Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1063 E. 2026/1357 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1063
- Karar No
- 2026/1357
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1063
KARAR NO : 2026/1357
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2026
NUMARASI : 2024/788 Esas - 2026/486 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davacının ... vergi kimlik numarası ile ticari alanda faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davacının farklı tarihlerde davalı şirkete fatura keşide ettiğini ve faturayı davalı şirkete gönderdiğini, bu ticari ilişki uyarınca KDV dahil toplam 54.938,94-TL’lik bakiyenin tahsil edilemediğini, alacağını tahsil edemeyen davacı 13.07.2024 tarihinde davalı aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, davalı şirketin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmanın sağlanamadığını, davacının ticari defter kayıtlarında alacaklı olduğunun belirli olduğunu,” beyan ederek davanın kabulüne, davacının davalıdan olan 54.938,94-TL'lik alacağın dava tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, icra takibine ilişkin borca, faize ve diğer tüm ferilerine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazların iptali ile davalının kötü niyetli olarak borca itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir..
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davaya konu açık hesabı oluşturan faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafından faturayı konu malların davalıya teslim edildiğinin bu şekilde ispatlandığını, davacının kendi ticari defterine göre 65.560,33-TL alacaklı olduğunu, davalının kendi ticari defterine göre 63.408,94-TL borçlu olduğunu, aradaki farkın tahsilat farklılığından kaynaklı olduğunu, her ne kadar davalı vekili tarafından sunulan 04.02.2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde 60.000-TL ve 44.250-TL bedelli çekler ile ödeme yapıldığını ve kendi muhasebecisinden kaynaklı olarak ticari deftere işlenmediğinden bahisle kendi ticari defterine göre 63.408,94-TL borçlu gözüktüğü savunulmuş ise de bilirkişi raporundaki davalı ticari defterlerinin dökümü incelendiğinde söz konusu çeklerin ticari defterine işlendiğini, işlenmiş hali ile kendi ticari defterine göre 63.408,94-TL borçlu olduğunu, davacı tarafından açık hesabı oluşturan üç adet fatura sebebiyle davaya icra takibinin başlatıldığı, mezkur çekler işlendikten sonra davaya konu üç adet faturanın davalı ticari defterine kaydedildiği, davacı tarafından 54.938,94-TL üzerinden icra takibinin başlatıldığı ve bu değer üzerinden davanın harçlandırıldığı anlaşıldığından sonuç olarak taleple bağlılık kuralı gereğince 54.938,94-TL üzerinden itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi incelemesi için defterler ve faturaların yanında ... ... 16/5/2023 tarihli ... çekno ... çekno 30/11/2023 tarihli 60.000-TL 18/5/2023 verilme tarihli çek, ... ... 23/11/2023 alınma tarihli ... ... çek ... vade tarihli 44.250-TL 11/7/2023 verilme tarihli çekler; bilgileri olan çeklerin resimlerinin fotokopisi mahkeme bilirkişisine 24/10/2025 tarihinde teslim edilen evrakların içerisine koyularak teslim edildiğini, çekleri ... firmasına elden karşılıklı güvene dayalı olarak elden 18/05/2023 ve (11/07/2023 tarihinde teslim edildiğini, çeklerin elden teslim edildiğine dair ... şahıs firması çalışanına imzalatılarak elden teslim edildiğini, çeklerin bilgilerinin kendi muhasebesine geç tarihte işletilmesinden kaynaklı unutulmasından dolayı ... firması alacaklıymış gibi tarafına alacaklı olarak dava açtığını, bilgileri yazılan çeklerin gerekirse bankalardan kullanımı ve çıkışlarının bankadan istenerek kontrol edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine iliştindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defterine göre 65.560,33-TL alacaklı olduğu, davalının kendi ticari defterine göre 63.408,94 TL borçlu olduğu, taraf ticari defter kayıtlarına göre ve talebe bağlılık esasına göre, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı şirketten 54.938,94-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili, muhasebeye işlenmeyen çek ile ödemeleri bulunduğu ileri sürülmüş ise de; yargılama sürecinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirdiği gibi çeklerle ödemelerinin araştırılmasını talep etmekte ise de, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde zaten üç ayrı çek ile ödeme kayıtlıdır. Bu çeklerden ayrıca çek ile ödemeleri var ise bunu kolaylıkla belgelendirilip mahkemeye ve dairemize sunulması mümkün iken yargılama sürecinde ticari defterlerinde de kaydı bulunmayan her iki dilekçesinde belgelendirilmeyen soyut ödenen çeklerin araştırılmasını istemesi yerinde bulunmamıştır.
Davalının ticari defterlerinde takip konusu alacak kadar davacı lehine borç kaydında bulunulmuş olup; borcu söndüren sebepleri yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekirse de davalı gerçekten ödeme yaptığını belgelendirmediğinden karara ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ödeme iddiasının araştırılmasını sağlayacak şekilde ticari defterlerinde kaydı da olmayan ödeme savunması yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 3.752,88-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 938,22-TL harcın mahsubu ile kalan 2.814,66-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 70-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026