Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1074 E. 2026/1160 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1074
- Karar No
- 2026/1160
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1074
KARAR NO : 2026/1160
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2022
NUMARASI : 2020/648 Esas - 2022/1043 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 04/07/2017 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğinde protokol, ariyet sözleşmesi, cari hesap sözleşmesi, otomasyon, resen taahhütname ve ayrıca aynı tarihli otogaz ... bayilik sözleşmesi ve otogaz bayilik protokolü imzalandığını, davalıdan akaryakıt bayilik sözleşmesi eki protokol kapsamında sözleşmelerden kaynaklanan borçlarının teminatı olarak 100.000-TL miktarlı banka teminat mektubu alındığını, davalı şirketin sözleşmenin yürürlük süresince davacıdan sadece 330,03 m3 beyaz ürün, 0,65 ton madeni yağ aldığını, buna karşılık hiç ... alımı yapmadığını, davalının bayilik lisansının mevzuata, sözleşme ve protokollere aykırı davranışları nedeniyle EPDK tarafından alınan 27/05/2020 tarihli ve ... sayılı kararı ile ... Yönetmeliğinin 17/1-g bendi gereğince iptal edildiğini, bayilik lisansının iptali bayilik sözleşmesinin sürdürülmesine engel teşkil ettiği gibi, bayilik sözleşmesi gereğince haklı fesih sebebi sayıldığını, davalıya keşide edilen Üsküdar 17. Noterliğinin 18/06/2020 tarihli ihtarnamesi ile erken fesihten kaynaklanan cezai şart ile asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağının ödenmesinin ihtar edildiğini, ... Yönetmeliğinin 17/1-g bendinde, 6 aydan fazla süreli satış yapılmaması durumunda lisans iptalini öngördüğünü, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin 21. maddesi hükmüne göre lisans iptalinin tek taraflı fesih nedeni olduğunu, yine akaryakıt bayilik protokolünün 4.13 maddesi uyarınca bayinin yükümlülüklerini yerine getirmemesinin fesih nedeni olduğunu, otogaz ... bayilik protokolünün 5.3 maddesinde, bayinin imza tarihinden itibaren 3 ay içinde otogaz bayilik lisansı alarak satışa başlamayı taahhüt ettiğini, ancak davalının otogaz bayilik lisansı almadığını, otogaz bayilik protokolünün 7.1 maddesinde de bayinin yükümlülüklerini ihlal etmesinin fesih nedeni olarak düzenlendiğini, akaryakıt bayilik protokolünün 6.3 maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle ya da bayi tarafından haksız olarak feshi halinde bayinin ...'nin uğrayacağın kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin edeceği, ayrıca 57.500-USD cezai şartı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, aynı şekilde otogaz bayilik protokolünün 7.2 maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle ya da bayi tarafından haksız olarak feshi halinde bayinin ...'nin uğrayacağın kar mahrumiyeti dahil sair zarar ve ziyanı tazmin edeceği, ayrıca 60.000-USD cezai şartı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, akaryakıt protokolünün 4.6 maddesi ile de bayinin protokol ve sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde bayinin ...'ye 57.500-USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, otogaz protokolünün 5.5 maddesinde, aynı durumda bayinin 60.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, bu nedenle davalının akaryakıt bayilik sözleşmesinin erken feshinden dolayı 57.500-USD, otogaz bayilik sözleşmesinin erken feshinden dolayı da 60.000-USD olmak üzere toplam 117.500-USD cezai şart borcunun doğduğunu, akaryakıt bayilik protokolünün 4.4 maddesi uyarınca 750 ve 4.250 metreküp beyaz ürün, 500 ton ... ve 15 ton madeni yağ almayı taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşmenin yürürlük süresi boyunca 330,03 metreküp beyaz ürün ve 0,65 ton madeni yağ aldığını, ancak hiç ... ürünü almadığını, akaryakıt bayilik protokolünün 4.5 maddesinde, taahhüde aykırılık halinde bayinin satın almadığı beher metreküp beyaz ürün için 85-USD, beher ton ... için 42-USD ve beher ton madeni yağ için 2.