Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1850 E. 2026/3325 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1850
Karar No
2026/3325
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1957 E., 2025/616 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/300 E., 2024/220 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava dışı taşınmaz maliki ... adına sahte nüfus cüzdan talep belgesi ile ... adına sahte nüfus cüzdanı alındığı, sahte ... tarafından, sahte kimlik kartı düzenlenen ... isimli kişiye genel vekaletname verildiği, ... adına düzenlenmiş olduğu görünen fotokopisi bulunan ... numaralı nüfus cüzdanının farklı yazı ve puntolarla yazıldığı, nüfus cüzdanının arka yüzü onaylayan bölümünde nüfus müdürü olarak görünen kişinin nüfus müdürü olmadığı ve mührün ... İlçe Nüfus Müdürlüğüne ait olmadığının görüldüğünü, noterin vekaletnameyi düzenlerken duruma dikkat etmediği, taşınmazın satışı için işlem yapmak üzere Av....’a verilen vekaletnamenin bu nüfus cüzdanına göre düzenlendiği, ... vekili Av. ... tarafından 05.07.2005 tarihinde ... isimli şahsa taşınmazın satışının yapıldığı, ... tarafından da 17.08.2005 tarihinde ...'ya satış yapıldığını, ... tarafından ... ve ... Nüfus Müdürlüğü aleyhine İstanbul Anadolu 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/84 E. sayılı davada, "....davalı hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile 384.000,00 TL taşınmaz değeri ve 19.765,45 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 403.765,45 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine." dair kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini ve karar gereğince İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2015/27135 E. sayılı dosyasına 26.07.2019 tarihinde 752.570,06 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme ile oluşan Hazine zararının davalıların murisi notere rücu edilmesi gerektiğini ileri sürerek; 752.570,06 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; murislerinin 28.06.19 93... .01.2010 tarihleri arasında noterlik yaptığını, davacının gerek nüfus müdürlüğünün, gerekse tapu müdürlüğünün her türlü kusurlarından tümüyle sorumlu olduğunu, bu iki kurumdan kaynaklanan zararların müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, ayrıca murislerinin vekalet işlemini gerçekleştirdiği 24.12.2014 tarihinden ve vekaletnamenin dayanağı işlemlerin tapuda yapıldığı 17.08.2005 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, rücuya ilişkin açılan davanın da dayanağı olan ilk davanın 01.04.2019 tarihinde kesinleştiği, rücu davasının da bu tarihten itibaren 2 yıllık süre içinde açılmadığını, murisin 2004 yılında MERNİS gibi bir sorgulama imkanına sahip olmadığı, T.C. Kimlik numarası kullanımının dahi yeni başlamış olduğu bir dönemde, kimlik sahibi ...’in kimlik bilgileri ile kendisine ibraz edilen eski tip nüfus cüzdanını karşılaştırma olanağı olmadığını, bu durumda murisin ... Nüfus Müdürünün bilmesinin de, bunu kontrol etmesinin de beklenemeyeceğini, kimlikte ...’in nüfus bilgilerinde de fark edilen bir hata da olmadığını, şayet yazı stili ve mühürden nüfus cüzdanının sahte olduğu anlaşılıyorsa intikal işlemleri sırasında tapu memurlarının da aynı kimlikteki sahteliği anlayarak intikal ve devir işlemlerini yapmaması gerektiğini, yani muris için atfedilen kusur iddiasının aynı zamanda tapu müdürlüğünün de kusuru olduğunu, bu durumda zarara kendi kusuru ile yol açan, kendisi kusurlu olan davacının rücu talebinde haklı olmadığını, davaya konu işlemde ... isimli kişinin notere ibraz ettiği eski tip nüfus cüzdanında, sahteciliği anlaşılacak herhangi bir fark olmadığını, sahteciliğin gerçekleştiği eski tip nüfus cüzdanı üzerindeki anahtar bilgilerin uyumlu olduğunu, ancak eski tip nüfus cüzdanında yer alan cüzdan seri ve sıra no., düzenleyen memur adı, şef adı, kayıt no bilgileri ile kimlikte yer alan fotoğrafın MERNİS’te yer almadığını, bu bedenle bu bilgilerin anahtar bilgi olarak karşılaştırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Noterliğe getirilen kimlik belgesinin sahte üretilen bir belge olmadığı, ... Nüfus Müdürlüğünce düzenlenen bir belge olduğu, buna göre aldatma yeteneğine (iğfal) sahip olup olmaması durumunun değerlendirilemeyeceği ve noterin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davacının, davalıların murisi noterin sahte kimlik belgesine dayalı olarak düzenlendiği vekaletname kapsamında dava dışı kişilere ait