Diğer ·
2026/126 E. 2026/177 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/126
- Karar No
- 2026/177
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/126 Esas KARAR NO : 2026/177
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle mahkemece re'sen dikkate alınacak ve yapılacak araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak sebep ve gerekçelerle her türlü hukuki ve cezai dava ve başvuru hakları ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine işbu dosyanın ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... 2. FSHHM'nin 25/04/2025 tarihli ... Esas -... Karar sayılı birleştirme ilamı ile dosyanın mahkememiz ...Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının 25/06/2026 tarihli duruşmasında birleşen dosyanın tefrikine dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2026/126 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır. Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı, FSEK kaynaklı haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davacı ...'ın tüzel kişi tacir olan ... ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava yığılmasının olmadığı, nitekim tek talebin tazminat istemine ilişkin olduğu ancak huzurdaki dava dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın ikame edildiği saptanmıştır. Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile; “Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince yapılan incelemede dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir. Anılı yasal düzenlemeler ve tespitler ışığında dava dosyanın tetkiki neticesinde; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olmakla birlikte dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının sabit olduğu, her ne kadar davacı vekili tarafından arabuluculuk yolun başvurulduğu belirtilmiş ise de; dava tarihinin 24/04/2025 olduğu, dosyaya sunulan arabuluculuk evrakının incelenmesinde 14/05/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı saptanmakla arabuluculuk dava şartının, 6100 sayılı HMK m. 115/3 kapsamında yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte olmadığına ilişkin Yargıtay 11. HD'nin 14/09/2023 tarih ve ... E.,... K. sayılı, Yargıtay 6. HD'nin 23/10/2023 tarih ve ...E.,... K. sayılı kararları da dikkate alınarak; dava açılış tarihi itibariyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-6102 sayılı TTK'nın 5/A, HMK'nın 114/2, 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b)Manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır