Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1204 E. 2026/980 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1204
Karar No
2026/980
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1204

KARAR NO: 2026/980

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/07/2021

NUMARASI: 2020/221 Esas, 2021/573 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ : 13/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Davacı şirket ile davalı şirket arasında, 25.08.2017 tarihinde “ ... için... ve... Dizayn, İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi” imzalandığını, davalı şirketin tavsiyesi üzerine anlaşılan proje firmaları tarafından zemin etüdü için sahanın teslimi yapılamadığı için malzeme listelerinin gecikmeli şekilde müvekkili şirkete ulaşması nedeniyle işin yapımında aksamaların başladığını, öncelikli olarak davacı şirkete sahada yer tesliminde gecikme yaşandığını, projede yer alan .... binasının kurulması gereken yerde başka bir şirketin trafo binası bulunduğundan ve trafonun kaldırılması için verilen sürede trafo kaldırılmadığı için davacı şirketin sahada beklemek zorunda kaldığını, bu gecikme ile birlikte davacı şirketten zeminde yeterli araştırma imkanı verilmediğinden zemine kazık çakma işini yapmasının talep edildiğini, bunun projede ilave zaman ve mali yük olarak davacıya yansıdığını, davacı şirketin, proje aksamaması adına, davalının onayı ile tüm bu işleri de üstlenmek durumunda kaldığını, yine bypass hattı temellerinin yapıldığı güzergahta sözleşmede yer almamasına rağmen su kanalı üzerine geldiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin, sürecin aksamaması için ilave işleri de yerine getirdiğini, projenin devamı sırasında, ...... binasında ve ....-....-.... binalarının bulunduğu yerlerde kazı ve temel çalışması yapılırken, teknik dökümlerde yer almayan, görünmeyen çok fazla yangın hidrantları ve güç kabloları ortaya çıktığını, davalı şirketin, teknik sözleşmede görüldüğü gibi, projenin bir teşvik kapsamında olduğundan söz etmediğini, davacı şirketin, teşvik kapsamında bir çalışma olmadığı için o şartlara göre teklif verdiğini, ancak ilerleyen süreçte, davalı şirketin projeyi teşvik kapsamına aldırttığını, davalı şirketin katma değer vergisi avantajlarından da yararlandığını, ancak davacı şirketin katma değer vergisi yükünü de üstlenmek zorunda kaldığını, davacı şirket ile davalı arasında ... İçin ...ve......, İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi Protokol 2 akdedildiğini, bu 2 numaralı protokole göre de, davalı şirketin “kalan elektrik işleri” dışında tüm projenin davacı şirket tarafından tamamlandığını kabul ettiğini, tamamlanan kısmın projenin yaklaşık olarak %98’lik kısmını oluşturduğunu, ancak davalı tarafından da kabul edildiği gibi işin bitme oranı ile yapılan ödeme ve özellikle ilave işler için yapılan/yapılmayan ödemenin tutarlılık göstermediğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın ödenmesine ilişkin işbu alacak davasını açma zorunluluğu hâsıl olduğunu beyanla davacının sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL eksik hak ediş alacağının 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacı yana isteminin açıklattırılmasını talep ettiklerini, Taraflar arasında 25.08.2017 tarihinde "..." numaralı "... için... ve... ...., İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi" ("Sözleşme") imzalandığını, Taraflar arasında Sözleşme akdedildikten yaklaşık 7 ay sonra, Davacı ...'nın işleri eksik ve Sözleşmeye uygun imal etmemiş olması sebebiyle 01.03.2018 tarihinde "Protokol No.1" imzalandığını, tarafların 04.07.2018 tarihinde bir toplantı gerçekleştirdiğini ve somut durumları tartıştığını, davacı ...'nın mali durumu ve sahadaki iş gücündeki azalış nedeniyle 28.09.2018 tarihinde "Protokol No...." imzalandığını, Davacı ...'nın Sözleşme ve Protokol hükümleri uyarınca borçlarını kötü ifa etmesi sebebiyle Davalı ... tarafından İstanbul .... Noterliği'nin ... Ekim 2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin Davacı'ya gönderildiğini, ilgili ihtarnamede Davacı ...'nın nam ve hesabına yaptırılan işler ile ilgili olarka bilgi verildiği ve Protokol No.2 imza tarihi öncesinde yapmış olduğu imalatlara ilişkin olarak 10 numaralı hakedişin Davalı ... tarafından onaylandığı, ilgili hakediş üzerinde ... İcra Dairesinin ... Esas icra dosyası nedeniyle haciz bulunduğu için, hakediş bedelinin İcra Dairesine yatırılacağı bildirildiğini, Protokol No.2 imzalandıktan sonra, bakiye işlerin tamamlanması için ana tedarikçi olarak .... Şti. ("...") tarafından yapılmasına ilişkin olarak davalı Şirket ile ... arasında sözleşme akdedildiğini, ana tedarikçi ... firmasına ek olarak birçok farklı firmadan malzeme tedarik edilmesi, vinç kiralanması gibi malzeme ve destek alınarak kalan işlerin tamamlandığını, ... tarafından bakiye işlerin yapılması sırasında, daha önce ... tarafından ifa edilen işlerde ciddi boyutta eksik, hata ve kusur bulunduğunun anlaşıldığını, bu sebeple Taraflarca Davacı ... nam ve hesabına kalan işlerin yapılmasından vazgeçildiğini, taraflar arasında 02.01.2019 tarihinde "İbranameler" imzalandığını, tarafların borç ve talepleri fazla olduğundan, iç ilişki için ayrı, üçüncü kişiler nezdinde sunmak için ayrı ibranameler düzenlendiğini, her iki ibranamenin de içerik olarak aynı olduğunu, ibranamelerde Davacı ... ve Davalı ...'nın tüm talep kalemlerinin yer almakta olup bunlara ilişkin olarak mutabakata varıldığını, ibranameler ile Davacı ..., Sözleşme, Protokol No. ... ve Protokol No....'den veya mevzuattan doğan geçmişe yönelik her türlü talep ve dava hakkında feragat ettiğini, Müvekkili ...'dan herhangi bir talep, alacak, ücret, faiz, munzam zarar, kur farkı, tazminat, masraf veya benzeri hiçbir alacağının kalmadığını, alacaklarını tam olarak tahsil ettiğini ifade ettiğini, Sözleşmenin İbraname hükümlerine göre tasfiye edilmesine muvafakat ettiğini, Müvekkili ... aleyhine hiç bir ad ve nam altında maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmayacağını taahhüt ederek, Müvekkili ...'dan herhangi bir alacağının kalmaması nedeniyle Müvekkil ...'yı gayrikabili rücu olarak ibra ettiğini, taraflar arasında İbraname ile Sözleşme ve Protokoller çerçevesinde borcun sona erdirildiğinin açık olduğunu beyanla davanın reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, Türk Borçlar Kanunu'nun Borçların "Sona Erme Halleri" ana başlıklı bölümünde "İBRA" alt başlıklı 132. maddesinin "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." şeklinde olduğu, somut uyuşmazlıkta davacı tarafın talebinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı eksik hak ediş alacağının ödenmesine ilişkin olduğu, taraflar arasında tanzim edilen 02/01/2019 tarihli ibra sözleşmesi ile davacının davalıyı "Sözleşme, Protokol No. ...., ... Temmuz 2018 tarihli toplantı tutanağı ve Protokol No....’den veya mevzuattan doğan geçmişe veya ileriye yönelik her türlü talep ve dava hakkında feragat ettiğini, İş Sahibi’nden herhangi bir talep, alacak, ücret, faiz, munzam zarar, kur farkı, tazminat, masraf veya benzeri hiçbir alacaklarının kalmadığını, alacaklarını tam olarak tahsil ettiğini, Sözleşme’nin işbu İbraname hükümlerine göre sona ermesi ve Sözleşme bedelinin indirilmesine muvafakat ettiğini, İş Sahibi aleyhine hiç bir ad ve nam altında maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmayacağını; son hakedişinin ... İcra Müdürlüğü’nün ... dosyasına yatırılmasına muvafakat ettiğini, İş Sahibi’nden herhangi bir alacağının kalmaması nedeniyle İş Sahibi’ni gayrikabili rücu olarak ibra ettiği", davalı tarafça davacının son hak ediş tutarının ibra protokolüne uygun olarak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yatırıldığı, yine taraflar arasında tanzim edilen 02/01/2019 tarihli ibra sözleşmesi ile davacının davalıyı "Sözleşme, Protokol No. 1, 4 Temmuz 2018 tarihli toplantı tutanağından ve Protokol No.2 veya mevzuattan doğan geçmiş veya ileriye yönelik her türlü talep ve dava hakkında feragat ettiğini, İş Sahibi’nden herhangi bir talep, alacak, ücret, faiz, munzam zarar, kur farkı, tazminat, masraf veya benzeri hiçbir alacaklarının kalmadığını, alacaklarını tam olarak tahsil ettiğini, Sözleşme’nin işbu İbraname hükümlerine göre sona ermesi ve Sözleşme bedelinin indirilmesine muvafakat ettiğini, îş Sahibi aleyhine hiç bir ad ve nam altında maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmayacağını; son hakedişinin ... İcra Müdürlüğü’nün ... dosyasına yatırılmasına muvafakat ettiğini, İş Sahibi’nden herhangi