Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1745 E. 2026/1163 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1745
- Karar No
- 2026/1163
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1745 Esas 2026/1163 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1745 KARAR NO : 2026/1163
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 NUMARASI : 2021/794 Esas 2023/614 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/10/2021 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 22/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin müdür olarak seçildiğini, 28/08/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında ise şirket müdürü olan müvekkiline aylık net 10.000,00 TL müdür ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin müvekkiline Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021, Nisan 2021, Mayıs 2021, Haziran 2021 ayları ile Temmuz 2021 ayına ilişkin 14 günlük müdür ücretini ödemediğini, birikmiş ücretlerin ödenmesi hususundaki taleplerin davalı şirket tarafından kabul edilmemesi üzerine toplam 84.666,66 TL müdür ücreti alacağı için Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4552 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalı Şirketin itirazı ile durduğunu, davalı Şirketin itirazında şirket müdürünün sorumluluğunu gerektiren kayıt ve belgelerin tespit edildiğini belirterek takas ve mahsup definde bulunduklarını, davalının takas ve mahsup defini kabul etmediklerini, müvekkilinin müdür olarak seçilmesine muhalif olan şirket ortaklarının aynı iddialarla şirkete özel denetçi atanması yönündeki talepleri üzerine Mahkemece tayin edilen özel denetçi tarafından yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan özel denetim raporu ile müvekkilinin sorumluluğunu doğuracak bir husus tespit edilemediğini, takas ve mahsup şartlarının oluşmadığını ve itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin 21/05/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulu neticesinde şirket müdürlüğüne şirket ortaklarından ... ve ...'ın seçildiğini ve genel kurul sonrasında şirkete ait tüm kayıt ve belgelerde mali inceleme başlatıldığını, bu süreçte iki ayrı bağımsız denetim şirketinden mali denetim raporu alındığını, şirketin nakit kasa ihtiyacı olmamasına rağmen tamamen ticari teamüllere aykırı ve usulsüz olarak şirketin zararına 05/01/2018 tarihi ile 24/03/2021 tarihleri arasında 25.969,305 TL şirket kasasına nakden çekildi şeklinde gösterildiğini, yapılan mali denetimin son 3 yılı kapsamakta olduğunu, daha önceki yılları kapsayan bir mali denetimin yapılması halinde tespit edilen zarar miktarının büyüyeceğinin açık olduğunu, 17/02/2014 tarihli oalğanüstü genel kurul toplantısından 21/05/2021 tarihli genel kurul toplantısına kadar geçen süreçte yetkili şirket müdürünün davacı olduğunu, davacının şirket ortaklarından ...'ın eşi olduğunu ve bu dönemde şirket ortağı ... tarafından vekaleten bir çok işlem yapıldığını, müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin talebin muaccel olması bir yana takas beyanında bulunan tarafın borcunun muaccel olmasının gerekmediğini, takas beyanında bulunan kişinin alacağının muaccel, karşı tarafın alacağının ise ifa edilebilir olmasının yeterli olduğunu, bu doğrultuda takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu ve müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 08.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu, davalı şirketin 28.08.2020 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının f bendinde ‘’Gündemin Sekizinci maddesi uyarınca şirket müdürü ...’a bir dahaki Genel Kurulda karar alınıncaya kadar ödenecek aylık ücret, huzur hakkı, ikramiye ve prim haklarının görüşülmesine geçildi. Bir dahaki Genel Genel kurul toplantısına kadar şirket Müdürüne aylık net 10.000,00 TL ödenmesine ……oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar alındığı, Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğü 24.03.2022 tarihli yazısında davacı ...’ın ilgili şirkette en son 20.08.2019 tarihinden 19.07.2021 tarihine kadar yetkili olduğunun belirtildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 26 Temmuz 2021 tarih 10373 sayı 97.sayfasında ise ‘’…. Eskişehir 4.Noterliğinin 16.07.2021 tarih ... sayı ile tasdikli 14.07.2021 T.li Genel Kurul Kararı ile …daha önceden müdür görevi olan Türkiye uyruklu ...’ın önceki bu görevi sona ermiştir…" şeklindeki kararla davacı ...’ın Şirket müdürlüğü görevinin 14.07.2021 tarihinde sona erdiği, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı ...’a ait Şirket Müdürü ücretini ... hesap koduyla takip ettiği, en son 2020 yılının Ekim ayının ücretinin tahakkuku yapılarak 06.11.2020 tarihinde davacıya ödendiği, davalı şirketin defter kayıtlarında 2020 Ekim ayı ücretinden sonra Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021, Şubat 2021, Mart 2021, Nisan 2021, Mayıs 2021, Haziran 2021, Temmuz 2021 (14 günlük) toplam 84.666,66 TL şirket müdürü ücret tahakkuku ve varsa ödemelerin yer almadığı; davacı ... tarafından Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/4552 E. sayılı dosyasında 84.666,66 TL alacak için takip başlatıldığı ancak davalının ticari defter kayıtlarında davacının alacak bakiyesinin 0 (Sıfır) olduğunu bildirildiği, davalı şirketin bilirkişi raporuna itiraz etmediği, davalı vekilinin davalı şirketin ticari defterlerinde düzeltme yapıldığı ve bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmesi üzerine bilirkişiden 04.12.2022 tarihli ek rapor alındığı, ek raporda; davacının alacakları için davalı şirketin 2022 Yılı ticari defterlerinde 06.08.2022 tarih ve 206795 fiş numarasıyla; Kasım 2020 için 10.000,00 TL, Aralık 2020 için 10.000,00 TL, Ocak 2021 için 10.000,00 TL, Şubat 2021 için 10.000,00 TL, Mart 2021 için 10.000,00 TL, Nisan 2021 için 10.000,00 TL, Mayıs 2021 için 10.000,00 TL, Haziran 2021 için 10.000,00 TL, Temmuz 2021 için 4.666,66 TL 14 günlük Limited Şirket Müdür ücretinin ve toplam 84.666,66 TL tutarında ücretin davacıya alacak olarak tahakkuk ettirildiği, yapılan bu ücret tahakkuklarının muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde; 014 Ücret “Huzur Hakkı” koduyla; Eskişehir Vergi dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, 01.05.2022 tarih ve 206796 nolu yevmiye fişiyle "fazla dağıtılan kar payı düzeltmesi" açıklamasıyla düzeltme işlemi gerçekleştirildiğinin görüldüğü, davalı vekili tarafından 06.08.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelere göre; davacının müdür ücreti alacağından 169.332,40 TL alacaklı, Ortaklar Hesabından ... borçlu olduğunun tespit edildiği, sunulan belgelere göre davacının 30.385,63 TL davalı şirkete borcu olacağını bildirildiği, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanacağı, davalının kök rapora itiraz etmediği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak sayılması gerektiği, kök raporun hükme esas alındığı, somut olayda davalı şirketin, davacının şirket müdürlüğü sona erdikten sonra şirkete ait kayıtlar ve belgeler üzerinde bağımsız denetim şirketinden mali denetim raporu alarak davacının şirketi zarara uğrattığını iddia ederek takas-mahsup definde bulunmuşsa da TBK'nun 139. maddesi gereğince davalı şirket yönünden muaccel bir alacak sözkonusu olmadığından takas koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/4552 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si oranındaki 16.933,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının takas mahsup talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda 2020 ve 2021 yılına ait mali kayıtlar incelenerek müvekkili şirketin ticari kayıtlarında davacının alacak bakiyesinin sıfır olduğunun belirtildiğini, yargılama sırasında dosyaya sunulan 06/08/2022 tarihli dilekçe ile ücret tahakkukları ve diğer işlemlerin şirket yönetimi ve yetkililerinin değişmesi nedeniyle 2022 yılı içinde yapıldığının açıklandığını ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin ibraz edildiğini, Mahkemece bu beyanları doğrultusunda ek rapor alındığını, ek raporda davacının müvekkili şirketten alacaklı olmayıp aksine şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini ve takas mahsup taleplerinde haklı olduklarının ortaya çıktığını, buna rağmen mahkemece kök rapora itiraz edilmediği gerekçesiyle davacı yan için kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu, dosyaya sunulan bağımsız mali denetim raporları ile davacının müvekkili şirketi zarara uğrattığı ve müvekkili şirketin alacaklı olduğunun açık olduğunu, bu hususun ticari kayıtlara işlendiğini ve bilirkişi ek raporu ile de davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, yaptırılan bağımsız mali denetim sonuçlarına ilişkin olarak şirkette sebep olunan zararın giderilmesinin Eskişehir 4. Noterliğinin 12/10/2021 tarihli ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, davacının takas ve mahsuba konu edilen şirket zararından haberdar olduğunu, mahkemece muaccel olmama değerlendirilmesinin gerekçelendirilmediğini, takas mahsup talebine konu şirket alacağının muaccel olması bir yana, bir an için bu alacağın çekişmeli olduğu düşünülse dahi TBK'nın 139/2 hükmü uyarınca takas mahsup talebine konu alacağın çekişmeli olmasının ileri sürülmesine engel olmadığını, yine alacağın likit mahiyette olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin de haksız olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; limited şirket müdürünün huzur hakkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dava konusu Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/4552 sayılı icra takip dosyası ile davacı tarafından davalı Şirket hakkında 84.666,66 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalı şirkete 07/08/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, şirket yetkilileri tarafından 29/07/2021 tarihinde borca itiraz edilmesi üzerine takip durmuş ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerinde olmak üzere 05/10/2021 tarihinde eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ►Davacının davalı Şirketin 22/03/2019 tarihli genel kurul kararı ile 22/03/2022 tarihine kadar münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiği ve bu hususun 27/08/2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davalı Şirketin 28/08/2020 tarihli genel kurul toplantısında şirket müdürü davacıya yeni genel kurul toplantısı yapılana kadar aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, 14/07/2021 tarihli genel kurul kararı ile davacının müdürlük görevinin sona erdirilmesine karar verildiği ve bu hususun 26/07/2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ►Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı Şirketin 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu, davalı şirket ticari defterlerinde davacıya ait şirket müdürü ücretinin en son 2020 Ekim ayının tahakkkuku yapılarak 06/11/2020 tarihinde davacıya ödendiği, defter kayıtlarında 2020 Ekim ayı ücretinden sonra toplam 84.666,66 TL şirket müdürü ücret tahakkuku ve varsa ödemelerin yer almadığı, davalının ticari defterlerinde alacak bakiyesinin sıfır olduğu yönünde görüş bildirildiği, ►Davalı vekilince sunulan 06/08/2022 tarihli dilekçe ile; bilirkişi tarafından müvekkili şirketin 2020 ve 2021 yılı defterlerinin incelendiği, ücret tahakkukları ve diğer işlemlerin şirket yetkilerinin değişmesi ile 2022 yılında yapılması nedeniyle 2022 yılı defter ve mali kayıtları içerisinde yer aldığının belirtildiği ve dilekçe ekinde davacıya ait aylara göre düzenlenmiş tahakkuk fişleri, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile mahsup fişlerinin sunulduğunun bildirilerek ek bilirkişi raporu alınmasının talep edildiği, ►Bilirkişi ek raporunda; davacının alacakları için davalı Şirketin 2022 yılı defterlerinde 06/08/2022 tarih ve ... fiş numarası ile 84.666,66 TL ücret alacağı tahakkuk ettirildiği, yapılan bu ücret tahakkuklarının muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde; 014 Ücret “Huzur Hakkı” koduyla Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, 01.05.2022 tarih ve ... nolu yevmiye fişiyle "fazla dağıtılan kar payı düzeltmesi" açıklamasıyla düzeltme işlemi gerçekleştirildiği, davalı vekili tarafından 06/08/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelere göre; davacının müdür ücreti alacağından 169.332,40 TL alacaklı, Ortaklar Hesabından ... borçlu olduğunun tespit edildiği, sunulan belgelere göre davacının 30.385,63 TL davalı şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, ►20/01/2022 tarihli celse davalı vekilince TTK'nın 555. maddesine göre şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olarak davacı hakkında Mahkemenin 2022/30 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığının bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede eldeki davanın davalısı Şirket tarafından eldeki davanın davacısı ve dava dışı ... hakkında şirket yöneticisi davalıların şirketi zarara uğrattığı iddiası ile tazminat talebi ile 12/01/2022 