Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/238 E. 2026/1267 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/238
- Karar No
- 2026/1267
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/238
KARAR NO : 2026/1267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/10/2022
NUMARASI : 2017/875 Esas - 2022/887 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2017
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ATM'NİN 2018/172 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/02/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ... AŞ'den satın aldığı kumaş bedelinin teminatı için müvekkilinin davalıya 09/09/2016 tarihli, ... no'lu 1 yıl süreli kesin teminat mektubu verildiğini, daha sonra davalının talebi üzerine müvekkilinin dava dışı ... firmasından olan 20.000.000-TL alacağını davalıya temlik ettiğini, sonrasında davalının kumaşları teslim etmemeye başladığını, bu nedenle de anlaşmanın sona erdiğini, ancak davalı şirketin temliği kötü niyetli kullanarak ... firmasından haksız şekilde fazladan tahsilatlar yaptığını, davalının müvekkilinin kendisine en başta verdiği teminat mektubunu da iade etmediğini, 09/09/2017 tarihinde süresi dolacak teminat mektubunu kötü niyetli olarak 08/09/2017 tarihinde tahsil ettiğini ileri sürerek, 09/09/2016 tarihli teminat mektubunun müvekkiline iadesine ve teminat mektubundan tahsil edilen 200.000-TL'nin ticari faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili,07/02/2017 tarihli ... yevmiye no'lu alacağın devri sözleşmesinde davacının, müvekkiline borcunu kapatmak için 3. kişi konumundaki ... ... AŞ'den olan alacağının 10.000.000-TL'sini devrettiğini, müvekkilinin ...'dan 2.790.000-TL tahsilat yaptıktan sonra davacının ... adına ...'la çalışmayı bıraktığını, ... AŞ şirketi üzerinden ... ile çalışmaya devam ederek müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin önüne geçtiğini ve davacının verdiği teminat mektubunun müvekkilinin alacağı olduğu için tazmin ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, 01/08/2017 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle müvekkiline temlik edilen 218.650-TL alacak ödenmediğini ve takas defi söz konusu olduğundan asıl davayla bu davanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, 218.650-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Birleşen davada davalı-asıl davada davacı ile davalı vekili, müvekkillerinin davacıya borçlarının bulunmadığını, müvekkili ...'ın dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye 54.293,89-TL borcu bulunduğunu, fakat müvekkillerinin davacıdan daha fazla alacağı bulunduğundan bu tutarın talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı-birleşen dosya davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ve birleşen davada davalı ... ... AŞ'nin ticari defterlerini 1. ve 2. bilirkişi raporlarında incelemeye sunulduğu, ...'nın 2016 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2017 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ...'nın defterlerine göre ...'ya 1.261.548,85-TL borçlu göründüğü, asıl davanın yerinde olmadığı; ...'ın 2016 yılı defterlerinin sunulmadığı, 2017 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ...'ın defterlerine göre ...'nun ...'dan 168.199,18-TL alacaklı olduğu; ...'nun usulüne uygun 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerine göre ...'dan 39.342,10-TL alacaklı olduğu, ...'dan alacağı olmadığının belirlendiği; ... ve ...'ın defterlerini 3. bilirkişi incelemesi için sunmadıkları; ...'nun defterlerine göre ...'dan alacağı olmadığı, teminat mektubunu nakde çevirdikten sonra ...'dan 39.342,10-TL alacağı kaldığı, tarafların ve dava dışı firmaların BA/BS formlarının uyumlu olduğu, ...'nun dava dışı ...'den olan 77.000-TL alacağını ...'nın cari hesabına borç olarak kaydettiği, ancak bu kaydın dayanağı veya ...'nın muvafakatine ilişkin delil sunulmadığından bu bedelin ... alacağından mahsup edildiği ve teminat mektubunun nakde çevrildiği 08/09/2017 tarihinde ...'nın 37.657,90-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, dolayısıyla teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği anlaşılan bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği; birleşen davada, ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili ...'ın dava dışı ...'a 54.293,89-TL borcunun bulunduğunu ikrar ettiği, bunun dışında ...'nın ve ...'ın dava dışı ... ve ...'ya borcu olduğunu ispat edemediği, ...'nun ticari defter ve kayıtlarına göre bu bedeli ...'nın cari hesabına borç olarak kaydettiği, ...'ın cari hesabını kapattığı, ...'dan alacaklı olmadığının kendi defterleriyle sabit olduğundan bu bedelin birleşen davada davalı ...'dan alınması gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 37.657,90-TL'nin 05/10/2017 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine; birleşen davanın davalı ... ... Ltd. Şti. bakımından kısmen kabulü ile 54.293,89-TL'nin 14/02/2018 dava tarihinden işleyecek avans faiziyle bu davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, davanın davalı ... ... AŞ bakımından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davalı ve birleşen davada davacı ... ... AŞ vekili, ilk iki raporda müvekkilinin haklılığının belirlenmesine rağmen, çelişkili ve hatalı tespit içeren son rapora göre karar verildiğini; davalıların delil sunmadığını; hükme esas alınan bilirkişi incelemesi için davalıların defterlerini sunmamaları sebebiyle, müvekkilinin kayıtlarının esas alınması gerektiğini, bu kapsamda 77.000-TL bedelli, işlem için dayanak aranamayacağını ve alacağın temlikine göre 218.650-TL borcun ödenmediğini, zira 02/08/2017 protokolün mahsup fişi ile borç kaydedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, haksız tazmin edildiği iddia edilen teminat mektubu bedelinin istirdatı; birleşen dava, davacıya temlik edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Asıl davada ..., davalı ... ... AŞ'den satın aldığı kumaş bedellerinin teminatını teşkil etmek üzere verdiği 09/09/2016 tarihli ve 1 yıl süreli 200.000-TL teminat mektubunun 08/09/2016 tarihinde haksız olarak tazmin edildiğini, zira müvekkilinin ...'dan olan alacaklarını da davalıya temlik ettiğini ve davalının fazla tutarda tahsilat yaptığını belirterek, davalının tahsil ettiği 200.000-TL'nin istirdatını talep etmektedir.
Asıl davada davacı dayanağı 07/02/2017 tarihli alacağın devri belgesinde, davacının dava dışı ... AŞ'den olan alacağını davalı ... ... AŞ'ye devretmiştir. Devrin bildirildiği ... AŞ, 24/02/2017 tarihli cevabıyla devrinin kabul edildiğini ve ödemelerin temlik edilen ...'ya yapılacağını davanın taraflarına bildirmiştir. ...Bankası'ndan getirtilen 08/09/2017 tarihli dekonta göre, 200.000-TL asıl davada davalıya ödenmiştir. ... AŞ'nin mahkemenin müzekkeresine verdiği 13/04/2022 tarihli cevapta, birleşen davada davacıya temliğin bildirilmesinden sonra 09/02/2017-09/06/2020 tarihleri arasında toplam 3.258.061,03-TL ödendiği bildirilmiştir.
Birleşen davada davacı-asıl davada davalı ... ... AŞ, 01/08/2017 tarihli alacağın temliki sözleşmesiyle dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin (70.000-TL) ve ...'nın (148.650-TL), asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ... Ltd. Şti.'den ve birleşen davada davalı ... ... AŞ'den olan toplam 218.650-TL alacaklarını müvekkiline devrettiklerini; müvekkilinin temliki kabul ettiğine dair dava dışı şirketler ve müvekkili arasında 02/08/2017 tarihli protokolün imzalandığını, davalıların 218.650-TL borçlarını ödemediklerini belirterek bu tutarın tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı dayanağı 01/08/2017 tarihli alacağın temliki sözleşmesinde, dava dışı ...'ın, ... ve ...'dan 70.000-TL; ...'nın 148.650-TL olmak üzere toplam 238.150-TL alacağı davacı ...'ya devrettiği; 02/08/2017 tarihli protokolde de davacının 238.150-TL alacağın kendisine devrini kabul etmiştir.
Mahkemece alınan 1. bilirkişi raporunda, tarafların defterlerinin incelendiği, asıl davada davacı ...'nın 2016 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulamadığı, 2017 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının davalıya 1.261.548,85-TL borçlu göründüğü; birleşen dava davalı ... ... AŞ'nin 2016 yılı defterlerini sunmadığı, 2017 yılı defterlerinin usulüne uygun olduğu ve birleşen davada davacıya 168.199,19-TL alacaklı göründüğü; ... .. AŞ'nin 2016 ve 2017 defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı ... ... Ltd. Şti.'den 39.342-TL alacaklı göründüğü, diğer davalı ... ... AŞ'den alacağının görünmediği bildirilmiştir.Ek raporda, asıl davada davacının defterlerine göre 1.261.548,85-TL borçtan, asıl davada davalı şirketin 08/09/2017 tarihinde tahsil ettiği 200.000-TL banka teminat mektubu tutarı düşüldüğünde, borcunun 1.061.548,85-TL kaldığı belirtilmiştir.
İkinci bilirkişi heyet kök ve ek raporunda, davacı ...'nın defterlerinde davalıya 1.261.548,85-TL borçlu görüldüğünden teminat mektubunun nakde çevrilmesinin yerinde olduğu; birleşen davada da, davacının kendi defterlerine göre davalı ...'dan 39.342-TL alacaklı olduğu ve diğer davalıdan da alacaklı olmadığı tesbit edilmiştir.
