Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/961 E. 2026/1317 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/961
Karar No
2026/1317
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/961

KARAR NO: 2026/1317

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/04/2026 ve 07/05/2026

NUMARASI: 2025/164 E.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu "..." ve "..." isimli albümlerin fonogram kaydının müvekkili şirket bünyesinde gerçekleştirildiğini, dava konusu albümlerin ilk tespitiyle birlikte fonogram yapımcılığından doğan haklara kanun gereği kendiliğinden sahip olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin, dava konusu eserlerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcısı olduğunu, davalı ...'nın ise dava konusu albümlerin seslendireni yani icracı sanatçısı olduğunu, albümlerde yer alan eserlerin eser sahipleri olan söz yazarı ve bestecilerinin ise dava dışı üçüncü kişiler olduğunu, dolayısıyla davalının, icracı sanatçılık dışında, eser sahibi sıfatı bulunmadığını, eser sahiplerine tanınmış haklara sahip olmadığını, dava konusu albümleri, fonogram yapımcısı ve eser sahiplerinden izin almadıkça, tek başına herhangi bir mecra ve vasıtayla yayınlama hakkına sahip bulunmadığını, İstanbul 2. FSHHM'nin 2025/40 D. İş dosyasında tanzim edilen 26.03.2025 tarihli bilirkişi raporuyla davalının yayınları ve kullanımlarının tespit edildiğini, dava konusu eserler üzerindeki hak sahipliğinin dosyaya ibraz edilen eser işletme belgeleri, devir belgeleri ve muvafakatnamelerle ispat edildiğini, dava konusu albümün müvekkilinden izin alınmaksızın (dijital umuma iletim hakkına sahip olup olmadığından bağımsız şekilde) dijital platformlar dahil olmak üzere hiçbir mecrada yayınlanamayacağının yerel mahkeme kararlarıyla sabit olup müvekkilin haklarına tecavüz edildiğine dair yaklaşık ispatında gerçekleştiğini ileri sürerek; dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulması ve dava konusu albümün izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile .... A.Ş. arasında sözleşme akdedildiğini ( 09.04.1992 tarih ve ... yevmiye numaralı Sözleşme) ...'nın sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle müvekkili tarafından öncelikle 28.04.2004 tarihinde ihtar çekilerek ... akdi ifaya davet edildiğini, ihtarın tebliğine rağmen ... tarafından herhangi bir aksiyon alınmaması üzerine bu kez müvekkili tarafından .... Noterliğinin 05.08.2004 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme feshedildiğini, fesih bildiriminin gönderilmesi üzerine ... tarafından 01.09.2004 tarihinde İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/729 E. sayılı dosyası ile caymaya itiraz davası açıldığını, caymaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının davaya konu eserleri haksız yere internet mecralarında yayınladığı öğrenildiğinden delil tespiti yaptırıldığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/185 D. İş, 2018/189 K. sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile haksız yayınlar tespit edildiğini, davacı ... Müzik'in, "..." ve "..." isimli albümleri oluşturan eserlerin, şüpheliye (...) ait olan ... isimli platformda yer alan kanalda müvekkilinden izin alınmadan yayınlanarak FSEK 71 kapsamında suça sebebiyet verdiği iddiasıyla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/272779 Sor. Sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararı verdiğini, müşteki firma itirazının reddedildiğini, davacının başvurduğu hukuki yollara karşı, müvekkilni yıldırmak adına yıllar sonra işbu davaları ikame ederek, şikayetlerde bulunarak dürüstlük kurallarıına aykırı davrandığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinin 2. ekinde sunduğu İstanbul 2. FSHM 2025/40 D.İş dosyası kapsamındaki 26.03.2025 tarihli Bilirkişi Raporu'nda müvekkilinin ... kanalında yalnızca link verilmek suretiyle oynatma listesine eklenerek yer alan dava konusu eserlere ilişkin videoların "Video açıklamalarında ".... ... ..." belirtildiği" de açıkça yazıldığını, kaldı ki yazılmasa dahi ihlal oluşturmayacağını, sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen herhangi bir ihlal olmadığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin konusunun bulunmadığını, kaldı ki HMK doğrultusuda, yargılama sonucunda ulaşılabilecek olan bir talebin tedbir yoluyla istenmesinin mümkün olmadığı gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkânsız hâle gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması gibi bir durumun da olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI; İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ../02/2026 tarihli 2025/.... E sayılı ara kararıyla;" 6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 1.000.000,00TL (birmilyontürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜ ile,

"... albümü, ... https: //www...com/.

... albümü, ... https://www...com /....

... albümü, ..https://www...com .

... albümü,... https://www...com/....

... albümü, ...https://www...com/.

... albümü, ... https://www...com/...

... albümü, ....https://www...com/...

... albümü,.... https: //www...com/...

... albümü,....https://www...com/.

... albümü, ... https://www...com/....

... albümü, ...https://www...com/...

... albümü, ....https: //www...com/....

... albümü, ...:https://www...com/

... albümü, ... https://www...com/....

... albümü, ...: https://www...com/...

... albümü, ....https://www...com/....

... albümü, ... https://www...com/....

... albümü,... https://www...com/...." belirtilen ve tecavüzün tespit edildiği internet sitesinde yer alan URL adreslerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, kararın infazında İstanbul 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/40 D.İş sayılı dosyasında alınan 26/03/2025 tarihli bilirkişi raporundaki internet sitelerinin dikkate alınmasına, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına" karar verilmiştir.

Tedbir kararına karşı davacı vekilinin dilekçesinde; teminatın fahiş olduğunu, davalı tarafından müvekkil aleyhine icracı sanatçılıktan doğan haklar kapsamında ikame edilen davada, müvekkil şirket aleyhine FSEK md. 68/3 uyarınca 30.000 TL x 3 olmak üzere toplam 90.000 TL tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tutar gözetildiğinde, somut olayın niteliği, dava değeri ve muhtemel zarar kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 1.000.000,00 TL olarak takdir edilen teminat miktarının açıkça ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığını, ihtiyati tedbirde teminatın amacının karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararı güvence altına almak olduğunu, fiilen tedbir kararından yararlanmayı imkânsız kılacak derecede yüksek bir teminat belirlenmesi, tedbir kurumunun amacına ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, takdir edilen teminat tutarının makul ve orantılı bir seviyeye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2026 tarihli 2025/164 E sayılı ara kararıyla; mahkemenin 12/02/2026 tarihli ara kararı ile 1.000.000,00 TL teminat yoluyla tedbire hükmedildiği, tedbirle belirlenen teminatın davacı tarafça süresinde yatırılmadığı tedbir kararının HMK'nın 393/1 maddesi gereğince kendiliğinden kalkmış sayılması nedeniyle teminata itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı vekilinin 29/04/2026 tarihli talep dilekçesinde; ihtiyati tedbirde belirlenen bedelin fahiş olması dolayısıyla müvekkil tarafından bu bedelin ödenemediğini ancak ihtiyati tedbirin koşullarının somut olay kapsamında halen mevcut olduğunu, davalının kullanımlarının devam ettiğini, müvekkilin mağduriyetinin ise her geçen gün arttığını, müvekkil şirketin dijital platformlarda yapılan yayınlardan elde edilecek gelirlerinden, davalının haksız eylemleri neticesinde mahrum kaldığını, dava konusu eserler üzerindeki hak sahipliğini dosyaya ibraz edilen eser işletme belgeleri, devir belgeleri ve muvafakatnamelerle ispat edildiğini, dava konusu albümün müvekkilinden izin alınmaksızın dijital platformlar dahil olmak üzere hiçbir mecrada yayınlanamayacağının mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin haklarına tecavüz edildiğine dair yaklaşık ispat koşulunun da sağlandığını beyanla müvekkilin hak kaybının artmaması için dava konusu albümün izinsiz yayınlarının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini, dosya kapsamında yaklaşık ispatın sağlandığı gözetilerek ihtiyati tedbir kararının makul bir teminat bedeli belirlenerek verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarihli 2025/164 E sayılı ara kararıyla; mahkemenin 12/02/2026 tarihli ara kararı ile 1.000.000,00 TL teminat yoluyla tedbire hükmedildiği ancak teminatın davacı tarafça süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle bu aşamada davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURULARI; Davacı vekili mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararına karşı süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin teminatın düşürülmesine yönelik talep dilekçesini hatalı şekilde tedbire itiraz olarak değerlendirdiğini, mahkemenin 09/02/2026 tarihli teminat yatırıldığında tedbir kararının (kararda 12/02/2026 olarak yazılmış) kararının tedbir kararı olmadığını, teminatın bir hafta içerisinde tedbir kararına dönüşeceğini, oysa teminat bedeli yatırılmadığından ve tedbirin uygulanması talep edilmediğinden kararın tedbir kararına dönüşmediğini ve dilekçelerinin de tedbire itiraz mahiyetinde olmadığını, 1.000.000,00 TL teminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı vekili mahkemenin 07/05/2026 tarihli ara kararına karşı süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin belirlediği teminat bedelinin düşürülmesini talep ettiklerini, mahkemenin talebi tedbir kararına itiraz olarak değerlendirerek reddettiğini, istinaf başvurusunda bulunduklarını, sürecin halen devam ettiğini, 29 Nisan 2026 tarihinde müvekkilinin mağduriyetinin devam ettiği ve yaklaşık ispat koşullarının da halihazırda bulunduğu belirtilerek bir kez daha müvekkili lehine ihtiyati tedbire hükmedilmesinin talep edildiğini, mahkemenin daha önceden verilen tedbir kararının uygulatılmadığı gerekçe gösterilerek, talebin reddine karar vermişse de, ihtiyati tedbirin tek sefer başvurulacak bir yol olmadığını, yaklaşık ispat koşulları devam ettiği sürece davacının her zaman ve değişen koşullara göre tedbir talep etme hakkı bulunduğunu, somut uyuşmazlıkta davalının, müvekkilinin haklarına yönelik tecavüz niteliğindeki eylemlerinin halen devam ettiğini, mahkemenin önünde duran güncel hak ihlalini, sunulan delilleri ve yaklaşık ispatın varlığını yeniden değerlendirip bu kez hakkaniyete uygun bir teminatla tedbire hükmetmesi gerekirken önceki teminat bedelinin yatırılmamış olmasını gerekçe göstererek talebin reddine karar vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçelerine cevabında; hukuki ve cezai yönden mağdur tarafın müvekkili olduğunu, davacının hak sahibi olmadığı halde çeşitli hukuki yollara başvurarak yargıyı meşgul ettiğini, müvekkilini yıldırmak için davalar açtığını, herhangi bir ihlal olmadığını, HMK doğrultusunda yargılamanın sonucunda ulaşılabilecek bir talebin tedbir yoluyla istenilmesinin mümkün olmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/448 E. sayılı dosyası kapsamında, ..., ... Anonim Şirketi Ve ...Limited Şirketi'ne karşı "Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan" davası açıldığını, 24.09.2025 tarihli celsede mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin bu videoları yayınladığı kabul edilse dahi davacıdan izin alınmasına gerek olmadığını, davacının iddialarının aksine, ilgili videolar müvekkil ...'in kendi ... kanalından, hesabından dahi yayınlanmadığını, sundukları belgelerde (...'den edinilen ... ve ... kod vs. Bilgileri) de açıkça görüldüğü üzere, davaya konu videoların davacı ve davacı yanın anlaşmalı olduğu "..." veya "..." tarafından çıkarıldığı, yayınlandığı ve dağıtıldığını, davacı yanın, anlaşmalı olduğu ilgili dağıtıcıdan ilgili videoları yükleyip, dağıtıcının bunu onaylamasıyla davaya konu ilgili videoların, ...'ın kendi sistemi gereğince, müvekkil ...'in ... kanalı resmi bir sanatçı hesabı olduğundan ve ilgili eserlerin sanatçısı ... olduğundan, ... tarafından otomatik olarak bu bilgiler eşleştirilerek, "..." adı verilen video kategorisine sokulduğundan, sistem gereği ilgili videolar otomatik olarak resmi müvekkil hesabında yer alan "releases" (yayınlananlar) bölümüne atanmakta olup, ilgili videoların bu alanda göründüğünü, müvekkili tarafından yayınlanan, paylaşılan videolar olmadığını ve dolayısıyla müvekkilinin davaya konu videolardan hiçbir şekilde herhangi bir gelir elde etmediğini, karşı tarafın 12/06/2026 tarihli harç muhtırasına rağmen harçları yatırmadığını beyanla istinaf başvurularının reddini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davaya konu "..." ve "..." isimli albümlerinin, fonogram fonogram yapımcılığından doğan haklara kanun gereği kendiliğinden sahip olduğunu, davalı ...'nın icracı sanatçı olduğunu, davalının, icracı sanatçılık dışında, eser sahibi sıfatı bulunmadığını, müvekkilinden izin almadıkça, tek başına herhangi bir mecra ve vasıtayla yayınlama hakkına sahip bulunmadığını, İstanbul 2. FSHHM'nin 2025/40 D. İş dosyasında tanzim edilen 26.03.2025 tarihli bilirkişi raporuyla davalının yayınları ve kullanımlarının tespit edildiğini ileri sürerek; dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulması ve dava konusu albümün izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 12/02/2026 tarihli 2025/164 E sayılı ara kararıyla, ihtiyati tedbir talebinin 1.000.000,00 TL teminat karşılığında kabulüne, tecavüzün tespit edildiği internet sitesinde yer alan URL adreslerine erişimin engellenmesine karar verilmiş, davacı vekili süresinde teminat yatırmamış ve tedbir kararının infazını talep etmemiştir.

Davacı vekili teminatın fahiş olduğu, teminatın tedbir kararından yararlanmayı imkânsız kılacak derecede yüksek bir teminat belirlenmesi, tedbir kurumunun amacına ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, teminat tutarının orantılı bir seviyeye indirilmesini talep ettiği, mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararıyla süresinde teminat yatırılarak, tedbir kararının infazının talep edilmemesi nedeniyle, HMK 393/1 maddesi gereğince tedbir kararı kalkmış sayıldığından, davacı vekilinin teminata itirazı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu ve teminatın indirilmesi talepli dilekçelerinin tedbir kararına itiraz mahiyetinde olmadığını ileri sürmüşse de, esasen teminat miktarına itiraz tedbire yönelik itiraz sebeplerinden olup, somut olayda tedbir kararı HMK 393/1 maddesi gereğince kendiliğinden kalktığından, teminata yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığı şeklindeki mahkeme ara kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin 29/04/2026 tarihli talep dilekçesi ile, ihtiyati tedbirde belirlenen bedelin fahiş olması dolayısıyla müvekkili tarafından bu bedelin ödenemediğini ancak ihtiyati tedbirin koşullarının somut olay kapsamında halen mevcut olduğunu, davalının kullanımlarının devam ettiğini,dosya kapsamında yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının makul bir teminat bedeli belirlenerek verilmesini talep etmiş, mahkemece daha önce davacı tarafın tedbir talebinin kabulüne karar verildiği ancak teminat yatırılmadığı gerekçesiyle, tedbir koşulları değerlendirilmeden talebin reddine karar verilmiştir.

İstanbul 2. FSHHM'nin 2025/40 D. İş dosyasında, delil tespiti yapıldığı, 26.03.2025 tarihli bilirkişi raporuyla dava konusu albümlere ilişkin yayınlar ve kullanımların tespit edildiği, mahkemenin 09/02/2026 (UYAP'ta 12/02/2026) tarihli tedbir ara kararında alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat bulunduğu gerekçesiyle, tedbir talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Teminat yatırılmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayılmış ve davacı vekilinin teminatın indirilmesi talebi mahkemece esastan incelenmemiş, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı tarafın teminatı yatıramaması halinde (bu hakkın kötüye kullanılarak defalarca tekrarlanması durumu hariç olmak üzere) mahkemeden tekrar tedbir talep etmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin 29/04/2026 tarihli talep dilekçesi ile ileri sürdüğü tedbir talebinin yeni bir talep olduğu göz önüne alınarak, dosya kapsamına göre tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekirken daha önce verilen karar nedeniyle talebin reddedilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin mahkemenin 07/05/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemece yargılamaya devam olunarak değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararına yönelik yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin mahkemenin 07/05/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,

3-İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../05/2026 tarihli 2025/.. E sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

4-Dosyanın, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince reddedilen karar yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/961, K. 2026/1317, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-961-e-2026-1317-k-d1cbc3c5436e