Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1650 E. 2026/1105 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1650
Karar No
2026/1105
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/1650 Esas

KARAR NO:2026/1105 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:11/06/2025

NUMARASI:2024/633 E. - 2025/430 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.02.2022 vadeli 130.000,00 TL bedelli ... lehine müvekkili tarafından verilmiş olan senedin, bir ortaklık anlaşması nedeniyle birden fazla kişinin borcuna ve ortaklık payına istinaden verildiğini, fakat davalının bu durumu kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine kullanmak istediğini, geçen süreçte tüm senet bedelini müvekkilinden tahsil edeceğini söylediğini, bu hususun yapılan anlaşmaya tamamen aykırı olduğunu, ayrıca senedi kötü niyetli olarak cirolatıp 3.kişi ... adına işleme koyacağını belirttiğini, zira müvekkilinin defaten ... vekili tarafından arandığını ve senedi icraya koyacaklarını belirttiklerini, bu durumda senedin icra takibine konu edilmeden senede karşı menfi tespit davası açmak zaruretinin doğduğunu, yapılan anlaşmaya aykırı davranılması nedeniyle senedin bir kısmının hükümsüz olduğunu, ayrıca senedin senet vasfını taşımadığını ileri sürerek, davaya konu edilmiş senet bakımından borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAPLAR:Davalı ... davaya cevap dilekçesinde; Davacı şahsın kendisine borçlu olduğunu, kendisinin de ...'a borçlu olduğunu, senedi ...'a verdiğini, davacının bugüne kadar hiç borcunu inkar etmediğini, fakat şu an hukukun boşluklarını kullanarak kendisini de diğer şahsı da mağdur ettiğini, davaya konu senedin davacı ...'nın kendisinin vermiş olduğu senet olup, borç ilişkisine dayanan senet imzaladığını, davacının kendisine borcunun bulunduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış sözlü ve yazılı beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarihli 2022/120E. - 2023/585 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda, tanık beyanları ile de deyimlendiği üzere dava konusu senetteki alt ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğu, taraflar arasında ticari bir ilişkiden ve ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemden söz edilemeyeceği, dolayısıyla mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmış, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan davanın görev nedeni ile reddine..." karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

İSTİNAF KARARI:Dairemizin 10/10/2024 tarihli 2024/1227 E. - 2024/1591 K.sayılı kararıyla;, "...Her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, dava konusu alacağın kambiyo senetlerinden olan bonodan kaynaklandığı, TTK’nun 4/1-a maddesinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının düzenlenmiş olduğu, kambiyo senetleriyle ilgili düzenlemelerin TTK’nun 670 ve devamı maddelerinde yer aldığı, bu nedenle bonoya dayanan alacakla ilgili uyuşmazlıktan kaynaklanan davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine...." karar verilmiştir.

KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 11/06/2025 tarihli 2024/633 E.- 2025/430 K. sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlenmiştir. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir.

Somut olayda da ispat yükü uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklanması nedeniyle davacı üzerindedir ve senedin miktarı göz önüne alındığında bononun bedelsiz olduğunu ileri süren davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerekir. Davacının senede karşı senetle ispat koşulunu yerine getirmediği, bono kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret borç ikrarını içerdiği, bononun ticari defterlerde kayıtlı olmamasının onu hükümden düşürmeyeceği gibi mücerretlik niteliğini de etkilemeyeceği anlaşıldığından yazılı delille ispatlanamayan davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin kararında gerekçe bulunmadığını, bu durumun Anayasa'ya, adil yargılanma hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesinin eksik inceleme yaptığını, dinlenen davacı tanıklarının senedin borç ikrarı olarak düzenlenmediğini beyan ettiklerini, Davalı ...'nın tanık beyanına karşı ikrar içeren beyanında, tanık beyanlarını kabul etmediğini, 4 ortak değil üç ortak olduklarını, hisselerinin %33,6 oranında olduğunu, elinde buna ilişkin yazılı belge bulunduğunu beyan ettiğini,İşbu bononun ortaklık ilişkisine bağlı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin borcunun sadece söz konusu bedelin yalnızca 1/3'ü olduğunu, onun da ödendiğini, davalı alacaklıların kötüniyetli olarak işbu bonoyu icra takibine konu ettiklerini belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2025 tarihli, 2024/633 Esas, 2025/430 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülerek, esastan kabulüne, davanın yeniden görülmesi mümkün değilse, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...,borçlunun ... olduğu, 130.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 132.083,56 TL alacak için 22/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağı olarak 130.000,00 TL bedelli, 18/12/2021 tanzim, 15/02/2022 vade tarihli bononun gösterildiği tespit edilmiştir.Davaya konu senet örneği incelendiğinde; 18/12/2021 keşide, 15/02/2022 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli bono olduğu, lehtarın ..., borçlunun ... olup, bedelinin nakden alındığının, İstanbul Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiğinin yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla ... ve ...'ın cirolarının bulunduğu, bonoda düzenleme yerinin bulunmadığı, borçlu adının ve imzasının yanında da bir yer yazılmadığı tespit edilmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; ..., ..., ... ve kendisi olmak üzere birlikte Gürcistan'da tombala salonu açtıklarını, ...'nın bir arkadaşının daha ortak olduğunu, ancak daha sonra onun ayrılmak istediğini, kendisinin 130.000,00 TL katkıda bulunduğunu, ayrılmak isteyince bu parayı ona iade etmek için diğer ortaklar olarak 4 ay müsaade istediklerini, ayrılan kişinin adını hatırlamadığını, bu kişinin bir kişi ile muhatap olmak istediği için senedin... tarafından düzenlendiğini, ancak düzenlenen senedin sadece...'un borcu olmadığını, kendisi, ..., ... ve ...'nın ortak borcu olduğunu, bu kişinin ...'nın arkadaşı olduğu için senedin ...'nın lehine düzenlendiğini, bu kişinin ... ile muhatap olacağını, hepsinin kendilerine düşen payı ödeyip, totali bu kişiye vermiş olacaklarını, davalı ...'nın alacaklı değil, kendileri gibi borçlu olduğunu beyan etmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; ..., ..., ... ve kendisi olmak üzere 4 ortak olduklarını, ihtiyaçtan dolayı bir ortak daha almaya karar verdiklerini, tombala işi ile ilgili bir ortaklık kurduklarını, sonradan aldıkları ortaktan kendisine gelen 70.000,00 TL para olduğunu, o zamanlar 10.000,00 Dolar karşılığının 93.000,00 TL olduğunu, bu hesapla kendisine 70.000,00 TL para geldiğini, sonradan gelen kişinin ...'nın arkadaşı olduğunu, ismini şu an hatırlamadığını, ...'nın arkadaşının ayrılmak istediğini, parasını kendi aralarında toplayıp vermeye karar verdiklerini, fakat dolar yükselince paranın 140.000,00 TL'ye yükseldiğini ve sonra da 130.000,00 TL'de netleşildiğini, bu paranın 50.000,00 TL'sini ...'nın, kalan kısmının diğer ortakların ödemesi şeklinde aralarında kararlaştırıldığını, ...'nın arkadaşının parasına istinaden senet istediğini, kendisi ayrı ayrı senet düzenlemeyi önerdiğini, ancak kabul edilmediğini, ... tarafından 130.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini, sonra ... beylerle uzlaşmaya gittiklerini, bu parayı sadece ...'nın ödemeyeceği, ortak ödeyecekleri konusunda görüştüklerini, ancak kabul edilmediğini, olayın mahkemeye taşındığını beyan etmiştir.

