Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/72 E. 2026/2428 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/72
- Karar No
- 2026/2428
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/72 - 2026/2428 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/72 KARAR NO : 2026/2428 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN
ESAS DOSYA
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2023 NUMARASI : 2021/833 Esas, 2023/369 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali İstemli
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/36 ESAS, 2022/837 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/966 ESAS, 2022/677 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : AV. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/833 esas ve 2023/369 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı şirkette 22893 pay sahibi olduğunu, 14.10.2021 tarihli Genel Kurul toplantısı öncesinde davacının şirketin finansal tabloları, yıllık faaliyet raporu, denetim raporu vb. belgeleri incelemesine izin verilmediğini, Genel Kurul toplantı tutanağında toplantıya katılan ortakların imzasının bulunmadığını, Şirket müdürleri (... ve ...) kendi ibralarında oy kullandığını, sermaye artırımına ilişkin kararın TTK 589 ve 621 maddelerindeki çoğunluk sağlanmadan alındığını, sermaye artırımına ihtiyaç olmadığı halde sırf davacı ortağını zarara uğratmak ve onun şirketteki pay oranını düşürmek amacıyla sermaye artırımı kararı alındığı ileri sürülerek 14.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen 2021/966 esas sayılı dosyadaki davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı şirkette 16.160 pay sahibi olduğunu, gündemin 3. maddesindeki 2020 yılı faaliyet-hesap raporu, bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtmadığını, Şirket müdürünün şirketi kötü yönetmesine karşılık ibra edildiğini, Şirket müdürlerinin (... ve ...) kendi ibralarında oy kullandığını, sermaye artırımına ilişkin kararın TTK 589 ve 621 maddelerindeki çoğunluk sağlanmadan alındığını, Sermaye artırımı kararının nitelikli çoğunlukla alınmadığı ileri sürülerek 14.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Birleşen 2022/36 esas sayılı dosyadaki davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette 12.120 pay sahibi olduğunu, Şirket müdürü ... tarafından yapılan ameliyat ve sonrası hizmet bedellerinin şirket hesabına aktarılmadığını, Şirketin 2020 yılında kar etmesine rağmen ortaklara kar dağıtımı yapılmadığını, sermaye artırımını gerektirecek bir neden olmadığı halde sermaye artırımı kararı alındığını, çoğunluğun azınlığa tahakküm etmeye çalıştığı ileri sürülerek 14.10.2021 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 10.02.2011 tarihinde kurulduğunu, kuruluştaki sermayesinin 300.000,00.TL olduğunu, kuruluş sonrası yapılan 5 sermaye artırımı ile 25.05.2015 tarihinde esas sermayenin 4.040.000.TL’ye (161.600 pay) çıkartıldığını, şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/473 esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, Mahkeme tarafından verilen geçici ve kesin mühletin ardından 05.08.2020 tarihinde konkordato sürecinin sona erdiğini, 14.10.2020 tarihinde ise dava konusu genel kurul toplantısı yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; sermaye artırım kararı 51.173 ret oyuna (%31,67) karşılık 110.427 kabul oyu (%68,33) ile alındığı, bu karar için gerekli nisap (2/3) sağlandığı, Bilirkişi kurulu raporunda toplantı tarihindeki şirketin net öz kaynağının 1.262.460,45.TL olarak belirlendiği, net öz kaynak tescilli sermayeye (4.040.000,00.TL) göre %31,25 oranında azaldığından sermaye artırım kararının davacı ortakları zarara uğratmak ve onların şirketteki pay oranını düşürmek amacıyla alındığı iddiasının sübut bulmadığı, Şirketin konkordato süreci sonrasında ticari faaliyetini sürdürebilmesi için sermaye artırım kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davaların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 esas sayılı dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu davayı etkileyecek mahiyette olan bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına yönelik taleplerinin değerlendirmeye dahi alınmamasının haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirkete denetim kayyumu atanmasından anlaşıldığı üzere şirketin kötü yönetim sebebiyle zarara uğratıldığının kanıtlandığını, davalı şirketin hakim ortaklarının, arttırmak istedikleri sermaye tutarının, kendileri tarafından kullanılarak yok edilen tutara ilişkin olup sermaye artırım kararı alınmasının tek sebebinin bu husus olduğunu, şirket defterlerinde ve kayıtlarında görünen tutarların fiilen şirket kasasında bulunmadığını, davalıların ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle kasada olması gereken mevcutların olmamasından ötürü meydana gelen kasa açığı yoluyla davalıların şirketi zarara uğrattığını, davalıların özen ve sadakat borcunu yerine getirmeyerek şirketin zarara uğramasına neden olduklarını ve bu zararı sermaye artırımı ile gidermeye çalıştıklarını bu durumunun tüm dosya kapsamıyla sabit olduğunu, şirketin kasasındaki 6,5 milyon TL'nin yok edildiğini, Şirket gelirlerinden harcandığı ve bu paranın "şirkete borçlanma yasağı" karşısında şirket kasasına ödenmesi yönünde hiçbir işlem yapılmadığının sabit olduğunu ancak bu tutarın 1/3'ü kadarı olan 2,4 Milyon TL sermaye arttırımına gidilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, azınlık hisselerini yok etmeyi amaçladığını, hakim ortakların zimmetlerine geçirdikleri para ile sermaye arttırımı yaptığını, sermaye artırım kararının TTK ilgili usullere uygun olarak alınıp alınmadığına yönelik inceleme yapılmadığını, limited ortaklıkta birden fazla müdürün bulunması halinde ibra kararının her müdür için ayrı ayrı alınması gerektiğini, genel kurul kararında 2020 yılı iki ayrı Şirket Müdürü’nün ibrası konusunun ayrı ayrı görüşülmediğini ve karara bağlanmadığını, hükme esas alınan raporlarda bilirkişilerce bu hususun geçersizlik sebebi olup olmadığı konusunun hatalı değerlendirildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 esas sayılı dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, kasada nakit olarak görünen 6.850.000,00.TL ile ilgili olarak herhangi bir açıklamanın yapılmadığını, birleşmesini talep ettiklerin davada alındırılan bilirkişi raporunda da ilgili meblağın ortada olmadığının belirtildiğini, davalı şirketin Genel Kurulu'nda 14/10/2021 tarihinde oy hakkından yoksun olan ... ve ... isimli iki şirket ortağının 2020 yılı şirket müdürleri olmalarına rağmen kendileri hakkında yapılan ibra görüşmelerine katıldığını, kendileri lehlerine TTK 619. maddesine aykırı olarak oy kullandığını, yok hükmünde olduğunu, yokluk yaptırımı ile yokluğuna karar verilmesi gerektiğini, aksi halde kanuna aykırı olan bu kararın iptalinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirketin hastane ile ilgili kayıtlarının incelenmesinde şirket müdürü ve aynı zamanda ortağı olan ... tarafından yapılan ameliyat ve hizmetler sonrası hastane aktifine aktarılması gereken bedellerin aktarılmadığını ve kayıt dışı işlemler olduğunu ve bu durumun uzun zamandır süreğen hale geldiğini, şirket ortağı olan müvekkiline zarar verildiğinin ortaya çıktığını, dürüstlük kurallarına aykırı olan hareketler ile şirkete de zarar verildiğini, Şirket mali verileri incelendiğinde şirketin 2020 yılını 1.591.143,13.TL kar ile kapattığının görüldüğünü, ortaklara kar dağıtımının da yapılmadığını, kar dağıtımı yapılmaması gerekçesinin ortaklara açıklanmadığını, çoğunluğun azınlığa tahakkümü işlevleri sonucu, müvekkili ve diğer muhalif azınlık hissedarlarının dışlanarak şirketin, hukuk dışı, keyfiyete dayalı yönetilmesini isteyen çoğunluk grubunun, gizli amaçlarla hareket ettiğini, şirketi tamamen ele geçirme çabalarında oldukları gereksiz ve gerekçesiz sermaye arttırımı kararı ile anlaşıldığını, gereksiz ve gerekçesiz sermaye arttırımı kararı ile şirketin amaç ve gereksinimi yokken sermaye arttırımı ve devamında alınan kararlar ile küçük hissedarların şirketten tasfiye edilmek istendiğini, bu hususun objektif iyiniyet kurallarını yani dürüstlük kurallarını ihlal ettiğini, diğer azınlık ortaklarının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/966 esas ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/833 esas sayılı dava dosyalarında aynı mahiyette iddialar ileri sürüldüğünü, yönetimin yolsuzluklarından dolayı şirkete Kayyum atandığını, aynı mahiyette dava dosyalarının dosya ile birleştirilmesi hususunu mahkemenin takdirine bırakıldığını, dava dosyalarının birleştirildiğini, Yönetimin ibrası ile ilgili alınan kararda yönetimde bulunan hissedarın oylamaya katılmaması gerekirken toplantıya katılarak oy kullandığını ve Yasaya aykırı işlem tesis edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Gerek esas dosyadaki dava, gerekse birleşen dosyalardaki dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Esas ve birleşen dosya davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 14/10/2021 tarihli olağan genel kurul kararının iptali gerektiğini, zira müvekkilleri tarafından bahsi geçen genel kurulda alınan kararlara olumsuz oy verilerek, muhalefet şerhi koyulduğunu, şirket yetkilisi olan ... ve ...'