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının 419,97 metreküp beyaz ürün, 500 ton ... ve 14,36 ton madeni yağ eksik alımı nedeniyle toplam 85.407,28-USD cezai şart borcunun oluştuğunu, ayrıca akaryakıt protokolünün 6.3, otogaz protokolünün 7.2 maddeleri uyarınca müvekkilinin kar mahrumiyeti talep hakkının bulunduğu, bayilik sözleşmesinin feshine sebebiyet veren davalının, müvekkilinin bu nedenle uğradığı kar kaybından sorumlu olduğunu, davalının vermiş olduğu banka teminat mektubunun da müvekkilince haklı nedenle tazmin edildiğini, davalının 3.215,58-TL cari hesap borcunun teminat mektubundan mahsup edildiğini, kalan 96.784,42-TL'nin ise düzenlenen kısmi cezai şart faturasına karşılık gelir kaydedildiğini belirterek, şimdilik 10.000-USD cezai şartın devlet bankalarının Dolar cinsinden 1 yıllık mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, şimdilik 10.000-TL kar mahrumiyeti alacağının ise avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 23.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava dilekçesinde talep ettikleri 10.000-USD'nin 5.000-USD'sinin 2.500-USD'sinin akaryakıt bayilik sözleşmesinin erken feshinden, 2.500-USD'sinin ise otogaz bayilik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklanan cezai şart olduğunu belirterek, asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağını 10.000-USD artırarak 15.000-USD'ye, akaryakıt bayilik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklanan cezai şart nedeniyle talep edilen 2.500-USD'yi 12.500-USD artırarak 15.000-USD'ye, otogaz bayilik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklanan cezai şart nedeniyle talep edilen 2.500-USD'yi ise 12.500-USD arttırarak 15.000-USD'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili; sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde bulunan hükümlerinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin 30 günden fazla ürün alamamış ya da asgari alım taahhüdüne uyamamış olmasının, Covid-19 salgınının yarattığı olumsuz piyasa koşulları ve uygulanan sokağa çıkma yasakları olduğunu, müvekkilinin mücbir sebeple ürün alamamış olmasının haklı fesih nedeni kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacının cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını, ayrıca cezai şart fahiş olup TBK'nın 182/son maddesi uyarınca indirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmeleri akdedildiği, ek olarak da yıllık asgari alımı öngören protokoller yapıldığı, taraflar arasında akdedilmiş olan akaryakıt bayilik sözleşmesi ile 57.500-USD, otogaz bayilik sözleşmesi ile 60.000-USD, asgari ürün alım taahhütnamesi ile 85.407,28-USD olmak üzere toplam 202.907,28-USD cezai şartın öngörüldüğü, cezai şartın bu hali ile dava tarihindeki karşılığının 1.562.467,21-TL olduğu, oysa bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere feshedilen sözleşmeye konu edim borcu davalı tarafından tamamen yerine getirilmiş olsaydı dahi davacının elde edecek olduğu toplam kârın 103.581,98-TL olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 52 maddesi gereğince, davacının uğramış olduğu zararın artmasını önleme yükümlülüğü kapsamında 6 ay içinde yeni bir bayilik oluşturması ihtimali dikkate alındığında ise, yoksun kaldığı karın 25.026,52-TL olarak tespit edilmiş olması karşısında, sözleşmeyle öngörülen cezai şart ile davacının davalıdan talebi mümkün zarar miktarı arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu, kaldı ki davalının bayilik sözleşmesi kapsamında satacağı her bir birim malın davacıya ekonomik fayda sağlamakla birlikte esas itibariyle bizatihi davalının kendisine fayda sağlayacak nitelikte olduğu dikkate alındığında, kişinin kendisi lehine olan bir durumu sağlamak için ayrıca cezai şart tehdidi altına girmesinin iradi (rızai) bir durum olmayacağı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere cezai şart ile karın yığılması yerine yarışması gereken talepler olduğu hususu da nazara alındığında, davalı aleyhine olan cezai şarta ilişkin hükümleri TBK 21 ve devamı maddeleri anlamında genel işlem şartı niteliğinde değilse bile, yoksun kalınan kar ile cezai şart miktarı arasında açık nispetsizlik