İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/191 E. 2026/493 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/191
Karar No
2026/493
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/191 Esas KARAR NO :2026/493

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/03/2025 KARAR TARİHİ:07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin enerji dağıtım altyapısına ait kablo ve tesisata, 12.03.2024 tarihinde davalı ... ... A.Ş. tarafından ... ... Merkez Mahallesi ... Caddesi adresinde yapılan çalışma sırasında hasar verildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedelleri nedeniyle 30.871,10 TL borç tahakkuk ettirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile 30.871,10 TL asıl alacak ve 748,52 TL ile 2.888,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.508,39 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine, borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını, hasar bedelinin davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret olduğunu ve davalının zarardan sorumlu bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E. 2022/... K. sayılı emsal kararına atıfla benzer davalarda müvekkili lehine karar verildiğini belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. tarafından müvekkili ... ... Ticaret Anonim Şirketi aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, dava konusu hasarın müvekkili şirket tarafından verilmediğini, tapuda ... 545 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda dava dışı ... ... A.Ş.'nin hisse sahibi olduğunu ve müvekkilinin bu taşınmazda herhangi bir kazı veya inşaatı bulunmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını ve yetki itirazlarının kabulü gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı tazminat talebine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, kabloların ... şartnamesine uygun döşenmediğini ve deplase taleplerine rağmen işlem yapılmadığını, müterafik kusur nedeniyle zararın davacıdan kaynaklandığını, özel mülkiyet konusu araziden izin alınmadan kablo döşendiğini, talep edilen alacak kalemlerinin (genel idare giderleri, KDV vb.) fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını ve bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin takibe haklı olarak itiraz ettiğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davalı tarafından 12.03.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Merkez Mahallesi, ... Caddesi (40.994700, 28.822973) .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddialarıyla hasar bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. DAVACI TANIĞI ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: "Ben yaklaşık 22 senedir davacı kurumda ölçü teknisyeni olarak çalışmaktayım, olay tarihinde arıza ihbarı üzerine olay mevkiine gittik, yaptığımız araştırmalarda 35.000 Voltun geçtiği tesisatta dışsal hasar verildiğini fark ettik, orda hasar üzerine yaptığımız araştırmalarda bir kazı çalışması yapıldığını fark ettik, hasar tespit tutanağını tutma görevi işletme müdürlüğündedir, ben o tarihte hasarı tespit ettikten sonra o dönem mühendis olan ...'e arızayı ilettim, tutanağı onlar tuttular, ancak ben ölçü biriminde olduğum için olayın üzerinden de uzun zaman geçtiği için o gün bu olaya neden olan şirketin ... olup olmadığını bilmiyorum, ben sadece hasar olduğunu ilgili birime aktardım, gerekli araştırmayı onlar yaptılar, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVALI TANIĞI ... DURUŞMADAKİ BEYANINDA: "Ben davalı şirkette yaklaşık 22 senedir mağaza ve inşaat işlerinde teknik görevli olarak çalışıyorum, dava konusu edilen yerde inşaat çalışmalarına başlamadan önce çalıştığım olan şirket davacıya da ihbarda bulunarak alt yapılarının bulunup bulunmadığı, kablolarının geçip geçmediğine yönelik bilgi isteğinde bulunduk, hatta bu konuda ... ve ...'a da yazı yazdık, ... bize bu bölgede kabloların geçmediği ve alt yapı tesisatının bulunmadığı şeklinde yanıt verdi, ... su hattı olduğunu söyledi ve hatta gelip ordaki hattı başka bir yere taşıdı, olay günü çalışma yapılırken bir yüksek gerilim kablosunun patladığını fark ederek hemen işi durdurduk, daha sonra ...'ı arayarak müdahalede bulunmalarını istedik, onlarda gelip müdahalede bulundular, arızayı giderdiler, kablolar çok yüzeysel bir bölgedeydi, bulunduğu alanda ne bir yüksek gerilim levhası, ne bir ikaz bandı yoktu, daha sonra can güvenliği nedeniyle iş bu bölgede durdurduk, bu kabloların en az 2,5 - 3 metre yerin altında olması gerekirken çok yüzeysel bir alanda duruyorlardı, bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi tarafından hazırlanan 18.04.2026 tarihli raporda; Davalı ... ... Ticaret A.