tarihinde açılan davanın yargılaması neticesinde Mahkemece 01/11/2023 tarihinde karar verildiği ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyasının Dairemizin 2024/81 Esasında kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 28/08/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında şirket müdürü olan müvekkiline aylık net 10.000,00 TL müdür ücreti ödenmesine karar verildiğini, ancak 2020 yılı Kasım ayından müdürlük görevinin sona erdiği 2021 yılı Temmuz ayına kadar müvekkilinin ücreti ödenmediğinden alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı Şirket vekili ile ise müvekkili şirket yönetiminin değişmesinden sonra alınan bağımsız denetim raporları ile davacının müvekkili şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, bu nedenle takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiş, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre davacının davalı şirket müdürü olarak görev yaptığı hususunda hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK'nun 622. maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanması gereken TTK'nun 394. maddesi "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir" hükmünü içermektedir. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere kural olarak huzur hakkı ödenebilmesi için ana sözleşmede hüküm bulunması veya bu konuda alınan bir genel kurul kararının bulunması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında ise sözleşmede hüküm bulunmasa ya da genel kurul tarafından karar alınmasa dahi Anayasa'nın 18. maddesindeki angarya yasağı gereği müdürlere ücret ödeneceği kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2021/3181 E.-2022/8502 K. sayılı ve 30/11/2021 tarihli, 2022/4378 E.-2023/4078 K. sayılı ve 03/07/2023 tarihli kararları). Somut olayda; davalı Şirketin 28/08/2020 tarihli genel kurul toplantısında şirket müdürü davacıya yeni genel kurul toplantısı yapılana kadar aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği, yargılama sırasında davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu ile davalı şirketin ticari defterlerine göre şirket müdürü ücretinin en son 2020 Ekim ayının tahakkkuku yapılarak 06/11/2020 tarihinde davacıya ödendiğinin tespit edildiği, davalı vekilince 06/08/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgeler incelenmek suretiyle hazırlanan ek bilirkişi raporuna göre davalı Şirketin ticari defterlerinde 01/05/2022 tarihli fiş ile "fazla dağıtılan kar payı düzeltmesi" ile davacı adına 115.051,83 TL borç, 06/08/2022 tarihli fiş ile toplam 84.666,66 TL ücret tahakkuk ettirildiği, taraflar arasında davacının şirket müdürü olarak görev yaptığı ve davalı Şirketin 28/08/2020 tarihli genel kurul toplantısında yeni genel kurul yapılana kadar aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, nitekim yargılama sırasında davalı şirket defterlerinde yapılan düzeltme ile de davacı adına ücret tahakkuk ettirildiği, buna karşılık yine yargılama sırasında "fazla dağıtılan kar payı düzeltmesi" ile davacı adına 115.051,83 TL borç tahakkuk ettirilmiş ise de, davalı tarafça tutulan ticari defterlerin davacının davalı şirkete böyle bir borcunun bulunduğunu ispata yeterli olmadığı gibi davalı vekilince cevap dilekçesinde davacı müdürün davalı şirketi zarara uğratması nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunun ve takas/mahsup hakkının kullanıldığının bildirildiği, buna göre takas beyanının fazla dağıtılan kar payına dayanmadığı, davalı vekilinin 20/01/2022 tarihli celse beyanından davacı hakkında şirket müdürünün sorumluluğu nedeniyle TTK'nın 555. maddesine göre Mahkemenin 2022/30 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığının anlaşılması karşısında her ne kadar alacağın çekişmeli ve başka bir davaya konu olması takas define engel değil ise de, davalı tarafından davacı hakkında açılan sorumluluk davasının dava tarihinin eldeki dava tarihinden sonra olması ve davalı tarafından sorumluluk davasının sonucunun bekletici mesele yapılması yönünde bir talepte de bulunulmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu alacak likit olup, Mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 5.783,57 TL harçtan peşin alınan 1.450,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.333,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-