Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/966 E. 2026/1019 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/966
Karar No
2026/1019
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/966 KARAR NO : 2026/1019

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2026 NUMARASI : 2026/223 D.İş E. 2026/221 D.İş K. TALEP EDEN : .... VEKİLİ : .... BORÇLULAR : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından verilen dava dilekçesinde, borçlu taraftan alacağı olan ..... Atakum Samsun Şubesi tarafından verilen 28/02/2026 keşide tarihli 13.000.000,00 TL bedelli çekin karşılığının süresi geçmesine rağmen borçlular tarafından ödenmediğini, 13.000.000,00 TL üzerinden borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği anlaşılmıştır. İhtiyati hacize itiraz eden vekili 18/03/2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; borca konu çekte yer alan imzaya ilişkin imza itirazı mevcut olup çekin geçerliliği yönünde kesin bir delil bulunmadığını, çekteki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin arabuluculuk tutanağında açık ikrar bulunduğunu, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının.... hazırlık dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ....ihtar çekildiğini, buna rağmen kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, borcun var olmadığını, diğer borçlu şirkete teminat çeki olarak verildiğini ve taraflar arasındaki anlaşma kapsamında organizasyon işinin gerçekleştirilmediğini, müvekkili borçlunun mal kaçırma kastının bulunmadığını, süresi içerisinde itiraz yoluna başvurulmuş olup yapılacak inceleme neticesinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından 11/03/2026 tarihli Değişik İş Kararı ile; İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile, 13.000.000,00-TL borcu karşılayacak şekilde borçluların menkul ve gayri menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, üzerine İ.İ.K'nun 257. ve müteakip maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına, İcra İflas Yasasının 36.maddesinde öngörülen güvencelerden birinin ihtiyati haciz isteyenden alınmasına. Güvencenin ihtiyati hacze konu miktarının %15 miktarında olmasına karar verildiği; 08/04/2026 tarihli Ek Karar ile; İhtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan borçlu ....vekili dilekçesinde özetle, söz konusu çekin üzerinde yer alan imzanın müvekkili yetkilisine ait olmadığını, çekin üzerinde bulunan ilk imzanın karalanarak çekin üzerine paraf atılmadan tekrar imza atıldığını, çekin üzerinde işleme alınmadığına dair şerh bulunmasına rağmen çekin takibe konu edildiğini, diğer borçlu ....'in bu dosyada vermiş olduğu ifadede çekin üzerindeki imzayı kendisinin attığını ve bedel kısmını doldurduğunu beyan ettiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ileri sürdükleri itirazlar yargılama gerektirir nitelikte görülüp görmezden gelindiğini, alacaklının tüm eylemleri çeki sahte imza ve bedelle kendisine teslim eden diğer borçludan alacağını tahsil edemediğinden son çare olarak müvekkil şirketten tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz talep edebilme şartları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. Maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir. Alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. İhtiyati haciz kararına karşı itiraz ise İİK’nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.Borçlu,kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin, “dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı” itiraz edebilir. Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz isteyen talep dilekçesinde; borçlu taraftan alacağı olan..... Atakum Samsun Şubesi tarafından verilen 28/02/2026 keşide tarihli 13.000.000,00 TL bedelli çekin karşılığının süresi geçmesine rağmen borçlular tarafından ödenmediğini, 13.000.000,00-TL üzerinden borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı tarafın itirazı üzerine 08/04/2026 tarihli ek karar ile "Dosya kapsamından; ihtiyati haczin dayanağının ..... Atakum Samsun Şubesi tarafından verilen 28/02/2026 keşide tarihli 13.000.000,00 TL bedelli çek olduğu görülmektedir. İİK 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri olarak mahkemenin yetkisi, teminat ve haczin dayandığı sebepler olmak üzere tahdidi şekilde sayılmıştır. 18/03/2026 tarihli ihtiyati hacize itiraz dilekçesinden; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edildiği anlaşılmaktadır. İleri sürülen itiraz sebepleri dikkate alındığında; çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirmekte olup bu hususta diğer borçlunun ikrarı alacaklıyı bağlamamaktadır. Çekteki imzanın sahteliği hususunda yapılan şikayette yargılamayı gerektirmektedir. Keza çekin bedelsiz olduğu, çekin verilme sebebinin gerçekleştirilmediği hususları da yargılamayı gerektirir niteliktedir. İhtiyati hacze itiraz edenin .... ihtar çektiği anlaşılmakta ise de çekin kambiyo evrakı niteliği itibariyle işbu dosyada ihtiyati haciz talep edilmesini engelleyici mahiyette olmadığı görülmektedir. Mahkememizce ihtiyati haciz kararı İİK 257/1 kapsamında verilmiştir. Sonuç itibariyle ileri sürülen sebeplerin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiş," gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden .... vekili tarafından, söz konusu çekin imzasız bir şekilde boş olarak .... yetkilisine verildiğini, diğer borçlu şirket yetkilisinin imza kısmını kendisinin sahte bir şekilde doldurduğunu, bedel kısmını da sonradan doldurduğunu, bu durumu arabuluculuk görüşmesinde ikrar ettiğini, diğer borçlu şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve savcılık dosyasının mevcut olduğunu, kambiyo senedi vasfında olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İİK’nın 257. ve 258. Maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesinin yeterli olduğu, alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması olduğu, sözkonusu çekin keşide tarihinin 28/02/2026 tarihi olduğu, ihtiyati haciz talep tarihi olan 11/03/2026 itibariyle borcun muaccel olduğu, istinaf kanun yoluna başvuran ....vekili çekteki imzanın ve bedel kısmının sonradan diğer borçlu şirket yetkilisi tarafından doldurulduğunu, bu hususta diğer şirket yetkilisinin ikrarı olduğunu belirtmiş ise de; diğer borçlu şirket yetkilisinin bu beyanının alacaklı banka açısından bağlayıcı olmadığına ve çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirmekte olduğuna yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, söz konusu çekteki imzanın sahte olduğuna ilişkin henüz dosyaya sunulan bir Adli Tıp Kurumu raporu veya bilirkişi raporu da olmadığı da nazara alındığında bu aşamada, mahkemece itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden .... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.İhtiyati hacze itiraz eden .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE, 2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/06/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/06/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/966, K. 2026/1019, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-966-e-2026-1019-k-55afdb1fb47b