Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1219 E. 2026/1338 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1219
Karar No
2026/1338
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1219

KARAR NO : 2026/1338

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(kapatılan)

TARİHİ: 13/05/2025

NUMARASI : 2024/1063 Esas - 2025/456 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı alıcı firma .... firması için ürettiği ürünlerin nakliyesi için davalı şirketle anlaşıldığını, yüklemenin taraflarınca ve düzgün şekilde yapılmasına rağmen ürünlerin alıcıya ciddi derecede hasarlı şekilde ve geç teslim edildiğini, alıcı şirket tarafından hasarlı ve geç kalan ürünler sebebi ile 16.350,34-Euro borç tahakkuk ettirildiğini, hasarın öğrenilmesi üzerine Ankara 24. Noterliği'nin 02.09.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalıya ihbarda bulunulduğunu, davalının cevabi ihtarı ile kusuru kabul etmediğini, Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takibe geçildiğini, sigorta şirketine gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının özensiz iş görmesi sebebi ile hem gecikmeden hem de ürünlerde oluşan hasar nedeniyle müvekkilinin zarar görmesine neden olduğunu,taşınan emtia ağır çelikten imal edilmesine rağmen tır içinde hasar gördüğünü, bu nitelikteki ürünlerin bu kadar ciddi hasarlar almasının davalının özensiz ifasından kaynaklandığını belirterek davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından dava dışı alıcıya düzenlenen faturada ... kaydının bulunduğunu, taşıyıcıya teslimden itibaren malla ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya geçtiğini, navlun ücretinin de diğer tüm giderler gibi alıcı tarafından ödendiğini, davacının, taşıma konusu emtiayı taşıyıcıya teslim ettiği andan itibaren emtianın malikinin dava dışı alıcı ... adlı firma olduğunu, bu durumda davacının ancak mal bedelini tahsil etmemesi halinde dava hakkı bulunacağını, ancak davacının bu durumu kanıtlayacak delil sunamadığını, davacının aktif husumeti bulunmadığını, araç içine yükleme ve istifin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının her ne kadar yüklemenin düzgün bir şekilde yapıldığını iddia etse de dosyaya sundukları ekspertiz raporunda boruların sağlam bir temel üzerine yerleştirilmediği, ... çatallarının doğrudan boruya gelecek şekilde istiflenmesi sebebiyle boruların hasar gördüğünün belirtildiğini, hatalı istiflemeden dolayı meydana gelen herhangi bir hasardan davacının sorumlu olacağını, emtianın 21.08.2019 tarihinde varış noktasına geldiğinde alıcı tarafından teslim alındığını, ... Belgesine hasar notu düşülmediğini, davacı tarafından ambalajlamanın usulüne uygun yapılmadığı için davacının iddia ettiği hasarın oluştuğunu, emtianın müvekkili şirkete konteyner içinde teslim edildiğini, müvekkili şirketin istif ve yüklemeye nezaret etme gibi bir imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin ... ... Senedi’nin üzerine “aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajdan meydana gelebilecek hasarlardan ... Ltd. Şti. sorumlu değildir.” şeklinde şerh düştüğünü, alacağın likit olmadığını, davacının dava dilekçesinde emtianın alıcısına geç teslim edildiğini belirtmişse de bunu ispatlayacak delil sunmadığını belirterek davanın reddine,davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ilk olarak bilirkişi raporu ve dava dışı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere yüklemede ... çatalının darbeleri, forklifte kullanılan emtianın ambalajsız olması, ambalajların yükü yeterli korumaya almaması nedeniyle zararın meydana geldiği, ... taşıma senedinde açıkça bu durumlarda taşıyıcının sorumlu olmayacağı belirtildiği gibi TTKnın 862. ve 863.maddeleri uyarınca da davalının sorumluluğunda olmayan ve davacının kendisi tarafından usulüne uygun yapıldığı iddia olunan ambalaj ve yüklemeden kaynaklı hasardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kaldırma kararından sonra mahkemece; İstanbul BAM 12. HD'nin 2022/232 Esas 2024/1656 Karar sayılı ilamı ve alınan ek rapor birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dışı 3. kişiye hasardan dolayı ödeme yaptığının sabit olduğu, bu nedenle husumet yönünden bir eksiklik bulunmadığı, bilirkişi ek raporunda da yer verildiği şekliyle dava konusu taşımada, araç üzerinde yükü ve ambalajı denetlediği anda eksper raporu ve fotoğraflarla tespit edilen yükleme, sabitleme ve ambalaj hatalarının büyük bir kısmını şoförün tespit edebileceği, daha önce bir taşıma daha yapıldığından ve aynı şekilde hasarlı olmasından dolayı ikinci yüklemedeki gözetim yükümlülüğünün daha özenli yapılması gerektiği, bu haliyle davacının asli yönden davalı taşıyıcının ise tali yönden kusurlu kabul edilmesinin yerinde olduğu ,davalının tali kusurunun %40 olarak belirlenmesinin oluş şekline uygun olduğu, olayın oluş şekline, meydana gelen hasara göre davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 6.540,13- Euro olduğu, iş bu bedele itirazın iptaline CMRnin27 madde gereğince yıllık %5 oranında faiz işletilmesine,likit olmayan alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı vekili; ... teslim şeklinde satıcı malları gümrük işlemlerini tamamlayarak,taşıyıcının gözetimine devrettiği anda teslim işlemlerini tamamlamış olduğunu, bu andan itibaren malla ilgili tüm masraf ve riskler alıcıya geçtiğini, navlun ücreti de diğer tüm giderler gibi alıcı tarafından ödendiğini, taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde hasara katlanma yükümlülüğünün alıcıda olacağını, taşımada zarar gören taraf olmadığı için davada talep hakkı da bulunmadığı, dava dilekçesinde “...hasarlı ve geç kalan ürünler sebebi ile 16.350,34-EUR ceza tahakkuk ettirmiştir.” ifadesi ile dava dışı alıcının kendilerinden ceza tutarı talep ettiğini belirttiğini, davacının bu ifadesini desteklemek üzere dosyaya sunduğu delilin noter onaylı Türkçe tercümesi dosyada bulunmamakla birlikte ilgili delil davacı tarafından “kesinti faturası” olarak adlandırıldığını, belgenin orijinal metninde İngilizce olarak büyük harflerle “...” yani “alacak dekontu” ifadesi yer aldığı, davacının ilgili alacak dekontunu ödediğine dair hiç bir delil dosyada bulunmadığını, eğer davacı dava dışı alıcısına bir ceza ödemesi yapmadıysa malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmemiş olacağı ve huzurdaki davayı açma hakkı da bulunmayacağını, Mahkeme tarafından, müvekkil şirketin %40 oranında sorumlu olduğuna yönelik karar verildiğini ancak,hasarın ambalajlama, istifleme ve sabitleme hatasından kaynaklandığını, tüm bu işlemler somut olayda ve ... Konvansiyonu kapsamında göndericinin sorumluluğunda olduğu taşıma esnasında meydana gelen herhangi bir kaza durumu olmadığına göre, büyük çaplı bir hasarın yalnızca taşıma esnasında oluşması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacının sigortalısının taşınan emtianın üreticisi olduğu ,ürettikleri ürünün nasıl korunması gerektiğini en iyi bilecek kişi yine kendileri olduğunu, taşıyan ya da sürücüsü yükün ambalajında ve araç içine yüklenmesinde bulunmadığı gibi emtialar araca yerleştirilirken ve istiflenirken içini bile görmediğini, burada tüm sorumluluk dava dışı göndericiye ait olduğunu, istifleme ve ambalaj konusunda gereken özeni göstermeyen gönderici kusurundan dolayı taşıyana sorumluluk atfedilemeyeceğini, CMRnin 17/4-b maddesinde, "ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ve hatalı ambalajlanması" özel risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı belirtildiğini,emtia hiçbir ambalaj yapılmadan taşıma aracına yüklenmiş, istiflenmiş ve sabitlendiğini emtianın alıcısının hasara ilişkin tutanak tutulması ve durumun müvekkil şirkete bildirilmesi gerektiğini,bu işlemlerin hiçbiri davacı tarafından yapılmadığını, süresi geçtikten sonra hasar bildiriminde bulunduklarını ... Konvansiyonu m.30 gereği alıcıya haricen belli olan hasarlarda ... senedine emtiayı hasarlı aldığına dair şerh düşme yükümlülüğünü yüklediği,gönderilenin bu yükümlülüğe aykırı davranmasının sonucu ise emtianın tam, sağlam ve hasarsız olarak teslim edildiği anlamına geldiğini, talep edilen