Ş.'nin 12.03.2024 tarihinde 545 ada 1 parsel sayılı özel mülkiyete tâbi arsada yürüttüğü inşaat hafriyatı sırasında davacıya ait 20,3/35 kV ... enerji nakil kablosuna dışsal hasar verdiği somut olduğu; Hasara konu dağıtım tesisinin, tapu sicilinde davacı dağıtım şirketi lehine tesis edilmiş herhangi bir irtifak hakkı veya kamulaştırma şerhi bulunmaksızın, özel mülkiyete tâbi 545 ada 1 parsel içerisinden geçirildiği; özel mülkiyete konu taşınmazlarda malikin muvafakati, tapuya tescilli irtifak hakkı veya Kamulaştırma Kanunu/Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında yapılacak kamulaştırma/geçiş hakkı tesisi olmaksızın kalıcı altyapı tesisi kurulmasının 4721 s. MK m.683 hükmü ile bağdaşmadığı; Davalı ... tarafından parselde inşaat yapma iradesinin 07.03.2017 tarihinde davacı ... ... İşletme Müdürlüğü'ne, 08.03.2017 ve 14.04.2017 tarihlerinde ...'a resmi dilekçelerle bildirildiği, altyapı varlığı sorgulandığı ve deplase talep edildiği; ...'ın 24.04.2017 tarih ve E... sayılı yazısı ile söz konusu alanda kendi altyapısının bulunmadığı yönünde cevap verdiği; davacı ...'ın ise anılan dilekçeye yazılı yanıt verdiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı; 2024 yılında hafriyat sırasında parsel içerisinde yer altı enerji nakil hatlarının ortaya çıkması üzerine davalı tarafından 05.03.2024 tarihinde ...'a, 11.03.2024 (... kayıt: 12.03.2024 – 16493) tarihinde ise davacı ... Yatırım Müdürlüğü'ne ... Enerji Müh. İnş. Ltd. Şti. (Elektrik Mühendisi Z.E. ... – Sicil ...) üzerinden yeni deplase dilekçelerinin verildiği, hasarın bu son dilekçenin ...'a kayıt tarihi olan 12.03.2024 günü meydana geldiği; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2013/6642 E. 2014/4297 K. 13.03.2014 tarihli kararında, aynı nitelikteki bir olayda, özel mülkiyete tâbi arsadan kablosunu geçiren ve deplase talebine rağmen deplaseyi makul sürede gerçekleştirmeyen dağıtım şirketinin kendi kusuru ile hasarın meydana gelmesine neden olduğunun kabul edildiği; dava konusu olaydaki ihbar-hasar arası sürenin anılan kararda tartışılan 4 aylık süreden çok daha uzun (yaklaşık 7 yıl) olduğu; Davacıya ait tesisatın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği m.58 hükümlerine (80 cm derinlik, koruma elemanı ve ikaz şeridi) uygun olup olmadığı hususunda davalı tarafından ileri sürülen iddiaların saha keşfi ve ölçümü ile desteklenmediği; bu sebeple dosya kapsamında yalnızca fotoğraflar ve tek taraflı tanık beyanı üzerinden kesin bir tesisat uygunsuzluğu tespiti yapılamayacağı, bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; Olayın oluşumunda ağır kusurun davacı ...'ta bulunduğu; (i) özel mülkiyete tâbi parsele irtifaksız tesis edilmiş dağıtım hattı, (ii) 2017 yılından bu yana yapılan deplase taleplerine rağmen gerçekleştirilmemiş deplase ve bildirim, (iii) Yargıtay 4. HD 2013/6642 E. emsal içtihadı nazara alındığında davacı kusurunun belirleyici ağırlıkta olduğu; davalı ...'a izafe edilebilecek – var olduğu takdirde – kusurun çok tali nitelikte kaldığı; Davaya konu hasarın onarımı için gerekli malzeme ve montaj bedelinin, dosyadaki kurum içi icmallerden bağımsız olarak; hasarın niteliği, onarım tekniği, onarım sonrası fotoğraflarda görülen 4 adet ek noktası ve yaklaşık 6 m kablo/tranşe ihtiyacı esas alınarak ... 2023 yılı birim fiyatlarına göre KDV hariç 15.729,84 TL, KDV dahil 18.875,81 TL olarak hesaplandığı; Dağıtılamayan enerji bedeli bakımından, ilgili kalem içerisinden davacı şirketin gerçek zararının sadece kar kaybı niteliğinde olduğu, EPDK'nın regüle ettiği dağıtım şirketi getiri oranı yaklaşık %5 esas alındığında bu bedelin KDV hariç 62,25 TL, KDV dahil 74,70 TL olabileceği; ayrıca hesaplamada kullanılan 12.080 kW ortalama inkıta güç değerinin .../yük eğrisi kaydı ile ispatlanmadığı; takdirin Sayın Mahkemede olduğu; Davacının 3.321,14 TL tutarındaki Eşik Kesinti Süre Aşım Bedeli talebinin, mevcut dosya kapsamında hem Hizmet Kalitesi Yönetmeliği Tablo-9'da öngörülen eşik kesinti sürelerinin (AG'de 48 saat, ...'de 24 saat) çok altında kalan 0,12 saatlik bir kesinti için hesaplanmış olması, hem de abonelere fiilen yapılmış tazminat ödemesine dair belge sunulmamış olması nedeniyle yeterli veri ile desteklenmediği; işbu haliyle izah edilemediği, Davacının 4.680,35 TL tutarındaki Şebeke Yıpranma Bedeli talebinin, bu arıza sebebiyle fiili bir muayene, sarf, onarım veya değişim işleminin yapıldığına ve karşılığı olarak bir