Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/783 E. 2026/1309 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/783
Karar No
2026/1309
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/783

KARAR NO: 2026/1309

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/04/2026

NUMARASI: 2026/335 E. - 2026/261 K.

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip borçlusu ...Limited Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, anılan takip kapsamında davacı üçüncü kişi... adına İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri düzenlendiğini, nihayetinde 26/03/2026 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesi ile davacıya, önceki ihbarnamelere süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle zimmetinde sayıldığı ileri sürülen borcu ödeme ya da menfi tespit davası açma ihtarı yapıldığını, 89/3 ihbarnamesinde, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 02.03.2026, ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin ise 16.03.2026 olduğu belirtildiğini, ancak müvekkilinin, bu süreçte ciddi sağlık sorunları ile uğraşmakta olduğunu, tedavi, tetkik ve hastane süreci içinde bulunduğundan ihbarnamelerin tebliğ edildiği tarihlerde ciddi sağlık sorunları yaşadığını, bu nedenle haciz ihbarnamelerinin fiilen fark edilemediğini ve süresi içerisinde itiraz edilemediğini, müvekkilinin süresinde itiraz edememesi kusurundan değil, mücbir nitelikte sağlık durumundan kaynakladığını, müvekkilinin, dava dışı takip borçlusu olan .... Şti.'nin ortağı olduğunu, şirkete olan sermayesini tamamını ödemiş olup takip borçlusu şirkete karşı hiçbir borcu bulunmadığını, davacının, takip borçlusuna ait herhangi bir malı elinde bulundurması veya borç ilişkisi içinde olması söz konusu olmadığını, somut olayda davalı alacaklının, müvekkilinin takip borçlusu şirkete ne sebeple, hangi hukuki ilişki uyarınca, hangi tarihte ve hangi miktarda borçlu olduğunu ortaya koymuş olmadığını, haciz ihbarnamesi, çoğu zaman alacaklının beyanı üzerine çıkartılmakta ise de; üçüncü kişinin gerçekten borçlu olup olmadığı, mahkemece somut deliller üzerinden incelenmek zorunda olduğunu, davacı yönünden takip borçlusu şirkete ait doğmuş, muaccel ve talep edilebilir bir borç mevcut olmadığını, davacının şirketle ilişkisi ortaklık ilişkisi çerçevesinde olduğunu, bu durumun, otomatik olarak kişisel borçluluğa dönüşemeyeceğini bildirip, davacının, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama süresince davacı hakkında yürütülen icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2026/335 e. 2026/261 k. sayılı, 15/04/2026 tarihli kararı ile; "Dava konusunun İİK md. 89'a dayandığı, taraflar arasında hukukî bir ilişkinin bulunmadığı gözetilerek yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından,

1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,

2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

4-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının İİK m. 89/3 uyarınca açtığı menfi tespit davasında 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, yedinde bulunan malı veya borcu 15 gün içerisinde icra dairesine ödemediğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına borçlu olarak eklendiğini, davacının borçlu ...Limited Şirketi'nin yerine geçtiğini, icra dosyasının konusunun müvekkili ...Limited Şirketi'nin faturadan kaynaklı ticari alacağı olduğunu, davacının takip borçlusu şirketin müdürü ve yetkilisi bulunduğunu, taraflar arasındaki temel ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın çözümü için ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi 2022/3002 Esas-2023/1433 K. sayılı 22.05.2023 tarihli kararının da bu yönde olduğunu, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararına katılmadıklarını, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/335 Esas-2026/261 Karar sayılı 15.04.2026 tarihli görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kararın kaldırılmasını ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK'nın 89. maddesine dayalı olarak üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği, davalı vekili tarafından davanın ticari dava olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

İstinaf sebepleri kapsamında yapılması gereken değerlendirmede; HMK'nın 138. maddesi gereğince mahkemenin, öncelikle dava şartları hakkında dosya üzerinden karar vermesi gerekmekte olup mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varıldığı, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için alınan karar uyarınca, uyuşmazlığın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/09/2023 tarihli, 2023/5228 esas, 2023/6468 karar sayılı kararı ile giderildiği görülmüştür. Anılı kararda; "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olanın davanın genel mahkemelerde görülmesi olduğu, özel mahkemelerde görüleceğine dair açık bir düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesinin esas olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihtarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan ilişkinin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" şeklinde karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin davada genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesi ile usulden reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../04/2026 tarih ve 2026/... E. 2026/... K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/783, K. 2026/1309, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-783-e-2026-1309-k-baa86826b8a5