Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1827 E. 2026/1380 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1827
- Karar No
- 2026/1380
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1827
KARAR NO : 2026/1380
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : 2023/781 Esas
TALEP: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2026
İhtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu ... .... Ltd. Şti. yönünden kaldırılmasına ilişkin 25/09/2025 tarihli ara kararın alacağı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP : İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... işletmeleri için sunduğu... ürününde gerçekleştirilen fiktif işlemlerle kart bakiyelerindeki limitleri arttırarak oluşturdukları bu limitleri POS cihazları üzerinden mal veya paraya çeviren Davalıların, müvekkil banka'yı 100.000.000-TL üzerinde zarara uğrattığını, Bankanın Fraud (Dolandırıcılık) Yönetimi Bölümünce yapılan tespitte karşı taraflarca kendilerine tahsisli işletme kartları ile gerçek bir ticari alışveriş saiki olmaksızın kartlarına iade bedel gelmiş gibi gösterilerek oluşturdukları fiktif limitlerle kart limitleri açılmasının sağlandığını, fiktif olarak yarattıkları bu limitlerin POS cihazları üzerinden para veya bir kısım malvarlığına çevrildiği, 25 adet kart hamili, eylemlerinin fark edildiği 24/02/2023 tarihine kadar, ABD'de yerleşik iş yerlerinden (sanki müşterilerin bir harcama işlemi iptal olmuş da söz konusu tutar iade ediliyormuş gibi göstererek) gönderilen iade mesajları vasıtasıyla, banka sistemi tarafından gün sonlarında çalışan güncelleme programı sonrasında kullanılabilir... limitlerinin iade mesajları tutarı kadar fiktif işlemlerle arttırılması, akabinde bu müşteriler tarafından söz konusu limitlerin POS cihazları üzerinden yaptıkları harcamalarla kullanmak suretiyle bankayı yaklaşık 100.000.000-TL üzerinde zarara uğrattıklarını, konu ile ilgili İstanbul C. Başsavcılığı'nın Örgütlü Suçlar Bürosu”'nda 2023/49778 soruşturma numaralı dosyası ile şikayet yapıldığını, İstanbul C. Başsavcılığı tarafından sunulan deliller ve iddiaların ciddi ve inandırıcılığı dikkate alınarak davalılar hakkında CMK kapsamında tedbir kararı uygulanmasına karar verildiğini, müşterilerin bankaca belirlenen kredi kartı limitleri ile fiktif işlemlerle arttırdıkları limitlerle bankayı uğrattıkları zarar bilgilerini içeren ve aynı zamanda her bir karşı taraf için ihtiyati haciz talebine konu olan tutarların ayrı ayrı belirtildiğini, davalıların gerçekleştirdiği fiktif işlemlerle müvekkilim bankaya konusu suç teşkil eden haksız eylem uygulayarak elde ettikleri yüksek limitleri POS üye işyerleri üzerinden para ve/veya malvarlığına dönüştürüldüğünü ileri sürerek borçluların borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACİZ KARARI : İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/9 Değişik İş sayılı dosyasında 10/03/2023 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden ... .... Ltd. Şti. vekili itiraz dilekçesinde, İstanbul 30. AHM tarafından alınan ihtiyati haciz kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilamı ceza evinde bulunan şirketin tek ortağı konumunda bulunan müvekkili şirket yetkilisine tebliğ edilmediğini, İhtiyati haciz kararı müvekkili şirket yetkilisi ...'a tebliğ edilmediğini, istinaf ilamının tebliğ edilmemesi nedeniyle yasal süresi içinde ihtiyati hacze itiraz ettiklerini, müvekkili şirket yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasını, dosya kapsamında ihtiyati hacze itiraz eden tüm taraflar yönünden ihtiyati hacizler kalkmış olup, davanın konusu, sebebi ve tarafı aynı olması davalıların hukuksal durumların aynı olması nedeniyle müvekkil şirket yönünden de ihtiyati haczin kaldırılması gerekmekte olup ihtiyati haciz kararına konu borcun vadesi gelmemiş olup, borç muaccel olmadığını, İhtiyati hacze konu para davacı ...'a ait olmadığını,müvekkili şirket sabit ikametgah sahibi olduğunu, mal kaçırmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını, alacağın varlığına ilişkin tatmin edici delillerin sunulmadığını, müvekkili şirketin kaçmaya, malı kaçırmaya veya gizlemeye ilişkin bir teşebbüsü yokken bu hususu alacaklı taraf ıspatlayamadığını, müvekkili şirket yetkilisi metris ceza infaz kurumunda tutuklu bulunduğunu, ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlüye gerçekleştirilecek olan tebligat işleminin usule uygun olarak gerçekleşebilmesi için tutuklu veya hükümlünün kısıtlı olup olmadığının tespitinin önemli olduğunu,ceza infaz kurumunda olan tutuklu ve hükümlünün normal adresine tebligat yapılamayacağını, Ceza İnfaz Kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamaması durumunda, tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından hangi sebeple tebligat yapılamadığı şerh düşülebileceğini, tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde aynı şekilde tebliğ mazbatasına bu durum şerh edileceğini, İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında gelen müzekkere cevabında yapılan inceleme sonucunda borçlu ... .... Ltd. Şti.'ne herhangi bir haciz tutanağının tebliğ edilmediğinin bildirildiğini, bu kapsamda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
ARA KARARI VE SÜREÇ : İlk olarak Mahkemenin 20/03/2025 tarihli itiraz eden davalı şirkete ilişkin ara kararıyla, itirazın kabulü ile İstanbul 30. AHM'nin 10/03/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının davalı itiraz eden şirket yönünden kaldırılmasına ilişkin kararı, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/698 E., 2025/1182 K. sayılı ve 14/07/2025 tarihli ilamıyla, davalılar hakkında ağır ceza mahkemesinde açılmış davdaki tespitler dikkate alınarak itirazın değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile itirazın yeniden değerlendirilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemenin 25/09/2025 tarihli itiraz eden davalı şirkete ilişkin ara kararıyla, celp edilen İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/333 esas sayılı dosyasının incelenmesinde, itiraz eden şirket yetkilisi ...'ın dosya içeriği göz önüne alınarak 01/03/2024 tarihinde tahliyesine karar verildiği, sanıklar hakkında blokelerin kaldırıldığı, 06/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda "bu sahteciliğin yapılabilmesi ... işletme kartıyla ilgili sistemsel olarak eksik nedeniyle olduğu, ... a.ş.’de ilgili döneme ilişkin olarak bütün harcamalar, iade mesajları ve takas dosyasının incelenmesi neticesinde ... A.Ş.'nin inceleme yapıldığı tarih 22.04.2024 tarihi itibariyle toplam 98.146.180,68-TL riskinin bulunduğu, hala ödeme yapılabilir olmasından dolayı tutar zarar olarak değil risk olarak hesaplandığı," bildirildiği, gelinen aşamada ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiği, sanığın bir kabul beyanının bulunmadığı, tutuklamanın ve blokenin kaldırıldığı, tanıkların henüz dinlenilmediği alınan bilirkişi raporunda tutarın risk olarak hesaplandığı ve sahteciliğin ... işletme kartıyla ilgili sistemsel eksik nedeniyle olduğunun bildirildiği, bu haliyle somut verilerin yaklaşık ispatı sağlamadığı kanaatine varıldığından ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun itirazının yerinde görüldüğü; her ne kadar ihtiyati haciz kararı tebliğ edilmiş ise de haciz tutanağının borçluya tebliğ edilmediği anlaşıldığından ve süre İİK'nın 265. maddesi gereğince huzurda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının tebliğ tarihinden itibaren başladığından borçluya ihtiyati haciz kararının tebliğinin usulsüz olduğuna ilişkin itirazların değerlendirilmesine gerek görülmediği, İİK 265 gereği ihtiyati hacze itirazın süresinde olduğu gerekçesiyle, İstanbul 30. AHM'nin 2023/9 Değişik İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına davalı ... .... Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazların kabulü ile 10/03/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının itiraz eden ... .... Ltd. Şti. yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı temlik alan vekili, davalının itirazının süresinde olmadığını, tebligatın usulüne uygun yapıldığını, ceza davasına konu iddianamenin dikkate alınmadığını, 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılmış davanın dahi yaklaşık ispatı karşıladığını, Banka Teftiş Kurulu Raporun'da da banka zararının görüldüğünü, 30.000-TL limitli kartının limitinin fiktif işlemlerle 7.093.463,03-TL'ye çıkartılarak pos işlemleriyle bankanın zarar uğratıldığını, bankaya 6.842.275,13-TL borcun bulunduğunu sabit odluğunu belirterek, mahkemenin 25/09/2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Haksız fiile dayalı alacaklar haksız fiil tarihi itibariyle muaccel olmaktadır.
Somut olayda; davacı temlik eden bankanın açtığı itirazın iptali davasında "bankanın kredi kartı ürününde gerçekleştirilen fiktif işlemlerle kart bakiyelerindeki limitleri arttırarak oluşturdukları bu limitleri POS cihazları üzerinden mal veya paraya çeviren davalılar ve suç örgütü faaliyeti içinde davalılar ile hareket eden diğer şüphelilerle birlikte müvekkili banka 100.000.000-TL üzerinde zarara uğratıldığı, davalıların haksız eylemleri ile elde ettikleri yüksek tutarlı malvarlıklarını gizlemeye, kaçırmaya çalışmaları veya kendilerinin kaçmaya hazırlanmaları, kaçmaları muhtemel olduğundan haklarında ihtiyati haciz talep edildiği İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/9 D. İş. – 2023/9 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz karar verildiğini,Banka Fraud (Dolandırıcılık) Yönetimi Bölümünce yapılan tespitte karşı taraflarca kendilerine tahsisli işletme kartları ile gerçek bir ticari aşılveriş saiki olmaksızın kartlarına iade bedel gelmiş gibi gösterilerek oluşturdukları fiktif limitlerle kart limitleri açılması sağlandığı ve fiktif olarak yarattıkları bu limitlerin POS cihazları üzerinden para veya bir kısım malvarlığına çevrildiği ileri sürüldüğü, bankayı dolandıran ve haklarında icra takibi başlatılan kart hamilleri, eylemlerinin fark edildiği 24.02.2023 tarihine kadar, ABD’de yerleşik iş yerlerinden (sanki müşterilerin bir harcama işlemi iptal olmuş da söz konusu tutar iade ediliyormuş gibi göstererek) gönderilen muhasebesel karşılığı bulunmayan fiktif iade mesajları vasıtasıyla... limitlerinin iade mesajları tutarı kadar arttırılması, akabinde bu müşteriler tarafından söz konusu limitlerin POS cihazları üzerinden yaptıkları harcamalarla para veya malvarlığına dönüştürüldüğü,davalılara ilişkin ödeme emrinde yer alan takip çıkış tutarlarının, ... - 3.358.370,60 TL, ... - 2.379.169,47-TL, ... .... Ltd. Şti. - 6.842,275,13-TL,... - 2.208.410,70-TL, ... - 3.313.666,01-TL, ... - 175.999,91-TL, ... - 12.902.567,28-TL, .....ltd şti - 4.366.376,61-TL, ... - 9.011.307,26-TL olmak üzere toplam 44,558,142.97-TL olduğu , ...'ın yapılan haczi işlemleri sırasında borcu kabul ettiği, ihtiyati hacze itirazı olmadığını belirtmiş ve kısmi ödeme yaptığı,itirazının muteber kabul edilmesi mümkün olmadığı ileri sürülmüştür.
İhtiyati haciz kararı esas dava açılmadan verilmiş olup; itirazın iptali davasının açıldığı İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/189 Esas, 236 Karar sayılı ve 17.04.2023 tarihli kararı ile davaya bakmaya asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiş ve ihtiyati haciz kararlarına itirazlar görevsiz mahkemece karara bağlanmamıştır.
Davalı itiraz eden şirkete 10/03/203 tarihli ihtiyati haciz kararı 15/03/2023 tarihinde yetkili temsilci ... isimli kişiye tebliğ edildiği görünmekte ise de, tebliğ yapılmış adresin ticaret sicil kayıtlarına göre şirkete ait olmadığı ve şirketin o isimde bir temsilcisinin de bulunmadığı görüldüğünden, davalı şirketin ihtiyati hacze itirazının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati hacizde aranan, "kanaat verecek delillerin" varlığıdır. Somut olayda benzer organizasyonda yer aldığı ileri sürülen bir kısım davalılar hakkında ihtiyati haciz kararları kaldırılmış ise de davanın temeli haksız fiile dayalı olup ,her bir davalının durumu ayrı ayrı inceleneceği gibi itiraz değerlendirilirken elde ki somut verilerin yaklaşık ispatı sağlayıp sağlamadığı gözönünde bulundurulur. Suç teşkil eden eylemlerin varlığı ileri sürüldüğünden eyleminin ağırlığının derecesi de gözönünde bulundurulur. Gelinen aşamada eldeki dava ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamanın devam ettiği; İstanbul CBS'nin 2023/147446 soruşturma nolu dosyasında 20. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulmuş 13/07/2023 tarihli iddianamede, davalı itiraz eden şirketin tek yetkilisi ...'ın şirketin davacı-temlik eden bankadan aldığı 30.000-TL limitli işletme kartının limitini 7.093.463,03-TL'ye çıkartarak pos işlemleriyle kartı kullanarak bankayı zarara uğratmak zuretiyle hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından cezalandırılmasının istenildiği, 56-59. sayfalarında sanığın eylemlerinin delileriyle ortaya konulduğu; mahkemede alınmış 06/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davalıların bankaya karşı eylemlerini nasıl gerçekleştirdikleri ortaya konularak, bankanın işletme kartlarındaki sistemsel eksiklik nedeniyle olması gereken sürenin işlemediği ve iade mesajlarının hemen sonrasında kartlara limit olarak yansıtıldığı, bunların reel işlem olmadığı anlaşıldığı, son aşamada ise müşterilerin yeni yüksek limitleriyle muhtelif pos cihazlarında olmadığı iddia edilen karşı tarafla harcamalar yaptığı, işbirliği yapılan pos sahiplerinin bu fiktif harcamaları karşı banka tarafında tahsil ederek nakde çevirdiği, davacı bankanın kart sahiplerinden alacaklı hale geldiği, çünkü bankanın karşı bankalara ödemeler yaptığı, hesaplanan zararın 98.146.180,68-TL olduğu görüşü ifade edilmiştir. Söz konusu raporda davalı itiraz eden şirketin işletme kartını kullanan ...'ın veya şirket bakımından bir sorumsuzluk tespiti yoktur. Yargılama devam etmekte olup, adı geçenin tahliye edilmesi de bu tespiti etkilememektedir. Eldeki dava dosyasında da aksi yönde bir kanıt henüz bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın da itiraz eden şirketin tek münferit yetkilisi bulunmasına göre, ihtiyati haciz talebi için kanaat verici delilin bulunduğunun kabulü gerektiğinden, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının itiraz eden davalı şirket bakımından kaldırılmasına karar verilmesi isabetli bulunmadığından, istinaf nedenleri yerinde görülen temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Alacağı temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/781 Esas sayılı 25/09/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
"Davalı ... .... Ltd. Şti. vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazın reddine;
Alacağı temlik alan davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2026