Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2476 E. 2026/1262 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2476
Karar No
2026/1262
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/2476

KARAR NO : 2026/1262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/09/2023

NUMARASI : 2021/447 Esas - 2023/695 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalıya ürün satışı yapılıp teslim edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunun tartışmasız olduğunu, cari hesapta görünen kısmi ödemeden de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kolaylıkla tespit edilebileceğini, davalıya satışı yapılan ürünler için 05.01.2021 tarihli ve 85.624,46 TLbedelli fatura düzenlediğini, davalının işbu faturadan kaynaklanan 25.924,46 TL cari hesap borcunun bulunduğunu,alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhinde Anadolu 1. İcra Dairesinin ... Esas saylı icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davalının itirazının iptaline ,alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre sahibi deline delil teşkil ettiği, davalı tarafın yasal sürede cevap dilekçesi sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemede davalı taraftan takip tarihi itibariyle 25.924,46 TL alacaklı olduğu ve bu nedenle davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; Davalı, müvekkil aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatılmış ve müvekkilin süresi içinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, İİK m. 67'ye göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörüldüğünü, somut davada, davacı tarafın yasal süre içerisinde başvurmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın görevli ve yetkili mahkeme açılmadığı, dava süresince yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve yerel mahkemenin davacı yanın iddiasına karşılık sunmuş olduğu delilin vasıf ve mahiyetine bakmadan bir karar tesis ettiğin ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, bir adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davalı şirket vekili davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığını ileri sürmüştür.İİK`nın 67/1 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. Elde ki davada icra takibinin 19.04.2021 tarihinde başlatıldığı,davanın ise 14.07.2021 tarihinde açıldığı,1 yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığından aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.

6102 Sayılı TTK nın 5/3. maddesine göre asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Anılan yasa hükümleri gereği taraflar tacir olup uyuşmazlığın faturaya dayalı olduğu gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğunun kabulü gerekir.Davalı mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de ; davaya cevap vermediğinden usulüne uygun mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı bulunmamaktadır. Mahkemenin yetkisi kesinleştiğinden aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Davacı şirket tarafından 15.01.2021 tarihli muhtelif inşaat malzemeleri satışı nedeniyle düzenlediği bir adet faturaya karşılık davalı şirket peyderpey birden fazla kez havaleler ile 59.700-TL ödeme yaptığı, fatura bedelinin 85.624,46-TL den ödemeleri -59.700-TL kısmi ödemeleri gözetildiğinden fatura muhteviyatı malların teslim alındığının, faturaya bir itiraz olmadığının bakiye 25.924,46 TL cari alacaktan davalı sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesi yerindedir.

Davalının icra dosyasında ve dava dosyasında üç ayrı adresi bulunduğu, icra dosyasında mevcut GIB Mersis Sorgulamasında ... mahallesi, ... caddesi, no.... adresinin kayıtlı olduğu tespit edilmekle birlikte dava dosyasında dava dilekçesinin ... mahallesindeki adresin yanında yine ... mahallesi, ... caddesindeki adreslerine tebliğe çıktığı ve tüm adreslere çıkan tebligatlardan iade edilen olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 1.770,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 442,72-TL harcın mahsubu ile kalan 1.328,17-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 229,5-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2476, K. 2026/1262, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2476-e-2026-1262-k-f625fda9c6e8