Hükme esas alınan 3. bilirkişi heyet raporunda,grup şirketleri olan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ... Ltd. Şti.'den ve birleşen davada davalı ... ... AŞ'nin defterlerini sunmadığı, yine defterleri istenilen dava dışı ... AŞ, ... ... Ltd. Şti. ve ...'nın defterlerini sunmadıkları; hem tarafların hem de dava dışı bu kişilerin BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu; birleşen davada davacının sunduğu 2015, 2016 ve 2017 ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu; birleşen davada buna göre davalı ... ... AŞ'ye ilişkin cari hesabı uyarınca 02/08/2017 tarihli birleşen davaya dayanak teşkil eden alacağın temliki protokolünün aynı tarihte hem borç hem de alacak kaydı yapıldığı, davacının 01/7/2017, 31/07/2017 ve 02/08/2017 tarihlerindeki toplam 498.695,40-TL virman işlemiyle davalı ... ... AŞ'nin borcunu diğer davalı ...'ya aktardığı,...'nun birleşen davadaki bu davalıdan alacağının görünmediği; davalı ...'ya ilişkin cari hesabında ise 02/08/2017 tarihli birleşen davaya dayanak teşkil eden alacağın temliki protokolünün aynı tarihte virmanla borç kaydının yapıldığı, 08/09/2017 tarihinde teminat mektubu tutarı 200.000-TL için alacak kaydı oluşturulmadan davacını alacağının 239.342,10-TL olduğu ve 31/12/2017 itibariyle davacının alacağının 39.342,10-TL bulunduğu; birleşen davada davacının birleşen davada davalı ... cari hesabına dava dışı ... ... Ltd. Şti.nin 77.000-TL borcunun kaydedildiği, ... ... şirketinin borcunun ... ... Ltd. Şti.'ye devredileceğine dair taraflar arasında imzalanan sözleşme bulunmadığı, bu işlemin dayanağı olmadığından asıl dava bakımından davalı ...'nun teminat mektubunu tazmin ettiği tarihteki kendi defterine göre belirlenen 239.342,10-TL'den 77.000-TL düşüldüğünde aslında davacı ... ... Ltd. Şti.'den 162.342,10-TL alacağının bulunduğu, tazmin edilen 200.000-TL teminat mektubu bedeli ile bu tutar arasındaki 37.657,90-TL'nin fazla tahsil edildiği görüşü ifade edilmiştir.
Eldeki davada, mahkemece son bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, asıl davada 37.657,90-TL'nin davalıdan tahsiline; birleşen davada, davacının kendi defterlerine göre davalı ... ... AŞ'den alacağının bulunmadığı ve birleşen davada da davalıların cevap dilekçesinde davalı ...'ın dava dışı ... şirketine 54.293,89-TL borcunun bulunduğu beyanı nedeniyle, virman işlemiyle bu davalının borçlarının diğer davalı ...'ya devredildiği gözetilerek, bu tutarın adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Birleşen davada davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi incelemesi için davalıların defterlerini sunmamaları sebebiyle, müvekkilinin kayıtlarının esas alınması gerektiğini, bu kapsamda 77.000-TL bedelli, işlem için dayanak aranamayacağını ve alacağın temlikine göre 218.650-TL nin ödenmediğini, zira 02/08/2017 protokolün mahsup fişi ile borç kaydedildiği itirazında bulunmuştur. Birleşen davada davalılar, son bilirkişi incelemesinde defterlerini sunmamış ise de, ilk iki bilirkişi incelemesinde ticari defterlerini sunmuşlardır. Kaldı ki HMK'nın 222. maddesi uyarınca, ...'nun defterlerindeki kayıtlara göre karar verilmiştir. Fakat asıl davada davalı-birleşen davada davacı, söz konusu 77.000-TL bedelli işlemin dayanağı belge sunulmadığından dikkate alınması imkanı yoktur. 77.000-TL kayıt dikkate alınmadan yapılan hesaplama sonucunda teminat mektubunun tazmin edildiği tarih itibariyle fazla tazmin edildiği tespit edilen 37.657,90-TL'nin hüküm altına alınmasında; birleşen davada da, davacının defterlerine göre davalı ...'dan 39.342,10-TL alacaklı olmasına rağmen, davalıların cevap dilekçesindeki ikrarı üzerine 54.293,89-TL'nin tahsiline karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile birleşen davada davalı ... ... AŞ bakımından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... ... AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Asıl davada; alınması gereken 2.572,41-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 643,11-TL harcın mahsubu ile kalan 1.929,30-TL harcın asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... .... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Birleşen davada; alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... .... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Asıl davada davacı ... tarafından yapılan 29,25-TL istinaf yargı giderinin asıl davada ...'dan alınarak asıl davada davacı ..... Ltd. Şti.'ye verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026