Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/904 E. 2026/1304 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/904
- Karar No
- 2026/1304
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/904 Esas
KARAR NO: 2026/1304
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2026 ara karar
NUMARASI: 2026/334 E. -
DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
TALEP: Davacı vekili 20/05/2026 tarihli dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel Zemin Kat ... Numaralı Mesken Nitelikli Bağımsız Bölüm için teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 03/06/2026 tarihli ara kararıyla; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı arasında 18/08/2023 tarihinde akdedilen ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kiracıya teslim edilen taşınmazın, davalının borçlarını ödememesi üzerine Noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, 6361 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın iadesi ve tapu kaydındaki şerhin terkini talebiyle açılan davada yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbirin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tedbir talebini esasa ilişkin bir karar gibi değerlendirerek geçici hukuki koruma ile nihai hüküm arasındaki farkı göz ardı ettiğini, dosyaya sunulan finansal kiralama sözleşmesi, tapu kaydı, ödeme planı ve ihtarname gibi delillerle yaklaşık ispat şartının fazlasıyla gerçekleştiğini, mahkemenin bu standardı tam ispata yükselterek koruma eşiğini hukuka aykırı şekilde ağırlaştırdığını, HMK m. 392/1 uyarınca resmi belgeye dayanan veya durumun gerektirdiği hallerde teminat alınmayabileceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ....8. maddesinde davalının teminattan açıkça feragat ettiğini, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesinin tedbirin reddi için bir gerekçe olamayacağını, aksine tedbir ihtiyacını doğruladığını, yerel mahkemenin gerekçesinin soyut ve kalıp ifadelerden ibaret olduğunu belirterek, yerel mahkemenin 03/06/2026 tarihli ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararının kaldırılmasını, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve zilyetliğin korunması amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davada taşınmazların teminatsız olarak ihtiyati tedbiren teslimi talebinin ilk derece mahkemesince 03.06.2026 tarihli ara karar ile reddedildiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözecek nitelikte olması nedeniyle HMK madde 389'a aykırılık teşkil ettiğini, davacının yargılama yapılmaksızın mülkiyet ve zilyetlik uyuşmazlığını kendi lehine sonuçlandırmayı amaçladığını, HMK madde 390/3 kapsamında yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, 6361 sayılı Kanun uyarınca feshin geçerli olabilmesi için gerekli olan muacceliyet bildiriminin usulüne uygun yapılmadığını, HMK madde 392 uyarınca teminatın kural olduğunu ve davacının dayandığı sözleşme hükümlerinin emredici usul kurallarını bertaraf edemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle finansal kiralama konusu taşınmazın iadesi ve tapu kaydındaki finansal kiralama şerhinin terkini istemine ilişkin olup, dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, zemin kat ... numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün tedbiren davacıya teslimi talep edilmiştir.
Davacı vekili ihtiyati tedbir talebinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında 18.08.2023 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu taşınmazın davalı kiracıya teslim edildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan kira ve sair ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, 6361 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın iadesi ve tapu kaydındaki finansal kiralama şerhinin terkini talebiyle açılan bu davada taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, mevcut hukuki ve fiili durumun korunması ve zilyetliğin muhafazası gerektiğini ileri sürerek İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, zemin kat ... numaralı mesken nitelikli bağımsız bölüm hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 18.08.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, sözleşme konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, zemin kat ... numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün davalıya teslim edildiği, davacı tarafından davalının borçlarını ödemediği iddiasıyla ... .... Noterliğinin 07.01.2026 tarihli ihtarnamesine dayanılarak sözleşmenin feshi sürecinin işletildiği, ihtarnameye ekli hesap ekstresinde hangi borç ilişki sebebiyle ne kadar alacağın ödenmesi gerektiğinin ayrı kalemler halinde gösterildiği, davalının finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle ödemediği vadesi gelmiş kira dönemlerinin ve miktarının belirtildiği, 60 gün süre verildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince 03.06.2026 tarihli ara karar ile ; , finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazın iadesi ve tapudaki finansal kiralama şerhinin terkini dava konusu olup ihtiyati tedbir yoluyla da taşınmazın davacıya boş olarak tesliminin talep edildiği, uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6361 sayılı Kanun uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana ait olup, sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde kiracının malı iade yükümlülüğü bulunmaktadır. (6361 sayılı Kanun’un 23, 31, 33. Maddesi) .
Davalı tarafça, şirket hakkında konkordato mühleti bulunduğu, taşınmazın teslimine yönelik tedbir kararının konkordato sürecini ve işletme bütünlüğünü etkileyeceği ileri sürülmüş olup,Bakırköy 3. ATM'nin 2025/903 E. Sayılı konkordato davasında, 10.10.2025 tarihinden itibaren geçerli 3 ay geçici mühlet kararı verildiği , 01.01.2026 tarihinden itibaren 1 ay uzatıldığı, 01.02.2026 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği görülmektedir. Davacı tarafça keşide edilen ... .... Noterliğinin 07.01.2026 tarihli ihtarnamesinde ise finansal kiralama sözleşmesi gereği ödenmesi gereken; 30.10.2025 vade , 01.12.2025 vade, 30.12.2025 vade tarihli her biri 3.000.000 TL bedelli kira bedellerinin ödenmediğine dayalı ödeme ve fesih ihtarında bulunulduğu dikkate alındığında davalının ihtara muhatap olduğu vadesi gelmiş ödenmemiş kira borçlarının geçici mühlet kararı sonrası döneme ilişkin olduğu görülmüştür. Finansal kiralama sözleşmesine konu davalının borcunun sözleşme tarihi ve malın teslim edilmesiyle doğacağı ancak kira bedellerinin bir kısmının konkordato geçici mühlet kararından sonra muaccel olduğu, konkordato geçici mühlet kararından sonra muaccel olan alacakların konkordato projesine dahil olması ve bu proje dahilinde ödenmesi gerektiği, borçlu tarafından ödenmesine yasal imkan bulunmadığı dolayısıyla mevcut delil durumu itibariyle sözleşmenin haklı nedenle feshi hususunun yargılamayı gerektirdiği somut uyuşmazlıkta sözleşme konusu malın davacıya boş olarak teslimi konusunda ihtiyati tedbir talebi bakımından HMK’nın 390/3. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı , tedbir talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddi kararı sonucu itibariyle isabetli olmakla birlikte mahkemenin "uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği" gerekçesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin 03/06/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının HMK’nın 353/1-b-... maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden düzeltilmiş gerekçeyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
...- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2026 tarih, 2026/... E. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-.... maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçeyle yeniden hüküm kurulmasına,
3- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5- İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/.... maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026