Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/850 E. 2026/1064 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/850
- Karar No
- 2026/1064
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO :2025/850 Esas KARAR NO:2026/1064 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/02/2025 NUMARASI:2023/292 Esas, 2025/168 Karar DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:01/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine davalı tarafından İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 15/01/2009 keşide tarihli ve 44.000-TL bedelli, 15/02/2009 keşide tarihli ve 44.000-TL bedelli 2 adet çeke istinaden icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, kesinleşen icra takibinde davacılar ile davalı firma arasında 10/06/2009 tarihinde protokol aktedilerek gerek icra takibi gerekse dava dışı başka bir icra dosyasının ödenmesi konularının mutabakata bağlandığı, protokolün 2.maddesi gereğince İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının toplam borcu 100.000-TL ile sınırlandırılmış olup bu icra dosyası borcunun tamamına karşılık gelmek üzere mülkiyeti dava dışı ...'e ait olan İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mah. 333 pafta, 2454 ada, 37 parselde kain, 30/232 arsa paylı, 2. Kat, 6 nolu meskenin, alacaklının veya onun göstermiş olduğu/talep etmiş olduğu isim olan ...'e devir ve tescili konusunda anlaşma yapıldığı belirtilerek davacılar ile davalı taraf arasında aktedilen protokole istinaden yapılan resmi tapu devri gereğince İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/60 Esas ( Eski İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ...) sayılı dosyası ödenmiş olduğundan davacıların davalı firmaya borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ve diğer dava dışı olan Mehmet Çoltu'ya borçlarından dolayı hakkında icra takipleri başlatıldığı, daha en başından beri davacı/borçlu haksız ve kötü niyetli itirazlarda bulunarak borcunu ödememek için her türlü yola başvurup imza itirazında bulunmuş olduklarını, haklarında ceza davaları açılmış olup tüm itirazları reddedilerek borçlu oldukları hüküm altına alındığını, davacının tüm borçlarının tasfiyesine yönelik alacaklılar Mehmet Çoltu ve Balcı İç ve Dış Tic Ltd.Şti ile 10/06/2009 tarihli bir protokol düzenlenmiş olup, davacılar işbu protokolün belirtilen yükümlülüklerine uymamışlar ve bu nedenle de protokolün 9. maddesi gereğince protokol hükümsüz hale geldiğini belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine ilk derece mahkemesince verilen bu karar; Dairemizin 2021/1615 E. - 2023/673 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davalıların borçlu olduğu davaya konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı (eski no: ....) takip dosyası ile dava konusu olmayan İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyalarında takibe konu olan borçların taraflar arasında imzalanan 10/06/2009 tarihli protokol ile sınırlandırılıp yapılandırıldığı, bu protokol ile dava konusu takip ile ilgili olarak borcun 100.000,00-TL ile sınırlandırıldığı ve mülkiyeti dava dışı ...'e ait olan taşınmazın, protokol gereğince davalı-alacaklı firmanın göstermiş ...'e tapuda ... adına tescil edilmesi halinde borcun kapanacağının kararlaştırıldığı ve ilgili taşınmazın da protokole uygun olarak 15/06/2009 tarihinde devir tescilinin yapıldığı, davalı tarafça protokolde belirtilen diğer takip dosyasına konu borcun ödenememesi nedeniyle dava konusu protokolün hükümsüz hale geldiği iddia edilmiş olsa da protokolde her iki takip dosyasının ayrı ayrı yapılandırıldığı birinin borcunun ödenmemesi halinde protokolün geçersiz olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, buna göre İstanbul 10. İcra müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasına konu borcun protokole uygun olarak ödendiği, buna rağmen devam eden takip dolayısı ile ilgili olarak davacıların davalıya borçlarının bulunmadığı, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda, istirdata konu edilebilecek tutarın 225.902,53-TL olduğu, icra dosyasına dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra gelen tutarlardan yapılan iade, ödeme ve masraf reddiyatları sonrası icra kasasında 134.156,41-TL kaldığıın tespit edildiği,gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacıların külliyen tüm borçlarının tasfiyesine yönelik, alacaklılar ile 10/06/2009 tarihli tek bir protokolün düzenlendiğini, davacılar işbu protokolün belirtilen yükümlülüklerine uymadıklarını ve bu nedenle de protokolün 9.maddesi gereğince protokolün hükümsüz hale geldiğini, protokolün 5. maddesinde de ve tüm protokol hükümlerine göre, borçluların edimlerini yerine getirmemesi halinde protokol hükümlerinin geçerli olmayacağının, tarafların birbirini ibra etmeyeceğinin ortada olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı mahkemenin kararının bozulması gerektiğini, diğer yandan menfi tespit davasının borç ödendikten sonra açılamayacağını, zira borçlunun bunda hukuki yararı bulunmadığını, ancak, ödenmiş paranın geri verilmesini isteyebileceğini, asıl alacağın %20'si oranında tazminat kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil kötü niyetli olarak bir icra takibinde bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 10/06/2009 tarihli protokolün 2.maddesinde, davaya konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı (eski no: ....) takip dosyasına ilişkin takip borcunun 100.000-TL olarak sınırlandırıldığı, bu icra dosyasının borcunun tamamını karşılamak üzere, dava dışı ...'e ait olan taşınmazın, protokol gereğince davalı-alacaklı firmanın göstermiş olduğu ... adına tescil edilmesi halinde borcun kapanacağının; devir ve teslimden sonra 3 gün içinde herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın alacaklının takipten feragat edeceğinin kararlaştırıldığı, ilgili taşınmazın da protokole uygun olarak 15/06/2009 tarihinde devir tescilinin yapıldığı, böylece dosya borcunun sona erdiği, davalı tarafça protokolde belirtilen diğer takip dosyasına konu borcun ödenememesi nedeniyle dava konusu protokolün hükümsüz hale geldiğini savunduğu, ancak söz konusu protokolde her iki takip dosyasının ayrı ayrı yapılandırıldığı, takiplerden birinin borcunun ödenmemesi halinde protokolün geçersiz olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davacının İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasına konu borcun protokole uygun olarak ödemiş olması nedeniyle, davacıların davalıya borçlarının bulunmadığı, davalının borç ödenmesine rağmen, takibe devam etmesinin kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 24.595,63 TL harçtan, peşin alınan 6.148,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.446,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026