Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/792 E. 2026/1306 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/792
- Karar No
- 2026/1306
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/792 Esas KARAR NO: 2026/1306
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22.04.2026 tarihli ara karar NUMARASI: 2026/98 E. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : TALEP DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıda bulunan ve tahsilata konulan 24.12.2025 vade tarihli ...A.Ş.,... ..... Şubesi/İstanbul, ... seri numaralı, 700.000,00 TL bedelli ve sair birden fazla çekin çalınması ve müvekkilin rızası dışında çıkması nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/61979 Soruşturma numaralı dosyasıyla şikayetçi olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde banka tarafından vurulan kaşede müvekkilinin imzasının olmadığı, aynı zamanda davaya konu çek için ödeme yasağı verildiğini ve karara konu çek hakkında savcılıkça el koyma kararı bulunduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/61979 soruşturma sayılı yazısında açıkça belirtildiği üzere; ... seri numaralı ... ... Şubesi çeki hırsızlanarak tedavüle konulduğu iddiasıyla ceza soruşturmasına konu edildiğini ve çekin bankaca muhafaza altına alınması talimatı verildiğini, müvekkilin çek yaprağı ele geçirilerek kötü niyetli olarak piyasaya sürüldüğünü, müvekkilin lehtarı tanımadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyat-i tedbir talebinin teminatsız veya icra takibinden önce dava açılan İİK 72 mucibince %15 teminat karşılığında; dava konusu 24.12.2025 vade tarihli ...A.Ş, ... .... Şubesi/İstanbul, ... seri numaralı, 700.000,00 TL bedelli çek ile ilgili ihtiyati haciz ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı konularak ibraz edildiğinde ödemesinin ve takibin durdurulmasına, davanın kabulü ile 24.12.2025 vade tarihli ...A.Ş, ... ..... Şubesi/İstanbul, ... seri numaralı, 700.000,00 TL bedelli çek çekteki imza müvekkiline ait olmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, müvekkile ait olmayan çeki tahsilinde kötü niyeti veyahut ağır kusuru bulunduğundan alacağın %50’sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece 22.04.2026 tarihli ara karar ile; "İstanbul 9 ATM'nin 2026/207 D.iş dosyasında işbu davamıza da konu edilen ... seri numaralı 24/12/2025 keşide tarihli, 700.000,00 TL'lik çekle ilgili 03/02/2026 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, dosyamız davacısının süresi içerisinde bu ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği ayrıca senet borçlusu davacının mahkememizde aynı çekle ilgili menfi tespit talepli dava açtığı, yargılamanın halen devam ettiği, mahkememizin 17/02/2026 tarihli ara kararı ile dava konusu senetle ilgili takibin tedbiren durdurulması talebinin kabul edilerek icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ayrıca dosya davacısının talebi doğrultusunda mahkememizin 26/02/2026 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararının yatırılan teminat üzerine yaygınlaştırılması ile verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği, değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararını alan alacaklının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında ihtiyati haciz kararını icraya koyduğu, ilgili icra dairesinin 30/03/2026 tarihli mahkememize yazdığı müzekkerede ihtiyati haciz kararının 04/02/2026 tarihinde icraya konulduğu, müzekkere tarihi itibarıyla icra dosyasında haczin ihtiyati haciz olarak devam ettiğinin bildirildiği, İcra İflas Kanunu 264. Maddesi uyarınca ihtiyati haczi tamamlayan merasimin düzenlendiği, bu maddeye göre ihtiyati haciz kararı alınmasından itibaren 7 gün içerisinde takip veya dava açılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, ihtiyati haciz kararının 03/02/2026 tarihinde alındığı, takibin ise 04/02/2026 tarihinde sağlandığı ancak İİK 264/1 maddesi uyarınca belirlenen 7 günlük süre içerisinde asıl takibe geçilmediği gibi 1 ay içerisinde alacak davasının da açılmadığı, belirlenen bu sürelerin emredici nitelikte olduğu, kanun gereğinin yerine getirilmemesi halinde hacizlerin İİK 264/4 maddesi uyarınca hükümsüz kalacağının belirtildiği, bu nedenle ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığı gibi değişik iş dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının teminat yatırılması ve ihtiyati haczin yatırılan teminat üzerine konulması talebinin kabulüne ilişkin mahkememizin 26/02/2026 tarihli ara kararının da kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak, 1-İstanbul 9. ATM'nin 2026/217 D.iş dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının süresinde tatbik edilmediğinin tespitine, 2-Mahkememizin 26/02/2026 tarihli ara kararı uyarınca teminata konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yatırılan teminatın iadesine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ara kararla İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/217 D. İş sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve teminatın iadesine hükmedildiğini, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararından itibaren 7 gün içerisinde .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında asıl takibe geçilmesi için gerekli işlemlerin başlatıldığını ve harçların yatırıldığını, ancak icra dairesinin çek aslının savcılıkta olduğu gerekçesiyle talebi işleme almadığını, bu durumun müvekkili şirketin mağduriyetine yol açtığını, ihtiyati hacze konu borcun zaten menfi tespit davasına konu edildiğini ve İİK m. 264 ile hedeflenen amacın gerçekleştiğini, davalı borçluların itiraz dilekçesinde İİK m. 264/2 uyarınca bir hafta içerisinde dava açılmadığına dair bir itirazın bulunmadığını, mahkemenin ileri sürülmeyen bir itiraz sebebine dayanarak re'sen karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçluların itiraz tarihi itibarıyla henüz borca itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediğini ve kanuni dava açma süresinin işlemeye başlamadığını, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarına göre mahkemenin gösterilen sebeplere hasren inceleme yapması gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüne, ilgili ara kararın kaldırılmasına ve davalılar aleyhine verilen ihtiyati haczin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından 17.02.2026 tarihli ara karar ile davacı vekilinin takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin; ''24.12.2025 ödeme tarihli, ...A.Ş, ... Maltepe E-5 Şubesi/İstanbul, ... seri numaralı, 700.000,00 TL bedelli'' dava konusu çek açısından %15 teminat ile kabulüne ile; davacı yönünden İİK 72/2. maddesi uyarınca açılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mahkemeye gönderilen 2026/217 D.iş sayılı dosyasında yapılan ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın esas davanın açıldığı mahkemece değerlendirilmesine ilişkin talebi kapsamında, mahkemece murafaalı olarak incelenmesine karar verildiği, İstanbul 9 ATM'nin 2026/217 D.iş dosyasında işbu davaya da konu edilen ... seri numaralı 24/12/2025 keşide tarihli, 700.000-TL bedelli çekle ilgili 03/02/2026 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davacının süresi içerisinde ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği, değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararını alan davalı/ alacaklının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında ihtiyati haciz kararını icraya koyduğu, ilgili icra dairesinin 30/03/2026 tarihli mahkemeye yazdığı müzekkerede ihtiyati haciz kararının 04/02/2026 tarihinde icraya konulduğu, müzekkere tarihi itibarıyla icra dosyasında haczin ihtiyati haciz olarak devam ettiğinin bildirildiği, İcra İflas Kanunu 264. maddesi uyarınca ihtiyati haczi tamamlayan merasimin düzenlendiği, bu maddeye göre ihtiyati haciz kararı alınmasından itibaren 7 gün içerisinde takip veya dava açılmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, ihtiyati haciz kararının 03/02/2026 tarihinde alındığı, takibin ise 04/02/2026 tarihinde sağlandığı ancak İİK 264/1 maddesi uyarınca belirlenen 7 günlük süre içerisinde asıl takibe geçilmediği gibi 1 ay içerisinde alacak davasının da açılmadığı, belirlenen bu sürelerin emredici nitelikte olduğu, kanun gereğinin yerine getirilmemesi halinde hacizlerin İİK 264/4 maddesi uyarınca hükümsüz kaldığı gerekçeleri ile İstanbul 9 ATM'nin 2026/217 D.iş dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının süresinde tatbik edilmediğinin tespitine karar verildiği görülmüştür. Davalı istinaf eden vekili tarafından; .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiği takdirde görüleceği üzere, ihtiyati haciz kararından itibaren 7 gün içinde asıl takibe geçilmesi için talepte bulunulduğu, gerekli harçların yatırıldığı, ancak icra dairesi tarafından çek aslının savcılıkta bulunduğu gerekçesiyle işbu talebin işleme alınmadığı ve ödeme emri düzenlenmediği, mahkemenin bu durumu resen nazara alamayacağı gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Dosyanın tetkikinde; .../İstanbul şubesine ait, ... seri numaralı, 24/12/2025 keşide tarihli, 700.000-TL bedelli çekle ilgili olarak ihtiyati haciz kararının verildiği, çekin bankaya ibrazında çek hakkında ödeme yasağı kararının bulunması nedeni ile ödeme yapılamadığı, İİK'nın 257. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, dolayısıyla ödeme yasağı kararı bulunmasının çek bedeli yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinde engel teşkil etmeyeceği, itiraz eden tarafından ileri sürülen itirazların, İİK'nın 265/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmayıp işbu itirazların tetkikinin esasa ilişkin yargılamayı gerektirdiği, her ne kadar davacı tarafça süresinde icra takibinin başlatılmaması nedeni ile kararın hükümsüz olduğu ileri sürülmüş ve mahkemece İİK'nın 264. maddesi gereğince ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı tespitine varılmış ise de davalı /alacaklı tarafından ihtiyati haciz talebinin 16.01.2026 tarihinde yapıldığı, icra takibinin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 16.01.2026 tarihli takip talebi ile başlatıldığı, ihtiyati haciz kararının 03.02.2026 tarihinde verildiği, 04.02.2026 tarihinde teminatın yatırıldığı ve kararın icra müdürlüğüne gönderildiği, böylece İİK'nın 264. maddesine uygun şekilde ihtiyati haciz kararının süresinde uygulandığı anlaşılmakla ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kaldırılmasına karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''İhtiyati haciz kararına itirazın reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....04.2026 tarih, 2026/..... E. sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-İhtiyati haciz kararına itirazın reddine, 4-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcının ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 8- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 09/07/2026