Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/911 E. 2026/1310 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/911
Karar No
2026/1310
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/911

KARAR NO: 2026/1310

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/05/2026 tarihli ara karar

NUMARASI: 2025/926 Esas

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP DİLEKÇESİ:

Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, ticari ilişki içerisinde bulunduğu lehtarı ....A.Ş olan, 23.10.2025 keşide tarihli, 445.000-TL bedelli çekin ... aşamasında çalındığını, çekin çalınması üzerine Çorlu CBS'nin 2025/23296 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, yine anılı çek hakkında Bakırköy 8.ATM'nin 2025/751 esas sayılı dosyası üzerinden ödeme yasağı kararı alındığını, çek lehtarın eline geçmeden çalındıktan sonra firma kaşesi ve imzası taklit edilerek sahte ciro ile tedavüle sokulduğunu, ciro silsilesindeki kopukluk ve sahtecilik nedeniyle davalının yetkili hamil olmadığını, çek üzerinde yer alan lehtara ait kaşe ve imzanın sahte olduğunu, söz konusu çekin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmaksızın düzenlenen naylon bir fatura tanzim edilerek davalı faktoring şirketine devredildiğini, davalı şirketin ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin icra tehdidi altında olup, fiili haciz baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirterek; öncelikle, telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla İİK.72/3 maddesi uyarınca, icra dairesine depo edilen teminat/nakit bedelin dava sonuna kadar davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI:

Mahkemece26/12/2025 tarihli ara karar ile; "1-Davacının icra veznesine yatırılan paranın alacaklısına ödenmemesine yönelik tedbir isteminin İİK'nın 72/3. maddesine uygun olarak KABULÜ ile; dava değeri olan 445.000-TL'nin %15'i oranında (66.750,00-TL) nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, davacı tarafından.... İcra Müdürlüğüne ait...esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile DURDURULMASINA,

2-Teminat şartı yerine getirildiğinde kararın.... İcra Müdürlüğü tarafından İNFAZINA" karar verilmiştir.

İTİRAZ DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap ve itiraz dilekçesinde özetle; davacının delillerinin tedbir kararı verilmesi için yeterli olmadığını, bu nedenle gıyabında verilen tedbirin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tedbire itirazları sunmak üzere süre verilmediğini, itiraz etme imkanı tanınmaksızın tedbirin kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın dayanaklarının yaklaşık ispat koşuluna uygun olmadığını, mahkemece tüm tarafları kapsar şekilde çekin davalılar tarafından icra takibine konu edilmesinin engellenmesine ve açılan takiplerin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğini, işbu karar nedeniyle alacağına kavuşamayan müvekkilinin geri dönülemez zararlara uğrayacağını belirterek; hukuka ve usule aykırı kararın kaldırılmasına ve davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece 21/05/2026 tarihli ara karar ile; " Mahkememiz dosyasında 26/12/2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararı bakımından dava dilekçesi, takip dosyası, itiraz dilekçesi, cevap dilekçesi ile dosya kapsamına sunulan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde ihtiyati tedbirin kaldırılmasını gerektirecek bir hususun davalı tarafından sunulmadığı, takdir edilen teminat miktarının ise yasal mevzuata uygun olup durum ve şartlar bakımından yeterli olduğu anlaşıldığından davalının ihtiyati tedbire itirazının yeterli kanaat ve şartları taşımadığından,

1-Davalı tarafın, mahkememizin 26/12/2025 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE" karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 21.05.2026 tarihli ara kararı ile müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı .... Şti. arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden fatura muhtevası alacakların müvekkiline temlik edildiğini, davacı ... Anonim Şirketi'nin keşidecisi olduğu çeklerin ödeme aracı olarak müvekkile tevdi edildiğini, müvekkili şirketin davacının iddialarına konu hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğunu, ihtiyati tedbirin geçici bir hukuki koruma olduğunu, HMK'nın 389, 390 ve 391. maddeleri uyarınca tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, davacının herhangi bir ispat sunamadığını, mahkemenin tedbir kararında hangi somut sebep ve delillere dayandığını açıkça göstermediğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2012/4060 E.-2012/5172 K. sayılı kararı uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, tedbirin gerekçesiz verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını belirterek yerel mahkemenin 21.05.2026 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, yasanın aradığı %15 oranındaki teminat şartını yerine getirerek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesini durdurduğunu, bu durumun davanın sonuna kadar hakkın muhafazası amacını taşımakta olup, davalının iddia ettiği gibi hukuka aykırı bir yön barındırmadığını davalı tarafın, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2026 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararına karşı yapmış olduğu haksız ve dayanaksız istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Talep; menfi tespit davası kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Dosyanın tetkikinde; mahkemece yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaati neticesinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca dava değeri olan 445.000-TL'nin %15'i oranında (66.750,00-TL) nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, davacı tarafından.... İcra Müdürlüğüne ait...esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiği, teminatın yatırıldığı, davalı vekili tarafından işbu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi üzerine yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Somut olaya tatbiki gereken İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme altına alınmış olup davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de HMK'nın 389. maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK'nın 390. maddesinin 2. fıkrası ise; "Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir" şeklinde düzenlenmiş olup mevcut delil durumu itibari ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, takdir edilen teminatın makûl bulunduğu anlaşılmakla, aksi yöndeki davalı istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../05/2026 tarih ve 2025/.... E. sayılı ara kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/911, K. 2026/1310, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-911-e-2026-1310-k-74b04b59ea98