Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1789 E. 2026/1180 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1789
- Karar No
- 2026/1180
- Karar Tarihi
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1789 KARAR NO : 2026/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......E. sayılı derdest dosyada davalı vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine ilişkin ...... tarihli ara kararı
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2026 BAM KARAR TARİHİ : 14/10/2026 BAM KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya çeşitli faturalar kesildiğini, kısmen ödeme yapılsa da alacağın tamamının ödenmediğini, alacağın faturalar ile sabit olduğunu, alacağı sürüncemede bırakıldığından mağdur olduğunu, davalının icra dosyasını semeriz bırakmak için kötü niyetle itiraz ettiğini, mal kaçırma girişiminde bulunduğunu belirterek, asıl alacak 5.629.300 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, nihayetinde itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap ve ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; davalının sürekli telefon alım satımı yaptığından bir sorun olmadığını düşünerek faturalara itiraz etmeyip faturaları ticari defterlere işlediğini, icra takibine konu faturalarlardaki telefonların davalı tarafından teslim alınmayıp faturaların gerçeği yansıtmadığını, olaya ilişkin Soruşturma devam etmesine rağmen sadece cari hesaba dayalı ihtiyati haciz kararının yasaya aykırı olduığunu, irsaliye düzenlenmediğini, davalının yıllardır ticari faaliyetlerini gerçekleştirip mal kaçırma girişimi ve borca batık olmadığını belirterek, haksız davanın reddini ve ihtiyati haczin kaldırılmasını savunmuştur. B-İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti: Mahkemenin 29/07/2026 tarihli kararı ile; "...davacı şirket tarafından davalı hakkında fatura alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, borç sebebinin faturadan kaynaklı bakiye cari hesap/fatura alacağı olarak gösterildiği, ayrıca Mahkemece GİB'ye yazılan müzekkereye gelen 03/07/2026 tarihli cevabi yazıda davacı ve davalı şirkete ait BA/BS formlarının da gönderildiği anlaşılmıştır. ...ihtiyati haciz talep eden davacının yukarıda belirtilen e-faturalar, e-irsaliyeye göre faturalardan kalan bakiye cari hesap alacağı nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında dosyada yer alan evraklar ve gelen müzekkere cevapları gözetilerek mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; davalının 5.629.300 TL alacağa yetecek kadar yedinde ve/veya üçüncü şahıslarda bulunan menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine, taktiren alacağın %15'i oranında (844.395,00 TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında, İİK'nın 257 ve müteakip hükümleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına..." karar verildiği görülmüştür. C-İHTİYATİ HACZE DAVALILARIN İTİRAZI: Davalı vekilince yukarıda ayrıntıları belirtilen itiraz dilekçesi sunulmuştur. Mahkemece bu itiraz 10/09/2026 tarihli mürafaada değerlendirilmiştir. D-Mahkemenin İhtiyati Hacze İtirazın Reddine Dair 11/09/2026 tarihli (İSTİNAFA KONU) Ara Kararında: "...Mahkememizin 29/07/2026 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ihtiyati hacze dair yaklaşık ispat şartlarının mevcudiyetini koruduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu aşamada itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılarak ihtiyati hacze vaki itirazların reddine ..." karar verildiği görülmüştür. E-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda açıklanan cevap ve itiraz dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; hiçbir ürün teslim edilmediğini, davacının teslime ilişkin imzalı irsaliye sunamadığını, borcu olmadığını, irsaliye imzası bulunmadığını, emtiaları hiç almadığı faturalardan dolayı borçlu konuma sokulup Savcılık tahkikatına konu uyuşmazlıkta alacağın kuvvetli var olduğundan bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının olumsuz sicili olmayan, düzgün ticaret yapan, ekonomik durumu borcu fazlası ile karşılar durumdaki kişi olup yargılamada davacının haklı çıkması halinde alacağın tahsil imkanı bulunduğunu, yetersiz gerekçe ile verilen ihtiyati hacze itirazlarının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğundan kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı için yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olup, tam ve kesin ispat aranmayacağını, dava ve takibe konu faturaların davalı tarafça kendi BA formlarında vergi dairesine bildirilmiş olup davalının cevap dilekçesinde ikrar edildiğini, BA bildirimlerinin, fatura içeriğindeki malların teslim alındığına yasal karine olup ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın sağlandığını, davalının savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ve borcu karşılayacak ekonomik güce sahip olduğu beyanlarının, borcun muacceliyetini ve mevcut yaklaşık ispatı etkileyecek nitelikte olmadığını, davalı/borçlunun hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddini talep etmiştir. D-DELİLLER: .......Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... E. sayılı derdest dosyada ihtiyati hacze itirazın reddine dair ....... tarihli ara kararı ve dosya kapsamı. E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme konu karar başlığında; davacı şirketin vergi yada mersis nosu, davalının TC kimlik nosunun, davacı şirketin ve taraf vekillerinin ve adreslerinin yazılmaması, İİK 260. ve 6100 sayılı HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Uyuşmazlık, eldeki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268.maddesinde yer almaktadır. HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." hükmüne yer verilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257.maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258.maddesi "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Somut olayda; icra takibinin e- arşiv faturalara dayalı olduğu, dosyaya kazandırılan ...... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce sunulan ....... tarihli yazı ve ekindeki davalıya ait BA/ BS formu kayıtlarında; davalının 2026 yılı içerisinde davacı şirketten 3 adet belge karşılığında 3.721.124,99 TL tutarında, 2025 yılında ise 1.516.916,67 TL'lik mal/hizmet aldığını vergi dairesine beyan ettiği görülmüştür. Yine dosyaya kazandırılan ....... tarihli ...... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı ve ekinde davacı şirkete ait BA/BS kayıtlarında davalıya 2026 yılında 3.721.124,99 TL'lik, 2025 yılında ise davalıya 1.516.916,67 TL'lik mal satıldığına ilişkin beyanda bulunulduğu, böylelikle kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ancak, icra takibinin 5.629.300 TL asıl alacağın tahsili talep edilmesine rağmen, eldeki davanın kısmi olarak 1.000 TL üzerinden açıldığı görülmüştür. Haliyle, eldeki davanın 1.000 TL üzerinden açılmasına ve icra takibindeki miktar olan 5.629.300 TL'den açılmış bir dava bulunmamasına rağmen, Mahkemece icra takibindeki miktar esas alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemenin dikkate alacağı değer, dava açılışındaki değerdir. Bu durumda dava değeri olan 1.000 TL'nin azlığı da dikkate alındığında, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere bu hâliyle İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati hacze ilişkin kanuni koşulların somut olayda oluşmadığı sonucuna varılmış, Mahkemece verilen ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle Mahkeme kararı isabetli olmayıp, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-)(b-2) bendi gereğince kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-)Davalı vekilinin ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... E. sayılı derdest dosyada ihtiyati hacze itirazın reddine dair ...... tarihli ara kararına ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin verilen ....... tarihli ara karar ile ......tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin verilen ara kararların ayrı ayrı KALDIRILMASINA, Bu Kapsamda Dairemizce Yeniden Aşağıdaki Şekilde Hüküm Kurulmasına; 1-)Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; 1-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, 2-)İstinaf eden davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıya iadesine, 3-)İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, 6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/10/2026
Başkan E-imza
Üye E-imza
Üye E-imza
Katip E-imza
Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.