Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1067 E. 2026/1353 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1067
Karar No
2026/1353
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1067

KARAR NO : 2026/1353

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/02/2026

NUMARASI : 2025/1028 Esas - 2026/112 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ: 03/11/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkili dava dışı ...AŞ ni hasım göstererek ekte gerekçeli kararını sunları işçilik alacağına konu Ankara 63. İş Mahkemesi 2022/402 Esas ve 2024/364 Karar sayılı davayı açtığını, ilk derece mahkemesi tarafından işçilik alacakları için 15/10/2024 tarihinde karar verilmesine müteakip İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.12.2024 tarih ve ... sayılı gazetesinde yayınlandığı üzere .... A.Ş.' nin tasfiyeye girdiği ve tasfiye memuru olarak davalı ...' ın atandığı açıklanmış; 07.01.2025 tarih ve ... sayılı gazetesiyle 3. ilan verilerek ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde alacaklıların tasfiye memurluğuna müracaat etmesi gerektiği ilan edildiğini, taraflarınca müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına ait bilgiler ve alacağı, Tasfiye Memurluğuna bildirildiğini, ancak bildirilen alacaklar ödenmediği gibi TTK nın 542/1-c maddesi uyarınca Tasfiye Memuru ... tarafından borçların ödenemeyecek olması sebebiyle şirketin iflasının açılması da istenilmediğini, akabinde müvekkilinin alacağının ödenmemesi sebebiyle yine ekte sunduğumuz 09/05/2025 tarihli dilekçemiz ile Tasfiye Memurluğuna ikinci kez başvuru yapılmış ise de müvekkilin alacakları ödenmediğini, şirketin genel kurul kararı ile terkin edildiğini, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiyesinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiğini, bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmenin mümkün olmadığını, şirketin ticaret sicilinden terkin edildikten sonra şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması, şirketin borçlarının ödenmemiş olması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye ve şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ...ticaret sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden kaydı usul ve yasaya aykırı olarak silinen ... vergi numaralı ... AŞ.'nin TTK nın 547.maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi için takip işlemleri, açılacak olan itirazın kaldırılması ve iflas davasına yönelik olarak ihyasını ve ek tasfiyesini, ticaret siciline yeniden tescil ve ilanını talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili; Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK nın547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun TTKnın536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmekte olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; Eldeki davada davacı tarafın, şirketin ticaret sicilinden terkin edilme olgusunu esas alarak taleplerini ileri sürmekte ise de, dava konusu uyuşmazlığın hukuki niteliği itibarıyla bu yaklaşımın yerinde olmadığını, zira ticaret sicilinden terkin, tek başına ve kendiliğinden, davaya konu edilen alacakların varlığını, muhatabını ya da sorumluluğun kapsamını belirleyen bir işlem olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün cevabı, terkin işleminin hukuka uygunluğunu teyit eder nitelikte olduğunu, davacı tarafın iddialarını destekler mahiyette olduğunu, sicil müdürlüğünün görevi, terkin anındaki hukuki durumu tespit etmek ve buna göre işlem tesis etmekle sınırlı olduğunu, henüz kesinleşmemiş, yargılaması devam eden ihtilafların sicil müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi veya terkin işlemine engel teşkil etmesi söz konusu olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün cevabının, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların aksine, terkin işleminin hukuki geçerliliğini ortaya koymakta olduğunu, davacı tarafın, terkin edilmiş bir şirket hakkında taleplerini sürdürmek suretiyle, dava şartları ve taraf ehliyeti bakımından ciddi bir eksiklik içeren bir dava yürütmekte olduğunu, terkin işlemi ile birlikte şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, terkin tarihinde kesinleşmiş bir borç bulunmadığı bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, terkin edilen şirket ile ilgili takip ve dava dosyası yönünden ek tasfiyesinin gerektiğini, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığını, davacının hukuki yararının mevcut olduğu görülmekle davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... AŞ nin devam eden icra takibi dosyası yönünden geçerli olmak üzere, yargılama sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere TTKnın 547. maddesi uyarınca ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, bu işlemleri yürütmek üzere şirketin son tasfiye memuru ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına,davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama giderinden sorumlu tutulmamış, tasfiye, devam eden uyuşmazlık varken usulüne uygun yapılmadığından yargı giderinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı tasfiye memuru vekili; mahkeme kararı hem maddi vakıaların değerlendirilmesinde hem de TTK'nın hükümlerinin uygulanmasında açık hukuka aykırılıklar içerdiğini, davanın hukuki niteliğinin yanlış tespit edildiğini, terkin tarihi itibariyle kesinleşmiş borç bulunmadığını, TTK 541 ve 542 hükümlerinin yanlış uygulandığını, ihya koşularının oluşmadığını, tasfıye memuruna yüklenen sorumluluk hukuka aykırı olduğunu, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiğini, hükmün çelişkili ve hatalı olduğunu, ihya kararı verilmesi otomatik olarak tasfiye memurunun kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bu haliyle kısmen dahi olsa kaldırılması zorunlu olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.

TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı" düzenlenmiştir.

Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sonlandırılmasına karar alınarak Tasfiye Halinde ... AŞ tasfiyesinin sona erdiği 03/06/2025 tarihinde tescil edildiğinden sicilden terkin edildiği, şirketin İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında taraf olduğu; icra takibinin devamı için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Şirket hakkında terkinden evvel açılan davada verilen karar infazı sağlanmadan ,yasal gereklilikler de yerine getirilmeden tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşılmakla tüzel kişiliğin ihyası gerektiğinden davalı tasfiye memurunun tasfiyenin eksiksiz tamamlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir davada verilen mahkeme kararı infaz edilmeden tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Dahili tasfiye memurunun vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan 630-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda

HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1067, K. 2026/1353, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1067-e-2026-1353-k-b3bf2fb05c6c