İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1877 E. 2026/2 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1877
Karar No
2026/2
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1877 Esas KARAR NO :2026/2

DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/07/2026 KARAR TARİHİ 27/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf, 16.05.2016 ve 23.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmelerine kefil olduğu iddiasıyla, davacı aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını, davacı borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı banka, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2021/... Esas sayılı dosyasıyla görülen itirazın iptali davasını açtığını, davada itirazın iptaline karar verildiğinden takip şeklen iptal kararı itibariyle talep ve icra edilebilir hale geldiğini, davacının bu davadaki vekilleri itirazın iptali kararını istinaf etmediğinden icra takibi davacı açısından kesinleştiğini, aynı davada, davalı diğer yanın istinafı üzerine davayı 2023/... E. numarasıyla incelemekle olan İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinden kamu düzeni nedeniyle eksikliğin dikkate alınması ve davacı hakkındaki itirazın iptali kararının resen kaldırılması için beyan dilekçesi verdiğini, genel kredi sözleşmelerinin asılları üzerinden uzman incelemesi yaptırıldığını, uzman görüşüne göre, anılan icra takibinin dayanağı 16.05.2016 ve 23.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmelerinin kefalet bölümünde davacıya atfen yer alan yazıların davacının eli ürünü olmadığı, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra takip dosyasıyla istenilen 50.120.379,27-TL tutarında borcunun bulunmadığının tespitini, tespitle birlikte takibin durdurulmasını, durma kararının kesinleşmesiyle takibin eski hale iadesini, takip alacaklısınından talep edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hesaplanacak haksız çıkma ve kötü niyet tazminatının davalıdan alarak davacıya verilmesini, yargılama gideriyle avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1'ince maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır (HMK m.114/1-c ve ç). 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17.04.2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel Kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resim Gazete'de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür Mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021 (tarihi dahil) tarihinden itibaren, Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak işbu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. Maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Dava dosyasının konusu itibariyle ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin tevzi olunan Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-Harç, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin esas Mahkemesinde karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/07/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1877, K. 2026/2, T. 27.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1877-e-2026-2-k-ccbc928335d4