İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1709 E. 2026/688 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1709
Karar No
2026/688
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1709 Esas KARAR NO :2026/688

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/06/2026 KARAR TARİHİ:29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ... 'in sürücüsü davalı ... 'in maliki olduğu... plakalı aracın 19.02.2025 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, kaza sonucu araçta değer kaybı meydana geldiği, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmin edilmesi amacıyla dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu doğrultuda işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olmuş olduğu, İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca dava konusu alacağımız celbedilecek deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde kesin ve tartışmasız olarak belirlenecek olmakla birlikte, fazlaya dair hakkımız ve talep arttırım haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İİK'nın 257. ve devamı maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen davalının haczedilebilir menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borcu karşılamaya yeter düzeyde ihtiyaten haczine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle belirsiz alacak davası niteliğindeki bu davada müvekkilin alacağının belirgin hale gelmesine müteakip artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kaza sebebiyle oluşan değer kaybı alacağımızın şimdilik 100,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacıya ait aracın, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen araç değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.

HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır. HMK.nun 115/1. maddesi uyarınca"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve maliki bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Davalılar gerçek kişi olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu yönünde dosya kapsamında herhangi bir iddia veya delil bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilemez. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/07/2026 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1709, K. 2026/688, T. 29.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1709-e-2026-688-k-5aaa54ff0c7d