İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1018 E. 2026/449 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1018
- Karar No
- 2026/449
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1018 Esas - 2026/449 Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/1018 Esas KARAR NO : 2026/449
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026 YAZIM TARİHİ : 12/06/2026 Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacaklarının tahsili için davalı borçlu hakkında .... Esas sayılı icra takibini başlattıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. YANIT : Davalı vekili ; davacının iddia edilen işin teslimatını ispatlayamadığını, icra dairesinin de yetkisiz olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlayamayacağını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : -.... Esas sayılı dosyası, -Faturalar, -Ticari defter ve kayıtlar, -Banka dekontları, -Bilirkişi raporları, -Ara bulucu anlaşmazlık son tutanağı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılıp teslim edildiği iddia edilen ürün bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı faturaları davalı mal alım beyannamesinde kayıtlı olduğu için taraflar arasında ticari ilişki olup, davacı para alacaklısının kendi yerleşim yeri .... icra takibi yapabildiği, davanın ise ticari davalar yönünden ise ...'ın ticari davalar yönünden bağlı olduğu .... Mahkemelerinde açılması mümkün olduğu için her iki yetkisizlik itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının tacir olup olmadığının denetlenmesi için bağlı olduğu .... ve .... kayıtları olup olmadığı konusunda yazılan yazılara cevaplar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan ve dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargı kararlarına uygun olup, denetime açık olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen raporun 5. sayfasında; mevcut mali veriler bakımından davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 2. Sınıf tacir olarak faaliyetine devam ettiği, yıllı4k işlem hacmi itibari ili esnaf sayılması gerektiği kabul edilmiştir. Mahkemelerin görevi kamu düzeninden olduğu için her aşamada dikkate alınması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup, tarafların tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekir. Davadaki talep Türk Ticaret Yasasında düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi, uyuşmazlık ile ilgili yasal düzenlemede ticaret mahkemelerinin açıkça görevli oldukları belirtilmediği için uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlığın nispi ticari dava olabilmesi için, davanın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Somut olayda davalı şirket in tacir olduğu anlaşılmakla birlikte, davacı gerçek kişi yönünden yapılan araştırma sonucu davacının elde ettiği gelir itibarı ile tacir sayılma ölçütlerini taşımadığı, adına kayıtlı ticari işletme de bulunmadığı ve esnaf sayılması gerektiği, bu hali ile davanın nispi ticari dava olarak ta kabulünün mümkün olmadığı için ticaret mahkemeleri görevli olmayıp, davalının mesleki faaliyeti bulunması nedeni ile tüketici de sayılamayacağı, uyuşmazlık için genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-) Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, -3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-) (a) HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, (b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/06/2026
Katip .... Hakim .... e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.