Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/873 E. 2026/2250 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/873
Karar No
2026/2250
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/873 - 2026/2250 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/873 KARAR NO : 2026/2250

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2026 NUMARASI : 2025/272 Esas ve 2026/93 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :13/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :13/07/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 tarih,2025/272 Esas ve 2026/93 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temlik eden alacaklı banka ... Bankası A.Ş ve dava dışı ... ile imzalanan kredi borcuna davalı borçlu ...'in kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine borçluya kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, temerrüde düşen davalı borçlu aleyhine alacaklı banka ... Bankası A.Ş tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/1832 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa gidildiği ancak anlaşma sağlanamadığını, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, borçlu davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/1832 Esas 2022/2188 yeni esas sayılı takipteki itirazın iptaline takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli davalının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davaya konu kredi borcuyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili, kredinin esas borçlusu olan ...'e ... Bankası A.Ş.'de daha önce kullanmış olduğu kredilerde kefillik yaptığını ve kefili olduğu kredilerde borcun tamamını ödediğini, krediler ödendikten sonra aradan geçen zamanda ... yeniden ... Bankası A.Ş. 'de kredi kullandığını, fakat davaya da konu olan bu kredi de müvekkili ...'in bu defa kefilliğinin bulunmadığını, dosyada müvekkilinin imzasının olup olmadığını denetleyecek bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 tarih, 2025/272 Esas ve 2026/93 Karar sayılı kararında, dava dışı ... Bank A.Ş. ile davalınında aralarında bulunduğu borçlular arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden kullandırılan, kredilerin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle davacı ... A.Ş tarafından borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/7467 dosyasında ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığını, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalının 400.000.TL tutarındaki 06.09.2012 tarihli dayanak sözleşmede kefaleti bulunmadığından sorumlu olmadığı tespit edilmiş olmakla, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının önceki kredi sözleşmelerindeki kefaleti, kredi limit artışı veya yenileme niteliğini, genel kredi sözleşmelerinin devamlılık niteliğini, BCH ve çek kredisi kullandırımının önceki kefalet kapsamında olup olmadığını, kefaletin süre ve limit açısından devam edip etmediği yeterince araştırılmadığını, oysa genel kredi sözleşmeleri uygulamada; çerçeve sözleşme niteliğinde olduğunu, Limit yenilemeleri önceki kefaletleri sona erdirmeyeceğini, aynı müşteri riskine bağlı krediler zincirleme devam edeceğini, bu yönler incelenmeden yalnızca tek sözleşme üzerinden sorumluluk bulunmadığı sonucuna varılması hukuken eksik ve hatalı olduğunu, kefaletin yorumunda hata yapıldığını, Türk Borçlar Kanunu m. 583 ve devamı hükümleri gereğince kefaletin kapsamı sözleşme metni ile belirleneceğini, ancak; kefalet sözleşmesi çerçeve sözleşmeye bağlı ise sonraki kullandırımlar aynı kredi ilişkisi kapsamında ise risk devamlılık arz ediyorsa kefilin sorumluluğu devam edeceğini, dosyada davalının önceki kredilere kefil olduğu sabit olduğunu, bu kredilerin tamamen kapatılıp kapatılmadığını, yeni kredinin önceki borcun devamı niteliğinde olup olmadığı araştırılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olup karar hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, bilirkişinin banka kayıtlarının tamamını analiz etmediğini, önceki sözleşmeleri karşılaştırmamış olduğunu, kefalet zincirini değerlendirmemiş olduğunu, sözleşmeler arası ilişkiyi incelemediğini, bu haliyle rapor; denetime elverişli olmadığını, maddi gerçeği ortaya koymadığını, mahkemenin bu rapora dayanarak hüküm kurması usule aykırı olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/272 E. – 2026/93 K. sayılı kararı usül ve yasaya aykırı olduğundan ortadan kaldırılmasına, Eksik inceleme giderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine veya davanın kabulü ile dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 tarih, 2025/272 Esas ve 2026/93 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, dava dışı ... ile imzalanan kredi borcuna davalının kefil olduğu, borcun ödenmemesi üzerine borçluya kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığı, .... İcra Müdürlüğü’nün 2013/1832 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı kefil olduğu kredi borcunun tamamının ödendiği, kefilliğinde geçerli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Kefil, yalnızca kefil olarak imzası bulunan kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olup, kefil olarak imzası bulunmayan kredi sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan kredilerden sorumlu tutulması mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/11/2019 tarih ve 2017/5383 E., 2019/5234 K.sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ilk derece mahkemesince alınan dosya kapsamına uygun gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile dava konusu kredinin 06.09.2012 tarihli 400.000.TL bedelli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının bu sözleşmede kefaletinin bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 tarih,2025/272 Esas ve 2026/93 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin DAİREMİZCE YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/07/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/873, K. 2026/2250, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-873-e-2026-2250-k-b845bbbde96b