Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/892 E. 2026/1313 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/892
Karar No
2026/1313
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/892 Esas

KARAR NO: 2026/1313

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 18/03/2026 ara karar

NUMARASI: 2025/33 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

TALEP DİLEKÇESİ:

Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı yana ait... numaralı marka tescil dosyasının hükümsüzlüğüne ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi hususunda dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece 18/03/2026 tarihli ara karar ile; yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, " karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ... ürünlerinin tasarımı, rengi ve ambalajı ile müvekkili şirketin ürünleri arasında ayniyet bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin müvekkilin eski çalışanı olduğunu ve müvekkilin tedarikçilerine ulaşarak aynı ürünleri temin ettiğini, davalının online platformlardaki reklam ve tanıtım faaliyetlerinin müvekkili ile birebir aynı olduğunu, bu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, bilirkişi raporu ile tarafların ürün ve ambalaj tasarımlarının yüksek benzerlik gösterdiğinin ve davalının ticari takdim şeklinin haksız rekabet oluşturduğunun tespit edildiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının haksız rekabet yaratan eylemlerine devam etmesi nedeniyle müvekkilin kazanç kaybına uğradığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili dairelerinin benzer uyuşmazlıklarda yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararlarını onadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasını, davalıların haksız rekabet teşkil eden tüm ürünlerinin, ambalajlarının, reklamlarının ve tanıtım içeriklerinin ... ve ... dahil olmak üzere tüm mecralarda satışının, üretiminin ve dağıtımının derhal durdurulmasını, davalıya ait ürünlere el konulmasını, toplatılmasını ve imha edilmesini, online pazar yerlerindeki içeriklerin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini, talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebi ile birlikte, davalının ... markalı ... ürünün, ambalajının ve ticari sunum şeklinin müvekkilinin ... markalı ... ürünü ile iltibas yaratacak şekilde benzer olduğu ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet teşkil eden tüm ürünlerinin, ambalajlarının, reklamlarının ve tanıtım içeriklerinin ... ve ... dahil olmak üzere tüm mecralarda satışının, üretiminin ve dağıtımının derhal durdurulmasını, davalıya ait ürünlere el konulmasını, toplatılmasını ve imha edilmesini, online pazar yerlerindeki içeriklerin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.

Mahkemece alınan 25/02/2026 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet bilirkişi raporunda; taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olduğu görülmekte ise de bu ibarenin markaların tescilli olduğu sınıf ve kullanıldığı ürünler için yakından ilgili bir kelime olarak ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, her iki markada da bu ibarenin tek başına kullanılmadığı, bu kelimeden türetilmiş ibarelere yer verilerek marka şekli oluşturulduğu anlaşıldığı, Karıştırma ihtimalinin değerlendirilmesinde markanın ayırt edicilik gücü de dikkate alınması gerektiği, zayıf marka kavramı “ayırt edicilik derecesi düşük olan veya tescili istendiği mal veya hizmete yakın duran, ait olduğu işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmek kapasitesi göreceli olarak az olan markalar” olarak tanımlandığı,

Bu kapsamda değerlendirildiğinde taraf markalarında ayırt ediciliği düşük “...” ibaresinden ziyade marka şekillerinde diğer unsurların ve bütünsel olarak marka şekillerinin benzerliği ile ortalama tüketici algısında karıştırılma ihtimalinin dikkate alınması gerekecektir. Sektör uzmanı tarafından yukarıda yer verilen incelemeler ile her iki marka şeklinin tescilli oldukları sınıflar ve ürün kullanım alanı dikkate alındığında “...” ortak ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir kelime olması ve marka şekillerinin bütünselliği dikkate alındığında marka tescillerinin ortalama tüketici algısında iltibas tehlikesi yarattığı sonuç ve kanaatine varılamadığı, Haksız Rekabet Yönünden Sonuç Olarak; Tarafların ürünleri ve ambalajları yan yana getirildiğinde ürün ve ambalaj tasarımlarının taşıdıkları ortak özellikler sebebiyle yüksek benzerlik gösterdiği, davalı taraf adına tescilli ... markasının ürün üzerinde yalnızca ... şeklinde ve tescili olduğu renkten farklı olarak '...” harflerinin turkuaz renkte kullanıldı, yukarıda sektörel yönden yapılan; ... (... ...): Her iki üründe de metalik ... ton Gövde: ... plastik Koruyucu kap: Şeffaf sert plastik ... etiketi: Her iki üründe de mevcut Renk tonu görsel olarak çok benzer ... ÜRÜN FORMU VE TASARIMI Ortak Tasarım Özellikleri; Ergonomik kavisli sap, Üst kısımda yarım ay şeklinde ... taşıyıcı başlık, Alt uçta daralan, ... bitişli sap Şeffaf blister ambalaj içinde sabitlenmiş ürün Teknik Değerlendirme ... formu fonksiyonel bir tasarım olduğunu, Sap ve silindirik başlık formu teknik zorunluluktan kaynaklandığı, ...

ETİKET Her iki üründe: ... ... etiket “... mm” ibaresi “...” benzeri ifade, ... şekli ve yerleşimi benzerdir. Ancak hologramlar sektörde yaygın güvenlik etiketi uygulamasıdır” değerlendirmeleri dikkate alındığında taraf ürün ve ambalaj tasarımlarında kullanılan renkler, marka konumlandırması, ortak tasarım özellikleri dikkate alındığında, tarafların davaya konu edilen ürünün ticari takdim şekillerinin benzer olduğu, bu sebepler ile davalı tarafça satışı yapılan “...” markalı ... ürün şekil ve ambalaj tasarımının TTK madde 55/1/a/4'de “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya isleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilebileceği beyan edilmiştir.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile, davalının online pazar yerlerinde satışa sunulan ... ... ürünleri ve ambalajları ve ticari sunum şeklinin davacı ... ... ürün ve ambalajları ve ticari sunumunun benzer olduğu ve haksız rekabet yarattığı tespit edilmekle, ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu ve davacının tedbir talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece tedbir talebinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...../03/2026 tarih, 2025/.. E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/892, K. 2026/1313, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-892-e-2026-1313-k-a013c1d74c05