Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/116 E. 2026/1339 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/116
Karar No
2026/1339
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/116

KARAR NO : 2026/1339

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/02/2024

NUMARASI : 2023/202 Esas - 2024/64 Karar

DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 10/02/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 07.10.2005 tarihinde satın aldığı teknenin 08.03.2006 tarihinde ... limanına tescil edildiğini, müvekkilinin, davalı şirkette bağlı bulunan teknesinin bakım ve koruması amacıyla 16.10.2009 tarihli yetki belgesi ile davalı ...'a yetki verdiğini ve teslim ettiğini, ancak, davalı ...'ın, müvekkilinin izni olmadan sahibi davalı ... olan ... firması aracılığıyla kiraladığını ve 30.08.2010 tarihinde kaptan olarak davalı ..'e yetki verdiğini, aynı gün davalı...'ın kaptan olarak kullandığı tekneyle ...k olmak üzere 4 (dört) yolcu ile yola çıktığını ancak, dönmesi gereken 04.09.2010 tarihinde gelmediğini ve tekneyi teslim etmediğini, bunun üzerine davalı ....ın, durumu 06/09/2010 tarihinde Savcılığa ihbar ettiğini, ceza davasının 17.11.2020 tarihinde kesinleştiğini ve davalı ...'ın, suçu üstlenerek hapis ve para cezası aldığını ancak; o zamandan bu yana teknenin bulunamadığını, müvekkilinin tüm bu süreç boyunca ceza evinde bulunduğundan hukuki işlemlerle ailesi ve vasisinin ilgilendiğini, teknenin çalınmasına sebebiyet veren davalı ...'ın, müvekkiline sigortanın zararı karşılayacağını belirttini,; alınacak bilirkişi raporuna göre müvekkilinin alacağının tam olarak tespitinden sonra harçlarını tamamlamak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ...vekili; davanın 2010 yılında kaybolan tekneye ilişkin olduğunu,zaman aşımına uğradığını, ceza davasında ceza verilen tek sanığın ... olduğunu, ceza kararının 2018 yılı Kasım ayında kesinleştiğini,haksız fiile dayanıldığından 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının teknesini Türkiye karasularına getirirken sigorta yaptırması gerektiğini,sigorta şirketinden tazmin edilmiş olması gerektiğini, ..'ın hukuki sorumluluğunun taraflarına ait olmadığını, müvekkili şirketin marina işleticisi olduğunu,...'a verilmiş emanet alma ve sair bir yetki bulunmadığını, işbu dava ile olayı öğrendiklerini,davacının cezaevine girdikten sonra eşinin tekne ile ilgilendiğini ve kiraya verdiğini, davanın zamanaşımı,aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; ... şirketinde çalışırken davacının kullandığı İmagine adlı teknenin bağlama sözleşmesiyle ...'ya bağlandığını, davacıyı marinada tanıdığını, sebebini bilmediği bir olay nedeniyle davacının polislerce gözaltına alınınca Jandarma Karakolu'nda komutanın şahitliğinde kendisine yetki belgesi verdiğini, kendisine yardımcı olmak adına teknesine göz kulak olduğunu, sonra eşi ...'ın geldiğini, kendisindeki yazı ile kiraya vermenin uygun olacağının söylediğini,tekne kaybolduğunda yetki belgesi kendisinde olduğundan davacının eşi ... istediğinden kendisinin de şikayetçi olduğunu, şikayeti üzerine ... hakkında dava açıldığını ve ceza aldığını, ceza davasında kendisinin şikayetçi ve mağdur olduğunu, çalıştığı işyeri ... şirketi yetkililerinin kendisine verilen yetki belgesinden haberleri olmadığını davanın zamanaşımına uğradığını, dava 2010 yılında kaybolan tekneye ilişkin olduğundan üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiğini belirterek davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'e ilanen tebligat yapıldığı davaya cevap vermemiştir.

