Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1623 E. 2026/2233 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1623
Karar No
2026/2233
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1623 - 2026/2233 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1623 KARAR NO : 2026/2233

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2023 NUMARASI : 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :13/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :13/07/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ciro ederek hamil sıfatı ile ibraz ettiğini, ... ... şubesine ait ... nolu 1.240.000.TL, ... nolu 910.000.TL, ... nolu 100.000.TL bedelli 3 adet çekin, ödeme işlemlerinin yapılması sonrasında ödenmesi gereken tutarın müvekkiline ödenmeyerek, davalı banka görevlisinin uhdesinde bulunan çek asıllarının çekle ilgisi olmayan 3. şahsa vermesinden kaynaklanan, çek bedellerinin tazminine dayalı tazminat taleplerine ilişkin ... İcra Müdürlüğünün 2019/34097 Esas sayılı dosası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, davalı-borçlunun itirazının haksız, mesnetsiz, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğu iptalinin gerektiğini, müvekkilinin 21.10.2019 tarihinde, davalı ... ... Şubesine giderek toplam 2.250.000.TL bedelli 3 adet çeki, kendisine borçlu olan ... Demir Kömür İnş. Nakl. San. Ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...'dan teslim alarak ciroladığını, yetkili hamil olarak tahsil amacıyla banka şubesine ibraz ettiğini, banka görevlisinin çek bedelinin nakit olarak ödenmek üzere hazır olduğunu bildirdiğini, müvekkilinin bedelin 500.000.TLsini davalı bankadaki kendi adına olan hesaba aktarılmasını, kalanın ise nakit olarak kendisine verilmesini talep ettiğini, davalı banka görevlisinin müvekkilinin yanında bankoda bulunan şahısla kaş-göz işareti yaptıklarını görmesi üzerine çek bedellerinin tamamının hesabına yatırılmasını istediğini, banka görevlisinin hamil konumunda olan ve çek asıllarını ibraz eden müvekkiline ödeme yapmak yerine çeklerle hiçbir surette ilişkisi olmayan 3. Şahsa çek asıllarını teslim ettiğini, tüm itirazlarına rağmen tahsil amacıyla ibraz edilen çek asıllarını 3. Şahsın götürmesine izin verdiğini, müvekkilinin 155i arayarak polislere haber verdiğini, ancak bir sonuç alamadığını, davalı banka yetkililerinin 3. Şahsın çeklerin asıllarını teslim ettikleri kişiden çeklerin iade alınacağı beyan ettiğini, beklenen süre sonunda herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı banka görevlilerinin tüm bu haksız, hukuka aykırı ve müvekkilinin alacağını akim bırakan hareketler nedeni ile davalı banka görevlileri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/16669 hazırlık sayılı dosyası ile halen derdest olduğunu, taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, akabinde ... İcra Müdürlüğünün 2019/34097 Esas sayılı İcra dosyası ikame edildiğini, borca haksız itiraz nedeni ile takibin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağını hem o an için, hem de sonrasında kambiyo senedi vasfında bir kıymetli evrak ile tahsil etmesine engel olunduğunu, ayrıca müvekkilinin çekleri ciro etmesi nedeni ile davalının düzgün ve sağlıklı ciro silsilesinin bozulmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilini ileriye dönük risk altına soktuğunu, bu tutardan sorumlu tutulabileceği bir durum yarattığını, davalı Bankanın, Kanunda geçen ödeme zorunluluğu keşideci ile banka arasında akdedilen çek anlaşmasının 3. kişi yararına bir sözleşme niteliği taşımasından kaynaklandığını, 5411 sayılı Bankalar Kanununu ile düzenlenen güven kuruluşları olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması, çekin karşılığının ödenmesini sağlamak ve hamilin bu yöndeki güvenini koruması gerektiği, her ne kadar muhatap banka kambiyo borçlusu sıfatı taşıması da, muhatabın süresinde ibraz edilen ve karşılığı bulunan çekler bakımından genel bir ödeme yükümlülüğünün olduğunu beyan ederek ... İcra Müdürlüğünün 2019/34097 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın tespitine ve takibin tüm alacak talepleri yönüyle devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılmış olan davanın usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerektiğini, davacı yan hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/19594 Sayılı dosyasıyla başlatılmış bir soruşturma olduğunu ve soruşturmanın derdest olduğunu, 21.10.2019 tarihinde saat 15:45:18de dava dışı ...'