ödeme/malzeme giderinin ortaya çıktığına dair somut belge (muayene/kontrol tutanağı, sarf kaydı, fatura) sunulmadığı; yalnızca teorik bir katsayı hesabından ibaret bu talebin gerçek zarar ilkesi ile bağdaşmadığı, bu sebeple bu kalem yönünden davacı lehine bir zarar tespit edilemediği; Faizin, zararın karşı tarafa bildirildiği 24.04.2024 tarihinden itibaren işletilebileceği; Sayın Mahkemenin asıl alacağı 18.875,81 TL üzerinden değerlendirmesi halinde faizli toplam alacağın 20.053,35 TL, 18.950,51 TL (malzeme + kar kaybı, KDV dahil) üzerinden değerlendirmesi halinde ise 20.132,71 TL olacağı; ancak yukarıda açıklanan kusur durumu ve TBK m.52 çerçevesinde bu bedellerin indirilmesi veya tamamen kaldırılmasının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali talebinin Sayın Mahkemenin takdir edeceği kusur illiyeti ile değerlendirilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, dinlenen tanık beyanları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; dava konusu uyuşmazlık, 12.03.2024 tarihinde ... Merkez Mahallesi, ... Caddesi (40.994700, 28.822973) .../İstanbul adresinde - tapuda 545 ada 1 parsel olarak kayıtlı özel mülkiyete tâbi arsada (malikleri dava dışı ... ve ... ... A.Ş) yürütülen inşaat hafriyatı sırasında davacı şirketin ... enerji nakil kablosuna hasar verildiği iddiasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkememizce dinlenilen davacı tanığı ..., hasarın dışsal müdahale ile oluştuğunu beyan etmekle birlikte, olayın faili şirketin kimliğine ilişkin bilgisi bulunmadığını, davalı tanığı ...ise hafriyatın kendi şirketleri tarafından yürütüldüğü esnada kablonun fark edildiğini ve ...'ın çağrıldığını beyan ettiği, bu durumda hasara sebebiyet veren eylemin davalı ... ... Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen hafriyat faaliyeti sırasında meydana geldiği kabul edilerek davalı şirketin husumete yönelik itirazların reddine ve yine her 2 tarafın tüzel kişi tacir olduğu dava konusu olayın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin göreve yönelik itirazının da reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Somut olaya gelince, davacı şirkete ait 34,5 kV ... enerji nakil kablosunun söz konusu davaya konu parsel içerisinden geçmekte olduğu hem hasar tutanağı hem de davalının dilekçe ekindeki belgeler ve fotoğraflar ile sabit olduğu , dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde, davalı ...'un söz konusu parsel üzerinde yapılacak inşaat faaliyeti öncesinde ve sırasında davacı şirkete ve ...'a defalarca başvuruda bulunarak olası altyapı varlığını sorguladığı, altyapının bulunması halinde deplase edilmesini talep ettiği bu sürecin yaklaşık 7 yıllık bir zaman dilimine yayılmış olduğu, (2017-2024 yılları) ...'ın 2017 yılındaki dilekçeye bir cevap verdiğine dair dosyaya sunulu bir evrak bulunmadığı, 2024 yılında hafriyata başlandığında parsel içerisinde yer altı enerji nakil hatlarının ortaya çıkması üzerine davalı, derhal çalışmayı durdurarak önce ...'a (05.03.2024),akabinde ... Enerji Müh. İnş. Ltd. Şti. bünyesindeki Elektrik Mühendisi ... ... (Sicil No: ...) aracılığıyla davacı ... Yatırım Müdürlüğü'ne (11.03.2024) başvurduğu, kabloların varlığını resmi olarak bildirerek ivedi deplase talep ettiği, ...'ın 12.03.2024 tarih ve 16493 nolu kayıt numarası dosyadaki dilekçe üzerinde açıkça görülmekte olup deplase talebinin anılan tarihte ...'a ulaştığı , aynı gün (12.03.2024) hasar meydana gelmiş, dolayısıyla davacı şirketin deplase talebi üzerine fiilen bir aksiyon alabilmesi için dahi zaman tanınmamış gibi görünmekle birlikte, asıl sorumluluk 2017 yılındaki bildirime kadar uzanmakta olup yedi yıl boyunca herhangi bir deplase veya güzergah bildirimi yapılmadığı buna dair dava dosyasında herhangi bir kayıt görülmediği, özel mülkiyete tâbi arsadan kablosunu geçiren ve deplase talebine rağmen deplaseyi makul sürede gerçekleştirmeyen dağıtım şirketinin kendi kusuru ile hasarın meydana gelmesine neden olduğunun kabul edildiği; dava konusu olaydaki ihbar-hasar arası sürenin (yaklaşık 7 yıl) olduğu dosya kapsamına uygun hükme dayanak teşkil eden raporda tespit edilmiş olmakla birlikte, olayın gerçekleşmesinde davalı idare kusurlu bulunduğundan davacının davasında haklı olmadığı anlaşılmış olmakla davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 34.508,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2026

Katip ... (E-imzalı)

Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/191, K. 2026/493, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-191-e-2026-493-k-4102d8cc9ae2