Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1158 E. 2026/1589 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1158
- Karar No
- 2026/1589
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/1158
KARAR NO : 2026/1589
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/1396 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati tedbir verilmesi talebinde özetle; işbu davanın, kambiyo takibine dayanak senetlerin hukuki geçerliliğine ve bu senetlerden doğduğu ileri sürülen alacağın varlığına ilişkin menfi tespit davası olduğunu, takibe dayanak senetlerin suç teşkil eden bir ilişki kapsamında elde edildiğini ve üzerlerinde sonradan değişiklik yapıldığı iddiasının, uyuşmazlığın salt kambiyo hukukunun ötesine taşıdığını, kamu düzeni ve kesin hükümsüzlük boyutunu gündeme getirdiğini, davacıya ait araç ve taşınmazların, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... nolu bağlantılı dosyalar kapsamında satış tehdidi altında olduğunu, yargılama sonunda haklı çıkılması halinde dahi bu satışların yarattığı zararın telafisinin son derece güç olacağından, ihtiyati korumu ihtiyacının güncel ve acil olduğunu, uyuşmazlığın özünün geçerli bir temel ilişkinin varlığına değil, senedin düzenlenme koşullarına, taraflar arasındaki gerçek ilişkinin niteliğine ve senet üzerindeki ibarelerin bono vasfını karşılaması için yeterli olmamasına ilişkin olduğunu, davacı müvekkilinin kazanç vaadiyle 3. Kişiler tarafından dolandırıldığı süreçte iradenin sakatlandığını, parasını kurtarmak amacıyla bir döngü içerisinde ciddi maddi zarara uğradığını ve acil nakit ihtiyacı içine düştüğünü, davalının müvekkilinin içinde bulunduğu ekonomik sıkışıklığı fırsata çevirerek aralarında herhangi bir mal teslimi, hizmet ifası veya ticari ilişki bulunmadığı halde "malen" ibareli senetler imzalatarak müvekkilinin olağan dışı borçlandırdığını, taraflar arasındaki ilişkinin meşru bir borç ilişkisi olmadığını, aksine aşırı kazanç amacıyla kurulduğunu ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bir yapı olduğunu, takibe dayanak senetlerde düzenleme yeri bilgisinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, davalının söz konusu senetlerinin ... 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile kambiyo takibine koyduğunu, müvekkilinin ...plakalı aracı ile Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevki, ... ada, ...nolu parseldeki mülkü üzerine haciz ve satış işlemleri başlatıldığını, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu, geçersiz senetlere dayanarak icra takibi başlatılmasının ve bu yolla davacıdan tahsilat yapılmasının, haksız ve kötü niyetli takip olgusunu oluşturduğunu, davanın kabulü halinde tahsil edilen bedel olması halinde vadesi ile birlikte kötü niyet tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkiline ait ... 1. İcra dairesi ve bağlantılı talimat dosyalarında araç ve taşınmazlara ilişkin satış, paraya çevirme ve ödeme işlemlerini dava sonuna kadar durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise icra dosyalarına girecek paraların davalılara ödenmemesine ve uyuğun teminat karşılığından bloke konulmasına, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, ... 1. İcra Dairesinin ... numaralı ve bağlantılı dosyalardaki icra takiplerinin iptaline, davalılar aleyhine takip konusu alacağın en az %20'si oranında kötü niyet tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğinden dosya ele alındı ve incelendi.
İlk derece mahkemesinin 09/07/2026 tarihli ara kararı ile; "Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen 09/07/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın 13/07/2026 tarihinde tebliğ edildiğini, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasının asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edildiğini, ilk derece mahkemesinin terditli talepleri ayrı ayrı değerlendirmediğini, takip dosyası numarasının sehven ... olarak yazıldığını ancak doğrusunun ... olduğunu, takip dayanağı senetlerin olağan ticari ilişki ürünü olmadığını, müvekkilin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında fatura veya ticari defter kaydı bulunmadığını, senetlerdeki düzenleme yeri unsurunun eksik olduğunu, senetler üzerinde sonradan değişiklik yapıldığına dair şüphelerin bulunduğunu, senet asılları incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, İİK'nın 72/3 uyarınca teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi talebinin değerlendirilmediğini, tedbir verilmemesi halinde telafisi güç zararların doğacağını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararın kaldırılmasını, ... sayılı dosya ve bağlantılı talimat dosyalarında satış, paraya çevirme ve ödeme işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte ise İİK'nın 72/3 uyarınca teminat karşılığında icra dosyasına girecek paraların davalı alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen ara kararın hukuka uygun olduğunu, takip dayanağı senetlerin kambiyo vasfını haiz olduğunu ve temel ilişkiden bağımsız bir borç ikrarı teşkil ettiğini, davacının senetleri imzalayıp teslim ettiğini inkar etmediğini, bedelsizlik ve irade sakatlığı iddialarının somut delillerle desteklenmediğini, senetlerdeki "malen" kaydının senedi geçersiz kılmadığını, tahrifat ve düzenleme yeri itirazlarının senet asılları incelenmeden kabul edilemeyeceğini, davacının kötü niyet tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğun, yerel mahkemenin ara kararla verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili; takip dayanağı senetlerin geçerli bir temel ilişkiye dayanmadığını, aralarında herhangi bir mal teslimi, hizmet ifası veya ticari ilişki bulunmamasına rağmen “malen” ibareli senetleri imzalattığını, senetlerin hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı bir ilişki kapsamında düzenlendiğini, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, senetlerde düzenleme yeri olarak bulunan “...” ibaresinin kanuni şekil şartını karşılamadığını bu senetlere dayanılarak ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo takibi başlatıldığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile takibin durdurulmasını aksi halde teminat karşılığında icra dosyasına girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 09/07/2026 tarihli ara kararıyla; takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK’nın 72/3. maddesi gereğince takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağı, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ise yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir.
İİK’nun 72/3. maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Bununla birlikte borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde 15’inden aşağı olmamak üzere teminat göstermek şartıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilir.
... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine, 26/06/2025 düzenleme tarihli, 15/07/2025 vadeli ve 3.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, takip dayanağı bonoda ...’ın düzenleyen, davacı ...’in ise kefil sıfatıyla yer aldığı görülmektedir.
Somut olayda menfi tespit davasının takipten sonra açıldığı, takibin durdurulması talebinin kabulüne yasal imkan bulunmadığı, icra veznesine girecek paranın teminat karşılığında alacaklıya ödenmemesi talebi bakımından ise HMK’nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir isteyen tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, takip dayanağı senetteki imzanın davacıya aidiyetinin inkar edilmediği, malen kaydının bononun kambiyo vasfını etkileyen zorunlu bir unsur olmadığı, davacının senette kefil olduğu mevcut aşamada irade sakatlığına ilişkin somut delil bulunmadığı, tahrifat iddiasının soyut bir şekilde ileri sürüldüğü, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/138942 Soruşturma sayılı dosyasında 19/08/2026 tarihinde tefecilik suçundan soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği,düzenleme yeri olarak bulunduğu belirtilen “...” ibaresinin ise TTK’nın 777/4. maddesi uyarınca bonoda düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer düzenleme yeri sayılır düzenlemesi ile birlikte dikkate alınması gerektiği, bonoya bakıldığında borçlunun adresinin ... olarak gösterildiği anlaşılmakla mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği belirtilerek ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının dosyadaki mevcut delil durumuna uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi''nin 09/07/2026 tarih ve 2026/1396 E. Sayılı Ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026