olduğu, bunun TBK 27 maddede öngörülen adaba ve ahlaka aykırılık teşkil ettiği, keza kişinin kendi lehine olan bir durumu sağlamak için ayrıca kendisini cezai şart altına sokmasının ise yine TBK 27 maddesi kapsamında kişilik haklarına aykırı olacağı ve bu nedenle cezai şart talebinin reddinin gerektiği, davacının haklı olarak feshettiği sözleşmeden dolayı yoksun kaldığı karı ise talep edebileceği gerekçesiyle, davacının cezai şart isteminin reddine, kar mahrumiyeti talebinin ise kabulü ile 10.000-TL tazminatın 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı bayiden cezai şart alacakları yönünden alacaklı olduğu ve düzenlenen cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olduğu hususlarının dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, buna karşılık itiraz ettikleri hususlar bakımından itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki cezai şart ve kar mahrumiyeti taleplerinin yarışan talepler olduğu, cezai şart maddelerinin kar kaybına yönelik kayıtlar olduğu şeklindeki tespitler hatalı olup, feshe davalının sebebiyet vermesi nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan zarar ve cezai şart kalemlerinin ayrı ayrı istenebilir durumda olduğunu, ... Lisans Yönetmeliğinin 17/1-g bendinde, 6 aydan uzun süreli satış yapılmaması durumunda lisans iptalinin öngörüldüğünü, davalının sözleşme ve ilgili yönetmelik hükmüne aykırı hareket ederek lisansının iptaline ve sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmesine sebebiyet verdiğini, her iki bayilik sözleşmesinde haklı fesih halinde bayinin cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkilinin akaryakıt bayilik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklı 57.500-USD tutarında, otogaz bayilik sözleşmesinin erken feshinden kaynaklı olarak da 60.000-USD tutarında olmak üzere toplam 117.500-USD cezai şart alacağının doğduğunu, ayrıca davalının asgari alım taahhüdüne uymaması sonucunda perakende standart satış fiyatından 419,97 m3, ...’den 500 ton, madeni yağdan 14,36 ton eksik alımı nedeniyle toplam 85.407,28-USD asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklı cezai şart borcunun doğduğunu, TBK anlamında kar mahrumiyeti ve ceza koşulu birbirinden tamamen ayrı düzenlemeler olup, yerleşik içtihatlar gereğince kar mahrumiyeti bedeli ile cezai şartın birlikte talep edebileceğini, nitekim hükme esas alınan raporda bilirkişiler tarafından cezai şart talebinin haklı ve yerinde olduğunun tespit edildiğini, her şeyden önce somut uyuşmazlıkta söz konusu iki cezai şartın tek bir fiilden kaynaklanmadığını, zira asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart, davalının taahhüt etmiş olduğu satışları yerine getirememesinden kaynaklanmış olup, erken fesihten kaynaklanan cezai şartın ise, davalının haksız eylemleri doğrultusunda sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden kaynaklandığını, bu çerçevede cezai şart ve kar mahrumiyeti kalemlerinin yarışan talepler olduğunun söylenemeyeceğini, kar mahrumiyetine dair hesaplama eksik olup, makul sürenin 6 ay olarak alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca hesaplamada davalının sözleşmede taahhüt etmiş olduğu satış yerine halihazırda mevcut yapmış olduğu satış üzerinden faaliyet karının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece cezai şart alacağının davalının mahvına sebebiyet vereceği gerekçesiyle TBK'nın 27. maddesi uyarınca reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının ticari defterleri incelenmeksizin cezai şartın davalının mahvına neden olacağının kabulünün eksik incelemeye dayalı ve hatalı olduğunu, davalının basiretli bir tacir olarak ilgili bölgenin ticari şartlarına aşina olduğunu ve sözleşmeyi imzalayarak doğabilecek sonuçlarına vakıf olduğunu, cezai şart bedeli yüksek olsa dahi bu bedelin ödenmesinin davalı şirketin mahvına neden olacağı hususunun açıkça ortaya konulması gerektiğini, ancak mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; mahkemece davacının kar mahrumiyeti talebinin kabulünün hatalı olduğunu, davacının genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme hükümlerine dayalı olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 30 günden fazla akaryakıt, otogaz veya türevi ürünleri alamamış ya da asgari alım taahhütlerine uyamamış olmasının sebebinin Covid-19 salgınının yaratmış olduğu olumsuz piyasa koşulları ve uygulanan sokağa çıkma yasakları olup, mücbir sebepten kaynaklanan bu durumların sözleşmenin feshine gerekçe yapılmasının doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshi iddiasına dayalı olarak sözleşmede kararlaştırılan cezai şart, asgari ürün alımı taahhüdüne aykırılık iddiasına dayalı cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında 04.07.2017 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eki protokol ile aynı tarihli otogaz bayilik sözleşmesi eki protokolün akdedildiği, davalının bayilik lisansının, EPDK tarafından 27.05.2020 tarihinde ... Lisans Yönetmeliğinin 17/1-g bendi uyarınca altı aydan uzun süreli satış yapılmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, sözleşmenin davacı dağıtıcı şirket tarafından 18.06.2020 tarihli ihtarname ile, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı ve bayilik lisansının iptal edilmiş olduğu gerekçeleriyle feshedildiği ve aynı ihtarname ile muaccel hale geldiği bildirilen cezai şart ve alacaklarının 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki her iki bayilik sözleşmesinin 6. maddesinde, bayinin 30 günden fazla süreyle ...'den akaryakıt ve türevleri iIe otogaz ürünlerini tedarik etmemesi halinde, ...’nin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu; 21. maddesinde, bayinin bir aydan fazla bir süreyle akaryakıt ve otogaz ikmal ve satışı yapamaması, akaryakıt ve otogaz istasyonu için gerekli olan lisans, ruhsat ve izinlerinin iptali veya herhangi bir sebeple hükümsüz hale gelmesi halinde, ...'nin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedileceği; 22. maddesinde, işbu sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde bayinin işbu sözleşme ile ilintili olarak yapılmış ve yapılacak sair sözleşmelerden ve taahhütlerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının muaccel hale geleceği ve bayi tarafından derhal eda edileceği, bu durumda bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyetini ve sair zarar ve ziyanını da ayrıca tazmin edeceği, bayinin asgari alım taahhüdüne dayalı olarak muaccel hale gelmiş cezai şart borcu varsa bunu da derhal ...'ye ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Protokolün 4.2 maddesinde, bayinin protokolün imzalandığı tarihten itibaren azami 3 ay içerisinde bayilik lisansını almak suretiyle satışa başlamayı taahhüt ettiği; 4.4 maddesinde, bayinin, perakende standart satış fiyatından olmak ve perakende satış yapmak üzere 750 metreküp beyaz ürünü, perakende özel satış fiyatından olmak ve perakende satış yapmak üzere 4.250 metreküp beyaz ürünü, 500 ton ...'yi, 15 ton madeni yağı ...'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği; 4.5 maddesinde, bayinin her ne sebeple olursa olsun, bayilik sözleşme süresinin sonunda veya fesih tarihinde, taahhüt ettiği halde ...'den satın almadığı beher metreküp beyaz ürün için 85-USD tutarında, beher ton ... için 42-USD ve beher ton madeni yağ için 2.000-USD cezai şart bedelini ...'ye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği; 4.6 maddesinde, protokol, sözleşme ve bunlara uygun olarak akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin ...'ye 57.500-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu madde kapsamındaki cezai şart ifaya ekli ceza anlamında olup, ...'nin işbu cezai şartı protokolü ve/veya buna bağlı olarak akdedilecek sair sözleşmeleri feshetmeden veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkili olduğu; 6.3 maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde, bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil zararını tazmin edeceği, 57.500-USD cezai şartı ...'ye ödeyeceği, asgari alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından doğan cezai şart borcunu ödeyeceği belirtilmiştir.
Yine otogaz bayilik protokolünün 5.4 maddesinde, bayinin, protokol süresince 500 ton ...'yi ...'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, satın almadığı beher ton ... için 42-USD tutarında cezai şart bedelini ...'ye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği; 5.5 maddesinde, protokol, sözleşme ve bunlara uygun olarak akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin ...'ye 60.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu madde kapsamındaki cezai şart ifaya ekli ceza anlamında olup, ...'nin işbu cezai şartı protokolü ve/veya buna bağlı olarak akdedilecek sair sözleşmeleri feshetmeden veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkili olduğu; 7.1 maddesinde, protokol, sözleşme ve bunlara uygun olarak akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin ...'ye 60.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bu madde kapsamındaki cezai şart ifaya ekli ceza anlamında olup, ...'nin işbu cezai şartı protokolü ve/veya buna bağlı olarak akdedilecek sair sözleşmeleri feshetmeden veya feshettikten sonra talep ve tahsile yetkili olduğu; 7.2 maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde, bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil zararını tazmin edeceği, 60.000-USD cezai şartı ...'ye ödeyeceği, bayinin asgari alım taahhüdünde geçen ve taahhüt ettiği halde satın almadığı beher ton ... için 42-USD tutarında cezai şart bedelini ...'ye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalının 750 m3 perakende standart beyaz ürün, 4.250 m3 perakende özel beyaz ürün, 500 ton ... ve 15 ton madeni yağ satın almayı taahhüt ettiği, davacının ticari defterlerine göre davalının 330,03m3 perakende standart beyaz ürün, 6.592,12 m3 perakende özel beyaz ürün ve 0,65 ton madeni yağ aldığı, hiç ... alımı yapmadığı, buna göre davalının eksik aldığı 419,97 m3 perakende standart beyaz ürün karşılığı 35.697,28-USD, eksik aldığı 500 ton ... karşılığı 21.000-USD ve eksik aldığı 14,36 ton (14,35 olmalı) madeni yağ karşılığı 28.710-USD (28.700-USD olmalı) olmak üzere toplam 85.407,28-USD cezai şart borcunun bulunduğu, davacının faaliyet karı oranına göre 5 yıllık sürenin işlemiş 1.080 gününe isabet eden satış hasılatının günlük ortalama 28.300,28-TL olduğu, sözleşmenin işlemeyen sürelerinde davacının mahrum kaldığı 745 günlük satış hasılatının toplam 21.083.710,50-TL olduğu, davacının faaliyet karı oranı %0,4913 olup buna göre kar mahrumiyetinin toplam 103.581,98-TL olduğu, bunun davacının aynı bölgede bir bayilik oluşturması için 6 aylık süreye isabet eden tutarının ise 25.026,52-TL olduğu, davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, sözleşmelerde ayrıca fesih halinde davalının 57.000-USD ve 60.000-USD cezai şart öngörülmüş olmakla, kar kaybına yönelik bu hükümler nedeniyle davacının hem cezai şart hem de kar kaybı talep edemeyeceği, hesaplanan cezai şart tutarlarının davalının mahvına neden olabilecek derecede fahiş olduğu, ancak davalı ticari defterlerini sunmadığından cezai şartın davalının sermaye kaybı ve borca batıklığına neden olup olamayacağı açısından bir tespit yapılamadığından, cezai şarttan yapılabilecek indirim oranının tespit edilemediği bildirilmiştir.
Öncelikle davacının otogaz bayilik sözleşmesi ile otogaz bayilik protokolüne dayalı cezai şart ile asgari alım taahhüdüne dayalı cezai şart istemi bakımından yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki bayilik sözleşmeleri 04.07.2017 tarihinde akdedilmiş olup, davalı bayinin sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği 18.06.2020 tarihine kadar olan 3 yıllık dönem içerisinde davacıdan hiç ... ürün alımı ve dolayısıyla satışı yapmadığı sabittir. Ancak bu süre boyunca davacı tarafça davalı bayiye ... alımı ve satışı yapması hususunda herhangi bir uyarı ya da bildirim yapılmamıştır. Buna göre tarafların karşılıklı sessiz kalmak suretiyle ve ortak iradeleriyle ... bayilik sözleşmesini hiç yürürlüğe sokmadıklarının kabulü gerekir. Bu doğrultuda yürürlüğe girmemiş olan ... bayilik sözleşmesine dayalı olarak davacının davalı bayiden sözleşmenin feshine bağlı cezai şart ile asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart talep etmesi mümkün değildir (emsal: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/3952 esas2026/833 karar sayılı ilamı).
Akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokolüne dayalı cezai şart istemleri bakımından ise; davacı tarafça sözleşme ve protokoller, davalının ürün alımı ve satışı yapmayarak sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı ve bayilik lisansının iptal edilmiş olduğu gerekçeleriyle feshedilmiş; davalı tarafça ise mücbir sebep kapsamında Covid-19 salgını nedeniyle edimlerin yerine getirilemediği savunulmuştur. Ancak taraflar arasındaki sözleşme ve protokoller 04.07.2017 tarihinde akdedilmiş olup, davalının bayilik lisansı, EPDK tarafından 27.05.2020 tarihinde ... Lisans Yönetmeliğinin 17/1-g bendi uyarınca altı aydan uzun süreli satış yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespitlere göre de davalı davacıdan en son 14.10.2019 tarihinde akaryakıt almıştır. Sözleşme ve protokoller 04.07.2017 tarihinde akdedilmiş olup, Covid-19 salgını ise ülkemizde üç yıla yakın bir süre sonra 2020 mart ayında ortaya çıkmıştır. Bu nedenle davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüğünü pandemi nedeniyle yerine getiremediğinin kabulü mümkün değildir. Davalının bayilik lisansı da EPDK tarafından iptal edilmek suretiyle sözleşmeye devam imkanının ortadan kalkmasına sebebiyet vermiş olmakla, akaryakıt bayilik sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğinin kabulü gerekmektedir.
Davalı vekilince, sözleşmenin genel işlem koşulu niteliğinde hükümler içerdiği ve bu nedenle müvekkili aleyhine olan cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece ise sözleşmedeki cezai şart hükümlerinin TBK'nın 27. maddesi kapsamında adaba ve ahlaka aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davacının cezai şart istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşme yapılması, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Sözleşmenin tarafları da tacir olup sözleşme hükümleri de kolayca anlaşılabilecek niteliktedir. Bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart da dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyecektir. Yine TBK'nın 27/1 maddesi uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Buna göre bir sözleşme hükmünün geçersiz sayılabilmesi için, söz konusu sözleşme hükmü ile üstlenilen belirli ticari faaliyetleri yapma veya yapmama yükümlülüklerinin içerik, coğrafi alan veya süre itibariyle ekonomik özgürlüğü veya varlığı aşırı derecede tehlikeye sokacak, bir nevi sözleşmenin diğer tarafına bağımlı kılacak nitelikte olması gerekir. Somut olayda tacir olan taraflar arasındaki sözleşmelerde yer alan cezai şart hükümlerinin sözleşmelerin başında tarafların serbest iradeleriyle belirlendiği, yine tarafların karşılıklı edimlerinin serbestçe kararlaştırıldığı dikkate alındığında, sözleşmelerde yer alan cezai şart hükümlerinin TBK'nın 27. maddesinde getirilen sınırlamalara aykırı olmayıp, geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemenin, cezai şartın fahiş olup olmadığı bakımından yapılacak değerlendirme sonucunda cezai şarttan indirim konusunda dikkate alınabilecek olan TBK'nın 27. maddesi hükmüne dayalı olarak, sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğuna yönelik gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda akaryakıt bayilik sözleşmesi bakımından sözleşmenin davacı tarafça haklı sebeple feshi sonucunda, davacının sözleşmeye dayalı cezai şart talep hakkı doğmuş olup, cezai şart tutarı bayilik protokolünün 4.6 maddesinde 57.500-USD olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla davacı akaryakıt bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshi sonucunda davalıdan cezai şart talep edebilecektir.
