Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/905 E. 2026/1305 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/905
Karar No
2026/1305
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/905 Esas

KARAR NO: 2026/1305

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/04/2026

NUMARASI: 2026/210 D.İş - 2026/210 K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; Çekin müvekkili ...'nin imzası taklit edilerek sahtecilik ile oluşturulduğu ve diğer müvekkili şirket ... İnşaat tarafından yine imzası taklit edilerek ve kaşesi çalınıp basılarak ciro edilmiş gibi gösterildiği tespit edildiğini, İlgili çeki elinde bulunduran kişi banka aracılığıyla öğrenilmiş olup çekin hala kendisinde mi olduğu veyahut başkasına ciro edip etmediği taraflarınca bilinmediğini, müvekkiline ait çek yaprağını çalarak imzalarını taklit etmek suretiyle çeki dolduran ... isimli kişinin çeki bankadan sorgulatması üzerine müvekkilleri ilgili çekin çalındığını öğrendiklerini, İmzayı taklit eden ve kaşeyi çalan ...'ın çeki uhdesinde bulundurduğu ve çekin vadesinin gelmiş olduğu öğrenildiğinden ihtiyati tedbir davası açmaları gerektiğini, Menfi tespit davası nezdinde arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olduğundan; müvekkili şirket cihetinde imkansız zararların doğmaması adına ihtiyati tedbir davası açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu, ilgili arabuluculuk başvurusunun da eş zamanlı olarak yapılacağını, müvekkili ...'ın daha önce muhasebecisi olarak çalışan ve çekleri çalarak kaçtığından şüphelenilen ... (TCKN: ...) nişanlısı olduğunu söylediği ... ... ve onun abisi olan ... ile birlikte davaya konu çek dışında birkaç çek üzerinden daha müvekkilinin imzasını taklit ederek müvekkilini borçlu gösterdiklerini, çeki çalan ve bankada sorduran kişi ve kişilerin hakkında daha önce müvekkili ... tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/2160 numaralı dosyası üzerinden soruşturma devam ettiğini, yine müvekkili ..., Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2026/2223 soruşturma numarası ile çek çalıntısına ilişkin şikayetçi olduğunu, Yine Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/1893 soruşturma numarası ile de çek çalınması, sahte içerik üretilmesi ve diğer sebeplerden ötürü suç duyurusunda bulunulmuş olup ..., ... ... ve ... dosyaya bildirildiğini, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/108 Esas numaralı dosyasında da düzenlenen sahte çeke ilişkin menfi tespit davası açıldığını, Söz konusu davada da davalı tarafın aynı olduğu ve cevap dilekçesi ekinde sahte belge sunduklarını, buna ilişkin de taraflarınca mahkemeden inceleme talep edildiğini, müvekkillerinin imza örnekleri alındığında davaya konu çekte bulunan imzaların müvekkillerine ait olmadığının açıkça görüleceğini, davalı yanın müvekkillerine ait imzaları taklit etmek suretiyle davaya konu çeki doldurduğunu, ilgili çekle alakalı davalı hakkında imzayı taklit etmekten dolayı ayrıca suç duyurusunda bulunacaklarını, müvekkili şirket aleyhine açıkça resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işleyerek haksız menfaat elde etme gayesiyle, kaşe ve imza taklit edilerek ciro silsilesine dahil edildiği öğrenildiğinden İİK 72. Maddenin 2 fıkrası gereğince ve zorunlu dava şartı başvurusunu yerine getirdikten sonra açacakları menfi tespit davasından İİK 72/2 gereği uyarınca dava konusu çekler nezdinde karşı taraf veyahut hamil tarafından yapılacak icra takibinin ihtiyati haczin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebi verilmesine dair karar oluşturulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin hak kaybına sebebiyet verilmemek üzere dava konusu ...'a ait ... seri numaralı 05/04/2026 tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.250.000,00-TL'lik çek yönünden çeki elinde bulunduranın takip yoluna girişmesine yönelik İİK 72/2 gereği uyarınca dava konusu çek nezdinde karşı taraf veyahut hamili tarafından yapılacak icra takibinin ihtiyati haczin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebi verilmesini talep ettiklerini, dava konusu çekle ilgili öncelikle teminatsız olarak iik 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ilgili hususun mümkün olmaması halinde taraflarınca %15 oranında teminat yatırılmasıyla birlikte iik 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu doğrultuda, İİK 72/2 gereği uyarınca dava konusu ...'a ait ... Seri nolu 05.04.2026 Tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.250.000,00 TL'lik çek nezdinde karşı taraflar veyahut hamili tarafından yapılacak icra takibinin, ihtiyati haczin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 08/04/2026 tarihli D.İş kararıyla; "İhtiyati tedbir talep edenin talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin 08.04.2026 tarihinde verilen ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği kararın hukuka aykırı olduğunu, çek aslının çalınmış olması sebebiyle dosyaya sunulamadığını, davaya konu çekin ... ve ... İnşaat adına sahte imza ve kaşe ile oluşturulduğunu, çekin ... isimli şahıs tarafından çalındığının ve vadesinin geldiğinin öğrenildiğini, müvekkillerinin imkansız zararlara uğramaması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, davalının daha önce de benzer eylemlerde bulunduğunu, davalı aleyhine açılan önceki davalar ve suç duyuruları dikkate alındığında 6100 sayılı HMK’nın 389. maddesindeki yaklaşık ispat şartının fazlasıyla gerçekleştiğini, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile hatalı hüküm kurduğunu, müvekkillerinin sahte çek bedelini ödeme tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığını belirterek, ilk derece mahkemesinin 08/04/2026 tarihli kararın kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Talep menfi tespit davasından önce İİK’nın 72/2. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