G E R E K Ç E :Dava, icra takibinden önce açılan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu senedin davalılardan ... lehine davacı tarafından keşide edildiği, lehtar olan davalı ...’nın cirosu ile diğer davalı ...’a geçtiği, dava konusu senette düzenleme yeri bulunmadığı gibi, düzenleyen davacının adının yanında herhangi bir yerin de belirtilmediği, TTK'nın 777/4. maddesi hükmüne göre düzenleme yeri sayılabilecek bir ifadenin de senette yer almadığı, dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı, bu durumda adi yazılı belge olarak değerlendirilmesi gerektiği, adi yazılı belgeden kaynaklı bir hakkın ciro yolu ile davalı ...’a geçmesinin mümkün olmadığı, ancak alacağın temliki hükümlerine göre dava konusu adi yazılı belgedeki alacağın davalı ...’a geçebileceği, adi yazılı belge niteliğindeki senetten kaynaklı alacağın usulüne uygun olarak davalı ...’a geçtiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalıların alacaklarının varlığını yazılı delillerle ispatlayamadığı, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile davaya konu bononun ortaklık ilişkisi kapsamında düzenlendiğinin ve davacının bu bononun 1/3’ünden sorumlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla, Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar saklı tutularak yeniden hüküm kurulmasına, davacı tarafça davaya konu borcun kendi payına düşen 1/3’üne karşılık gelen 43.333,33 TL’sini davalı ... ...’ya ödediğini ispat edemediğinden davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, davacının 18/12/2021 keşide, 15/02/2022 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, davalı ... ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davacının 18/12/2021 keşide, 15/02/2022 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı ... ...'ya 86.666,666 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/06/2025 tarihli 2024/633 E. - 2025/430 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne,Davacının 18/12/2021 keşide, 15/02/2022 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine, Davalı ... ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne,Davacının 18/12/2021 keşide, 15/02/2022 vade tarihli, 130.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalı ... ...’ya 86.666,666 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine

3-İlk derece yargılaması yönünden;

-Harçlar Kanununca alınması gerekli 8.880,30 TL ilam harcından peşin yatırılan 2.220,08 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.660,22 TL harcın 4.440,14 TL’sinin davalılardan müteselsilen, kalan 2.220,08 TL’nin ise davalı ...’dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin 30.000,00 TL’sinin davalılardan müteselsilen, 15.000,00 TL’sinin davalı ...’dan tahsil edilmek üzere davalılardan alınarak vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine,

-Davacının ödediği 2.220,08 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 2.300,78 TL’nin 1.533,85 TL’sinin davalılardan müteselsilen, kalan 766,93 TL’sinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,

-Davacının yapmış olduğu 2.548,00 TL posta masrafının 1.698,66 TL’sinin davalılardan müteselline, kalan 849,34 TL’sinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,

4-İstinaf yargılaması yönünden;

-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,

-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı, 470,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.153,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1650, K. 2026/1105, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1650-e-2026-1105-k-5ba25e00b3d9