bir alacağının kalmaması nedeniyle İş Sahibi’ni gayrikabili rücu olarak ibra ettiği", bu şekilde davacı tarafın davalı şirketi ibra ederek, açıkça davalı şirketten ne isim altında olursa olsun bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiği, davacı tarafın davalı şirketi ibra ettiği, bu kapsamda TBK.'nun 132. maddesi hükmü karşısında taraflar arasında tanzim edilen ibra sözleşmeleri ile dava konusu edilen borç ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı şirketin tavsiyesi üzerine mutabakata varılan proje firmaları tarafından, zemin etüdü için sahanın teslimi yapılamadığı için, malzeme listelerinin gecikmeli şekilde müvekkili şirkete ulaşması ile işin yapımında aksamalar başladığı, müvekkili şirkete sahada yer tesliminde gecikme yaşandığı, müvekkili şirketin sahada beklemek zorunda kaldığı, müvekkili şirketten, zeminde yeterli araştırma imkanı verilmediğinden zemine kazık çakma işini yapması talep edildiği, bu işin projede ilave zaman ve mali yük olarak müvekkile yansıdığı, müvekkili şirketin, proje aksamaması adına, davalının onayı ile tüm bu işleri de üstlenmek durumunda kaldığı, yine bypass hattı temellerinin yapıldığı güzergahda sözleşmede yer almamasına rağmen su kanalı üzerine geldiğinin anlaşıldığı, müvekkili şirketin, sürecin aksamaması için ilave işleri de yerine getirdiği, davalı şirketin, teknik sözleşmede görüldüğü gibi, projenin bir teşvik kapsamında olduğundan söz etmediği, müvekkili şirketin, teşvik kapsamında bir çalışma olmadığı için o şartlara göre teklif verdiği, ancak, ilerleyen süreçte, davalı şirketin projeyi teşvik kapsamına aldırdığı, davalı şirket katma değer vergisi avantajlarından da yararlandığı, ancak, müvekkili şirketin, katma değer vergisi yükünü de üstlenmek zorunda kaldığı, sonradan ortaya çıkan bu finansal maliyette müvekkili şirketi oldukça zor durumda bıraktığı, halen teşvik ödemesinin müvekkili şirkete ödenmediği, tamamlanan kısmın projenin yaklaşık olarak %98’lik kısmını oluşturduğu, ancak, davalı tarafından da kabul edildiği gibi işin bitme oranı ile yapılan ödeme ve özellikle ilave işler için yapılan/yapılmayan ödemenin tutarlılık göstermediği, söz konusu protokolün "ibraname" niteliğinde olmadığını ve içeriğinin de müvekkili şirketi doğruladığını düşündükleri, müvekkili davacı şirketin, davalı adına sahada yaptığı işle alınan ödeme arasında fark olduğu ve farkın ekonomik karşılığının talep edildiği, konunun aydınlatılabilmesi için, sahada yapılacak keşif ile yapılan işlerin tespiti, bunun ekonomik karşılığı ve davalının yaptığı ödemelerin mukayesesi ile gerçeğin ortaya çıkacağı, Borçlar Kanunu madde 132'ye göre borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabileceği, davalı tarafın dayandığı protokol ile yapılan işler ve buna dair yapılan ödeme dikkate alındığında kısmi bir ibra olduğunun açık olduğu, protokol ve ek protokol incelendiğinde, dava dilekçesine konu edilen hususların protokolde yer almadığının görüleceği, protokolün kısmi olarak, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirdiği, davaya konu edilen konuların protokol ile bağıtlanan konular olmadığı iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.

Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek alacağının tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya incelendiğinde, taraflar arasında imzası ve içeriği inkar edilmeyen ... için... ve... Dizayn, İmalat ve Montaj İşleri Sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı 2 adet protokol imzalandığı, sözleşmeden ve hatta icra takibinden sonra yine taraflar arasında yapılan ve imzası inkar edilmeyen ibranameler ile taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokoller kapsamında, davacı tarafça davaya konu edilen hususlar da dahil olmak üzere tarafların hak ve borçları tümüyle tasfiye edilerek akdi ilişkinin sonra erdirilmiş olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../07/2021 tarih ve 2020/... Esas, 2021/.... Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00- TL istinaf karar harcından peşin alınan 358,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 374,00-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1204, K. 2026/980, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1204-e-2026-980-k-b688439db7a5