ın yöneticilerin ibrası ile ilgili gündem maddesinde oy kullanamayacaklarını, buna rağmen yapılan ibra işleminin kanuna aykırı olduğunu, kararda ortakların imzalarının bulunmadığını, yine toplantıda alınan karar ile sermaye arttırımına karar verildiğini, ancak şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olmadığını, yukarıda adı geçen şirket yetkililerinin şirketi zarara uğrattıklarını ve işbu zararı da sermaye arttırımı yoluyla kapatmak istediklerini, ayrıca işbu sermaye arttırımı kararı ile müvekkillerinin şirketten dışlanmak istenildiğini, finansal tabloların, faaliyet ve denetim raporlarının incelenmesi amacıyla izin de verilmediğini belirterek dava konusu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçe ile gerek esas dosyadaki davanın, gerekse birleşen dosyalardaki davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı esas ve birleşen dosya davacı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı Kanun'da genel kurul kararının iptali yada butlanını isteyebilecek kişiler sayılmış olup, buna göre; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri iptal davası açabilir. Genel kurul kararlarının butlanı, hem genel hükümlere, hem de Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen hükümlere aykırılıkta söz konusu olabilir. 6102 sayılı Kanun'un 447. maddesi butlanı özel olarak düzenlemiştir. Buna göre, pay sahibinin vazgeçilmez haklarını, bilgi alma ve inceleme hakkını sınırlandıran ve ortadan kaldıran, anonim şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına aykırılık taşıyan genel kurul kararları batıldır. Bu şekilde düzenlenen özel hükmün yanında 6098 sayılı Kanun'un 27. maddesi hükmündeki butlan hükmü de genel kurul kararlarının butlanı davasında uygulanabilir.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4513 Esas, 2024/7995 Karar sayılı kararı) Esas sermaye, pay sahiplerinin ortaklığa getirmeyi yükümlendikleri malvarlığının toplamı ve bunun nakit olarak ifadesidir. Esas sermaye artırımı ile şirket anasözleşmesinde yer alan bu rakamın yükseltilmesi amaçlanır. Esas sermaye artırımı, ancak yükseltilen esas sermayeye denk malvarlığı ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç kaynaklardan sermaye artırımında ise artırılan sermaye kadar yedek akçe veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir. Esas sermaye artırımı yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir. Artırılan sermayeye katılmada öncelik (rüçhan) hakkı ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak kaydı ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek taahhüt altına girmeye zorlanamazlar. Bununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyiniyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez. Genel kurulda sermaye artırımına ilişkin karar alınırken artırım sebebinin açıklanması zorunlu değilse de, davalı şirketin en azından bu sermaye artırımına dair kararın iptalinin talep edildiği davada neden sermaye artırımına ihtiyaç duyduğunu açıklaması gerekmektedir.(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/5614 Esas, 2014/11887 Karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava konusu genel kurul çağrısında her hangi bir usulsüzlük bulunmadığı, gündem maddeleri ile toplantıda müzakere edilen hususların uyumlu olup, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmediği, alınan kararlarda gerekli olan toplantı ve karar nisabına ulaşıldığı, şirkete ait finansal tabloların, faaliyet ve denetim raporlarının incelenmesi amacıyla izin verildiği, yine şirketin konkordato sürecinden çıktığı ve alınan bilirkişi raporuna göre şirketin tescilli sermayesinin 4.040.000,00.TL olduğu, geçmiş yılların zararları düşüldüğünde net öz kaynağın 1.262.460,45.TL olduğu, net öz kaynak, tescilli sermayeye oranlandığında %31,25 oranında bir azalma meydana geldiği, ticari faaliyetlerin sürdürülebilmesi için sermaye arttırımına gidilmesinin gerekli olduğu, ayrıca sermaye arttırımı ile ilgili 6102 sayılı TTK'nın 621/1-d maddesindeki çifte çoğunluğun sağlandığı, mahkemece bu hususlar nazara alınarak davaların reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla esas ve birleşen dosya davacı vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/833 esas ve 2023/369 karar sayılı kararına karşı esas ve bireşen dosya davacı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacı ...'ndan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacı ...'den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 30/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır