut borç ikrarı niteliğinde olduğu, senedin "nakden" ibaresini içerdiği, davacının iddiasının soyut olduğu savunmasında bulunulduğu anlaşılmıştır. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada ''bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası'' olarak adlandırılmaktadır. Huzurdaki dava, bedelsizliğe dayalı olarak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kambiyo senetleri, düzenlenme sebebini teşkil eden temel borç ilişkisinden soyut (mücerret) olma özelliğini taşıdığından dolayı, bono hamilinin ‘temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu’ ispatlamasına gerek yoktur. Anılı ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacaklar bakımından ispat yükü yer değiştirmekte olup kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. HMK'nın 201. maddesi ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerektiğinden davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış ise de HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağından yemin konusunda davacı tarafa hatırlatma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2024/507 esas, 2026/726 karar sayılı kararı) Davacı tarafça, taraflar arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığı ve herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının iddia edilmiş ise de yukarıda açıklanan sebeplerle bono hamilinin "temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu" ispatlamasına gerek bulunmadığından, kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğinden ve davacılarca iddialarına dair dosyaya delil sunulmadığından ve iddiaları ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacılar tarafından yatırılan 34.091,48-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 33.359,48-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara müştereken ve müteselsilen iadesine, 4-Davacılar tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 104,00-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 297.479,20-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 8-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24.09.2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1362, K. 2026/95, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1362-e-2026-95-k-efaa218d4505