Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1551 E. 2026/1327 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1551
- Karar No
- 2026/1327
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1551
KARAR NO : 2026/1327
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2025
NUMARASI : 2024/50 Esas - 2025/571 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
Davanını reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ciro yoluyla gelen ...Bankası İstanbul ... Şubesine ait keşideci ... Ltd Şti olan 05/05/2022 tarihli ... seri numaralı 33.000-TL bedelli çekin 15/03/2022 tarihinde kaybolduğunu,kaybolan çekin iptali için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/689 E. sayılı dosyası kapsamında çekin iptali davası açıldığını, dava konusu çekin davalı ... tarafından 25/11/2022 tarihinde ... Bankası'na ibraz edildiğinin tespit edildiğini, çekin ibraz edilmesi nedeniyle istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, dava konusu çekin davacı müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını, dava konusu çekin davalının elinde olduğunu, ciro silsilesinde çekin arka kısmında yer alan yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ...'nun ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen kişi ve şirketleri tanımadığını, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, bu nedenle dava konusu edilen ... seri numaralı 33.000-TL bedelli çekin davalıdan istirdatını ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin pasif/aktif husumeti olmadığını , konusu çeki ... isimli kişiden aldığını, çekin bankada karşılıksız çıkmasından kaynaklı tekrar aynı kişiye verdiğini, bu nedenle müvekkilin son hamil olmadığından söz konusu davanın tarafı gösterilemeyeceğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarından bulunduklarını, dava dilekçesinde davacı ciro silsilesin de bulunan bulunan imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiş ise de bilindiği üzere kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesinin geçerli olduğunu, davacının ciro imzasının sahte olması diğer ciranta imzalarının geçerliliğini etkilemediğini, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olması nedeniyle müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin çekin davacının rızası dışında elinde çıktığı bilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Davalı taraf, dava konusu çeki kendisinden önceki ciranta ... isimli şahıstan aldığını, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle aldığı kişiye iade ettiğini, bu kişinin tanık olarak dinlenebileceğini belirterek çekin kendilerinde olmadığını savunduğu,davalı taraf çekin kendisinde olmadığını savunmakta ise de iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, çek bankaya ibraz edildikten sonra geriye ciro olmayacağı için çekin önceki cirantaya iadesi alacağın devri hükmünde olduğu ,ortada dava konusu çek nedeniyle başlatılmış bir icra takibi de bulunmadığından davalının çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalının söz konusu çeki ağır kusur veya kötü niyetle elinde bulundurduğu, davacının elinden çekin hukuka aykırı şekilde çıkmasına neden olan kişilerce işbirliği halinde ortak kasıt altında veya bilerek veya bilebilecek durumda olduğu, ortada bir ceza soruşturması ve dava olmadığı, çekin icra takibine de konulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin, kararını başkaca bir ceza soruşturması ve derdest bir davanın mevcut olmamasına dayandırdığı, ne var ki taraflarınca şikayette bulunulmuş,İstanbul C Başsavcılığı 2025/204831 Sor. Numaralı dosyasında şikayet konusu çeke dair soruşturma yapıldığını, bu noktada yerel mahkeme kararı dayanaktan yoksun kaldığını, 15/09/2025 tarihli duruşmada anılan ceza soruşturmasının bildirilmiş ve zapta geçirildiğini, mahkemenin beyanı dikkate almayarak yetersiz araştırma sonucu adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.
Davaya konu ... İkitelli Şubesi'ne ait 05/05/2022 tarihli 33.000-TL bedelli çekin keşidecisinin .... Ltd. Şti., ilk cironun lehtara, sırasıyla ciroların davacıya, dava dışı dört ayrı şirketin cirosundan sonra da davalıdan evvel ... 'ye ciro edildiği, son hamilin davalı olduğu ve çeki ... BBVA nın 15.12.2022 tarihinde bankaya ibraz ettiği anlaşılmaktadır. Ciro silsilesinde adı yer alan kişiye çek veya bono teslim edilmek suretiyle geriye dönüş cirosuna gerek olmadan devredilebilir. Devralan yetkili hamil sayılır." Çekler ibrazdan sonra, bonolar da vadeden sonra geriye dönüş cirosuna gerek olmadan elden teslim ile geri verilebilir ve bu şekildeki işlem alacağını temliki hükümlerini doğurur. "(Yargıtay 11 HD nin 2007/553 esas, 1364 karar sayılı 05.02.2007 tarihli ilamı )
Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduklarını kanıtlamak zorundadır.Davacı vekili şikayetçi olduklarını istinaf dilekçesinde beyan etmiş ise de ; çekin kaybı 15/03/2022 tarihinde gerçekleştiği bildirildiği halde çekin icra takibine konulmadığı, mahkemece verilen sürede de yürütülen soruşturmayı bildirmediği,ilk derece mahkemesine sunulmayan deliller istinaf aşamasında incelenemeyeceğinden aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davaya konu çekin rızası dışında elinden çıktığına ve davalının iktisapda ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2026