İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/117 E. 2026/575 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/117
- Karar No
- 2026/575
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/117 KARAR NO: 2026/575
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR:
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ....bank.... Şubesi nezdindeki .... hesap numaralı çek karnesinin şirket kasasında bulunduğu sırada kaybolduğu veya çalındığını, ... seri numaralı çekin imzalı ancak boş olduğunu, diğer çeklerin ise imzasız ve boş bulunduğunu, çek karnesinin çalınması sebebiyle 28/04/2025 tarihinde Bolu .... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan hasımsız çek iptali davasının husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, olaya ilişkin Bolu Cumhuriyet Savcılığının .... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, Ankara ... İcra Ceza Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan dava açıldığını, Ankara Batı İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini,.... seri numaralı çekin müvekkil şirket yetkililerinin bilgisi dışında 1.200.000,00TL bedel ve 30/04/2025 keşide tarihi ile doldurulduğunu, çek üzerindeki yazıların şirket yetkililerine ait olmadığını, çekin ... tarafından ...'a ciro edildiğini ve icra takibinin ... tarafından başlatıldığını, bu nedenle her iki şahsın davalı olarak gösterildiğini, müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalılarla herhangi bir ticari ilişkisinin ve borcunun bulunmadığının sabit olduğunu, taraflarla yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek Ankara Batı İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına konu çekten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, çekin ciro yoluyla kendisine ulaştığını, ...'ın borcuna karşılık çeki getirdiğini, davacı şirket yetkilisi ....'ın çekin kendisine ait olduğunu ve ödeyeceğini belirttiğini, bu beyana güvenerek çeki aldığını, ödeme gününde ödeme yapılmadığını, 3 ay beklediğini, davacının zaman kazanmak amacıyla bu davayı açtığını, kendisinin çekin son hamili olduğunu, temel ilişkinin kendisini ilgilendirmediğini belirterek davanın reddini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bolu ...ASHM'nin .... esas sayılı dosyası, Bolu CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası, Ankara.... İcra Dairesinin ....esas sayılı dosyası, Ankara Batı İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası, yemin ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, dava konusu çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı taraf çeke dayalı icra takibinde davalılardan menfi tespit isteminde bulunmuştur.Eldeki davaya dayanak icra takibinin istenmesinde alacaklının ..., borçluların ise ... ve davacı şirketin olduğu görülmüştür. İcra takibine dayalı menfi tespit davasının icra takibi borçlusunun icra takibi alacaklıya karşı açılması gerekmekte olup, icra takibin borçlusu olan davacının diğer borçluya karşı menfi tepist istemesi mümkün değildir. Zira davacı icra takibinde davalı ...'a karşı borçsuzluğunu istemesine rağmen, dava konusu icra takibinde davalı ... alacaklı değildir. Bir başka deyişle davacıdan alacak talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle genel enfi tespit sebebine dayanmaması gözetilerek davacının ...'a karşı açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ...'a yönelik açılan dava bakımından ise; işbu davalı ciranta konumundadır. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesiyle, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Dava konusu çek incelendiğinde, çeke yönelik imza inkarı bulunmamaktadır. Davacı taraf çeki imzalı olarak kaybettiğini iddia etmektedir. Buna ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu belirtmesi üzerine soruşturma dosyası celp edilmiş incelenmesinde; çekin çalındığına ya da kaybolduğuna ilişkin soyut iddia dışında başkaca delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Yine tacir olan davacıdan beklenen basiretli olarak davranması ve çeklerini imzalı olarak saklamamasıdır. Bu haliyle kendi imzasına havi çekin, çekin ödeme vasıtası olduğu da gözetilerek bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilmediği hususunun ispat yükü davacının üzerindedir. Açıklandığı şekilde yasal unsurları taşıyan çekin bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, menfi tespit davasında, ispat yükü üzerinde olan davacının bu karinenin aksini, yani dava konusu çeklerin satın alınan mal ya da ifa edilen hizmetin bedeline karşılık olarak verilmediğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının bu iddiasını ispat etmeye yönelik yazılı delil ibraz edemediği anlaşılmıştır. (Yargıtay 11.HD 2024/215 esas, 2024/8411 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.) Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, yemin delili hatırlatılmış, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmuş ve davalı ...'a yemini yaptırılmıştır. Davalı ... tarafından, "ben davacı şirketin çekinin kayıp veya çalıntı olduğunu bilmediğime, diğer davalı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığını ve davacının diğer davalıya borcunun olmadığını bilmediğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim. " şeklinde beyanda bulunulmuştur. Tüm dosya kapsamı ile kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davanın sübutuna yarayacak herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı ...'ın davacının iddiasının aksi yönde yemin eda ettiği, hal böyle iken davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından ...'a yönelik açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'a açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davalı ...'a açılan davanın ispatlanamadığından REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 23.569,34 TL harçtan mahsubu ile artan 22.837,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.400,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/07/2026
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza