Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1854 E. 2026/876 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1854
Karar No
2026/876
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1854 KARAR NO : 2026/876

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2023 NUMARASI : 2022/564 Esas - 2023/402 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2022/564 Esas - 2023/402 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekili aleyhine Karşıyaka 4. İcra Dairesi'nin 2022/3380 E. sayılı dosyasında, .... A.Ş.'nin . İncirli/Ankara şubesine ait 30/04/2022 keşide tarihli, 185.300,00.TL bedelli çek fotokopisine dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, çekte müvekkili lehtar olarak gösterilmiş ise de; çekin arkasında müvekkiline ait olmayan sahte şekilde üretilen şirket kaşesi kullanılarak ve üzerine atılan sahte imza ile müvekkilinin ciro etmiş gibi icra takibine girişildiğini, çekin çeki düzenleyen keşideci ... Şti'ne karşı takip başlatılmadığını, müvekkili tarafından ilgililer hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/16074 CBS sorusturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilininin ticari defterleri incelendiğinde çekteki kişiler ve şirketler ile bir ticaretinin olmadığının ortaya çıkacağını beyan ederek; takibin dava kesinleşinceye kadar mağduriyet oluşturmaması için mahkemece belirlenecek uygun bir temınat karşılığında durdurulmasına akabinde iptaline, Karşıyaka 4. İcra Dairesi’nin 2022/3380 Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden çekteki imzanın sahte olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, çekin incelenmesinde davacı lehtar cirantanın söz konusu çeki icra takibindeki bir diğer borçlu.... Şirketine ciro ettiğini, bu şirketten de söz konusu çekin müvekkiline cirolandığını, müvekkilinin davacı ile doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı ile doğrudan ticari ilişkiye giren firma olan.... Şti. firması olduğundan bu şirkete davanın ihbar edilerek davaya fer'i müdahil olarak dahil edilmesi, .... Şti. ile davacı arasındaki ticari ilişkinin incelenmesi gerektiğini, çekki düzenleyen ... ile davacı arasındaki ticari ilişkinin de defterlerin incelenmesi suretiyle açığa çıkacağını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, önceki ciroların imzalarının geçerliliğini kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının söz konusu çekteki imzadan ve borçtan kaynaklı itirazlarının, Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/336 E. sayılı dosyasında da davacı tarafından ileri sürüldüğünü, yerel mahkemece davacının bu iddialarına itibar edilmediğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...04.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, çekin arka kısmındaki .. ... adı altındaki imzanın davacıya ait olmadığı, sahte olduğu tespit edilmiştir. Sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defilerden olup, bu iddiaya karşı iyiniyet savunması dinlenemeyeceğinden davalının iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın, davacının Karşıyaka 4. icra müdürlüğünün 2022/3380 esas sayılı icra takip dosyasına konu çekten ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığı anlaşılarak takibin iptaline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından yemin deliline dayanılmış ise de; davalının imzanın davacıya ait olduğunu ispatla yükümlü olduğu, ancak HMK 226/1-c maddesi gereğince konusu suç teşkil eden hususlarda yemin teklif edilemeyeceğinden, mahkememizce davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmamıştır. Davacı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş olup, İİK'nun 72. maddesine göre davanın borçlu lehine neticelenmesi durumunda takip derhal durur, borçluyu menfi tespit davacı açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilmesi gerekecektir. Maddeden de anlaşılacağı üzere tazminata karar verebilmek için davalının haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Davalı hamilin şeklen yetkili hamil olduğu, imzaların sıhhatini araştırmaya mecbur olmadığı dolayısıyla davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı..." gerekçesiyle "...Davanın KABULÜ ile, 1-Davacının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3380 esas sayılı icra takibi ve takibe konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının Tespitine, 2-Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3380 esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline, 3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin Reddine, 4-İmza incelemesine konu belge asıllarının, karar kesinleştiğinde temin edilen yerlere iadesine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı-borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını, davacının borca itiraz ettiğini ancak imzaya itiraz etmediğini, imzaya itiraz ederek takibi durdurabilecekken, dava açma yoluna gittiğini, bu davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, cevap dilekçesinde davanın dava konusu senedi düzenleyen.... Şirketine ve diğer ciranta ... Şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava ihbar edilmeden nihai karar verilmesinin açıkça hak kayıplarına neden olduğunu, yerel mahkemece deliller toplanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, imza incelemesi yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, itiraz edilen polis memuru raporuna itibar edilmesinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, 20/12/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında ticari defterlerin incelenmesi hususunun imza incelemesinden sonra değerlendirilmesine karar verildiğini, bu ara karardan rücu edilmeden nihai karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde yemin deliline dayandıklarını, bu nedenle dava konusu senetteki imzanın bizzat davacıya ait olup olmadığı hususunda davacı asile yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadan karar verildiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ilamsız icra takibinin kesinleşmesinde sonra açılan menfi tespit ve takibin iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Mahkemece, davalının ihbar talebi değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. ve devamı maddelerine göre,taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde 3.kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı 3.kişiye ihbar edebilir. İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. Müdahale talebinde bulunan 3.kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3.kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. 6100 sayılı HMK'nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında, davalının ihbar isteğini içeren cevap dilekçesinin ihbar olunan şirkete tebliğ edilmeksizin ya da usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair tebligat parçası dosyaya alınmaksızın ve özellikle ihbar talebi konusunda ara karar kurulmaksızın, hüküm kurulması hatalıdır. Bu itibarla, mahkemece davanın ihbarı talep edilen şirkete ihbar dilekçesi ve dava dilekçesinin tebliği sağlanarak ve tebliğ edildiğine dair tebligat parçası dosyaya alınmalı, ihbar olunanın sunması halinde beyan dilekçesi ile varsa delilleri toplanmalı, neticesine göre hüküm kurulmalıdır. Davalının bu talebini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan, Mahkemeye ilettiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemece, davanın ihbarı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, ilk derece mahkeme sikararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.06.2023 tarihli, 2022/564 Esas ve 2023/402 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı taraftan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.13/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1854, K. 2026/876, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1854-e-2026-876-k-378fd4e10ddc