İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1119 E. 2026/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1119
- Karar No
- 2026/505
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1119 Esas KARAR NO :2026/505
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/06/2023 KARAR TARİHİ:29/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; 19.10.2021 tarihinde müteveffa ... İstanbul İli ... İlçesi Şehirler arası otogardan ülkesi Nahçıvan'a gitmek üzere davalı tarafa ait ... Plakalı otobüse bindiğini, 20.10. 2022 tarihinde saat: 04.00 dolayında ... İli ... İlçesi ... Mah. ... mola merkezinde ... (T.C...) tarafından bıçaklamak suretiyle öldürüldüğünü, ... alınan ifadesinde İstanbul'da otobüse binmeden bir gün önce kimliğini ve telefonunu kaybettiğini belirttiğini, Davalı taraf otobüs şirketi kimliksiz, bir kişiyi otobüse bindirmekten, yolda yolcuları rahatsız etmesine rağmen herhangi bir önlem alınmamasından dolayı davacının ölümüne ilişkin kusurlu olduğunu, sanık ...'in işlediği cürümden kaynaklı ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2022/... Numarası ile yargılanmakta ve yargılamasının devam ettiğini, davalı Firma çalışanlarınızın ağır kusuru nedeniyle telafisi imkansız sonuç olarak müteveffanın öldürüldüğünü, müteveffanın ölümüyle ailesinin madden ve manen ağır müşkül duruma düştüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL. Maddi, 50.000 TL. Manevi Tazminatın işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ismini, unvanını ve adresini yanlış gösterdiğini, dava şirketin ismi ve unvanı ... Turizm Tic. Ltd Şti. Olup merkezi IĞDIR olduğunu, dolayısıyla işbu davanın yetkili mahkeme olarak Iğdır Mahkemelerinde veyahut haksız fiilin gerçekleştiği yer olarak ...-... Mahkemelerinde ya da zarar gören davacının yerleşim yeri neresi ise orada ikame edilmesi gerektiğini, davacının tüketici konumunda olduğunu, haksız fiilden kaynaklı olarak talep edilen tazminat için görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevli ve yetkili olması halinde ise davacı yanca ikame edilen dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Sanık olan yolcunun kimliksiz bir şekilde otobüse alınmış olmasının söz konusu olmadığını, Yolcu listesinde ismi bulunduğunu; İstanbul'dan ...'a kadar olan bir yolculukta mutlaka en az 2 kere kimlik kontrol noktasına denk gelindiğini, bu halde kimliği olmayan yolcu için Jandarma ekipleri işlem başlattığını, davacının neye istinaden kimliksiz olarak yolcu alındığını belirttiğinin muallak olduğunu, kaldı ki, davaya konu olan araç davalı şirkette sözleşmeli olarak çalışan bir araç olduğunu, biletli olan sanık yolcu, otobüsün dışında mola yerinde bulunan bir bıçağı ele geçirerek bu cinayeti işlediğini, bu halde 3. Kişinin ağır kusuru bulunduğunu, halihazırda da bu kusur nedeniyle cezaevinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine açılan haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır. Görev hususundaki ihtilafın çözümü için, mülga 4077 sayılı Kanunla 5464, 6102 ve 6502 sayılı kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TKHK'nın 3/1-l bendi, "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder," düzenlemesini içermektedir. Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket eden tüketicinin taraf olduğu bir taşıma sözleşmesi, tüketici işlemidir. Böyle bir sözleşme/işlem nedeniyle sürücü ve işleten/malik olanlara karşı birlikte açılsa dahi bu davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir. Taşınan tüketici ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan sigorta şirketine/ şirketlerine karşı açılan davalarda ise görevli mahkeme, ticaret mahkemesidir. Somut olayda; uyuşmazlık noktası otobüs firması bünyesinde gerçekleşen şehirler arası yolcu taşıma hizmeti esnasında meydana gelen ölümlü olay nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminata ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'u maddesi uyarınca taşıma sözleşmeleri tüketici işlemi kapsamında olup yolcu ile taşıyan arasındaki ilişki tüketici ilişkisidir. Yani temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin TKHK kapsamında kaldığı, aynı kanunun 73/1 maddesi gereğince, tüketici işlemlerinden doğan her türlü uyuşmazlık ve bu hizmetin sunulmasından kaynaklanan tazminat davalarında Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği, HMK 2. madde, TTK 5. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın ilgili maddeleri gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (Tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna dair aynı yönde: Yargıtay 11. HD., 2025/616 Esas, 2025/1428 Karar sayılı ilamı; Ayrıca ticari dava olduğu düşünülen ve İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılan bir davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığında, usul ekonomisi de gözetilerek; mahkemece, ilgisine göre İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresindeki başka bir bir mahkemeye görevsizlik kararı verilebileceğine dair bakınız: Yargıtay 11. HD., 2024/2008 Esas, 2024/5413 Karar sayılı ilam). KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/07/2026
Katip ... e-imza*
Hakim ... e-imza*