Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1757 E. 2026/2251 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1757
Karar No
2026/2251
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1757 KARAR NO : 2026/2251

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2023 NUMARASI : 2022/393 Esas ve 2023/464 Karar DAVACILAR : 1 VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)|Kooperatif Üyeliğinin Tespiti İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :13/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :13/07/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih, 2022/393 Esas ve 2023/464 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın davalı SS ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin kuruluşuna ve tanıtımına ilişkin tüm işlerle ilgili olarak iletişim kurulacak kişi olarak seçilip kooperatifin organizatörü olduğunu, söz konusu projenin çeşitli nedenlerle gerçekleşmediğini, ... tarafından 30.12.2019 tarihinde ... Arsa ve KYK konulu kooperatife ilişkin whatsapp grubu oluşturularak müvekkillerinin 2020 yılında kooperatife whatsapp üzerinden üye olduklarını, ...'in 13 Kasım 2020 tarihinde, ...'nın 16 Kasım 2020 tarihinde 5.000,00 TL'yi, ...'ın ise 15.000,00 TL'yi davalı kooperatifin banka hesabına yatırarak ortaklık başvuru formlarını 16 Kasım 2020 tarihinde teslim ettiklerini, sonrasında bir arsa bulunup bunun tapusunun alınacağını paylaşması üzerine müvekkillerinin 25.000,00'er TL'yi davalı kooperatifin ve ...'ın banka hesaplarına gönderdiklerini, pandemi döneminde herhangi bir toplantı yapılmayıp genel kurul tarafından yönetim kuruluna arsa alma yetkisi verilmediğinden söz konusu arsanın öncelikle ... üzerine alınması konusunda üyelerce muvafakatname verildiğini, arsanın tamamının 6712 m2 olduğunun belirtilmesine rağmen 6709/6712 metre karesinin alındığını, 3 m2'sinin üzerinde ipotek olduğunun bildirilip 05.07.2021 tarihinde de bunun satın alındığını, ruhsat alımının devamlı geciktiğini, arsa alımı sonrasında maliyetler ve masraflar için talep edilen bedellerin kooperatifin banka hesabına yatırıldığını, müvekkillerinin konut kredisi başvurusunun reddedildiğinin bildirildiğini, müvekkillerinin kooperatifin kuruluşundan itibaren 02.04.2021 tarihine kadar yapılan genel kurullara çağrılmadıklarını, müvekkilleri tarafından yapılan araştırma neticesinde yapılan tüm genel kurul toplantıları ve alınan kararlarda usulsüzlük olduğu gibi sahte imzalar ile genel kurullar yapılıp hazirun cetvellerinin düzenlendiğini, olağan veya olağanüstü toplantılara çağrının sadece yazılı olarak imza karşılığında yapılması gerektiğini, ...'ın bazı akraba ve tanıdıklarının kooperatife üye yapılarak usulsüz işlemlere dahil edildiklerini, ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere temsile yetkili asil üye ... olmasına rağmen bu kişinin ...'a vekalet verdiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun şartlarına uyulmadan tüm işlemlerin yapılarak kanun ve usule uygun hareket edilmediğini, genel kurulun yetkilerini devir ve terk edemeyeceğini, ancak müvekkillerinin organlarda kendilerini temsile usule, yasaya ve var olan kooperatif hükümlerine rağmen engellendiğini, yeterli çoğunluk olmadan toplantı yapılması ve karar alınması nedeniyle 04.12.2020-02.04.2021 ve 08.07.2021 tarihli genel kurulların iptaline, ortaklık başvuru formlarının teslim edildiği 16/11/2020 tarihi itibariyle davacıların kooperatif üyeliklerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili ile diğer davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davacıların, iptalini istedikleri genel kurul toplantılarının yapıldığı tarihlerde kooperatife üye olmadıklarını, her ne kadar genel kurul kararlarının butlanı iddiasına karşı dava süresi bulunmasa da üye olunmadığı dönemde alınmış bulunan genel kurul kararlarına karşı dava açılmasının mümkün olmayacağını, zira bu dönemde üye olmadıkları için kendilerinin toplantıya davet edilmelerinin ve alınacak kararlarda söz hakkı sahibi olmalarının mümkün olmayacağını, dolayısıyla davacıların hukuki yararlarının bulunmaması ve aktif husumet sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacıların bilinçli olarak üyeliğe kabullerinin geciktirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ödeme yapmanın üyeliğe kabul için yeterli olmadığını, yönetim kurulunun ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmelerinde gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduklarını, yapılan araştırmalar sonrasında davacıların 07/04/2021 tarihinde üye kayıtlarının yapıldığını, kooperatife para gönderenlerden bir kısmının üyeliklerinin kabul edilmediğini ve ödedikleri avans tutarların kendilerine iade edildiğini, üyelik sürecinde de arsanın villa yapımına uygun arsa olduğu, o bölgenin özelliği gereği apartman yapımına izin verilmediği, bu nedenle konut maliyetlerinin bu duruma uygun olarak düşünülmesi gerektiği konusunda her üyeye sözlü olarak bilgi verildiğini ve her üyenin bu durumları bilerek kooperatife üye olduğunu, 04/12/2020 tarihli toplantının da bir genel kurul toplantısı değil kuruluş toplantısı olduğunu, 04/01/2021 tarihinde de davacıların henüz kooperatife üye olmadıklarını, bu sebeple kendilerine çağrı yapılmadığını, 08/07/2021 tarihli toplantıya ise davacıların katıldığını ve herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, bu sebeple çağrının yapılmadığını, davacıların toplantıdan ve alınan kararlardan haberdar olmadıkları iddiasının tamamen yargıyı yanıltmaya yönelik olduğunu, arsanın daha düşük bedelle ve muvazaalı şekilde alındığı iddiasını da kabul etmediklerini, davacıların ödenmesi gereken meblağdan kaçınmak adına yapılan genel kurul kararlarının iptalini isteyerek üyelik sorumluluklarına aykırı davrandıkları gibi inşaatın gecikmesine sebebiyet verdiklerini, her gün artan maliyetler karşısında ödemelerini düzenli yapan diğer üyeleri de mağdur ettiklerini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih, 2022/393 Esas ve 2023/464 Karar sayılı kararında, davalı kooperatif hakkında açılan kooperatif üyeliğinin tespiti davası yönünden davacı ... tarafından 13/11/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 250.000,00.TL davacı ... tarafından 16/11/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 252.000,00.TL ve davacı ... tarafından 04/12/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 255.000,00.TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin davalı kooperatif defterlerine işlendiği ve kooperatife arsa alımında kullanıldığı anlaşıldığından, davacıların 05/02/2021 tarihinden itibaren kooperatifin zımnen üyesi olduğu kabul edilerek, 05/02/2021 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine karar verildiğini, davalı kooperatif hakkında açılan 08/07/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali davası yönünden; davacılar 07/04/2021 tarihinde 7 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, 08/07/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısının yapıldığı tarihte kooperatifin 13 ortağının bulunmadığını, 08/07/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısına 13 ortaktan 9 ortak asaleten 4 ortak vekaleten katıldığını, bu toplantıya davacıların da katıldığını ve toplantıda alınan kararların oybirliğiyle alındığını, toplantı tutanağında herhangi bir itirazın bulunmadığını, ayrıca Genel Kurul Kararlarının geçersizliğine ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından, davalı kooperatif hakkında açılan 08/07/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasının reddine karar verilmiştir. DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; üyeliğin Tespitine Yönelik 16/11/2020 tarihi itibariyle üyeliğin kabulüne ilişkin dosya mübrez sübut delillere rağmen eksik inceleme ile üyeliğin tespitine 05/02/2021 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine karar verildiğini, tefrik kararının hatalı olduğunu, usül ekonomisi açısından Üyeliğin Tespiti ve Genel Kurul Kararlarının birlikte görülmesi gerekir iken yerel mahkemenin Genel Kurul Kararına İlişkin Kararın Kesinleşmesini Ön Koşul Olarak kabul edilmesinin usül ve yasaya uyarlılığı bulunmadığını, hal böyle iken yerel mahkemece sadece Üyeliğin Tespitine Karar vermesinin usül ve yasaya aykırı olduğunu, ikinci olarak yerel mahkemece açılan davada Üyeliğin Tespiti ve 04/12/2020 tarihli ve 02/04/2021 tarihli genel kurul kararları gibi 08/07/2021 tarihli genel kurul kararının İptalini istendiğini, ancak Üyeliğin Tespitine karar veren yerel mahkeme 04/12/2020 tarihli ve 02/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının tefrik etmiş olduğunu, ancak davalı kooperatif hakkında açılan 08/07/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasının reddine karar verildiğini, kararın kendi içinde ayrıca bir çelişki oluşturduğunu, beraberinde 02.04.2021 tarihli genel kurulda kooperatif "Yönetim Kurulu" Seçilmiş Olup 02.04.2021 Tarihinden Bu Tarihe Kadar Yönetim Kurulu Olarak "..., ..., ..." kooperatif işlerini yürüttüğünü, 02/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının "Yok hükmünde" sayılması halinde aynı toplantıda seçilmiş olan Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu da yok hükmünde sayılacak genel kurula çağrının yetkisiz kişilerce yapılmış sayılacağından çağrı yaptıkları tüm genel kurullar "Yok hükmünde" sayılacağını, dolayısıyla bu durum müvekkiller açısından hak ihlali oluşturduğunu, 04/12/2020 tarihli ve 02/04/2021 tarihli genel kurul kararları gibi 08/07/2021 tarihli genel kurul kararının da "Yok hükmünde" sayılması için açılan davanın tefrikine karar verilmesi gerekirken ve 04/12/2020 tarihli ve 02/04/2021 tarihli genel kurul kararların yok hükmünde olup olmadığı hususunda karar verilmemişken; dolayısıyla özellikle 04/12/2020 tarihindeki kurul kararı doğrudan doğruya etkilemekte olduğu hususu dikkate alınmadan 08/07/2021 tarihli genel kurulu kararının yok hükmünde sayılması talebinin reddi kararı usül ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından AAÜT uyarınca Kooperatif üyeliğinin tespiti davası yönünden hesap olunan 9.200,00.TL ve Genel Kurul Kararlarının İptali davası yönünden hesap olunan 9.200,00.TL olmak üzere toplam 18.400,00.TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalılara ödenmesine, ayrıca Genel Kurul Kararının iptali yönünden davalı kooperatifi diğer Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ayırmak suretiyle mükerrer olarak davalı SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca Genel Kurul Kararlarının İptali davası yönünden hesap olunan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak iş bu davalıya ödenmesine, açıklanan nedenlerle; istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ortadan kaldırma kararı verilerek dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların hiçbir zaman Yönetim Kuruluna üyelik dilekçesi vermediğini, S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin 02.04.2021 tarihine kadar olan süredeki Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... ve ... olduğunu, davacıların, yönetim kuruluna veya yönetim kurulu üyelerinden birisine hiçbir zaman kooperatife üyelik dilekçesi vermediklerini ve yine hiçbir zaman yönetime üyelik formu verdiklerini de iddia etmediğini, ...'a, bazen de ...'ya üyelik için dilekçe verdiklerini iddia ettiğini, ... hiçbir zaman Yönetim Kurulu üyesi olmadığını, ...'nın ise 02.04.2021 tarihli Genel Kurulda Yönetim Kuruluna seçildiğini, 07.04.2021 tarihi itibariyle de davacıların kooperatif üyeliklerinin kabul edildiğini, dolayısıyla, Yönetim Kuruluna veya Yönetim Kurulu üyelerine verilmeyen, ...'a verilen üyelik dilekçeleri bilinçli ve kötü niyetli olarak verildiğini, yine, aynı şekilde davacılar ... hesabına ve Kooperatif hesabına para yatırmış olduklarını, daha sonra da verdikleri dilekçelerle(muvafakatname) "kooperatif hesabına yatırdıkları paraların ...'a aktarılmasını" talep ettiğini, yine burada da kötü niyetli, planlı bir şekilde kooperatifi aldatma çabaları ve hesaplarının olduğu net olarak ortada olduğunu, çünkü, üyelik dilekçesi verdiklerine ilişkin iddiaları tutmayınca zımni üyelik iddiasında bulunduğunu, Yerel Mahkeme de davacıların bu kötü niyetli ve dayanaktan yoksun iddialarını kabul ederek davacılar lehine karar verdiğini, davacıların planlı kötü niyetlerinin net olarak ortada olduğunu, çünkü, bu güne kadar inşaat yapımı için kooperatife herhangi bir aidat ödemesi yapmadığını, bu nedenle de kooperatif üyeliklerinden çıkartıldığını, diğer üyelerin yapmış olduğu ödemeler ile kooperatif inşaatı bitme aşamasına gelmiş olduğunu, kat irtifaklarının kurulduğunu davacılar, herhangi bir aidat ödemeden diğer üyeler üzerinden ev sahibi olmayı, yada tamamlanan konutlarını(diğer üyelerin parası ile) yüksek fiyatlara satarak haksız kazanç elde etmeyi planladığını, Kooperatifin genel giderleri dahil bu günde kadar hiçbir ödeme yapmamış olmaları, kooperatif yönetiminin ve genel kurulun her kararına dava açmaları davacıların başından beri kötü niyetli ve planlı hareket ettiklerinin açık göstergesi olduğunu, Yerel Mahkeme belirttiği durumları dikkate almadan, çelişkili bilirkişi raporundaki kesin olmayan şüpheli ve zoraki görüşün kabul etiğini, söz konusu ek bilirkişi raporunda yine her ne kadar zımni üyelik olabilme ihtimali var ise de güncel Yargıtay Kararlarına göre de zımni üyelik şartlarının oluşmadığını açık ve net olarak belirtildiğini, bu nedenle, yerel Mahkemenin gerçek durumları görmezden gelerek, davacıların 05.02.2021 tarihi itibariyle zımni üye olduklarına ilişkin kararı dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olup, iptalinin gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; ....Asliye Ticaret mahkemesinin 13/09/2023 tarih 2022/393 Esas 2023/464 Karar nolu kararı ile kooperatif adına açılan üyeliğin tespiti davası yönünden verilen kısmen kabul kısmen ret kararının kaldırılarak davanın reddine, yerel mahkemece lehe hükmedilmemiş olan vekalet ücretine hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih, 2022/393 Esas ve 2023/464 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla Kooperatif Üyeliğinin Tespiti ve Genel Kurul Kararının İptali talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı kooperatif hakkında açılan 08/07/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasının reddine, Davalı kooperatif hakkında açılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasının kısmen kabulü ile davacıların 05/02/2021 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine, karar verilmiş olup karara karşı davacılar vekilince ve davalı kooperatif vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı ...'in 13/11/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 250.000,00.TL davacı ...'nın tarafından 16/11/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 252.000,00.TL ve davacı ...'ın 04/12/2020-05/02/2021 tarihleri arasında toplam 255.000,00.TL ödeme yapması, bu ödemelerin davalı kooperatif defterlerine işlenmesi karşısında davacıların 05/02/2021 tarihinden itibaren kooperatifin zımnen üyesi oldukları kabul edilerek, mahkemece 05/02/2021 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduklarının tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, 08/07/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısına davacıların katıldığı toplantıda alınan kararlara itirazlarının bulunmadığı bu durumda ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, somut olayda davacıların 16 Kasım 2020 tarihinden itibaren üyeliğinin tespiti talep edildiğinden davacıların 07.04.2021 tarihinde üye kayıtlarının yapılması nedeniyle mahkemece 04.12.2020 ve 02.04.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali davasının tefrik edilmesinin istinafa konu iş bu dosya yönünden usule aykırı olmadığı, ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretlerinin AAÜT uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar ve davalı kooperatif vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacılar ve davalı koopeartif vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih, 2022/393 Esas ve 2023/464 Karar sayılı kararına karşı davacılar ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL'nin davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL'nin davalı SS ... Arsa ve Yapı Kooperatifinden alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1757, K. 2026/2251, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1757-e-2026-2251-k-99dc60fd6ae1