ün bankanın ... şubesine giriş yaparak gişeye yöneldiğini, çekleri ibraz etmek üzere hazırladığını, ciro işleminden sonra çek bedellerinin tahsil edileceğini, paranın hazırlanmasını talep ettiğini, Saat 15:20:03de (... inşaat firması yetkilisi) dava dışı ... isimli şahsın şubeye geldiğini, dava dışı ... tarafından banko üstüne konulan çeklere şirket kaşesini basıp, imzalamak suretiyle ciro ettiğini, ...'ın bahse konu çeklerin fotoğraflarını çektiğini, dava dışı ... ile davacı ... beklediğini, Saat 15:23:44de davacı ...'un şubeye geldiğini, akabinde dava dışı ...'ın saat 15:23:53de şubeden ayrıldığını, Saat 15:25:20de davacı ...'un dava dışı Ahmet tarafından önüne konulan çekleri dört dakika gibi uzun sayılacak bir sürede ciro ettiğini, davacı ...'un kendisine gelen telefon sonrasında dava dışı ... ile tartışmaya başladığını, ...'ün "anlaşmalarının bu şekilde olmadığını" söyleyerek el kol hareketleri yaparak ortamın gerginleşmesine sebebiyet verdiğini, dava dışı Ahmetin elini ısrarla bankonun içine uzatarak ve davacı Selim tarafından dolandırıldığına dair söylemleri ile gişe çalışanının dikkatini dağıtarak konsantrasyonunu bozduğunu, banka çalışanının çekleri havaya kaldırmak suretiyle önünde tutarken davacı ...'un çekleri Ahmete teslim edilmesi yönünde kafa ile iki kez komut verdiğini, çeklerin gişe memuru tarafından uzatıldığında davacı ...'un yüzünü diğer yöne çevirdiği, kollarını birbirine kavuşturduğunu, bahse konu çekleri almak istemediği yönünde banka çalışanı üzerinde algı oluşturduğunu, bu hususun kamera kayıtlarında açık bir şekilde görüldüğünü, Dava dışı Ahmetin banka çalışanının elinden çekleri aldığı, davacı Selime ise kimliğinin iade edildiği, ...'un çeklerin iade edilmesine engel olacak hiçbir eylem ve/veya talepte bulunmadığını, çeklerin Ahmete iadesinden sonra dahi çekleri almaya veya ciro iptaline yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığını, Şubeye iki ayrı zamanda farklı iki kolluk kuvveti geldiğini, davacı ...'un çeki alan ...'ten şikayetçi olmadığı, çeklerin basit bir üst araması ile Ahmetten alınarak kendisine verilmesi yönünde talepte dahi bulunmadığı, hayatın olağan akışına aykırılık teşkil eden sırf bu yaklaşımın dahi, şahısların beraber hareket ettiklerine ve olayın bir kurgudan ibaret olduğuna delalet ettiğini, Davacı ile ilgili diğer kişilerin açıkça birlikte hareket ettiğini, Şubeden kendi aralarında anlaştıklarını beyan ederek ayrıldığını, Davacı ...'un ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/16669 Sayılı soruşturma dosyasında yaptığı şikayette, söz konusu 3 çekin de bilgilerini ayrıntı bir şekilde yer verdiğini ve çekleri dava dışı ...'dan aldığını iddia ettiğini, oysaki kamera kayıtlarında davacı ...'un çeklere hiçbir şekilde temas etmediğini, bu nedenle çek bilgilerinin ayrıntılı olarak bilebilmesinin mümkün olmadığını, bu fiili durumun şahısların bankayı iğfal etmek için beraber hareket ettiklerini, davacı ...'un dava konusu çeklerin (esasında) hiçbir zaman hamili olmadığını, en nihayetinde saat 17:20de tarafların aralarında anlaşacaklarını ifade ederek Şubeden hep birlikte ayrıldıklarını, yukarıda izah etmeye çalışılan olayların bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ve davacı ile birlikte hareket eden kişilerin birbirlerini tanıdıklarını, müvekkili bankayı dolandırmak suretiyle haksız menfaat alde etmeye çalıştıklarını, birbirlerine bilgi aktardıklarını ve Bankadan umdukları menfaati elde edemeyince aralarında Bankaya karşı iş bu sahte ve yanıltıcı suçlamayı planladıklarını ve ...'un işin görünen yüzü yani davacı olarak kullanıldıklarının ortada olduğu, çekin taraflarının birbirleri ile çelişen beyanları karşısında (öncelikle) tarafların arasında gerçek bir ticari ilişki olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davanın pasif husumet eksikliği nedeni ile reddinin gerektiği, müvekkil banka ile davacı arasında herhangi bir sözleşmenin akdedilmediğini, bankanın taraf olmadığını, bankanın ne davacıya ne de konuyla ilgili olan herhangi bir kimseye hiçbir borcu bulunmadığını, çeklerde bankanın cirosunun bulunmadığını, dava konusu çeklerin keşidecisi ve cirantası konumunda bulunan ... Mühendislik Müteahhitlik Plan Proje San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. Malz. Nak. Temm. Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti.ye ... Demir Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti.ye ve çekleri şubeye elden getiren ... ve yetkilisi olduğu ... Kömür İnşaat Nak. Moda Teks. San.ve Tic. Ltd. Şti.ye HMK 61. Maddesi gereğince ihbarını talep ettiğini, davacının, çek keşidecisi ve cirantalara alacağını tahsile yönelmeden ve bu kapsamda başlatacağı hukuki süreçleri nihayetlendirmeden müvekkil Bankadan talep hakkı olmadığını, bu açıdan zamansız başlatılmış olan icra takibinin ve bu takibe itirazlarının üzerine ikame edilen işbu davanın reddinin gerektiğini, davalı banka tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığına 2019/19594 Sayılı dosya ile davacı ... ve dava dışı kişiler hakkında dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla suç örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak isnadıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın halihazırda devam ettiğini, Bankanın şikayetçi olduğu soruşturma dosyasının, huzurdaki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, yasaya ve uygulamaya göre çeklerin ibraz usulünün, çek ibraz eden kişi kimliğini ve çekleri verir, banka çalışanı kimliği kontrol etmesi, çekleri taratarak ekrana görüntüsünün düşmesini sağlaması, keşideci imzası ile ciro silsilesi ve çekin yasal unsurlarının olup olmadığının kontrolü, keşidecinin çeke dair herhangi bir talimatı olup olmadığı, ibraz edilen çeklere ilişkin tedbir kararı olup olmadığı kontrol edilip daha sonra hesap uygun ise ödeme yapılacağını, burada yasal anlamda ibraz olmayıp çekler henüz taranıp kontroller yapılmadan, çek vasfı olup olmadığı anlaşılmadan, bankaya getiren kişi tarafından ve davacının onayı ile alınması sonucu ibraz edilmeden sürecin kesildiğini, davacının, dava konusu çekler yönünden yetkili hamil olmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/19594 sayılı soruşturma dosyasında, şüpheli ...'ün çekleri şubeye kendisinin getirdiğini, ... Demir Ticaret İth. İhracat Ltd. Şti. yetkilisi ...'ın önüne (bankoya) koyarak ciro ettirdiğini, ardından davacı ...'un önündeki bankoya koyduğu çeklerin ... tarafından ciro edildiğini, bankodaki işbu çeklerin de gişe görevlisi tarafından banko üzerinden alındığını beyan ettiğini, söz konusu beyandan davacı ...'un bahse konu çeklere fiilen hakim olamadığını, soruşturma dosyasındaki ve konuya ilişkin diğer soruşturma dosyasındaki beyanlar incelendiğinde ortada gerçek bir ticari ve/veya alacak ilişkisinin olmadığı, işlemin fiktif yani hayali bir işleme resmiyet kazandırmak amacı güttüğü açıkça anlaşıldığını, Savcılık ve Vergi Denetleme Kuruluna suç ihbarının bildirilmesi gerektiğini, davacının, bu çekler yönünden keşideci ve cirantalar aleyhinde alacak tahsili için herhangi bir işlem yapmadığını, işbu davada taraf dahi gösterilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, Medeni Kanunun 2/2de "Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" hükmü bulunduğunu, davacı ...'un iyi niyetli olmadığı ve dava açmaya ilişkin hakkını kötüye kullanarak bankaya ve çalışanlara zarar vermeye çalıştığını, Davanın Medeni Kanunun 2. Maddesi gereği reddinin gerektiğini, bahse konu çeklerin, Banka tarafından işleme alındığı, sistemsel taramalarının yapıldığı ve bu yönüyle usulünce ibraz yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının olay tarihindeki genel tavırlarının, insanlarla olan ilişkilerinin, beden dilinin ve mimiklerinin psikoloji/psikiyatri bilimi esasları dahilinde değerlendirilmesi için İstanbul Bilirkişi Bölge Kurulu listesinde yer alan uzman bilirkişi Doç Dr. ...'dan uzman görüşü alındığını, davacı ...'un, dava dışı ... verilmesi yönünde hal ve tavır sergilediğini beyan ederek ... Mühendislik Müteahhitlik Plan Proje San. Tic. Ltd. Şti. ye, ... İnş. Malz. Nak. Tem. Tekstil San. Dış Tic. Ltd. Şti.ye, ... Demir Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti.ye, ... ve ... Kömür İnşaat Nak. Moda Teks. San.ve Tic. Ltd. Şti.ye HMK 61. Maddesi gereğince ihbarını, huzurdaki davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davacının çekte imzası bulunan şahıslar hakkındaki hukuki yolları tüketmeden zamansız bir şekilde müvekkil Bankaya yöneltilmiş olduğu iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddine, beyanlar doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile icra takibi ile talep edilen miktarın %20 den aşağı olmamak üzere müvekkili banka lehine kötü niyet tazminatına takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar sayılı kararında, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere banka tarafından davaya konu çeklerin ödeme işlemlerine başlanmadığını, 20.02.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda, son iki çekin banka görevlisine tesliminin hemen ardından davacı ..., dava dışı ... ve banka personeline bir şeyler söylediklerini ve akabinde dava konusu üç adet çeki, banka görevlisinin davacı ...'a uzattığını, Davacı ...'un elleri bağlı şekilde bankoya yaslandığını, dava dışı ...'ün elini banko üzerinden uzattığı sırada, banka personelinin de elindeki çekleri dava dışı ... uzattığını ve 15:30 itibarı ile dava dışı ...'ün üç adet çeki aldığının tespitinin yapıldığını, bu tespitler bir arada değerlendirildiğinde, banka personeli tarafından çeklerin şekil şartları kontrolü yapılırken bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere daha ödeme safhası başlamadan davacı ve ... arasında çıkan tartışma nedeniyle banka personeli tarafından davaya konu çeklerin ödeme işlemelerine devam edilememiş olduğunu, kamera kaydı çözümlemelerinden anlaşıldığı üzere banka personeli tarafından davaya konu çekler davacıya uzatılmış davacının kendisine iade edilmek üzere banka personeli tarafından uzatılan çekleri kabul etmemesi nedeni ile çek ...'e iade edildiğini, bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı mahkemece sabit görülerek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin de şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına yönelik talebinin de reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin red kararına dayanak yaptığı bilirkişinin bu tespiti halihazırdaki davanın sebebi ve iddianın ta kendisi olduğunu, hesapta çek bedelleri olmasına, müvekkil hamilin çekleri bankaya süresinde ibraz ve teslim etmesine ve kimlik tespitinin yapılmasına rağmen, davalı bankanın 'ödeme safhasına geçmemesi' zaten davanın özü olduğunu, bu durumun hukuken de mantıken de davanın reddine değil, tam aksine kabulüne gerekçe gösterilebileceğini, davalı bankanın, tüm bu hususların varlığına rağmen, herhangi bir sebebe dayanarak ödemeden çekiniyor ise, davalı bankanın aslında keşidecinin üzerinde bulunması gereken riski kendi üzerine almış olduğunun kabulünün gerekeceğini, ancak Yerel Mahkemece bu husus da göz önünde bulundurulmaktan adeta imtina edildiğini, üstelik davalı banka müvekkilin borçlusundan teslim alarak ciro ettiği çeklerin kendisine ibrazından ve tesliminden, yani çekleri kendi uhdesine aldıktan sonra, 3. Şahsa teslim ederek; müvekkilinin alacağını hem o an için, hem de sonrasında kambiyo senedi vasfında bir kıymetli evrak ile tahsil etmesine engel olduğunu, ayrıca, müvekkilinin çekleri ciro etmiş olması nedeniyle, davalı düzgün ve sağlıklı ciro silsilesinin bozulmasına sebebiyet vermiş olduğunu, müvekkili ileriye