Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1157 E. 2026/1280 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1157
- Karar No
- 2026/1280
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1157 - 2026/1280 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1157 KARAR NO : 2026/1280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2025 NUMARASI : 2016/441 Esas 2025/392 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ...'ın 25.11.2014 günü, ... isimli iş yeri civarında otobüsten inip yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmek için beklediği esnada, davalılardan...'ın sevk ve idaresindeki,... istikametinden gelip... istikametine kontrolsüz ve süratli şekilde seyreden ... plakalı (... Minibüs 15 yolcu kapasiteli) araçla, seyrederken müvekkiline çarpması sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrası kafatasında kazadan kaynaklı kırıklar oluştuğunu, kafatasında bir bölümün çöktüğünü ve vücudunun büyük bir bölümünün felç olduğunu, davacının tedavi süresi boyunca taksi ile hastaneye götürülüp getirildiğini, ancak harcama belgesi bulunmadığını belirterek; 50.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000,00 TL kalıcı maluliyet, 5.000,00 TL geçici maluliyet, 1.000,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 61.500,00 TL tazminatın olay tarihi olan 25.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, (sigorta şirketi manevi tazminat hariç diğer taleplerden poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 21/04/2025 harç tarihli bedel arttırım dilekçesiyle; 2.444.350,36 TL kalıcı maluliyet, 20.320,03 TL geçici maluliyet, 7.164,04 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 2.472.334,43 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket merkezi Ümraniye'de olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, talep hakkında ayrıca husumet ve zamanaşımına itirazında bulunduklarını, kusur dağılımının tespiti için dosyanın alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyete (Adli Tıp, Üniversite, İhtisas Kurulları) tevdii ile rapor düzenlemesini talep ettiklerini, davacının maluliyetinin tespiti halinde ise gelir durumu kesin delillerle ispatlanması, sürekli ve düzenli geliri bulunması gerektiğini, net geliri durumu ispatlanamadığı takdirde ise asgari ücretten hesap yapılması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 25.11.2014 günü ...mahallesi ...bulvarı üzerinde yasal hız sınırları içerisinde ilerlerken önündeki aracın bariyerlere çarparak kaza yaptığını, davacının kulağında kulaklık bulunduğunu, bu sebeple müvekkilin korna ikazlarını duymadığını, davacının maddi tazminata yönelik istekleri talep edilirken kusur oranlarının hesap edilmediğini bildirerek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının yaralanmasına sebebiyet veren davalı işletene ait ... plakalı aracın, kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalandığı, poliçede sakatlanma 268.000,00 TL ve tedavi giderleri 268.000,00 TL limitle sınırlandırıldığı, Kazan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/05/2016 ve 2015/743 E., 2016/620 K. sayılı dosyasında, davalı sürücü...'ın sanık olarak aleyhinde yapılan ceza yargılamasında hükme esas alınan 23/05/ 2016 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü...'ın asli kusurlu, yayanın ise kusursuz olduğu kabul edilerek taksirle yaralamaya sebebiyet vermeden cezalandırılmasına karar verildiği, mahkemece ceza dosyası kapsamı ve dosya kapsamı üzerinde Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 11/10/2024 tarihli raporda; "25/11/2014 günü saat 08:30 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... istikametine...bulvarı üzerinde seyri sırasında geldiği olay mahallinde ön ilerisinde meydana gelen maddi hasarlı kazadan kaçmak için manevrası sonrası aracının sağ ayna kısmı ile yaya geçidi mahalli yakınında yol dışında yolun karşısına geçmek için beklemekte olan yaya ...'a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, işbu kazada sürücünün, yönetimindeki minibüs ile gündüz vakti bölünmüş yoldan seyredip olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkatini yeterince vermediği, hızını yaya geçidi mahalli yaklaşımını dikkate alarak asgari seviyeye düşürmeye özen göstermediği, bu şekilde gördüğünü beyan ettiği ön ilerisinde meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeniyle kontrolsüzce manevra ile, yolun karşısına geçmek için yaya geçidi yakınında yol dışında bulunan yayaya tehlikeli biçimde yaklaşıp, tedbirsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, yaya ...'ın ise, gündüz vakti olay mahalli yaya geçidinde yolun karşısına geçmek için yolun dışında beklediği esnada meydana gelen kazada kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının tüm tıbbi evrakları celp edilerek davacının maluliyet durumunun "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre rapor hazırlanması için İstanbul Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan alınan raporlarda; "11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: A- a. anamnezine göre kaza öncesi maluliyetinin Gr1 I (13a-------30) A %34x1/2=%17, b. Son durum muayenesine göre maluliyetinin Gr1 I (12b-------45 A %49, c. Kaza öncesi maluliyet oranı kaza sonrası maluliyet oranından çıkarıldığında (%49.0-%17.0=%32.0) söz konusu olay nedeniyle oluşan maluliyetinin E cetveline (yaşına) göre %32.0 (yüzdeotuzikinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, maluliyet oranı sorulduğunda olay tarihli yönetmelik ve tüzüklerden yararlanılarak Mahkemelerce sorulan hususta rapor düzenlendiği, bu açıklama çerçevesinde kullanılan 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve 28/09/2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin sadece çalışma gücünün kaybına (%60-emeklilik için kullanılan) yönelik Ek-1 bölümü dışında her hangi bir bölümü bulunmadığı, 85/9529 sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve 11 Ekim 2008 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde ise Ek-1 bölümüne ilaveten meslek hastalıklarının bulunduğu Ek-2 bölümü ve meslekte kazanma gücünün belirlenmesine yönelik liste ve cetvellerin bulunduğu Ek-3 bölümünü içerdiği dikkate alındığında, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı belirlenmesi için mutlaka bu Ek-3 bölümü bulunan yönetmelikten yararlanıldığını, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 (altı) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin" bildirildiği, 25/11/2014 tarihinde, ... plakalı, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı, diğer davalıya ait aracın, davalı sürücü...'ın %100 kusurlu sevk ve idaresi nedeniyle, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen kazada vücut genel çalışmasında %32.0 kaybına, 18 ay iş ve güçten kalmasına ve 6 ay süreyle bir başkasının bakımına muhtaç olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, ayrıca SGK tarafından karşılanmayan tedavi/yol gideri olduğu, davacının asgari ücretin 1.058,85 katı gelire sahip olduğu, kazanın gerçekleşmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığı nazara alınarak yapılan hesaplama neticesinde; geçici iş görmezlik zararının 20.320,03 TL, daimi maluliyet zararının 2.444.350,36 TL, 7.164,04 TL geçici bakıcı gideri ve tedavi sırasında 215,01 TL yol gideri zararı olduğunun tespit edildiği, bu zararların tamamından davalı sürücü ve işletenin kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi ise (sigorta poliçesinde sağlık gideri teminatında; geçici bakıcı giderini, tedavi yol gideri ile geçici iş görmezlik zararı, sakatlanma teminatı limitinden kalıcı iş gücü zararını isteyebileceğinden) toplam 295.699,08 TL siyle sınırlı olmak üzere ve talep nazara alınarak, sigorta şirketinden dava tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, tüm davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının "Kısmen Kabulü ile; 215,01TL yol gideri, 7.164,04TL bakım/bakıcı gideri, 20.320,03TL geçici iş göremezlik zararı ve 2.444.350,36TL kalıcı iş görmezlik zararı olmak üzere toplam 2.472.049,44TL'den(sigorta şirketinin poliçe limitleri nazara toplam 295.699,08TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden dava tarihi olan 10/05/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihi olan 25/11/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacının manevi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile; 50.000,00TL manevi zararın kaza tarihi olan 25/11/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ... A.Ş.'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı... istinaf dilekçesinde, kusur raporunun kabul etmediklerini, ilk derece mahkemesi kararının hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı kapsamında ihlal teşkil ettiğini, itiraza rağmen yerel mahkemece ek rapor alınmadan hatalı ve eksik bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, ek rapor alınmadan işin esası hakkında itiraz edilen rapora dayanarak hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamaların büyük çelişkiler ve eksiklikler içerdiğini, dosyada yer alan Hacettepe Üniversitesi Raporu (09/03/2020) ile Adli Tıp Kurumu Raporu (16/05/2024) arasında geçici ve sürekli iş göremezlik oranları ile bakıcı giderleri gibi kalemlerde fahiş miktarda farklılıklar bulunduğunu, özellikle Hacettepe Üniversitesi'nin raporunda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %6 olarak belirlenmişken, Adli Tıp Kurumu raporlarında bu oranın %32 olarak gösterilmesi, raporlar arasındaki derin çelişkinin en bariz göstergesi olduğunu, davacı tarafın 21/04/2025 tarihli ıslah dilekçesinin , hukuki dayanaktan yoksun ve yukarıda kusur ile zarar hesaplamaları yönünden itiraz ettikleri 14/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna dayandığını, hatalı bir rapora dayalı olarak fahiş miktarda bir dava değerinin ıslah yoluyla artırılmasına izin verilmesinin müvekkillerinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi, gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4. maddesinin k bendinde maluliyet tanımına yer verilmiştir. Buna göre " Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali" olarak tanımlanmış yine Yönetmeliğin sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitini düzenleyen 9 ve 10 maddelerinde %60 maluliyet ve üzeri için maluliyet tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle bu yönetmelik sadece %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Yine Yönetmeliğin 23.maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış düzenlemesine yer verilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin tümden kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Keza ek cetvellere ilişkin yeni bir düzenleme de yapılmamıştır. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin %60'ın altında (%0 olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken aynı cetvellerin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller) esas alınması gerektiğinden maluliyetin ve sürekli bakıcı ihtiyacının tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (4 sayılı Kararname) ile de Adli Tıp Kurumu yeniden düzenlenmiş olmasına, Nitekim 4 sayılı Kararname'nin 7. maddesinde Adli Tıp Üst Kurulları hakkında düzenleme yapılmış olup Kararnamenin 16 ncı maddesinin (d) bendinde Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri inceleyip kesin karara bağlamak Adli Tıp Üst Kurullarına verilen görevlerden biri olarak hükme bağlanmasına, anılan düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, Adli Tıp Üst Kurulları çeşitli sağlık kuruluşları ile Adli Tıp İhtisas Kurulları raporları arasında çıkabilecek çelişkileri son merci olarak inceleyip kesin olarak karara bağlamakla görevli kılınmış olmasına, Adli Tıp Üst Kurulu tarafından çelişkinin giderildiğinin anlaşılmasına göre maluliyete ilişkin bu yöndeki istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir. Kusura ilişkin olarak, 25.11.2014 günü saat 08:30 sıralarında sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile... istikametine ...Bulvarı üzerinde seyri sırasında geldiği olaya mahallinde ön ilerisinde meydana gelen maddi hasarlı kazadan kaçınmak için manevrası sonrası aracının sağ ayna kısmı ile; yaya geçidi mahalli yakınında yol dışında yolun karşısına geçmek için beklemekte olan yaya ...’a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, Kazan Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli gerekçeli kararı içeriğinde “..Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde...'ın kullandığı ... plakalı ticari nitelikteki servis minibüsü ile seyir halinde iken az önünde meydana gelen bir kazanın da etkisiyle, gerçekleşen bu kazada ilave bir zarar oluşturmamak ve kazanın etkisinden kurtulmak amacıyla yolda güzergah dışı manevra yaptığı, bu manevra esnasında yaya geçidi noktasında bulunan ve henüz yaya geçidi üzerine çıktığına dair tanık anlatımları da dahil olmak üzere herhangi bir tespit bulunmayan, yol kenarında bulunan müştekinin kafa kısmına aynası ile çarparak doktor raporunda belirtildiği şekliyle yaralanmasına neden olduğu, olayda müştekinin yaya geçidi üzerinde bulunduğuna dair bir tespit olmaması ve müştekinin yol kenarında bekliyor olduğunun kabul edilmiş olması nedeniyle sanık...'ın kusurunun olmadığı yönündeki savunmalara itibar edilemeyeceği ve daha önceden gerçekleşen kaza nedeniyle manevra yaparak aracını yaya müştekinin bulunduğu yakın noktadan geçirmek suretiyle aynasıyla müştekiye çarptığının kabulü gerektiği, bu oluş içerisinde sanığın asli kusurlu olarak müştekinin yaralanmasına neden olduğu, müştekinin şikayetçi olması sebebiyle suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve bu haliyle sanığın eylemi sabit görülerek cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine varılmış olmakla, bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü...’ın yönetimindeki minibüs ile gündüz vakti bölünmüş yolda seyredip olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkatini yeterince vermediği, hızını yaya geçidi mahalli yaklaşımını dikkate alarak asgari seviyeye düşürmeye özen göstermemiş bu haliyle ifadesinden gördüğünü beyan ettiği ön ilerisinde meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeni ile kontrolsüzce manevrası ile yolun karşısına geçmek için yaya geçidi yakınında yol dışında bulunan yayaya tehlikeli biçimde yaklaşıp, tedbirsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunun, davacı yaya ... gündüz vakti olay mahalli yaya geçidinden yolun karşısına geçmek için yol dışında beklediği esnada meydana gelen kazada kusursuz olduğu belirtilmiş olup, raporun dosya kapsamı, ceza dosyası içeriği ile uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı... vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 172.281,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 43.070,31 TL’nin mahsubu ile kalan 129.210,90 TL harcın davalı...’dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı... tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.