Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/714 E. 2026/830 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/714
- Karar No
- 2026/830
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/714 Esas
KARAR NO: 2026/830
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/01/2024
NUMARASI: 2020/49 E. - 2024/3 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın, müvekkilinin ablasının oğlu bir başka ifade ile öz yeğeni olduğunu, davalı ...'nın, ...’da ... fabrikası kurulması hususunda ... şahıslarla gayrıresmi bir ortaklık kurduğunu, bu ortaklığa konu fabrikanın kurulacağı araziye dair kira sözleşmesi ...’nın kardeşi ... tarafından imzalandığını, iş bu sözleşmede açıkça ... fabrikasının kurulması zikredildiğini, davalı bu fabrikayı makinalarıyla birlikte davacı müvekkiliye devir ve teslim ettiğini, davacı müvekkili yaptığı sözlü bir anlaşma ile kabul ettiğini, bu anlaşma neticesinde yeğenine güvenerek kendisine teminat amaçlı 135.000USD, 15.000USD, 15,000USD ve 10.000.USD, ABD Dolar miktarlı 4 adet senet verdiğini, ancak davalı devir ve satışını taahüt ettiği fabrika ve makinaların, davacı müvekkiliye devir ve teslimini yapmadığını, bu hususlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/115394 soruşturma numaralı dosyasında davalıya ait 14.11.2019 tarihli beyanında açıkça ikrar edildiğini, bu soruşturma sonucunda davalı ... aleyhinde senedin bedelsiz kullanımından kaynaklı İstanbul 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/540 Esası ile dava açıldığını, davalı taraf ne fabrikayı ne de makinaları müvekkiliye teslim etmediğini, davalı teminat olarak yedinde bulundurduğu senetleri haksız bir şekilde .... İcra Dairesinde ... E. ve .... İcra dairelerinde ...Esas, .... İcra dairesinde ... Esas ile icra takiplerini başlattığını, müvekkili aleyhinde açılmış 3 icra takip dosyasına karşı ticaret mahkemesinde menfi tespit davası açmak üzere dava şartı olması sebebiyle Hatay Arabuluculuk Bürosu aracılığı ile İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunduğunu, bu nedenlerle; .... İcra Dairesinin ... E. ve .... İcra dairesinin ...Esası, .... İcra dairesinin ... Esaslı icra takiplerine karşılık müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerin iptali ve sözkonusu icra takiplerine konu 06.09.2013 keşide 01.01.2014 vade tarihli 135.000USD, 13.08.2019 keşide 25.12.2013 vade tarihli 15.000USD, 13.08.2013 keşide tarihli 15,000USD ve 13.08.2013 keşide tarihli 10.000USD, ABD Dolar miktarlı senetlerin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf iddia ve iftiralarını kesin olarak kabul etmediğini, davaya konu farklı bedeller içeren birden fazla bononun varlığı , teminat senedi iddiasının açıkça olağan hayatın akışına aykırlığının da göstergesi olduğunu,
davacı tarafından delil olarak beyan edilen ceza yargılaması hukuk davasının delili olmayacağını, ceza yargılaması menfi tespit davası sonucu ile bağlı olduğunu, toplam 175.000 USD senet bedeli ve bu bedele dair icra takip dosyalarındaki takibe konu alacak bedelleri üzerinden dava harcı ödenmediğini,
dava konusu icra takiplerinde kısmi tahsilat yapılmış olmakla bu kısım için davanın istirdat davası olduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu yetkisine dair itirazın kabul edildiğini, kabule rağmen davaya dayanak arabuluculuk son tutanağı Hatay Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenmediğini, bu nedenlerle; Toplam 175.000.USD beyan edilen senet bedelleri ve 397.000.Tl Harca esas dava değerine rağmen 97.000.Tl üzerinden ödenen eksik harcın kesin sürede tamamlattırılmasına , aksi halde davanın red edileceğinin ihtarına ,
HMK ilke ve kuralları gereğince davacının yazılı delile karşı yazılı delil ile ispat kapsamında davasını ispat edecek delile dayanmadığı ve kendiliğinden getirme ilkesi gereğince de iddiasını ispata yarar yazılı delileri sunmadığı ,dikkate alınarak davanın dinlenebilirlik koşulunu sağlamadığından reddine,
Yetkisiz arabuluculuk bürosu tarafından usule uygun müzakere ve katılım sağlanmadığından dava şartı eksikliğinden dolayı davanın reddine ,
İcra dosyasından yapılan satış neticesinde davacı mal varlığından çıkan taşınmaz bedeline dair kısım hakkında 1 Yıllık hakdüşürücü süre aşılmakla davanın bu kısım yönünden süre aşımı sebebi ile reddine,
Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin aynı gerekçe ve hukuki sebebe dayalı derdest davası nedeni ile derdestlik itirazının kabulüne,
haksız davasının reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/49 esas, 2024/3 karar sayılı, 08/01/2024 tarihli kararı ile; "Kambiyo senetlerinin nitelikleri itibariyle düzenlenmelerine esas teşkil eden asıl borç ilişkisinden soyut bir borç oluşturduğu ve senedi elinde bulunduran kişinin ayrıca alt ilişkiyi ispatlamak zorunluluğu olmadığı, dava konusu senet metinleri üzerinde senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibarenin yer almadığı, senetlerin ihdas nedeni olarak "nakden" ibaresinin yazılı olduğu, senetlerin teminat senedi olduğu ve senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair iddiaların ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu delillerle ve dava dilekçesinde dayandığı ve mahkememiz huzurunda icrası yapılan yemin delili ile de iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın REDDİNE, kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dava dosyasında belirtilen hususları eksik veya yanılgılı bir değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini, davalı ...'nın, müvekkilinin ablasının oğlu, öz yeğeni olduğunu, davalı ... fabrikası kurulması sebebiyle ve söz konusu fabrikayı makinalarıyla birlikte müvekkiline devir ve teslim etmeyi, yaptığı sözlü bir anlaşma ile kabul ettiğini, müvekkili yeğeni davalıya güvenerek teminat amaçlı 135.000USD, 15.000USD, 15,000USD ve 10.000.USD, ABD Doları miktarlı 