Davalı ... ; davacıya hiç görmediğini,tekneyi kiralamak üzere kendisini kaptan olarak tanıtan ... isimli kişi ile anlaştığını, kiralama ücretini peşin ödediğini, tekneyi kiralamaktaki amacının bir hafta tatil yapmak olduğunu, tekne kiralama ücretini ödedikten sonra beraberindeki arkadaşları ile beraber denize açıldıklarını ancak sağlık sorunları nedeniyle anlaştıkları süreden önce karaya çıktıklarını,yurt dışına gitmek gibi bir düşüncesinin olmadığını, bu olaydan sonra askere gittiğini, nerede olduğu belli olmayan teknenin sorumlusu olmadığını belirterek hakkındaki davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...; ceza davasında yargılandığını, beraatına karar verilip kesinleştiğini,... firmasının 1976 yılından beri profesyonel satış hizmetleri, sezonluk yat, tekne,vb hizmetleri verdiğini,davalı ... ile iş arkadaşı aracılığıyla tanıştığını, ...'ın yelkenli teknesini kiralamak istediğini söylediğini,...'ın diğer davalı ... çalışanı olduğunu bilmediğini,müşteri olursa ileteceğini söylediğini, bir süre sonra bir müşteriyi yönlendirdiğini, tekneyi ...'ın kiralaması için aracılık ettiğini,aracılıktan ... tarafından kendisine bir miktar komisyon verildiğini, ...'ın tekneye ilişkin işlemleri yapmaya yetkili olduğunu soruşturma dosyası ile öğrendiğini, görevi ihmalden sorumlu olmadığını belirterek davanın usul ve esasdan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın mahkemeye görevsizlik kararı ile geldiğini, davanın açıldığı mahkeme bakımından arabuluculuk dava şartı olmamak ile birlikte, görevsizlik kararının istinaf edildiğini ve İstanbul BAM 4. HD nin 08/03/2023 tarih ve 2023/711 Esas 2023/744 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevli olduğu hususunun kesinleştiği,dosyanın mahkemeye tevzi edilmesine kadar olan süreçte davacı tarafından arabulucuya başvurulduğuna ve anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslı yahut onaylı örneğinin dosyaya ibraz edilmediğini, 11/07/2023 tarihli ilk celsede taraf teşkilinin sağlanması yönünde ara karar verildiği, 07/11/2023 tarihli 2. celse davanın işlemden kaldırıldığı,aynı tarihde yenilendiği, 19/12/2023 tarihli ara kararı ile "arabuluculuk anlaşamama son tutanağının dosyaya sunulması için davacı vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan red olacağının ihtarına" karar verildiği, davacı vekili tarafından 12/02/2024 tarihli dilekçe ile anlaşamama son tutanağının ibraz edildiği,arabuluculuk sürecinin 27/12/2023 tarihinde başlatıldığını,Yargıtay 11. HD nin, 2022/4240/6367 Karar numaralı 27/09/2022 tarihli ilamı ile; "davacı tarafından, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarihten önce dosyaya sunulduğu dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği, "nin belirtildiği ,15/04/2021 tarihli görevsizlik kararının kesinleşme tarihi olan 08/03/2023 tarihinden evvel arabuluculuk başvurusu yapılmadığı,başvurunun dosyanın mahkemeye tevziisi sonrası,19/12/2023 tarihli 3. celsede verilen ara kararı üzerine ancak 27/12/2023 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; mahkemece arabuluculuk tutanağının ibrazı yönünde 19/12/2023 tarihinde 1 haftalık kesin süre verildiği, davalı ... ve ... yönünden arabuluculuk süreci 25/12/2023 tarihinde, mahkemece verilen kesin süre içerisinde tamamlandığını, mahkemece verilen kesin süre içerisinde tutanak düzenlenmesi imkansız olan taraflara karşı ise kesin süre içerisinde arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilerek son tutanağın sunulduğunu, burada da arabuluculuk sürecinin başladığı tarih 27/12/2023 tarihi olduğu, huzurdaki dosyada tüm eksiklikler karardan önce ve verilen kesin süre içerisinde tamamlandığını, HMK 115/3.maddesi, hükmü gereği işbu eksiklik tamamlanmış olması karşısında davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, davalılar tarafından muhafaza edilmekte olan teknenin kaybolması nedeniyle davalılardan tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.7445 sayılı kanun ile TTK nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

İlk olarak asliye hukuk mahkemesine açılan davada mahkemece 01/05/2022 tarih ve 2021/90 Esas 2022/285 sayılı karar ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dosyanın süresi içerisinde talep halinde görevli Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, davalı ... vekilince kararın istinaf edildiği İstanbul BAM 4. HD nin 08/03/2023 tarih ve 2023/711 Esas 2023/744 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, görevsizlik kararı kesinleşip dava görevli mahkemeye intikal etmeden başvuru yapılmadığı, mahkemece tutanağın ibrazı istenilmesinden sonra arabulucuya başvurulduğu, verilen kesin sürede tutanağın ibraz edilemediği anlaşılmakla davanın arabulucu dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle ,arabulucuya başvuru şartı tamamlanabilir dava şartı olmadığından verilen süre üzerine tamamlandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/116, K. 2026/1339, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-116-e-2026-1339-k-358353146204