taşınmazın satışının yapıldığı, bilahare açılan davalar sonunda tapunun iptal edildiği ve davacının tazminat ödemeye mahkum edildiği, kararın icraya konu edilmesi sonucu ödeme yaptıkları iddiasıyla, hak sahiplerine yapılan bu ödemenin olayda sorumluluğu düşünülen noterin/mirasçılarına rücunu talep ettiğini, davacı idare zararı ile davalı noter tarafından sahte kimliğe dayalı olarak düzenlenen vekaletname ve sonrasında yapılan satışlar arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, davalı tarafın muris noter tarafından düzenlenen vekaletname arasındaki illiyet bağının, zarar gören veya üçüncü kişinin ağır kusuru, mücbir sebep vs. nedenle kesildiğini ispat ile yükümlü olduğu, yargılama sürecinde; davalıların murisi noter tarafından düzenlenen vekaletnameye dayanak nüfus cüzdanı asıllarının ele geçirilemediği, vekaletnameye dayanak ... adına düzenlenen nüfus cüzdanı fotokopisi üzerinde yapılan incelemeye göre; kimlikte kullanılan yazının nüfus müdürlüklerinde kullanılan yazı ve puntolarla uyuşmadığı, söz konusu nüfus cüzdanının ... Nüfus Müdürlüğünce düzenlendiği yazılmış ise de, gerçekte ... Nüfus Müdürlüğünde böyle bir belge düzenlenmediği, ayrıca hali hazırdaki nüfus müdürünün isminin farklı olduğunun anlaşıldığı, neticede davalıların murisi noterin düzenlediği vekaletname ile sonrasında yapılan satış ve devirler, mahkemece hükmolunan ve ödemesi yapılan tazminatlar yoluyla oluşan Hazine zararı arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispat edilemediği, hal böyle olunca, davacı idare zararının davalı notere rücu koşullarının oluştuğu, rücu talebine konu ödeme 26.07.2019 tarihli olup Hazinenin zararının bu tarihte oluştuğu, davanın ise 05.07.2021 tarihinde açılmış olup zamanaşımı süresinin aşılmadığı, bu tespitlere göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve hatalı tespitlerle davanın reddinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, 752.570,06 TL tutarındaki ödemenin, ödeme tarihi olan 26.07.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davacının zararın oluşumu hakkında müteferrik kusurlu olduğu yönünde değerlendirilme yapılmadığını, uzman bir bilirkişiden tarafların kusur durumunu gösterir bir rapor alınması gerektiğini, Hazinenin de noter gibi mağdura karşı kusursuz sorumlu olduğunu, vekaletname ekinde sunulan ...’e ait nüfus cüzdanı suretinin kimlik doğrulamasının ilgili tapu müdürlüğü tarafından gerektiği gibi yapılmadığını, zarara kendi kusuru ile yol açan, kendisi kusurlu olan davacının rücu talebinde haklı olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sahte vekaletname kullanılarak gerçekleştirilen taşınmaz satışının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle ödenen tazminatın rücu istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına göre davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İlk Derece Mahkemesince, Noterliğe getirilen kimlik belgesinin sahte üretilen bir belge olmadığı, ... Nüfus Müdürlüğünün düzenlediği bir belge olduğu, buna göre aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, noterin sorumlu olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı ile Davalıların murisi noter tarafından düzenlenen vekaletnameye dayanak nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği vekil ... adına düzenlenen nüfus cüzdanı fotokopisi incelemesine göre kimlikte kullanılan yazının nüfus müdürlüklerinde kullanılan yazı ve puntolarla uyuşmadığı söz konusu nüfus cüzdanının Maltepe Nüfus Müdürlüğünce düzenlendiği yazılmış ise de gerçekte böyle bir belge düzenlenmediği, ayrıca nüfus müdürünün isminin farklı olduğu, noterin düzenlediği vekaletname ile sonrasında yapılan satış ve devirler mahkemece hükmü bulunan ve ödemesi yapılan tazminatlar yoluyla oluşan hazine zararı arasındaki illiyet bağının kesildiğinin ispat edilemediği hal böyle olunca Davacı idare zararının Davalı notere rücu koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne, rücuan yapılan ödemenin tahsiline karar verilmiş, hüküm Davalılar vekili (Noter mirasçıları) tarafından temyiz edilmiş, Dairece hükmün onanmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu olmayan hususlar, Sahte nüfus cüzdan talep belgesi ile taşınmaz maliki ... adına sahte nüfus cüzdanı alındığı, (Dublör kullanılmak suretiyle nüfus cüzdanında sahtecilik) kimliği tespit edilemeyen sahte ... tarafından ... isimli kişiye genel vekaletname verildiği, ... adına düzenlenen aslı bulunamayan nüfus cüzdanının olması gerekenden farklı yazı ve puntolarla yazıldığı nüfus müdürü olarak yazılan kişinin de nüfus müdürü olmadığı ve mührün Maltepe Nüfus Müdürlüğüne ait olmadığı fotokopi kimlik belgesinden anlaşılmıştır. Davalı noterin vekaletnameyi düzenlerken …gerekli dikkat ve özeni göstermediği açıktır. Noterlik Kanunu 72 ve Yönetmelik 90. maddeleri uyarınca… (Noterlik Kanunu Madde 72 – Noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler. Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır.İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir. Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür. Noterlik kanunu Yönetmeliği madde 90 - Noter, belgelendirme isteminde bulunan ilgili ile işleme katılan kimselerin kimliğini tesbit edebilmek için nüfus hüviyet cüzdanı, buna dayalı olarak resmi mercilerden verilmiş pasaport, ehliyet, fotoğrafı kimlik kartı vesair kimlik belirten belgeleri aramak zorundadır. Bu belgelerin gösterilmemesi veya noterin gerekli görmesi halinde tanık dinlemek yoluyla da kimlik tespit olunabilir. Vekaletnameye esas olan aslı elde dilemeyen nüfus cüzdanı da incelenemediği için illiyet bağının kesilmediği de kabul edilmiştir. (Dairenin 2016 /19327 Esas, 2018/ 7026 Karar sayılı emsal ilamında “... Aslı temin edilemeyen Bu nedenle iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanına istinaden düzenlenen sahte vekaletname ile söz konusu araç satış işleminin yapıldığı davanın noterin aslı elde edilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile gerçek nüfus cüzdanındaki ilçe ve mahalle köy kısımlarının farklılık arz ettiğini gözden kaçırmak suretiyle gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve özen yükümlülüğünü kusurlu şekilde aksattığı davanın noterin bu şekli ile söz konusu sahte nüfus cüzdanının iğfal kabiliyetinin bulunduğu iddiasını ispat edemediği, belirtilmiştir..”(Dairenin 2018/ 2156 Esas, 10028 Karar sayılı benzer ilamı ) Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık, Dublör kullanılarak sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanını düzenleyen Nüfus Müdürlüğü ile taşınmaz satımını gerçekleştiren Tapu Müdürlüğünün olayda müterafik (ortak ) kusurlarının bulunup bulunmadığıdır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Tapu Müdürlüğünün) başlangıçtaki dublör kullanımı suretiyle yapılan sahtecilikte ve sonrasında sahte kimlik belgesi ile alınan vekaletnamelerde bir ilişiğinin bulunmaması ve söz konusu işlemlerle sorumlu tutulabilecek illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusurlu kabul edilmemiştir. İçişleri Bakanlığı bakımından yapılan değerlendirmede ise, TMK 38. maddesinde kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla devletçe tazmin edilir hükmünü içermektedir, bu maddede düzenlenen sorumluluk kusursuz sorumluluk (sebep sorumluluğu) olup nüfus müdürü ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın sicilin tutulmasında kişilerin mal varlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir Bu nedenle uğranılan zarar nedeniyle ancak devlete karşı dava açılabilecek, kusurun varlığı halinde devlet ödediği tazminatı memuruna rücu edecektir. Kişisel durum sicilinin tutulması sırasında nüfus müdürü ya da memuru tarafından kişilerin mal varlığını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranması nedeniyle davalı Bakanlığın tazminatla sorumlu tutulması gerekmekle Sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile taşınmaz Maliki ... adına Alınan sahte nüfus cüzdanının takip eden vekaletnamelerde kullanılarak taşınmazın satımının gerçekleştirildiği bu suretle başlangıçtaki dublör kullanımıyla başlayan illi serinin sonuca etkili olduğu İçişleri Bakanlığı (Nüfus Müdürlüğünün) Türk Borçlar Kanunu 51... . maddesi hükümlerine göre... (TBK m.51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. TBK m. 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.) ... Zarar gören veya 3. kişinin illiyet bağını kesecek ağırlıkta olmayan ortak kusurları zararın tazmininde indirim sebebi olarak müterafik kusur kabul edilerek Davalı noterin sorumlu olduğu tazminat miktarından eldeki rücuan tazminat davasında hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğinden kararın bozulması kanaati ile Sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 25.06.2026

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1850, K. 2026/3325, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1850-e-2026-3325-k-8ab4627b2511