Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1342 E. 2026/1411 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1342
- Karar No
- 2026/1411
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1342
KARAR NO: 2026/1411
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2026
NUMARASI: 2026/491 Esas (Derdest)
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyat haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesine: müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03/06/2022 tarihinde, davalının tüp ve sıvı haldeki muhtelif gazlara dair tüm ihtiyaçlarını müvekkili şirketin karşılaması konulu, 3 yıl süreli .... ve Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince fiyatların her 6 ayda bir TEFE-TÜFE, akaryakıt, elektrik, işçilik ve üretim maliyetlerindeki artış ve azalışa göre güncelleneceğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak tanzim ettiği faturalara rağmen davalı tarafça faturaların tamamen veya kısmen iade edildiğini, sözleşme gereği ödenmesi gereken bedelleri müvekkiline ödemediğini, ödeme yapılmaması sebebiyle sözleşmenin 13/02/2025 tarihinde feshedildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede, kendilerine satılan ürünlere sene içerisinde çok kez hukuka ve sözleşmeye aykırı zam yapıldığı, alınan malların piyasa fiyat rayicinden yüksek bedelle kendilerine satıldığı, başka firmalara daha uygun fiyatla satış yapılırken kendilerine daha pahalıya satıldığı, faturalarda yer alan miktarlardan daha az emtianın kendilerine teslim edildiğinin bildirildiğini, ancak fiyatlardaki artık ve azalışların sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, bu sebeplerle cari hesap alacakları olarak 1.409.167,68-TL'nin sözleşmede belirlenen faiz oranı olan aylık güncel banka faiz oranlarına göre temerrüt tarihinden itibaren hesaplanmak suretiyle müvekkili firmaya ödenmesine, davalı firmanın elinde bulunan 65 adet muhtelif tekli ve manifold tüplerinin müvekkili firmaya iadesine, tüplerin ve ekipmanların iadesinin mümkün olmaması halinde şimdilik 100,00-TL'nin kurumu yapılan tesisat bedelinin %30'una tekabül eden şimdilik 100,00-TL'nin ve sözleşmenin gerektiği gibi ifa edilmemesi sebebiyle oluşan şimdilik 100,00-TL menfi zarar ile 100,00-TL munzam zararın sözleşmede belirlenen faiz oranı olan aylık güncel banka faiz oranlarına göre temerrüt tarihinden itibaren hesaplanmak suretiyle müvekkili firmaya ödenmesine, davalı adına kayıtlı taşınır taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati haciz talebi kapsamında dosya incelendiğinde; alacağın tam ve kesin olmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve bu aşamada İİK 257. V.d maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının olmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine..," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının satın aldığı ürünlerin bedelini zamanında ödememiş olup sözleşmeyede aykırı davrandığını, faturaların ve cari hesap ekstresinin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davacı firmanın zarara uğramaması bakımından; talep edenin sektörde tanınmış olduğu da nazara alınarak öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Talep, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili ve zararların tazmini istemiyle açılan davada ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında tüplü gazlar ve tahsis sözleşmesi imzalandığı ihtilaf konusu değildir.
İhtiyati haciz isteyen davacı taraf, fatura bedellerinin ödenmediği, tüplerin iade edilmediği, menfi ve munzam zarar oluştuğu iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K).
Somut olayda, 03/06/2022 tarihli tüplü gazlar ve tahsis sözleşmesi uyarınca tarafların arasındaki ticaretten doğan alacak/borç bakiyesi takibi cari hesapla yapıldığı ve 01.01.2023 - 31.12.2025 tarihlerini kapsayan cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere davacının 1.409.167,68 TL alacağı bulunduğu, sözleşmenin 5. Maddesine göre; ... tarafından herhangi bir sebepten dolayı ihtara gerek kalmaksınız sözleşme fesih olunur ise tesisat bedelinin %30'una tekabül eden rakam ...ödenmesi gerektiğinden fesihten dolayı tesisat bedelinin %30'una tekabül eden bedelin ödenmesi gerektiği davalı tarafın, söz konusu sözleşmeyle belirlenen yükümlülüklerini ifa etmemesinden doğan menfi zarar ve munzam zarar kalemlerinin ödenmesi gerektiği iddia edilmiş olmasına, buna karşılık davalı tarafça fiyat ve teslim usulsüzlüklerinin bulunduğu, fiyat artışlarının sözleşmedeki koşulları aşacak şekilde haksız ve fahiş şekilde yapıldığının savunulmasına göre, bu haliyle alacağın varlığı ve miktarı çekişmeli olup ancak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu halde İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026