4 adet senet verdiğini,davalının sözkonusu senetleri fabrikayı ve fabrika makinalarını müvekkiline devir ve teslim amacıyla aldığını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/115394 soruşturma numaralı dosyasında verdiği ifadesinde ikrar ettiğini, ancak davalı devir ve satışını taahüt ettiği fabrika ve makinaların, davacı müvekkiline devir ve teslimini yapmadığını, soruşturma dosyasında bu durumun davalının beyanlarıyla sabit olduğunu, tanık beyanlarıyla iddialarının sabit olduğunu, mahkeme dava dosyasında belirtilen delilleri eksik veya yanılgılı bir değerlendirme sonucu davanın reddine karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasının ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi kapsamında davacı senetteki imzayı inkar etmediğini, farklı tarihlerde verilen birden fazla kambiyo senedinden dolayı davalıya borçlu bulunmadığı, aynı bonoların bir taraftan teslim edilmediği iddia edilen mal karşılığı iddiası ile birlikte bu iddia ile çelişmek sureti ile teminat amaçlı verildiği iddialarına dayalı menfi tespit talep ettiğini, davacının beyan ve iddialarını çelişkili olduğunu, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi halinde dava değeri olan 397.000.00.TL üzerinden hesaplanan vekalet ücretinde hataya düşüldüğünü, senede karşı senetle ispat kuralına rağmen herhangi bir yazılı delil ve senede dayalı olmadan açılan davanın davacı tarafından ispat edilmeyeceğinin kesin olarak bilinmesine rağmen dava konusu edildiğini, davacının bedelsiz senedin tahsile konulduğu iddiası ve bu iddiaya dair ceza yargılamasında verilecek kararın bağlayıcı olacağı iddia ve talebi sonucunda bekletici mesele yapılan ceza yargılaması sonucunda davalı sanığın bedelsiz senedi tahsil etmediği gerekçesi ile beraat kararı verildiği ve kesinleştiğini, iddialarını ispat edemeyen davacının iş bu kez yemin kesin delile dayanmak sureti ile davalıyı yemine daveti gereğince davetin kabul edilerek davalı tarafça yemin eda edildiğini, davacının istinaf talebinde kötü niyetli olduğunu, mahkemece ilk başta 97.000 TL olarak dava değeri esas alınarak vekalet ücretinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, güncel dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesini ve kötü niyetli dava ve istinaf talebinde bulunan davacının istinaf talebinin reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın haksız ve yersiz olarak istinaf yoluna başvurduğunu, davalının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçeklikten uzak istinaf talebinin reddedilmesini ve istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak, teminat senedi olarak verildiği iddia edilen bonolara yönelik bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından esasa yönelik yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekili tarafından harçlandırılmış dava değeri (397.000-TL) üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; davalı tarafından davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas, .... İcra Müdürlüğünün ... esas ve .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyaları üzerinden başlattığı icra takiplerine konu 06.09.2013 düzenlenme tarihli 01.01.2014 ödeme tarihli ve 135.000 USD bedelli, 13.08.2013 düzenlenme tarihli, 25.12.2013 ödeme tarihli 15.000 USD bedelli, 13.08.2013 düzenlenme tarihli 15.000 USD bedelli ile 13.08.2013 düzenlenme tarihli 10.000 USD bedelli bonoların teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de senetlerin ihdas nedeni olarak "nakden" ibaresinin yazılı olduğu, senet metinleri üzerinde senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı görülmüştür.
Kambiyo senedi borçlusunun, senedin teminat amacı ile verildiği ve bedelsiz olduğu iddialarını senet ile ispat etmesi gerekmekte olup her ne kadar davacı vekili tarafından, tanık beyanları ile iddialarının dosya kapsamında ispatlandığı istinaf sebebi yapılmış ise de HMK'nın 201. maddesi ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerekmekte olup tanık dinlenmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Dava konusu bonoların nakden düzenlendiği, teminat olarak düzenlendiğine ilişkin yazılı bir kayıt bulunmadığı, ihdas nedeninin değiştirilmediği, davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar yemin teklif edilmiş ve HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı saptanmış ise de sonuca etkili görülmediğinden eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir. Neticesi bekletici mesele yapılan ceza yargılaması neticesinde İstanbul 9. ASCM'nin 2019/540 esas, 2020/317 karar sayılı ilamı ile davalı hakkında beraat kararının verildiği, istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde 21.09.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dolayısıyla davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte mahkeme kararında dava değeri (397.000-TL) üzerinden AAÜT'nin 13. maddesi gereğince davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik harçlandırılan bedel üzerinden 17.900-TL vekalet ücretine hükmedildiği tespit edilmekle, kararın bu yönü ile hatalı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ''Davanın Reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, Davalı lehine dava değeri olan 397.000-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ''karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ../01/2024 tarih, 2020/... E., 2024/... K. sayılı kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
Davanın REDDİNE,
Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 1.656,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 924,52 TL harcın davacı tarafa karar kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 63.520-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
4/e-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/d-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026