Bayilik protokolünün 4.4 maddesinde, bayinin perakende standart satış fiyatından olmak üzere 750 metreküp beyaz ürün, perakende özel satış fiyatından olmak üzere 4.250 metreküp beyaz ürün ve 15 ton madeni yağı ...'den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, buna karşılık davalının 330,03m3 perakende standart beyaz ürün, 6.592,12 m3 perakende özel beyaz ürün ve 0,65 ton madeni yağ aldığı, buna göre davalının perakende standart beyaz üründe 419,97 m3, madeni yağda ise 14,35 ton eksik alım yaptığı tespit edilmiş olup, davacı, protokollerin ilgili hükümlerine dayalı olarak eksik alımdan kaynaklanan bedelleri ifaya ekli cezai şart kapsamında talep edebilecektir. Ancak bayinin eksik alımı nedeniyle talep edilen söz konusu cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak talep edilemeyecektir. Bu durumda davacı, sözleşme tarihi olan 04.07.2017 tarihi ile fesih tarihi olan 18.06.2020 tarihi arasındaki döneme karşılık gelen taahhüt miktarına göre cezai şart talep edebilecektir. Bu nedenle bilirkişi raporundaki sözleşme süre sonuna kadar olan dönem için belirlenen toplam taahhüt miktarına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesi mümkün olmadığından, mahkemece bu konuda bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, sözleşmenin fesih tarihine kadar olan döneme isabet eden beyaz ürün ve madeni yağ taahhüt miktarları tespit edilerek, davalının alım yaptığı miktarların düşülmesi sonucunda elde edilecek miktara göre cezai şart hesaplaması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının diğer talebi kar kaybı alacağı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki her iki bayilik sözleşmesinin 22. maddesinde, işbu sözleşmenin ... tarafından haklı nedenle veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde bayinin işbu sözleşme ile ilintili olarak yapılmış ve yapılacak sair sözleşmelerden ve taahhütlerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının muaccel hale geleceği ve bayi tarafından derhal eda edileceği, bu durumda bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyetini ve sair zarar ve ziyanını da ayrıca tazmin edeceği, bayinin asgari alım taahhüdüne dayalı olarak muaccel hale gelmiş cezai şart borcu varsa bunu da derhal ...'ye ödeyeceği; protokolün 6.3 maddesinde, sözleşmenin ... tarafından haklı veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde, bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil zararını tazmin edeceği, 57.500-USD cezai şartı ...'ye ödeyeceği; otogaz bayilik protokolünün 7.2 maddesinde ise, sözleşmenin ... tarafından haklı veya bayi tarafından haksız olarak feshi halinde, bayinin ...'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahil zararını tazmin edeceği, 60.000-USD cezai şartı ...'ye ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmenin davacı tarafça haklı sebeple feshi nedeniyle, söz konusu hükümlere göre davacının cezai şart dışında ayrıca kar mahrumiyeti talep hakkı da bulunmaktadır. Kar mahrumiyeti süresinin hesabında ise, davacının bölgede yeni bayilik kurup kurmadığının tespit edilmesi, kurulmamış ise kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan sürenin tamamı için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl süre belirlenerek net kar olarak hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda davacının aynı bölgede yeni bayilik tesisi için gerekli makul süre 6 ay olarak belirlenmiş ve bu süreye isabet eden net kar üzerinden hesaplama yapılmış olmakla, davalı vekilinin bu hususta ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ayrıca TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceği kabul edilmiştir. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, dava konusu yapılmamış ve başka bir davanın konusu olabilecek bir talep hakkında indirim yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte kısmi davadaki talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde de bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür.
Diğer yandan davacı tarafça sözleşmeler kapsamında davalının vermiş olduğu teminat mektubu nakde çevrilerek 96.784,42-TL'lik kısmının 27.07.2020 tarihinde cezai şart alacağına mahsup edildiği anlaşılmakla, bu tutarın tahsil tarihindeki ... efektif satış kuru karşılığının davacının belirlenip hükmedilecek cezai şart alacağından mahsubu gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 Tarih 2020/648 Esas - 2022/1043 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"
Yatırılan peşin istinaf karar harçlarının (davacı 179,90-TL, davalı 3.163,63-TL) istek halinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026