Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/690 E. 2026/1315 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/690
Karar No
2026/1315
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/690

KARAR NO : 2026/1315

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/11/2022

NUMARASI : 2021/237 Esas 2022/820 Karar

DAVA: Tazminat (Sözleşmenin feshinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 01/04/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2026

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 01.07.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olacak personel taşıma sözleşmesi imzalandığını, 31.01.2019 tarihinde davalının, müvekkilini telefonla arayarak sözleşmeyi feshettiğini, artık başka bir taşıma firması ile çalışacağını müvekkile ilettiğini, davalı tarafça yapılan bu feshin haksız ve sözleşmede kararlarştırılan şekle aykırı olduğunu, müvekkilince, feshin haksız olduğu ve zararın karşılanması gerektiği hususunda 08.02.2019 tarihinde Eyüpsultan 9. Noterliğinden ... yevmiye numarası ile ihtar gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi marifeti ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 5000-TL’nin davalıdan fesih tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH : Davacı vekili 18/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 75.000-TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili;araçların gerekli bakımlarının yapılmadığı,araç sayısındaki yetersizlik, araçların sık sık geç gelmesi,kirli olması, klimaların çalışmaması ve sık sık arızalanmaları sebebiyle çalışanların taksiye binmek zorunda kaldıklarını müvekkili şirkete iletilen şikâyetler nedeniyle,davacıya defalarca süre verildiğini, davacı tarafından söz konusu eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle, müvekkil şirket yetkilileri tarafından 31.01.2019 tarihinden önce davacı şirket yetkilileri telefon ile aranarak, sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiğinin davacıya bildirildiğini,feshin haklı olduğunu savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davanın sözleşmenin süresinden önce feshi nedeni ile uğranılan kar kaybının ve oluşan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 01/07/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Personel Taşıma Sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 31.01.2019 tarihinde davalı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği, taşıyıcı ve taşıtanın sözleşmenin uyuşmazlık durumlarında 15 gün önceden haber vermek suretiyle fesih isteminde bulunabileceklerinin kararlaştırıldığı;davalının sözleşmenin bu hükmüne aykırı hareket ederek sözleşmeyi derhal feshettiği, bu durumda davalının 31/01/2019 tarihli feshin 15 günlük bildirim süresinin başlangıcı kabul edilmesinin gerektiği,yaptırılan inceleme neticesinde çalışılan günlerde davacı net kar kaybının 6.050- TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.050-TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davalı vekili; feshin sözleşmeye aykırı olduğu tespitinin hukuka aykırı olduğunu,davacının 15 günlük sürede hizmet vermediğini, masrafların düşülmesi gerektiğini,15 günlük süre içerisinde müvekkili şirkete tahsis ettiği servis araçlarını başka bir işte kullanıp kullanmadığının da tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davacı vekili;sözleşmenin feshine dair müvekkiline bildirim yapılmadığını, bu durumun sözleşmede belirtilen fesih şartlarına aykırı olduğunu, fesih imkanı olduğu kabul edilse dahi davalının bu hakkı kullanırken haklı bir sebebe dayanmadığından müvekkilinin uğradığı zararı karşılaması gerektiğini,hesaplamanın da sözleşmenin 11.maddesinde belirtilen 15 güne değil, sözleşmenin kalan süresine göre hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin davalı ile yaptığı anlaşma gereği 4 adet servis ile anlaşma yapmış olup, bu servisler davalı firmaya tahsis edilsin edilmesin kendisinin yaptığı sözleşmeler gereği anlaştığı bedelleri bu servislere ödediğini,müvekkilinin hizmeti vermiş olsaydı yapacağı giderleri yaptığını, bu durumun gözardı edildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce haksız feshedildiği ileri sürülerek uğranılan zarar ve kar kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesi ile ; taşıyıcı ve taşıtanın sözleşmenin uyuşmazlık durumlarında 15 gün önceden haber vermek suretiyle fesih isteminde bulunabileceği kararlaştırılmıştır.Davalı, davacı tarafa sözleşmenin feshi ile ilgili nedenlerini belirtir bir ihtar keşide etmeden sözlü bildirimi ile 31.01.2019 tarihinde sözleşmeyi fesih etmiştir.TTK nın 18(3) maddesine uygun bir bildirim yok ise de davalının fesih bildiriminin davacıya ulaştığı ,ticari ilişkinin sona erdiği hususunda uyuşmazlık yoktur.

TBKnın 26.maddesine göre; bir sözleşmenin içeriğinin kanunda öngörülen sınırlar içinde taraflarca özgürce belirlenebileceği düzenlenmiştir. 27/1.maddesi; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı hükmünü haizdir. Sözleşme özgürlüğü kapsamında bireyler kendi bağımsız iradeleri ile her ne kadar borç ilişkilerinde özgürce sözleşebilecek ise de, TBK m.27/1 amir hükmüne göre; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler yapamayacak aksi takdirde yapılan hukuki işlem kesin hükümsüzlük müeyyidesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Somut olayda ;sözleşmenin her iki tarafı ticaret şirketleri olup ; gerek taşıtana gerekse taşıyıcıya 15 gün evvelden ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmıştır.Bu halde ,tarafların iradelerine uygun olarak fesih bildiriminde herhangibi sebebe dayanılması germemektedir.Davacı ; kendisinin de işi başkasına yaptırdığını ,bu kapsamda sözleşmeler gereği ödemeler yaptığını ileri sürmekte ise de ; işveren ile olağan fesih süresi kararlaştıran davacı şirketin taşeronları ile de aynı hükmü sözleşmesine koyması gerekir. Bu nedenle zarara uğradığı iddiası dinlenemez.Davalı vekili 15 günlük süre içinde davacının başka bir işyerinde çalışıp çalışmadığının araştırılmadığını ileri sürmüş ise ;bu sürede davacının çalışmasını sağlamak davalının yükümlülüğü,sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı olarak davacıya önel vermediğinden bu sürede davacının kar kaybını karşılamak zorundadır. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle ;sözleşmede olağan fesih hakkının her iki yana tanındığı ,bu nedenle haksız şart olarak kabul edilemeyeceği ,davalının olağan fesih bildirim süresince zarara uğradığının kabulü ile 15 günlük karar kaybının tazminine,fazla istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/690, K. 2026/1315, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-690-e-2026-1315-k-929f93d794bd