Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/864 E. 2026/1314 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/864
- Karar No
- 2026/1314
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/864 Esas
KARAR NO: 2026/1314
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/04/2026 tarihli ara karar
NUMARASI: 2025/185 Esas
TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP DİLEKÇESİ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markaları altında faaliyet gösterdiğini, bünyesinde bulunan ......(mevcutta: ....com.tr, ....com.tr) aracılığıyla uzun yıllardır borsa, finans ve ekonomi alanlarında uzman habercilik yapan, bu alanlarda öncü ve önde gelen bir dijital medya şirketi olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin marka haklarını alenen ihlal eden, malvarlığına ve ticari değerlerine el koyma amacıyla kurulmuş bir kopya şirket olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait internet siteleri, alan adları, yazılımlar, araçlar, banka mevcudu ve kasa bakiyesi dahil olmak üzere neredeyse tüm malvarlığının sistematik şekilde boşaltılması suretiyle, müvekkili şirketten hukuka aykırı biçimde kaçırılan bir taşınmazda (... Mah. ... Cad. No:.../ İstanbul) kurulduğunu, davalı şirketin en baştan müvekkili şirketin tam bir kopyası olarak tasarlanmış olduğunu, 10.03.2023 tarihli, 10787 sayılı ...’de tescil edildiğini beyan ederek davalı tarafın marka hakkına tecavüz niteliğindeki eylemlerinin önlenmesi ve durdurulması amacıyla; davalının müvekkili şirkete ait ... nezdinde tescilli “...” markasına yönelik marka tecavüzlerini
gerçekleştirdiği; ....com, ....net, .......com, ....com, ....net alan adlı internet sitelerine, https://x.com/..., https://www......com, https://tr......./..., https://www.....com/.../ alan adlı sosyal medya hesaplarına, .......: https://.......,https://p......, .....alan adlı ios ve android platformlarındaki uygulamalara erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece 17/04/2026 tarihli ara karar ile; "1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 50.000,00 TL (ellibintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ ile,
https://......
https://...
. URL adreslerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, fazlaya dair tedbir talebinin reddine,
2-6100 sayılı HMK'nın 393/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı takdirde ya da teminat yatırılsa bile aynı süre içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde işbu tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden tarafa ihtarına" karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...A. Ş. 'nin tescilli markalarının, davalı ...A. Ş. tarafından internet siteleri, sosyal medya ve mobil uygulamalar gibi dijital platformlarda birebir kopyalanarak kullanıldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin faaliyet alanını ve unvanını taklit ederek haksız rekabet ve marka tecavüzü gerçekleştirdiğini, bu durumun SMK 149 ve devamı maddeleri uyarınca tecavüzün tespiti, meni ve ref'ini gerektirdiğini, ayrıca maddi ve manevi tazminat haklarının doğduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını belirterek SMK 159 kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiğini, mahkemenin 13.10.2026 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, 17.04.2026 tarihli ara kararda ise sadece iki mobil uygulama yönünden erişim engeli kararı verildiğini, 25.03.2026 tarihli bilirkişi raporunun bazı kısımlarının görev sınırlarını aştığını ve davalının yanıltıcı beyanlarından etkilendiğini, ancak raporun davalının markasal tecavüzlerini açıkça ispatladığını, raporda belirtilen alan adları ve sosyal medya hesaplarının müvekkilin tescilli markalarıyla karıştırılma ihtimali yarattığının tespit edildiğini, bilirkişilerin esasa yönelik hatalı ikili ayrımının ve davalının önceye dayalı hak sahipliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dosyaya sunulan 15.04.2026 tarihli uzman görüşü ile markasal kullanımın ve ekonomik organizasyonun müvekkili şirkete ait olduğunun kanıtlandığını, HMK 389 ve SMK 159 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir için tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, mahkemenin 17.04.2026 tarihli kısmi ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle söz konusu kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dosya kapsamındaki açık tespitlere ve bilirkişi raporundaki asıl kanaate rağmen ileri sürdüğü iddialar hukuki dayanaktan yoksun nitelikte olup karşı yanın haksız ve mesnetsiz beyanlar ile arz ettiği ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen reddine yönelik kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesine yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir.
İlk derece mahkemesi tarafından; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Mahkemece bilişim uzmanı ve marka vekilinden oluşan bilirkişi heyetinden 26.03.2026 tarihli raporun alındığı, iki adet internet sitesi yönünden tedbir kararı verilmesini gerektir yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, fazlaya dair talepler yönünden ise gerçek hak sahipliğine yönelik savunmaların bu aşamada yargılamaya muhtaç olduğu, dosyada bilirkişi inceleme sürecinin devam ettiği gerekçeleri ile fazlaya dair tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de dosyaya uzman görüşünün sunulduğu ve delil olarak dayanılan Bakırköy 1. FSHHM'nin 2023/198 esas, 2024/232 karar sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi neticesinde İstanbul BAM 16. HD'nin 2025/154 esas, 2026/832 karar sayılı ilamı ile; davacı şirket adına tescilli ... tescil no.lu “...” markasının 28.07.2023 tarihli, ... tescil no.lu “...” markasının 28.07.2023 tarihli, ... tescil no.lu “...” markasının 28.07.2023 tarihli, ...tescil no.lu “...” markasının 28.07.2023 tarihli marka devir sözleşmeleri ile her biri için 50.000,00 TL bedel karşılığında davalı ...’ya devredildiği, şirket adına marka devir işlemlerini yapan ...’nın o dönemde şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ve markaları devralan davalı ...’nın da eşi olduğu, marka devri konusunda şirket yetkili organlarınca alınmış bir karar bulunmadığı gibi devir bedellerinin şirket hesabına da kaydedilmemiş olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığı, dava dosyasının taraflar yönünden kuvvetli delil teşkil ettiği, tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde davalı şirketin;
....com
....net
....com
....com
....com
......com
https://.....com/...
https://www..
https: //tr...../........
https: //....
https://...
https://.....
https://..... adreslerindeki
kullanımlarının, davacıya ait
... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı...grubu,
...tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ..., ...tescil
numaralı ..., ... tescil numaralı ... markalarıyla karıştırılma ihtimalinin
bulunduğuna yönelik yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../04/2026 tarih, 2025/... Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 500.000-TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ ile,
....com ....net....com ....com ....com......com
https://x.com/...
https://www........com
https: //tr....../...
https://www....
https: //.......
https://....
https:/......
https://.......URL adreslerine erişimin tedbiren engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
4-HMK'nın 393/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmadığı ve kararın uygulanmasının talep edilmediği taktirde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden davacı tarafa ihtarına,
5-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine
6- İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
7-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 340,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.342,00TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
9- HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026