dönük risk altına soktuğu ve müvekkilinin de ayrıca bu tutarlardan sorumlu tutulabileceği bir durumun yarattığını, ancak Yerel Mahkemece kanuna dayalı bu hukuki değerlendirmelerin kolayca yapılabilmesi ve davalı bankanın kusurlu hareketleriyle riski üzerine aldığı ve sorumlu olduğunun tespitinin yapılması gerekirken; şaşırtıcı ve mevzuattan tamamen kopuk bir değerlendirme yaparak, (beden dili) bilirkişi raporunda geçen davalı banka görevlisinin çekleri uzatmasına karşın müvekkilin kollarını bağladığını, davalı banka görevlisinin çekleri dava dışı ...' e teslim ettiğini, bu nedenle de davalı bankanın bir kusurunun olmadığını işbu eldeki davanın reddine gerekçe gösterdiğini, Yerel Mahkemenin nihai kararında hukuktan ve mevzuattan oldukça uzaklaşıldığını, davalı bankanın kanunda geçen ödeme zorunluluğunu, keşideci ile banka arasında akdedilen çek anlaşmasının, 3. kişi yararına bir sözleşme niteliği taşımasından kaynaklandığını, bu bağlamda, davalı banka, keşideci ile yaptığı gayri nakdi ticari sözleşmenin bir davranış yükümü olarak, yetkili hamil olan müvekkili zarardan uzak tutmak ve ona zarar vermemek zorunda olduğunu, ancak, eldeki olayda, davalı bankanın bu zorunluluğun tam aksine hareket ettiği açıkça anlaşıldığını, davalı banka görevlisinin müvekkilin çekleri cirolayarak ibraz etmesinin ve çek bedellerinin banka hesabına yatırılmasını talep etmesinin ardından, ödeme yapmaktan kaçınması ve çekleri müvekkilin kollarını bağlaması nedeniyle uhdesinde tutmak yerine çeklerle hiçbir alakası olmayan 3. bir şahsa teslim etmesi, keşideci ile yaptığı gayri nakdi ticari sözleşme hükümlerine ve sözleşmeden ve de kanundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiğini, bu tespitlerin hiçbirsinin Yerel Mahkeme'nin kararında değerlendirilmediğinin ortada olduğunu, buna karşın, Yerel Mahkeme davalı bankanın kusur durumunu mevzuat hükümlerine göre belirlemek yerine, banka görevlisi çekleri uzattığında müvekkilin kollarını bağlamış olmasını çekleri teslim almak istemediği yorumunu yaparak belirlendiğini, bir an için dahi olsa tutar yönü olmayan bu yorumun doğruluğunu kabul edilse dahi müvekkilinin kollarını bağlamış olmasını çekleri teslim almak istememesi yönünde yorumlansa dahi çekleri teslim almak istemeyen bir hamil karşısında davalı banka görevlisinin yapması gereken, çeklerle hiçbir ilgisi olmayan 3. Şahsa teslim etmek değil, hamile ödemesini yapmadığını, sadece bu hareket dahi bankanın kusuru ve neticede sorumluluğunu doğurduğunu, davalı banka, kanuna uygun olarak üzerine düşen edimi ifa ile çeklerin karşılığını hamil olan müvekkiline ödemiş olsa idi; hukuka uygun başlayan ve gelişen bir hukuki ilişki, yine hukuka uygun bir şekilde sona ereceğini, bankanın iradi bu davranışı, bu ilişkiyi sonradan hamile zarar verici hukuka aykırı bir ilişki şekline büründürdüğünü, ortada kanundan kaynaklanan bir hukuki ilişkinin doğurduğunu, zarar vermeme borcunun mevcut olduğunu, bu ilişki ve borcun ihlali ise sözleşmeden doğan borcun ihlali kapsamında olduğunu, açıklanan nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar sayılı kararının bozulmasına/kaldırılmasına, davanın ve taleplerin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafından ... ... şubesine ait ... nolu 1.240.000.TL bedelli ... nolu 910.000.TL bedelli ve ... nolu 100.000.TL bedelli 3 adet çekin tahsil için davalı bankaya teslim edildiği, çekler bedellerinin ödenmesi yerine üçüncü kişiye teslim edildiği bu nedenle davacının zarara uğradığı ileri sürülmüş ise de, tüm dosya kapsamı ve olay anına ilişkin kamera kayıtları birlikte değerlendirildiğinde banka görevlisinin çekleri davacıya uzattığı davacının çekleri almadığı, davalı bankanın kusurlu olduğu ve buna bağlı olarak davacının zarara uğradığının ispat edilmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2023 tarih, 2020/16 Esas ve 2023/47 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1623, K. 2026/2233, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1623-e-2026-2233-k-d6fc10ef6516