Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/769 E. 2026/1283 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/769
- Karar No
- 2026/1283
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/769
KARAR NO: 2026/1283
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/03/2026 ara karar
NUMARASI: 2026/8 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... ile müvekkili ... aleyhine başlatılına İstanbul .... İcra Dairesi'nin... sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile Takibe müstenit çek karşı üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, alacaklıya da müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti, imzaya ve borca itirazları tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi ve takibin iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kötü niyetli olarak süreyi uzatmak için dava açtığını, imza inkarında ispat yükü davacıda olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, Davacı, icra takibinin teminatsız durdurulmasını talep ettiğini, İİK m.72/2 gereği menfi tespit davasında icra takibinin durdurulabilmesi için teminat zorunlu olduğunu belirterek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve kötüniyetli menfi tespit davasının reddine, İİK m.72/4 gereğince davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 12/03/2026 tarihli duruşmada; Davacılar vekilinin takibin durdurulması talebinin reddine,
İcra takip çıktısı olan 2.198.948,33-TL üzerinden %20'i oranında hesaplanan 439.789,66-TL teminatın Mahkememiz dosyasına nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu olarak yatırılması halinde, İstanbul .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında icra veznesine giren/girecek paranın yargılama sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasında icra veznesine giren veya girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın İstanbul .... İcra Dairesi... E. sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe süresinde imzaya itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini ve haciz aşamasına gelindiğini, davacının takip kesinleştikten sonra menfi tespit davası açarak takibi etkisiz hale getirmeye çalıştığını, Yargıtay içtihatlarına göre kesinleşmiş takiplerde tedbir için çok güçlü deliller gerektiğini, davacının imza inkârının soyut ve dayanaksız olduğunu, çekin nasıl ele geçtiği veya ticari ilişkinin ne olduğu hususunda açıklama yapılmadığını, çekin 28.10.2025 tarihinde bankaya ibraz edilerek karşılıksız çıktığını, İstanbul Anadolu 23. İcra Ceza Mahkemesi 2025/310 Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek davasının devam ettiğini, çekin gerçek ticari dolaşımda bulunduğunun sabit olduğunu, sadece soyut imza inkârına dayanılarak icra alacağının tahsilinin engellenmesinin hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, mahkemenin verdiği tedbir kararının alacaklının hakkını orantısız şekilde sınırladığını, İİK m. 72 uyarınca tedbirin istisnai nitelikte olduğunu ve alacaklının hakkını tamamen etkisiz hale getiremeyeceğini ve ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini, davacının takip kesinleştikten ve ceza davası açıldıktan uzun süre sonra bu davayı açtığını, davanın icra takibini sürüncemede bırakma amacı taşıyan kötü niyetli bir girişim olduğunu, bu nedenlerle 12.03.2026 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasını ve icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesini engelleyen tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 12/03/2026 tarihli duruşmada,; Davacılar vekilinin takibin durdurulması talebinin reddine, İcra takip çıktısı olan 2.198.948,33-TL üzerinden %20'i oranında hesaplanan 439.789,66-TL teminatın Mahkememiz dosyasına nakit ya da kesin ve süresiz teminat mektubu olarak yatırılması halinde, İstanbul .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında icra veznesine giren/girecek paranın yargılama sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, (davacılar vekiline ihtar edildi)
Teminat yatırıldığında ve HMK 393/1 maddesi uyarınca bir hafta kesin süre içerisinde uygulanmasının talep edilmesi halinde aynı yasanın 393/2 maddesi uyarınca mahkememiz yazı işleri müdürü tarafından infazına, (davacılar vekiline ihtar edildi)
Karar verilmiştir.
Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından, İstanbul .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasında aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ve borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü, takip tarihinin 03/11/2025, dava tarihinin 05/01/2026 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "....İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Maddenin düzenleniş biçimi nazara alındığında, düzenlemeyle borçluya alacaklının gecikmeden doğan zararlarını karşılamak üzere teminat yatırarak, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödememesini isteme hakkı tanındığı, mahkemece İİK 72/3 maddesine göre icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine dair verilen karar yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2026 tarih ve 2026/... E., sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026