hasar tutarının gerçek zarar tutarı olup olmadığını irdelenmemiş, itirazları karşılamaya yönelik ek rapor alınmadan hüküm verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davacı vekili; taşımanın makûl süresinin 5 gün olmasına rağmen toplamda 19 gün sürdüğü, bunun parsiyel taşıma yapıldığı hususunda önemli bir delil teşkil ettiği, araç plaka bilgisinin müvekkil şirketle ısrarlara rağmen paylaşılmadığı, taşıma sırasında özensiz ifa ile taşımanın gerçekleştiği ve yükün taşıma sırasında hasarlandığı temin edilen rapor ile sabit hâle geldiği,yüklemeden kaynaklandığı açıkça ortaya konulamayan ve davalı firma tarafından bu yönde aksi bir şerh de konulmadan, karineten yükün taşıma sırasında hasarlandığı hususunda duraksama bulunmadığı, davalı şirketin aksi yönde ibraz ettiği bir delil bulunmadığını, yükleme/istifleme hatası olduğundan bahisle ve fahiş bir şekilde, normalde 5 gün sürmesi gereken ancak 19 gün süren bir taşımada davalının %40 kusurlu olduğu kabulü ile hüküm tesis edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu , alacağın belirlenebilir nitelikte olduğunu, icra inkâr tazminatının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, taşıma sırasında hasar gören emtia nedeniyle maddi zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davanın reddine ilişkin kararın Dairemizce yapılan istinaf incemesi sonucunda "2022/232 esas, 2024/1656 karar sayılı ilam ile "Davaya konu taşıma Türkiye-Almanya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Davacı tarafından Almanya'da yerleşik dava dışı ... firmasına satılan proses karbon çelik boruları ve bağlantı malzemeleri emtiasının Türkiye'den Almanya'ya taşımasının, davalı taşıyan tarafından üstlenildiği, 4.280 kg 13 palet emtianın ..., 4.380 kg 13 palet emtianın ise ... plaka sayılı araçlar ile taşındığı, 21.08.2019 ve 28.08.2019 tarihlerinde emtiaların alıcıya teslim edildiği, emtialarda sonradan hasar bulunduğunun tespit edilmesi üzerine alıcı firma tarafından davacı adına emtialardaki hasar nedeniyle 16.350,34-Euro ceza faturası düzenlendiği, davacının bu bedeli davalı taşıyıcıdan talep ettiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle; bir davada aktif husumet ehliyetinin varlığının resen gözetilmesi gerekmekte olup, davacının iş bu davayı açabilmesi için aktif husumeti bulunduğunu ispat etmesi gerekir. Eldeki davada emtiaya ilişkin mal faturası ve gümrük beyannamesinde teslim şekli ... olarak kayıtlıdır. Bu teslim şekline göre, satıcı tarafından ihracata bağlı gümrük işlemlerinin yapılması ve alıcının belirlediği taşıyana veya başka bir kişiye malların teslim edilmesi ile emtia üzerindeki hasar ve yarar alıcıya geçmektedir. Yine ... teslim şekli nedeniyle taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da satıcı üzerinde değil alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulü gerekir. Somut olayda davacı, dava dışı alıcı firma tarafından 18/10/2019 tarihli 16.350,34-Euro bedelli ceza faturası düzenlendiğini iddia etmektedir. Davacı şirket, alıcı firma tarafından kendisine yansıtılan bedelin ödendiğini iddia etmiş ise de bu hususta ödeme belgesi ibraz etmediği gibi ceza faturasının alıcı firma ile aralarında cari hesapdan mahsup edilerek ödenip ödenmediği belirlenmemiştir.Davacının alıcı firmaya düzenlediği mal faturasında bedelin mal mukabili ödeneceği belirtilmiştir. Fatura bedeli ödenmediği ya da eksik ödeme yapıldığı sürece davacının mal üzerinde menfaati devam edeceğinden bu davayı açmak için aktif husumete sahip olacaktır. Bu halde öncelikle davacı vekiline süre verilerek, alıcı firma tarafından düzenlenen 16.350,34-Euro bedelli yansıtma faturasının ödendiğine ilişkin delillerin ibrazının sağlanması, ödemeye işaret eden delil ibraz edilememesi halinde alıcı firma tarafından düzenlenen yansıtma faturasının davacının kayıtlarına işlenip işlenmediği, cari hesapta mahsup yapılmadığının, mal bedelinin ödenip ödenmediğinin ya da eksik ödenip ödenmediğinin davacının defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmesi, bu şekilde yapılacak inceleme

