Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1189 E. 2026/1279 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1189
Karar No
2026/1279
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1189

KARAR NO : 2026/1279

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/02/2023

NUMARASI : 2021/612 Esas - 2023/124 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/09/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı şirkete takibe konu faturalarda yer alan malzemelerin satıldığını, ancak fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davaya konu malzeme satışına ilişkin fatura bedellerinin tamamen ödendiğini, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere müvekkilinin davacıdan 2.984,36-TL alacaklı olduğunu,müvekkilince takibe haklı olarak itiraz edildiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının takibe konu ettiği fatura bedellerinin takipten önce davalı tarafından ödendiği, davacının yapılan ödemelerin taraflar arasında tahakkuk etmiş başka bir alacağa mahsuben yapıldığına ilişkin savunmasını delillendirmediği, davacı tarafından sunulan belgelerin ödeme savunmasını kanıtlamaya yeter olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bilirkişi tarafından rapor tanzimi için gerektiği bildirilen deliller kapsamında sözleşmeyi ve hakedişleri gösteren belgeyi sunmalarına rağmen mahkemece bu delillerin değerlendirilmediğini,davalı şirketin usulsüzlük yaparak yaptığı ödemeleri faturaya ilişkin ödeme olarak gösterdiğini, davalı şirkete o dönemlerde hem ... işi yapıldığını hem de faturada yazılı malların satıldığını, ortada iki ayrı iş olmasına rağmen tek kalem ödeme yapılmasının usule aykırı olduğunu, mahkemece keşif yapılarak işin yerinde görülmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ödendiği iddia edilen çeklerin işçilik ödemesi olduğunun hak edişde görüldüğünü belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; davacı tarafça davalı adına düzenlenen 10.11.2016 tarihli 24.142,80-TL, 20.12.2016 tarihli 31.104,80-TL, 20.01.2017 tarihli 33.770,19-TL, 04.03.2017 tarihli 28.887,87-TL, 06.04.2017 tarihli 24.999,48-TL, 02.05.2017 tarihli 21.006,80-TL, 12.05.2017 tarihli 19.558,50-TL bedelli faturalara dayalı olarak toplam 183.470,44-TL alacağın tahsili istemiyle başlatılan ilamsız takibe davalının süresinde itiraz ettiği, tarafların ticari defterlerine göre davacı tarafça düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği ve BA formuyla vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça fatura bedellerinin davacıya ödendiği ileri sürülerek davacıya verilen çekler ile banka havale dekontu delil olarak sunulmuştur. Buna göre davalı tarafça davacıya 03.042017 tarihinde banka yoluyla mekanik fatura bedeli açıklamasıyla 3.000-TL ödeme yapıldığı, ayrıca 25.01.2017 keşide tarihli 24.142,80-TL, 30.04.2017 keşide tarihli 31.104,93-TL, 15.06.2017 keşide tarihli 33.770,19-TL, 20.07.2017 keşide tarihli 28.886,91-TL, 19.07.2017 keşide tarihli 25.000-TL, 05.08.2017 keşide tarihli 21.000-TL ve 16.08.2017 keşide tarihli 19.550-TL tutarlı çeklerin verildiği ve çek bedellerinin tahsil edildiği, bu suretle davalı tarafından toplam 186.454,83-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.

Davalı tarafça takip konusu fatura bedellerinin ödendiği savunmasına karşılık davacı tarafça, söz konusu ödemelerin fatura alacaklarına ilişkin olmayıp işçilik alacaklarına mahsuben yapıldığı ileri sürülmüştür. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden, karşı yan iddiasını kanıtlamalıdır. Öğreti ve uygulamada, bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği,ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekte, iddiasını ispat yükümlülüğünün, karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir. Bu kapsamda somut olayda davacının ödemenin işçilik alacaklarına mahsuben yapıldığı yönündeki savunması vasıflı ikrar niteliğinde olup, ödemenin takip konusu fatura bedellerine mahsuben yapıldığını ispat yükü davalı üzerindedir.Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı işveren olup davacı tarafından ... projesinin su, yangın ve klima drenaj sisteminin yapımı üstlenildiği, sözleşme bedelinin 500.000-TL olduğu, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen ... mekanik hesabı başlıklı belgede net hak ediş tutarının 173.464,81-TL olarak gösterildiği, belgede davalının ödeme yaptığı çeklerde kayıtlı olup çek tutarlarının düşülmesi sonucunda bakiyenin 19.550,34-TL olduğu ,tahsil edildiği anlaşılan çek tutarları ile davacının fatura tutarları birebir aynı olup, hak ediş tutanağında gösterilen 19.550,34-TL bakiye alacağa karşılık, hak ediş tutanağında yazılı olmayan 16.08.2017 keşide tarihli 19.550-TL tutarlı çek de davacıya verilmiş ve bedeli tahsil edilmiştir. Davacı tarafça takibe konu faturalar dışında ayrıca işçilik alacağına ilişkin olarak fatura da ibraz edilmemiştir. Bu halde,takip konusu fatura bedellerinin davalı tarafça ödendiği kanıtlanmış olmakla, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 6,10-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1189, K. 2026/1279, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1189-e-2026-1279-k-d47237443ff9