Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1114 E. 2026/1263 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1114
- Karar No
- 2026/1263
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1114
KARAR NO : 2026/1263
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/03/2023
NUMARASI : 2021/101 Esas - 2023/196 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/02/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten 4 adet fatura bedeli alacağına istinaden, İstanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalı borçlu şirket vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, takip dayanağı faturalardan doğan alacağın ödendiği belirtilerek faturaların kabul edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde, davalı borçlu şirketin müvekkiline takibe konu 02.08.2019 tarihli 32.096-TL bedelli, 16.09.2019 tarihli 24.544-TL bedelli, 26.09.2019 tarihli 13.216-TL bedelli ve 10.10.2019 tarihli 16.992-TL bedelli 4 adet faturadan kaynaklı toplam 86.848-TL borcu olduğunun anlaşılacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili; davacı tarafça ortağı olduğu ... ... tarafından İstanbul 15. ATMnin 2021/109 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan davanın dayanağı 29/11/2019 tarihli hesap mutabakatına ilişkin protokol olup, mutabık kalınan 260.000-TL bakiyenin 29/11/2019 tarihinde 70.000-TL, 06/12/2019 tarihinde 100.000-TL ve 10/12/2019 tarihinde 90.000-TL olarak davacı ...'ün şahsi hesabına ödenerek kapatılacağının kararlaştırıldığını, protokolün imza tarihinde yapılan görüşmelerde protokole dahil edilmemekle birlikte, davacının dava konusu fatura alacaklarına ilişkin de ödemelerin yapılacağının şifahen kararlaştırıldığını, huzurdaki dava ile 15. ATM'nin 2021/109esas sayılı davanın dayanağı protokole ilişkin olarak toplam alacak tutarı 346.848-TL olup, diğer dava dosyasına sunulu dava dilekçesinde müvekkili şirket tarafından 260.000-TL tutarındaki protokole ait alacak kalemine ilişkin 145.000-TL tutarlı ödeme yapıldığı ve 115.000-TL bakiyenin talep edildiği belirtilmiş olup, müvekkili şirketten toplam 201.848-TL ödeme talep edildiğini, bu ticari ilişkiye istinaden davacı tarafın talep ettiği alacağın ödemelerinin, müvekkili şirket müşterisi ... tarafından ...'ün hesabına 28/11/2019 tarihinde 70.000-TL ve 13/12/2019 tarihinde 21.350-TL, davacı ...'ün diğer hesabına ise 29/11/2019 tarihinde 55.000-TL ve 05/12/2019 tarihinde 50.000-TL olarak toplam 196.350- TLödendiğini, dekontlarda davacının talebi üzerine 13/12/2019 tarihli 21.350-TL ödeme hariç olmak üzere "elden alınan borç karşılığı" ibaresinin yazıldığını,yapılan görüşmelerde kalan 4.650-TL bakiyenin bir önemi olmadığının müvekkili şirket yetkilisine iletildiğini ve hesabın kapandığının taahhüt edildiğini, gelinen aşamada davacı tarafın ödeme yapılmadığını iddia ederek kötü niyetle dava açtığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 29.11.2019 tarihli hesap mutabakatına ilişkin protokolün dava dışı ... ... ile davalı şirket arasında imzalandığı, mevcut bakiyenin 260.000-TL olduğu konusunda mutabakata varıldığı, mutabık kalınan bakiyenin 70.000-TL’sinin 29.11.2019 tarihinde, 100.000-TL’sinin 06.12.2019 tarihinde, 90.000-TL’sinin ise 10.12.2019 tarihinde şirket yetkilisi ...'ün hesabına ödenmesi noktasında anlaşmaya varıldığı, İstanbul 15 ATM’nin 2021/109 Esas ve 2021/498 Karar sayılı dosyasında davacının ... ...,davalının ... şirketi olduğu, protokolde, işbu dava davacısının taraf olmadığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı tarafın ... isimli şahıs tarafından davalı adına ödeme yaptığı iddiasının yerinde görülmeyerek itirazın iptaline karar verildiği, davalı tarafından dava dışı şirket ile akdedilen protokole davacının alacağının da dahil olduğu iddia edilmiş ise de, sözleşmenin tarafı işbu davanın davacısı olmadığı gibi davacının alacağının da sözleşmeye dahil edildiğine dair kayıt olmadığı, davalının bu iddiasını ispat edemediği, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen faturalara davacı tarafından bir itirazda bulunulmadığı, yalnızca dava dışı ... adlı kişi tarafından davalı adına ödendiğinin savunulduğu, dekontlarda, davalı adına ödeme yapıldığına dair bir kayıt olmadığı gibi elden alınan borç ödemesi kaydı olduğu, dolayısıyla dava dışı şahıs tarafından yapılan ödemenin davalı adına yapılan fatura ödemeleri olduğunun davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davalının itirazının 86.848-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden avans faizi işletilmesine alacağın %20’si olan 17.369,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının ortağı olduğu ... ... tarafından müvekkili aleyhine açılan İstanbul 15. ATM'nin 2021/109 esas sayılı dosyasında 29/11/2019 tarihli protokolde mutabık kalınan 260.000-TL bakiyenin 29/11/2019 tarihinde 70.000-TL, 06/12/2019 tarihinde 100.000-TL ve 10/12/2019 tarihinde 90.000-TL olarak ...'