sonucunda davacının aktif husumeti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

...'nin 30/1 maddesinde ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında bildirilmemesi halinde eşyanın sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına dair taşıyan lehine karine gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Varma yerinde ... taşıma senedinde bir not ya da ihtirazi kayıt konulmamıştır.Taşıyan lehine karine gerçekleşmiş ise de bu karinenin aksinin ispatı mümkün olup, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, dosyaya sunulan fotoğraflar ve araç üzerinde hasar görüntülerinden anlaşılmaktadır.

...'nin 17/4 maddesinde, kayıp veya hasarın, hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olmasından doğmuş olması halinde, taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde, taşıyıcı göndereni uyarmadan ve ...'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek, fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da, zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. İstiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru yeterli güven verici bir şekilde yapılması gerekir. Taşıma boyunca pek çok virajdan dönen aracın virajdan dönerken yükün bağlantılarından kurtulması, sürücü kusurundan çok, baştan beri var olan ve seyahat boyunca artan yükleme kusuru teşkil eder. Taşıyıcının sadece müterafik kusur hali dışında sorumlu olmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple doğacak zarardan sorumluluğunun kalkması için taşıyıcının taşıma sözleşmesine ihtirazı kayıt koyması gerekir. Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamış ise emtianın sağlam teslim alındığı kabul edilse de, ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusurunun varlığı kabul edilir.

Somut olayda hasarın sebebi, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları ile ambalajlama yetersizliği, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taşıyıcı ...'nin 17/4 maddesi gereği istifleme ve ambalajlama hatasından sorumlu tutulamaz ise de, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmediği, bu hususta taşıma senedine çekince de koymadığı anlaşılmakla, nezaret görevinden kaynaklanan müterafık kusuru oranında hasardan sorumludur. Her ne kadar davalı, taşıma senedinde yer alan, yükleme ve boşaltmada meydana gelebilecek hasardan kendisinin sorumlu olmadığına dair kayda dayanmakta ise de bahsi geçen kayıt taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 13/02/2018 tarih, 2016/6659 E. 2018/1013 K.) Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....'nin 23. maddesinde, "...(1).Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) .... Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. (3) Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. (4) Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez..." şeklindeki tazminat miktarının hesaplanmasına ilişkin düzenleme nazara alınarak davacının talep edebileceği zarar hesabının yapılması gerekmektedir. Dosyadaki bilirkişi raporlarında zararın miktarına ilişkin bir inceleme yapılmamıştır.

Diğer taraftan nispi harca tabi olan eldeki davanın, maktu harç yatırılmasına rağmen eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla hüküm tesisi de doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece, davacıya eksik harcın tamamlatılması, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp, aktif husumetin bulunması halinde zarar miktarı da tespit edilerek, müterafik kusura göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasana karar verilmiştir.

Kaldırma kararı üzerine mahkemece; bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; dava dışı Almanya’da yerleşik ... firmasına dava konusu hasardan dolayı oluşan 16.350,34 Euro zararı cari hesabından mahsup ederek ödediği anlaşılmakla husumet yönünden huzurdaki davayı açabileceğinin değerlendirildiği; taşıma süresinin yaklaşık dört katı sürede taşımanın tamamlanması ve hasar görüntüsü nedeniyle yükün aktarma edilmesi ve/veya taşımanın parsiyel olarak yapılmasına ilişkin yukarıdaki çekince bir tarafa bırakılacak olursa, emtianın gönderen tarafından yüklendiği şekilde alıcısına teslim edildiği durumda CMRnin8 madde kapsamında araç üzerinde yükü ve ambalajı denetlediği anda eksper raporu ve fotoğraflarla tespit edilen yükleme, sabitleme ve ambalaj hatalarının büyük bir kısmını şoförün tespit edebileceği, daha önce bir taşıma daha yapıldığından ve aynı şekilde hasarlı olmasından dolayı ikinci yüklemedeki gözetim yükümlülüğünün daha özenli yapılması gerektiği açık olmasından dolayı gönderen davacının asli,davalı taşıyıcının ise tali yönden kusurlu kabul edebileceği, davalının kusur oranının %20-40 arasında belirlenebileceği gerçek zararın 16.350,34 Euro olduğu,sınırlı sorumluluk limitlerinde kaldığı yönünde ek rapor sunulmuştur.

Esasen davalı tarafın tüm istinaf nedenleri yazılı ilamımızda değerlendirilmiş olup, bilirkişi kurulu gerçek zararı, sorumluluk limitini ve davalının kusurunun derecesi belirlenmiş olup davalı taşıyıcının kusuru nispetinde davacı zararından sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş, davacının talebi tazminata ilişkin olduğundan alacağın likit olmadığı açık olup her iki taraf vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Alınması gereken 3.125,86-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 781,47-TL harcın mahsubu ile kalan 2.344,39-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1219, K. 2026/1338, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1219-e-2026-1338-k-71d9da87439f