İhtiyati tedbir talep edenler vekili, ...’a ait ... seri numaralı, 05/04/2026 tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.250.000,00 TL bedelli çekin müvekkili ...’nin imzası taklit edilerek sahtecilik suretiyle oluşturulduğunu, diğer müvekkili ... İnşaat adına da imza taklit edilerek ve kaşesi çalınıp basılarak ciro edilmiş gibi gösterildiğini, çeki dolduran kişinin ... olduğunu, ...’ın daha önce muhasebecisi olarak çalışan ve çekleri çalarak kaçtığından şüphelenilen ... ile bağlantılı olarak ... ... ve ...’ın dava konusu çek dışında başka çeklerde de müvekkilinin imzasını taklit ederek borçlu gösterdiklerini, olayla ilgili Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/2160, 2026/2223 ve 2026/1893 soruşturma numaralı dosyalarında suç duyurularında bulunulduğunu, ayrıca Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında da sahte düzenlenen çeke ilişkin menfi tespit davası açıldığını, çekteki imzaların müvekkillerine ait olmadığı ileri sürerek dava konusu çek nedeniyle karşı taraf veya hamil tarafından yapılacak icra takibinin ve ihtiyati haczin durdurulması yönünde öncelikle teminatsız, mümkün olmadığı takdirde %15 teminat karşılığında İİK’nın 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu çekin ...’a ait ... seri numaralı, keşide yeri İstanbul, 05/04/2026 keşide tarihli ve 1.250.000,00 TL bedelli olduğu, çek üzerinde keşideci olarak .... Şti.’nin, lehtar ve birinci ciranta olarak ... İnşaat/...’ın yer aldığı görülmektedir.

İlk derece mahkemesinin 08/04/2026 tarihli kararında; talebe esas çek aslının dosyada bulunmadığı, dava konusunun yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı ihtiyati tedbir isteyenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurultur.

6100 sayılı HMK’nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK’nın 390/3. maddesi gereğince tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi yeterlidir. İİK’nın 72/2. maddesinde ise icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen tarafça ...’a ait ... seri numaralı, 05/04/2026 tarihli, keşide yeri İstanbul olan 1.250.000,00 TL bedelli çekin çalındığı, çek üzerindeki keşideci ve ciro imzalarının taklit edildiği, kaşelerin izinsiz kullanıldığı, çeki elinde bulunduran kişinin banka sorgusu üzerine öğrenildiği, bu nedenle çek aslının talep edenlerde bulunmadığı ileri sürülmüş; iddialara dayanak olarak çek görüntüsü, imza ve kaşe örnekleri, aynı kişiler hakkında yapılan suç duyuruları ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/2160, 2026/2223 ve 2026/1893 soruşturma dosyaları gösterilmiştir.

İlk derece mahkemesince, çek aslının dosyada bulunmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmiş ise de ihtiyati tedbir aşamasında tam ispat aranmayıp yaklaşık ispat yeterlidir. Talebin dayanağını oluşturan iddianın çekin çalınarak sahte imza ve kaşe ile oluşturulduğuna ilişkin olması karşısında, çek aslının talep eden tarafından sunulamaması tek başına yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü için yeterli değildir. Dosya kapsamındaki mevcut deliller, çekin çalıntı olduğu iddiası, çekin üçüncü kişi tarafından bankada sorgulatılması üzerine öğrenildiğine ilişkin beyanlar, aynı kişiler hakkında ileri sürülen benzer nitelikteki iddialar ve soruşturma dosyaları birlikte değerlendirildiğinde, bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gözetilerek İİK’nın 72/2. maddesi uyarınca talep konusu çek yönünden ihtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmesi gerekirken, çek aslının sunulmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği şeklindeki yetersiz gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 08/04/2026 tarihli kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2026 tarih, 2026/... D.İş 2026/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/905, K. 2026/1305, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-905-e-2026-1305-k-01b4bed2b532