ün şahsi hesabına ödenerek kapatılacağının kararlaştırıldığı,protokole dahil edilmemekle birlikte davacının bu davanın konusu olan fatura alacaklarına ilişkin de ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, işbu dava ile İstanbul 15. ATM'nin 2021/109 esas sayılı dosyasında davaya dayanak protokolde mutabık kalınan toplam alacağın 260.000+86.848) 346.848-TL olduğunu, diğer davada 260.000-TL tutarındaki alacağın ödenmeyen 115.000-TL'sinin talep edildiğini, işbu davada ise şifahen ödenmesi kararlaştırılan 86.848-TL'nin dava konusu edildiğini, dolayısıyla davacının iki davada müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiği toplam miktarın 201.848-TL olduğunu, söz konusu toplam alacağa ilişkin olarak davacı tarafın talep ettiği ödemelerin müvekkili şirketin müşterisi ... tarafından ...'ün hesaplarına 28/11/2019 tarihinde 70.000-TL, 13/12/2019 tarihinde 21.350-TL, 29/11/2019 tarihinde 55.000-TL ve 05/12/2019 tarihinde 50.000-TL olarak toplam 196.350-TL olarak gerçekleştirildiğini, ödeme dekontlarında davacı tarafın talebi üzerine" elden alınan borç" karşılığı ibaresinin yer aldığını,borç üçlü bir ilişki şeklinde borcun devredilmesi şekliyle ödenmiş olsa da, davacıya 2 dosyadaki toplam alacağı için toplamda 196.350-TL olarak ödendiğini, bilirkişi raporunda davacının tek ortağı olduğu iki şirketin defterleri eksik incelenerek ... tarafından yapılan ödemelerin neye karşılık ödendiğinin açıklanmadığını, dava dışı ... müvekkilinin müşterisi olup, müvekkiline borcu bulunmasından dolayı bu ödemeyi doğrudan davacının hesabına yaptığını, müvekkili tarafından ...'a devredilen borcun ... tarafından davacıya ödendiğini, bu durumun TBK'nın 195. maddesinde düzenlenen borcun iç üstlenilmesi olduğunu, bilirkişi raporlarında bu ödemelerin davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılmadığını ,takibe konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalı adına düzenlenen 02.08.2019 tarihli 32.096-TL, 16.09.2019 tarihli 24.544-TL, 26.09.2019 tarihli 13.216-TL ve 10.10.2019 tarihli 16.992-TL bedelli olmak üzere 4 adet faturaya dayalı toplam 86.848-TL alacağın tahsili talep edilmiş olup, davalı taraf; davacının ortağı olduğu ... ... şirketi ile düzenlenen 29/11/2019 tarihli hesap mutabakatı protokolü kapsamında, mutabık kalınan 260.000-TL bakiyenin vadeler halinde davacının şahsi hesabına ödenmesinin kararlaştırıldığı, protokole dahil edilmemekle birlikte, davacının işbu dava konusu fatura alacaklarına ilişkin ödemelerin yapılacağı konusunda da şifahen anlaşıldığı, buna göre toplam borç tutarı 346.848-TL olup, ... şirketi tarafından açılan davada müvekkilinin 145.000-TL ödeme yaptığı belirtilerek 115.000-TL bakiyenin talep edildiği, davacıya müvekkili şirketin müşterisi ... tarafından banka yoluyla toplam 196.350-TL ödeme yapıldığı ve dolayısıyla borcun ödenerek kapatıldığı ileri sürülmüştür.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirketin ticari defterlerine göre davalıdan 86.848-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacının toplam 54.752-TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, 02.08.2019 tarihli 32.096-TL tutarlı faturasının kayıtlı olmadığı, ancak davalının fatura konusu hizmetin teslimine ilişkin bir itirazının bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde davacıdan 258.592-TL alacaklı olduğu, dava dışı ... tarafından davacının hesabına toplam 196.350-TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir.
Davalının faturalar konusu hizmetin verilmediği konusunda bir iddiası bulunmamaktadır.Borcun ... tarafından davacıya ödendiği ileri sürülmüştür. 29.11.2019 tarihli hesap mutabakatına ilişkin protokol davalı ile davalı ile davacının yetkilisi olduğu ... ... arasında düzenlenmiş olup, ... şirketinin davalıya verdiği hizmet bedeli alacağının ödenerek tasfiyesi düzenlenmiştir. Protokolde işbu dava davacısı taraf olmadığı gibi, davacının şahsi işletmesinin alacağı konusunda hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu faturaların protokole dahil edildiği ispatlanamamıştır.
Dava dışı ... tarafından davacının şahsi hesabına 28.11.2019 tarihinde 70.000-TL, 29.11.2019 tarihinde 55.000-TL, 05.12 2019 tarihinde 50.000-TL 13.12.2019 tarihinde 21.350-TL havale yapılmış olup, dekontların birisinde açıklama bulunmamakta, diğer üçünde ise "elden alınan borç karşılığı ödeme" açıklaması yer almaktadır. Bu durumda açıklama bulunmayan ödemenin karine olarak mevcut borcun tasfiyesi için gönderildiğinin kabulü gerekmektedir. Diğer dekontlardaki açıklamalar elden alınan borcun ödendiği yönünde olup davalı tarafça, söz konusu ödemelerin işbu dava konusu fatura alacaklarına mahsuben yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle,davalının ödeme iddiası kanıtlanamadığından davanın kabulüne ,faturaya dayalı alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 5.932,58-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.483,15-TL harcın mahsubu ile kalan 4.449,43-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 130-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/07/2026