Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/48 E. 2026/2421 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/48
Karar No
2026/2421
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/48 KARAR NO : 2026/2421 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2021/163 Esas, 2023/216 Karar

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 1-.... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi/Alacak

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/163 esas ve 2023/216 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... Un ve Unlu Mam. Pet. ve Pet. Ürn. Kağ. Kau. Elk. ve Elktr. Met. ve Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin %50 payla ortağı olduğunu, yaklaşık 15 yıldır davacıya şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını, şirket tarafından kullanılan davacıya ait taşınmaz için kira bedeli ödenmediğini, şirketin diğer ortağı ve müdürü davalı ...'ın davacıdan mal kaçırdığını, davacı ve şirket aleyhine borçlandırıcı işlemler yaptığını, şirket müdürünün görevinin 10.06.2019 tarihinde sona ermesine rağmen şirket genel kurul toplantısı için işlemlerin yapılmadığı ileri sürülerek şirketin feshine ve tasfiyesine, ayrıca ortaklıktan kaynaklanan maaş, kar payı/temettü, kira bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000,00.TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin tamamı için davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, davalı ...’a husumet düşmediğini, bu nedenle ...’a karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, şirkete karşı açılan dava yönünden ise kar payı ödenmesine ilişkin bir genel kurul kararı olmadan kar payı istemli dava açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle bu istemin reddine, ortaklar arasında uzlaşı mümkün görülmediğinden fesih ve tasfiye isteminin ise kabul edildiğini belirterek davanın fesih-tasfiye yönünden kabulüne, diğer istemler yönünden ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; şirketin alınan son Genel Kurul kararlarının 04.02.2010 ve 10.01.2014 tarihli olduğu, bu kararlarda kar dağıtımına yer verilmediği, sonuç itibariyle pay sahiplerinin talep edebileceği, temettü/kar payı alacağı mevcut olmadığından bu istemin reddi gerektiği, iki ortaklı şirketin davacı dışındaki diğer ortağının vekilinin de fesih/tasfiye istemini kabul ettiğini beyan ettiği, bu nedenle şirket ve diğer pay sahibi vekilinin fesih/tasfiye istemini kabul etmesinin sonuç doğurucu olduğu, feshe ilişkin talebin kabulü gerektiği şirket ortaklarının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, bu nedenlerle şirket ortağı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete eşit hisseyle ortak olduğunu, 15 sene boyunca müvekkili şirketten kaynaklı herhangi bir ödeme yapmadığını, resmi olarak yükümlü olduğunu ve şirket hissedarı ve müdürü olarak müvekkiline karşı olan hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini, davalı ...'in hem şirket ortağı hem de müdürü olarak müvekkiline hak ettiği ödemeleri yapmadığı gibi kendi lehine müvekkili aleyhine malvarlığı ediniminde bulunduğunu, müvekkilinden mal kaçırdığını, müvekkilinin ortak olması sebebiyle sorumluluğunda olan şirket borçlarını bilhassa kamu borçlarını eksik ya da hiç ödemeyerek müvekkilini haksız yere borçlandırdığını, davalı şirketten-fırından kazandığı-elde ettiği geliri kendi şahsi malvarlığı ve yakınlarının malvarlığına aktardığını, bu durumun davalı ... ile çocukları-eşinin malvarlığı araştırıldığında ortaya çıkacağını, ayrıca davalı şirketin mali kayıtları, müşteri portföyü ve bilhassa stok hareketleri araştırıldığında şirketin görülenden gösterilenden çok daha fazla kazanç elde ettiğinin ortaya çıkacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile kar payı ve maaş alacakları istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, şirketin 2014 yılında bu yana hiç bir genel kurulu yapmadığını, müvekkiline kar payı ödenmediğini, yine müvekkilinin davalı şirketin çalışanı olmasına rağmen maaşlarının da ödenmediğini, davalı ...'ın yönetim yetkisini 2019 yılında sona ermesine rağmen, adı geçenin şirketi borçlandırıcı işlemler yapmaya devam ettiğini belirterek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, ayrıca kar payı ve maaş alacaklarının da davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ..., davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, diğer davalı şirket ise fesih ve tasfiye yönünden davayı kabul ettiklerini belirterek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini, ancak davacının diğer taleplerinin ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, diğer davalı şirkete yönelik fesih ve tasfiye talebinin kabulüne, davacının şirkete karşı yönelttiği alacak taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı kar payı ve maaş alacakları yönünden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 616/1-e maddesine göre, kâr dağıtımına ilişkin karar alma yetkisi genel kurula ait olup, bu husus genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı şirketin genel kurullarında kar dağıtımı ile ilgili bir karar bulunmadığından davacının kar payına ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davacının, davalı şirkette işçi olarak çalıştığına dair her hangi bir yazılı belge sunamadığı, dolayısıyla bu taleple ilgili ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu , fesih ve tasfiyeye ilişkin karara karşı her hangi bir istinaf talebinin bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının talep edenden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.30/09/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/48, K. 2026/2421, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-48-e-2026-2421-k-60c2a67e88a2