Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/958 E. 2026/1322 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/958
- Karar No
- 2026/1322
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/958
KARAR NO: 2026/1322
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/05/2026 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2026/82 E. - 2026/82 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1994 yılından bu yana kullandığı "..." ticari ünvanını ve markasını gerek yüzbinleri aşan müşteri portföyü, gerek yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanan reklamları ve gerekse sponsorluğunu yaptığı televizyon programları vasıtası ile güvenilir, maruf ve meşhur bir marka haline getirdiğini, ayrıca 29/04/2002 tarih ... nolu hizmet markası 556 sayılı KHKnın 7/1(ı) bendi çerçevesinde tanınmış marka olduğunu, karşı tarafın, müvekkili şirket ile aynı sektörde dayanıklı tüketim malları, mobilya, ev eşyaları vb. satışı işiyle iştigal ettiğini, iştigal ve sektör alanları, bu anlamıyla ayniyet arz ettiğini, internet açık kaynaklarında ... arama motoruna "..." kelimesi yazıldığında; karşı tarafa ait "https://www.....com/" uzantılı internet sitesinin ... ekranının üstünde çıktığı, "sponsor bağlantı" reklamı adı altında karşı tarafın ... ... reklam sistemi yoluna başvurmuş olduğu ve müvekkil şirket adına tanınmış tescilli markası olan "..." ibaresini haksız şekilde anahtar kelime olarak belirlediği, bu şekilde ... reklam sistemi üzerinden reklam yaptığı ve hatta ... ... Reklam uygulamasına verilen ilan sonucu müvekkil şirketten sonra sırada çıkan sonuca ait linkin karşı tarafa "https://www.....com/" ait sitesinin olduğu tespit edildiği, bu nedenlerle karşı tarafın ticari fayda sağlayacak şekilde müvekkil şirkete ait tescilli tanınmış marka ve ticaret ünvanı olan "..." ibareli markasına yönelik (... ... anahtar sözcük olarak kullanmak şeklinde) ... ... uygulamaları kapsamında kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, delil tespiti dosyasının re'sen seçilecek (anahtar kelime, yönlendirici kod ve alan adı olarak kullanan web sitelerinin içerik ve yer sağlayıcılarının internet reklamcılığı, ... reklamcılığı, seo ve arama motorları optimizasyonu alanında uzman bilişim uzmanı) ve marka hukuku uzmanına tevdii edilmesine, 6100 sayılı HMK 389. madde ve 6769 Sayılı SMK 159. maddeleri kapsamında; takdir edilecek teminat mukabilinde veya teminatsız olarak karşı tarafın kendisine ait "https://www.....com" internet sitesi (alan adı) için ... ... uygulamaları kapsamında müvekkil şirkete ait "..." ibareli ticaret ünvanı ve tanınmış tescilli markayı anahtar sözcük olarak kullanmasının tedbiren önlenmesine ve karşı tarafa ait "https://www.....com" internet sitesine erişimin tedbiren engellenmesine, kararın infazı için bu konuda Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2026/82 D.İş sayılı kararıyla; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı; bu düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan 18/05/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporunda doğrultusunda tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu ileri sürerek, mahkemenin 22/05/2026 tarihli "tedbirin reddine dair" kararının kaldırılmasına, takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; mahkeme kararında açıklandığı üzere, dosyada yaklaşık ispat koşullarının sağlanamadığını, müvekkilinin marka hakkına yönelik süreklilik arz eden ve ticari etki yaratan bir tecavüzünün kanıtlanamadığını, sadece anlık ve teknik olarak her zaman değişkenlik arz eden bir veriye dayanıldığını, davacı tarafın bir ekran görüntüsü üzerinden tüm ticari faaliyetini durdurma veya erişimi engelleme talebinin ispat hukukunun temel prensipleriyle çeliştiğini, bilirkişi raporundaki anlık verilerin yetersiz olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine, müvekkili şirket tarafından "..." ibaresinin hiçbir zaman pozitif bir anahtar kelime olarak sisteme tanımlanmadığını, reklam gösterimlerinin temel sebebinin, ...’ın kullanıcı deneyimini artırmak amacıyla benzer sektördeki (mobilya, beyaz eşya, elektronik) firmalarını birbirleriyle ilişkilendirmesi olduğunu, yani bir kullanıcının "..." araması yaptığında, ... algoritması kullanıcının "..." aradığını varsayarak bu alanda faaliyet gösteren diğer güçlü aktörleri, bu durumda müvekkil ...’yi de reklam alanında gösterebildiğini, müvekkilinin sisteme "..." kelimesini girdiğine dair somut bir "... kaydı" veya "anahtar kelime listesi" sunulmadan yapılan tüm değerlendirmelerin varsayımdan ibaret olduğunu, internet reklamcılığında "geniş eşleme" olarak adlandırılan teknik mekanizma, reklam verenin genel terimler (örneğin "......") seçmesi durumunda bile, algoritmanın bu terimleri kullanıcıların spesifik aramalarıyla (rakip marka isimleri dahil) "alakalı" görerek eşleştirmesine neden olduğunu, bu durumun, reklam verenin aktif bir müdahalesi veya rakip markayı kullanma iradesi olmaksızın gerçekleşen teknik bir sonuç olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İhtiyati tedbir talep eden tarafça, tanınmış ... markasının karşı tarafın "https://www.....com" internet sitesi (alan adı) için ... ... uygulamaları kapsamında anahtar sözcük olarak kullanıldığını ileri sürerek kullanımın tedbiren önlenmesi ve karşı tarafa ait "https://www.....com" internet sitesine erişimin tedbiren engellenmesi talep edilmiş, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş, tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Mahkemece marka vekili bilirkişi ve bilgisayar mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişiler 18/05/2026 tarihli raporlarında; "tespit talep dilekçesinde tespit isteyen tarafından tarif edildiği üzere ... arama motorunda 15.05.2026 tarihinde “...” ibaresi yazıldığı, Gelen Arama sonuç sayfasında, www.....com internet sitesine yönlendiren “Ücretli Sponsorlu Reklam” kaydının yer aldığı, reklam başlığı olarak “www.....com - ......”, reklam açıklama metni olarak “......” şeklinde açıklama metinlerine yer verildiği, ....com kayıtlarından söz konusu reklamın ...A.Ş. (karşı taraf) tarafından verilmiş olduğu kayıtlarına ulaşıldığı, www.....com alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının kayıt ettiren bilgilerinin gizlenerek kayıt edildiğinin görüldüğü, alan adının 27.01.2009 tarihinde tescil edildiği, bu kapsamda, mahkemece gerekli görülürse alan adı sahipliği, kayıt ettiren gerçek/tüzel kişi bilgileri, iletişim bilgileri, ödeme kayıtları ile alan adına ilişkin ... ve IP kayıtlarının temini amacıyla sorulabileceğini, tespit edilen kullanımların “ücretli sponsorlu reklam” olarak ... arama motorunda “...” ibaresi yazıldığında aleyhine tespit talep olunana ulaşılmasını sağladığı, ilgili kullanımların tespit talep eden yana ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği" beyan edilmiştir.
Bilirkişilerce yapılan incelemede, ... arama motoruna ... ibaresi yazıldığı, gelen Arama sonuç sayfasında, www.....com internet sitesine yönlendiren “Ücretli Sponsorlu Reklam” kaydının yer aldığı, reklam başlığı olarak “www.....com - ....” reklam açıklama metni olarak “...., .... Tüm Ürünler” şeklinde açıklama metinlerine yer verildiği, ....com kayıtlarından söz konusu reklamın ...A.Ş. (karşı taraf) tarafından verilmiş olduğu sonucuna ulaşıldığı görülmüştür.
Karşı taraf vekilince www.....com internet sitesinin müvekkiline ait olduğu konusunda itirazı bulunmamakla birlikte ... markasına reklam verilmediği, arama motoruna ... yazıldığında, müvekkilinin isminin çıkmasının sebebinin ...'ın ... algoritması kullanıcının "..." aradığını varsayarak bu alanda faaliyet gösteren diğer güçlü aktörleri, bu durumda müvekkili ...’yi de reklam alanında gösterebildiğini, müvekkilinin sisteme "..." kelimesini girdiğine dair somut bir "... kaydı" veya "anahtar kelime listesi" sunulmadan yapılan tüm değerlendirmelerin varsayımdan ibaret olduğunu, internet reklamcılığında "geniş eşleme" olarak adlandırılan teknik mekanizma, reklam verenin genel terimler (örneğin "....", ".... ..", "...") seçmesi durumunda bile, algoritmanın bu terimleri kullanıcıların spesifik aramalarıyla (rakip marka isimleri dahil) "alakalı" görerek eşleştirmesine neden olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yapılan teknik inceleme ile karşı taraf vekilinin itirazları değerlendirildiğinde, karşı tarafça ... ibaresine reklam verilip verilmediği konusunda karşı taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde ayrıntılı inceleme yapılması gerektiği, tedbir talebine dayanak bilirkişi raporunun bu aşamada yaklaşık ispat yönünden yeterli olmadığı, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatiyle, tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../05/2026 tarih ve 2026/... D.iş sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2026